New York Times: Türkiye ile ABD çatışabilir

Ana Sayfa » Güncel » Öcalan şok açıklama iddiası

Öcalan şok açıklama iddiası

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Genel Başkanı Hatip Dicle, çözüm süreciyle ilgili olarak Abdullah Öcalan'ın "Sabrımın son sınırındayım. Böyle sürdüremeyiz" dediğini aktardı.

 
13 Aralık 2014 Cumartesi 17:15 
Yorum YapYazdır
 
 
Öcalan şok açıklama iddiası

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Genel Başkanı Hatip Dicle, ’Demokratik Çözüm ve Müzakere Taslağı’nın herkes açısından çok iyi anlaşılması gerektiğini; Abdullah Öcalan’ın sunduğu taslağı boşa çıkarmaya kimsenin hakkı olmadığını söyledi. Dicle, "Savaş ve barış için öyle bir noktadayız ki, barış, elimizi uzatacağımız kadar yakın, ama aynı zamanda ’Sırat Köprüsü’nden de geçeceğimiz bir noktadayız. Bulunduğumuz noktanın kıymetini sadece biz değil onlar da bilmelidir" dedi.

DTK’nın 1’inci Olağan Genel Kongresi, Diyarbakır’ın merkez Kayapınar İlçesi Cegerxwin Kültür Merkezi’nde başladı. Kongreye, HDP ve DBP’li yönetici ve delgelerin yanı sıra bir süre önce Mardin Artuklu Üniversitesi’nde düzenlenen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan Yaşayan Diller Enstitüsü Başkanı Prof.Dr. Kadri Yıldırım da katıldı. Salonda, İmralı’da ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasını çeken Abdullah Öcalan ile Suriye’nin kuzeyindeki ’Rojava’ olarak bilinen Kürt bölgesinde IŞİD’e karşı savaşta ölen YPG’li Arin Mirhan’ın fotoğrafları ile ’Özgür önderlik, özgür Kurdisdan’, ’Özerk Kürdistan şiarıyla, ulusal birlik ekseninde buluşuyoruz’ pankartları asıldı. ’Kürt Milli Marşı’ olarak nitelendirilen ’Ey Rakip’in okunması ve saygı duruşu yapılarak başlanan kongrede konuşan Eş Genel Başkan Hatip Dicle, ’Kürt halk önderi’ olarak nitelendirdiği Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan sıcak ve coşkulu selamlarını ilettiğini söyledi. Dicle, "Aynı zamanda Kandil’de yıllardır Kürdistan özgürlük mücadelesini yürüten siyasi ve askeri liderlerimizin sizlere selamlarını da getirdim bunları iletmek durumundayım" diye konuşmasına başlayınca salondakiler ayağa kalkarak kendisini uzun süre alkışladı ve ’Yaşasın başkan Apo’ diye slogan attı.

"SIRAT KÖPRÜSܒNDEN GEÇİYORUZ"

’Çözüm Süreci’ aşamasına gelinceye kadar geçen süreçlerle ilgili değerlendirme yapan Hatip Dicle, gelinen bu kavşağın kıymetli olduğunu söyledi. Dicle, şöyle konuştu:

"Sayın Öcalan’ın en son sunduğu ve KCK’nın bütün birimlerinin kelimesine dahi dokunmadan arkasında olduğu Barış ve Demokratik Müzakere Taslağı’nın bugün kıymetini anlamak için ve bu yakaladığımız halkanın kıymetinin hem bizler, hem de hükümet ve ilgili çevreler açısından bilinmesi lazım. Bunun siyasi arka planını biz ve hükümet doğru kavrayamazsak yakaladığımız bu halkayı kaybedebiliriz. Deyim yerindeyse; öyle bir noktadayız barış ve çözüm elimizi uzattığımızda yakalayacağımız kadar yakın ama o kadar da Sırat Köprüsü’nden geçer gibi tehlikeli bir noktada."

Dicle, sürece gelinen aşamayı anlatırken, Abdullah Öcalan’ın 1999 yılında Türkiye’ye teslim edilmesinin altında yatan nedenin Türkiye’de bir iç savaş çıkartmak olduğunu savundu. Hatip Dicle, şöyle devam etti:

"Sayın Ecevit de demişti; ’Öcalan’ı bize niye teslim ettiler anlamıyorum’ diye. Anlamadan da vefat etti. Öcalan’ı Türkiye’ye teslim edip, Türkiye’de korkunç bir savaşı başlatmak için bu komployu kurdular. Sayın Öcalan doğru yolu gösterdi ve Türkiye’yi bu savaş ve korkunç kavganın içine düşmekten kurtardı. Aksi takdirde bugün sonuçlarının düşünelemeyecek durumda olduğu, belki de NATO’nun müdahalesini gerektiren bir süreçle karşı karşıya kalınabilirdi. NATO’nun 5’inci maddesinin ’B’ şıkkı var; Eğer ’NATO’ya bağlı bir ülkede iç savaş çıkar ve o ülke bu iç savaşı bastıramazsa NATO müdahale eder’ diye. Bu madde 1952’de konulmuş ve Türkiye’de bunun altına imza atmış. Bu tehlikeli badireden Sayın Öcalan’ı akli selim davranışı ve barış mimarlığı sayesinde Türk ve Kürt halkları çekip alınıyor."

Dicle, 2002 yılında idam cezasının kaldırılmasında sürecin farkında olan devlet güçlerinin payı bulunduğunu, o güne kadar devletin elindeki hiç bir Kürt isyan liderinin idam cezası dışında bir sonuçla karşılaşmadığını ifade ederek, "Seyit Rıza’ların, Şeyh Said’lerin nasıl oyuna getirelerek idam cezalarına çarptırıldığını hepimiz biliyoruz" dedi.

Dicle, 2004 yılında Leyla Zana’ya verilen Sakharov ödülüyle ilgili Avrupa Parlamentosu’nun kendilerine verdiği yemekte geçen bir diyalogu ilk kez aktardığını anlatırken şöyle dedi;

AMAÇ ÇÖZÜMÜ ENGELLEMEKTİ

"Hükümet de bundan ders çıkarsın. Leyla Zana’ya bir Sakharov Ödülü verilmişti. 2004’te biz de cezaevinden yeni çıkmıştık. AB Parlamento Başkanı bizi davet etmişti. Bize bir yemek verdiler. Orada sordum; ’PKK 1984’ten 1999’a kadar 15 yıl savaştı bazen sivil ölümleri de oldu, bazen biz siyasetçilerin savunamayacağı eylem de oldu. Hatta PKK’nın daha sonra mahkum ettiği eylemler oldu. Siz o dönemde PKK’yı terör örgütü listesine almamıştınız. PKK 1999’dan beri silahları konuşturmuyor, gerillalar çekildi barış ve çözüm aranıyor. Tam da bu ortamda neden PKK’yı terör örgütleri listesine aldınız? Bu barışı mı, savaşı mı teşvik ediyor? Sayın başkan açıklayabilir mi?’ diye sordum. Başkan bana dönüp, tercüman aracılığıyla ’PKK, El Kaide ile ilişki içinde olduğu istihbarat örgütleri tespit edildiği için bu listeye aldık’ dedi. Ben de güldüm. ’Felsefik olarak bu kadar karşı olduğumuz bir hareketle nasıl işbirliği yaparız. Bu gülünç bir iddadır, siz buna inanıyor musunuz’ dedim. ’Hayır inanmıyorum istihbarat örgütlerimiz böyle bilgi verdiği için inanmak ve böyle hareket etmek zorundayız’ dedi. Oradaki mesele çözümü engellemekti. Tabii ABD ve AB, PKK’yı terör örgütü listesine aldığı için Türkiye Cumhuriyeti bayram ediyordu. Oysa ruhu öldürülen barış ve çözümdü."

ÖCALAN: EN GEÇ NİSAN’A KADAR BİTMELİ

Hatip Dicle, Abdulah Öcalan’ın "Hükümete söyleyin ben kimseyi tehdit etmiyorum ama bu son şanstır. Bu barış ve demokratik çözüm taslağı üzerinde bir şekilde 4-5 aylık bir süreçte en geç Nisan 2015’a kadar tüm aşamaları bitmek zorunda. Mutlaka bir siyasi çözümü yakalamalıyız. Aksi takdirde sabrımın son sınırındayım. Böyle sürdüremeyiz. Bir hafta 10 gün sonra sizi bekliyorum" dediğini anlatırken, "14 gündür daha biz adaya gidip sayın Öcalan’a sadece Kandil’in çok şeffaf bir şekilde mesajını iletebiliriz. Hükümet bu taslak üzerine ne diyor daha bilmiyoruz" dedi.

"BULUNDUĞUMUZ NOKTANIN KIYMETİNİ HERKES BİLMELİ"

Dicle, gelinen tarihi halkayı önemsemek gerektiğini aksi takdirde 1991 yılında Sovyetler Birliği ve sosyalistlerin çözülmesinden bu yana Ortadoğu’da başlayan 3’üncü Dünya Savaşı’nın bütün komşu devletlerde alevlerini gördüklerini, Türkiye ve ’Kürdistan’ olarak nitelendirdiği Kürtler’in yaşadığı bölgelerin etkilerinin yansıdığını bu savaş sürecinin gırdabına yuvarlanabileceklerini söyledi. Dicle, şöyle dedi:

"Sayın Öcalan elinden gelen bütün çabayı sarfederek görüştüğü devlet heyetlerine bunu göstermeye çalışıyor; ’O yola girmek kimseye kazandırmaz’ diyor. ’Diyalog sürecinin müzakere sürecine evrilmemesine, bundan sonuç almamaya da izin veremeyiz’ diyor. Hükümeti uyarıyoruz. Bizim yapacağımız analizleri kendileri de yapabilir. Bulunduğumuz noktanın kıymetini bizim gibi onlar da bilmek zorundadır. Özgür irademizle bu yolda yürüyoruz. Ama, takvimi sulandırmaya, Sayın Öcalan’ın ortaya koyduğu taslağı boşa çıkarmaya veya oyalamaya hiç kimsenin hakkı yoktur, olamaz, kabul edilemez. İçinde bulunduğumuz sürecin kritikliği nedeniyle bunları diyorum. Dilerim sorunun muhatapları bizim gerçekten bütün Türkiye halklarına sorumluluk gereği bu kadar canı gönülden haykırdığımızı lütfen anlamalıdırlar."

"ÖZERKLİK BÜTÜN HALKLAR İÇİN OLMALI"

DTK Eş Genel Başkanı Selma Irmak ise, Kobani ve Şengal’deki IŞİD saldırılarına değinirken bu aşamadan sonra Kürtler’in statüsüz olamayacağını, devletlerinde bu eksende kendilerini gözden geçirmesi gerektiğini savundu. Demokratik özerkliği sadece Kürtler için değil bütün halklar ve inançlar için istediklerini belirten Irmak, üniter devletinde bu eksende bir reforma gitmesi gerektiğini söyledi. Irmak, "Müzakere ya ilerleyecek ve adım atılacak ya da müzakerenin rengi değişecek. Çünkü halk artık devletin bu tutumunu kabul etmeyecektir. Devlet ’süreç ilerliyor, baldıran zehiri içiyoruz’ diyor. Ama bizim gördüğümüz, kalekolların ve HES’lerin inşaatı, gençlerin katledilmesi ve tutuklamalardır. Biz bunların dışında bir şey duymuyoruz. Son iki yılda 60’a yakın yurttaş sokak ortasında polis kurşunuyla katledildi. Bunlar samimiyet değil samimiyetsizliktir. Bu yüzden diyoruz ki son görüşmedeki taslak bizim için de esastır ve bu eksende adım atılmadır. Adım atılmazsa şartlar değişecektir" ifadelerini kullandı. Irmak, 2015’te özerkliğin yaşam bulması için çaba harcanması gerektiğini belirterek, "Özerklik istiyorsak, geleceğimizi demokratikleştirmek istiyorsak en başta dilimizi öğrenmeli, onu konuşmalı ve yaşamın her alanında kullanmalıyız" dedi.

 
13 Aralık 2014 Cumartesi 17:15 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti.
1848 - Kaliforniya'da altın bulundu.
1921 - Ankara-Sivas demiryolunun inşasına ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi. Hattın inşası 1930 yılında tamamlandı.
1921 - Çerkez Ethem'in güçleri dağıtıldı.
1924 - Rusya'da St. Petersburg şehrinin adı, devrimci liderin (V.İ. Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi.
1927 - Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1927 - Alfred Hitchcock'un ilk filmi The Pleasure Garden Birleşik Krallık'ta gösterime girdi.
1935 - İlk kutu bira, Krueger Brewing Company tarafından Richmond, Virjinya'da (Amerika Birleşik Devletleri) satışa sunuldu.
1938 - İzmir Telefon Şirketi hükümetçe satın alındı.
1943 - II. Dünya Savaşı: Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'in katıldığı Casablanca Konferansı sona erdi.
1946 - Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.
1946 - Cumhuriyet Halk Partisi Sanat Ödülü'nü 35 Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.
1949 - Behçet Kemal Çağlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etti.
1955 - Zonguldak'ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
1956 - Eskişehir Cezaevi'nde 388 mahkum ayaklandı.
1959 - İstanbul Küçükyalı'da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi.
1961 - Marilyn Monroe ile Arthur Miller boşandılar. Çift beş yıldır evliydi.
1963 - Çatalca'da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak'ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk'ün donmuş cesetleri, Çatalca yakınlarında bulundu.
1966 - Hindistan havayolları'na ait Boeing 707 tipi bir yolcu uçağı, Bombay-New York seferini yaparken İsviçre'nin Cenova kentine inmeye hazırlandığı sırada, Alp dağlarının Mont Blanc tepelerine çarparak düştü: 117 kişi öldü.
1967 - Üniversite öğrencileri, Türkiye Milli Talebe Federasyonu'na karşı tutumu protesto ettiler. Ankara'da bir miting düzenlediler. Türkiye Milli Talebe Federasyonu 19 Ocak günü polis tarafından mühürlenmiş, 21 Ocak günü de beş yöneticisi tutuklanmıştı.
1972 - Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu.
1972 - İsmet İnönü "Siyasi suçlar için idam olmamalı" dedi ve sıkıyönetimin kaldırılmasını istedi.
1972 - Guam ormanlarında 2. Dünya Savaşı'ndan beri teslim olmamak için saklanan bir Japon askeri bulundu.
1978 - Sovyetler Birliği'ne ait nükleer reaktör taşıyan Cosmos 954 adlı uydu Dünya atmosferine girerken yanarak parçalandı, radyoaktif serpintileri Kanada'nın kuzeybatısına yayıldı. Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.
1980 - Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı.
1983 - 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Cumhuriyet gazetesinin basımı, yayımı ve dağıtımını yasakladı. Nadir Nadi ve yazı işleri müdürü Okay Gönensin hakkında dava açıldı.
1984 - Macintosh bilgisayarlar piyasaya sürüldü.
1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.
1989 - Seri katil Ted Bundy, 1978'de 12 yaşındaki Kimberley Leach'i kaçırıp öldürmek suçundan, Florida'da elektrikli sandalye ile idam edildi.
1993 - Milliyetçi Çalışma Partisi, adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.
1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
1994 - Türkiye'nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
2001 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.
2006 - Kuveyt Parlamentosu, dokuz gün önce ölen Şeyh Cabir el Ahmed el Sabah'ın yerine geçen Emir Şeyh Saad el Abdullah'ı azletti. Parlamento, oybirliğiyle aldığı karara gerekçe olarak 75 yaşındaki Emir'in sağlık durumunun kötü olmasını gösterdi.
2006 - İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde meydana gelen iki patlamada 8 kişi öldü, 40'tan fazla kişi de yaralandı.
2008 - Gaziantep'te, terör örgütü El-Kaide'ye yönelik eş zamanlı on sekiz ayrı operasyonda bir polis şehit oldu, yedi polis ile bir vatandaş yaralandı. Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.
41 - Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği, despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus muhafızları tarafından öldürüldü.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
12
3
3
39
2
Galatasaray
18
12
2
4
38
3
Fenerbahçe
18
10
6
2
36
4
Beşiktaş
18
9
6
3
33
5
Trabzonspor
18
8
6
4
30
6
Kayserispor
18
8
6
4
30
7
Göztepe
18
9
3
6
30
8
Sivasspor
18
8
3
7
27
9
Bursaspor
18
7
4
7
25
10
Malatyaspor
18
6
5
7
23
11
Kasımpaşa
18
6
4
8
22
12
Akhisarspor
18
5
5
8
20
13
Aytemiz Alanyaspor
18
5
3
10
18
14
Osmanlıspor
18
5
3
10
18
15
Gençlerbirliği
18
4
5
9
17
16
Antalyaspor
18
4
5
9
17
17
Konyaspor
18
4
4
10
16
18
Karabükspor
18
2
3
13
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
22.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02030609121415171819202122262830424855617577
 
Sayısal Loto
20.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111319253540
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:46
  • Güneş07:31
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:19
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:10
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık