Benzin ve mazota dolar zammı; benzin 5 TL'nin üzerinde

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » ÖĞRETMENDEN EŞOFMANLI PROTESTO

ÖĞRETMENDEN EŞOFMANLI PROTESTO

ÖĞRETMENDEN EŞOFMANLI PROTESTO

 
5 Aralık 2012 Çarşamba 14:10 
Yorum YapYazdır
 
 
ÖĞRETMENDEN EŞOFMANLI PROTESTO

KESK'e bağlı Eğitim Sen'e üye öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni kılık kıyafet yönetmeliğini protesto etmek amacıyla bugün ülke çapında okula eşofmanla gitti. Eyleme Trabzon'dan da yoğun katılım oldu. Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci, Milli Eğitim Bakanlığı'nın, öğretmenlerin eylem haberlerini sansürlemesini eleştirdi.

Hükümetin aldığı kararla bakanlığın kılık kıyafgt serbestisi altında gtiirdiği yeni düzenlemenin, ''serbestlik değil tek tip zihniyet yaratma giirişimi olduğu''nu öne süren Eğitim Sen, uygulamanın özgürlükçü ve laik eğitimi ortadan kaldırma çabalarının yeni bir aşaması olduğunu savundu.

Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı İkinci, eşofman giyme eylemi ile kamıuoyunun dikkatini çekme ve bakanlığı uyarma amacı taşıdıklarını belirtti. İkinci şöyle dedi:

''Eğitim Sen olarak toplumdaki hiçbir demokratik hak talebinin iktidar tarafından dikkate alınmadığı bu ortamda, öğrencilerimizi özgürleştirici demokratik bir eğitim ortamının oluşması mücadelesini verirken aynı zamanda toplumun tek tipleştirilmesine ve dinin alet edilmesine de sonuna kadar karşı çıkacağız. Eşit, özgür ve laik eğitimden ilkesel olarak asla taviz vermeyeceğimizi, siyasi iktidarın sömürüyü meşrulaştırmak için dini istismar etme girişimlerine karşı sessiz ve tepkisiz kalmayacağımızı iktidara bir kez daha hatırlatıyoruz! Eğitimin niteliksiz eştirilmesine, bilim dışı ve anti-laik uygulamalara, itaatkâr öğrenci, itaatkâr öğretmen yaratılmasına karşı eğitim emekçileri olarak 5 Aralık`ta sivil itaatsizlikte bulunuyoruz ve işyerlerimize eşofmanlarımızla gidiyoruz!''

 

İŞTE İKİNCİ TARAFINDAN YAPILAN AÇIKLAMANIN TAMAMI


SERBEST KIYAFET UYGULAMASI İSTİSMAR EDİLEREK, TEK TİP ZİHNİYET YARATMA GİRİŞİMİNDEN VAZGEÇİLMELİDİR!

Türkiye`de özellikle 1980 sonrasında ekonomik-toplumsal sistemin genelinde yaşanan dönüşüme paralel olarak, eğitim sisteminde ve eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde önemli değişim ve dönüşümler yaşanmıştır. 12 Eylül cuntasının önde gelenlerinin, o dönem yaptıkları faşist darbeyi meşrulaştırmak için halkın masum dini duygularını pervasızca istismar ettikleri hatırlanacaktır. 1980 sonrasında eğitimde benimsenen Türk-İslam sentezi yaklaşımla, iktidarlar eğitim sistemini ve toplumsal yaşamı kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda biçimlendirmek istemiştir. 1980 sonrasında olduğu gibi, geçtiğimiz 10 yıl içinde okullarımızda sistemle "uyumlu", "itaat eden", her türlü otoriteye "biat eden" nesillerin yetiştirilmesi hedeflenmiştir. 4+4+4 dayatması, tüm itirazlarımıza rağmen, bu temel hedefe ulaşmak için uygulanmaya başlamıştır.

Bugün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi`ne aykırı olmasına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Danıştay`ın zorunlu din dersinin kaldırılması yönündeki kararlarına rağmen zorunlu din dersi uygulamasından vazgeçilmemekle birlikte 4+4+4 ile yeni "zorunlu seçmeli" din dersleri getirilmiş ve belli bir inanç grubunun değerleri tüm topluma dayatılmaya devam edilmiştir. Felsefe derslerinde, müfredatta din felsefesi öne alınarak bilim felsefesi gibi konular sonlara bırakılmıştır. Birçok ilde felsefe grubu derslerine din kültürü öğretmenlerinin girmesi söz konusudur. Yine ülkemizdeki kimi okullarda müftülük görevlileri din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine girmektedir. Bu kişiler çoğu zaman taşıdıkları cübbe gibi, öğretmenlikle ilgisi olmayan dinsel simgelerle derslere girmekten çekinmemekte, derslerdeki anlatımlarını da bilimsel değil dinsel bir dille kurmaktadırlar. Böylece ders içerikleri bilimsellikten uzaklaştırılmakta, eğitimin niteliği iyice düşmektedir. Derslerde bilimsel olmaktan çok, dini duyguları suiistimale açık bir dilin ve ritüellerin kullanılması kaygı vericidir. Bu durum, eğitim biliminin genel kuralları ve en temel pedagojik ilkeler yönünden öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler yaratmakta, özellikle gelişme çağındaki çocuklar açısından son derece sakıncalı sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir.

Kendisinden önceki tüm sermaye iktidarları gibi, AKP iktidarının eğitim sisteminde yaşanan değişiklikler üzerinden bugüne kadar ortaya koyduğu pratik, her türden inancı istismar ederek toplumu hemen her alanda ayrıştırmak, sürekli yeni kamplaşmalar yaratarak iktidarını sürdürmek olmuştur. Geçtiğimiz 10 yıl içinde yaşadıklarımız, sadece çalışma ve yaşam koşullarımızı değil, halkın gündelik yaşantısını bir bütün olarak iktidarın denetimine alma girişimlerinin ne kadar arttığını göstermektedir.

Özgürlükçü Bir Eğitimden Yanayız
Yakın geçmişe şöyle bir göz attığımızda; farklı kimlik ve inanç grupları bilinçli bir şekilde ayrıştırılmış, birbirine düşman haline getirilmeye çalışılmıştır. Halkın dini duygularını kendi çıkarları doğrultusunda sömürerek iktidarını sürdürenler, kendileri gibi düşünmeyen ve yaşamayan geniş bir kesimi çeşitli şekillerde kimi zaman fiili, kimi zaman psikolojik olarak baskı altına almaya çalışmaktadır. Bugün okullarda ALO 147 aranarak öğretmenlerin dinsel faaliyetleri engelledikleri iddiası ile ihbarlarda bulunulmakta, kadın öğretmenin etek boyu dahi tehdit unsuruna dönüşmektedir. Bireysel özgürlükleri eğitimde genişlettiğini iddia eden AKP hükümetinin tek yaptığı bireyleri kendi inançları doğrultusunda biçimlendirmek ve farklılıkları baskı altına almaktan ibarettir.

Laik Bir Eğitimden Yanayız!
İnsanı merkeze alan laik eğitim anlayışı tüm insanların eşit, saygıdeğer, öğrenme ve gelişmeye açık olduğunu savunurken, dini istismar edenler toplumu inanan-inanmayan, dindar-dinsiz olarak ayırmakta, bir kısmını üstün ve değerli, diğerlerini ise dinden sapmış hatta düşman ilân etmektedir. Mevcut siyasi iktidar tarafından temsil edilen, böylesine ayrımcı bir zihniyetin önce okullarda, daha sonra tüm toplumda yeni bölünme ve kamplaşmalar yaratması kaçınılmazdır.

Eğitimi pedagojik ilkelerden saptıran, laiklik unsurunu zedeleyerek belli bir inanç grubunun değerlerlerini teşvik ve tehdit ile tüm topluma benimsetmeye çalışan, nitelikli ve demokratik bir eğitim ortamının oluşmasına engel olan her etkenle sonuna dek mücadelede edeceğimiz bilinmelidir.

 
5 Aralık 2012 Çarşamba 14:10 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:37
  • Güneş07:25
  • Öğlen12:24
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1787 - Delaware, ABD anayasasını onaylayan ilk eyalet oldu.
1836 - Martin Van Buren (1782-1862), Amerika Birleşik Devletleri'nin sekizinci başkanı seçildi.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Avusturya-Macaristan'a savaş ilan etti.
1920 - Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası kuruldu.
1921 - Kilis düşman işgalinden kurtuldu.
1923 - İngiltere'de yapılan seçimlerde Muhafazakâr Parti 257, İşçi Partisi 191, Liberal Parti 158 milletvekilliği aldı.
1932 - Muhsin Ertuğrul'un "Bir Millet Uyanıyor" filmi gösterime girdi.
1934 - Türk Kadınlar Birliği, İstanbul'da bir mitingle kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkını kutladı.
1941 - II. Dünya Savaşı: Kanada; Finlandiya, Macaristan, Romanya, ve Japonya'ya savaş ilan etti.
1941 - Pearl Harbor Saldırısı: Japon uçakları Amerikan deniz üssü Pearl Harbor'u bombaladı. 5 savaş gemisi, 14 gemi, 200 uçak yok edildi, 2400 kişi öldü.
1944 - Reşat Ekrem Koçu'nun İstanbul Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü çıktı.
1958 - İstanbul sokaklarında "hula-hoop" çevirmek yasaklandı.
1961 - MGK Başbakan İsmet İnönü'nün başkanlığında ilk toplantısını yaptı.
1972 - Apollo 17, ay görevine doğru yola çıktı.
1975 - Endonezya, Doğu Timor'u işgal etti.
1979 - İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil öldürüldü. Olay yerine "Anti Terör Birliği" imzalı bir bildiri bırakıldı.
1983 - İber havayollarına ait bir Boeing-727 ile bir DC-9 yoğun siste Madrid havaalanının pistinde çarpıştı: 93 kişi öldü.
1987 - Paso Robles-Kaliforniya'da bir yolcu uçağı düştü: 43 kişi öldü.
1988 - Ermenistan'da 6,9 şiddetinde bir deprem meydana geldi: 25.000'in üzerinde ölü, 15.000'den fazla yaralı, 400.000 kişi evsiz kaldı.
1996 - TBMM'de harçları protesto etmek için pankart açan öğrencilerin yargılanması sona erdi; gençler toplam 96 yıla mahkûm oldular.
1999 - Düzce,Türkiye'nin 81. ili oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık