İstanbul'da 2 patlama; 29 kayıp, 166 yaralı

Ana Sayfa » Güncel » O Savcı ''Fethullahçı mısınız'' sorusuna ne yanıt verdi?

O Savcı ''Fethullahçı mısınız'' sorusuna ne yanıt verdi?

17 Aralık’ın savcısı Celal Kara, hayatı boyunca ‘izm’lere ve partilere takılıp kalmadığını söylüyor. 17 ve 25 Aralık dosyalarının ‘Asrın yolsuzluğu’ damgasını yediğini belirten Kara, “Bu algıyı değiştirebilmenin tek yolu bu iddiayı ortaya atmaktı. Somut delil ortaya konmadan atılan bu iddialar dedikodudan ibarettir. Gerçek devlet adamı dedikoduyla değil, somut delille konuşur” dedi. Cumhuriyet'ten Can Dündar'ın röportajının 5. bölümü:

 
29 Ocak 2015 Perşembe 17:09 
Yorum YapYazdır
 
 
O Savcı ''Fethullahçı mısınız'' sorusuna ne yanıt verdi?

17 ARALIK SAVCISININ AÇIKLAMALARI 1

17 ARALIK SAVCISININ AÇIKLAMALARI 2

17 ARALIK SAVCISININ AÇIKLAMALARI 3

17 ARALIK SAVCISININ AÇIKLAMALARI 4


17 Aralık’tan 40 gün sonra soruşturma dosyası Celal Kara’dan alındı. Kara: Tamam olan kısımla davayı açacaktım

‘Savcım, dosya sizden alındı’

- 17 Aralık’tan 40 gün sonra soruşturma dosyası sizden alındı.
Bunu bekliyor muydunuz?

CELAL KARA - Bunu tahmin ediyordum, ama “Kamuoyunun bu kadar üzerinde durduğu bir dosyayı savcısından alacak kadar hukuksuzluk yapamazlar” diye düşünüyordum.

Başsavcı Turan Çolakkadı’nın öyle bir niyeti yoktu. Vekillerinden de sonuna kadar gidebileceğim izlenimi alıyordum. 700 sayfalık iddianamede son rötuşları yapıyordum; operasyon günü ele geçen belgeleri ekliyordum. 1 haftaya ihtiyacım vardı. Eksiklere rağmen tamam olan kısımla açacaktım davayı... Ama Başsavcı’yı değiştireceklerini duyunca, “Eyvah” dedim. Sonunda yeni gelen Başsavcı (Hadi Salihoğlu) bir iş bölümü değişikliği görüntüsü altında dosyayı bizden aldı.

- Nasıl aldınız haberi?

KARA - Pazartesi geldik. Başsavcı vekili Orhan Kapıcı odasına davet etti. Gittim, karşı koltukta Ekrem Aydıner oturuyor. Biraz endişeli vaziyette...

Kapıcı, “Savcım dosyalar sizden alındı. Ama Ekrem Bey dosyaları bilmiyor. Siz yardım etseniz” dedi.

“Tamam edeyim de” dedim, “ben 10 gün sonra iddianameyi teslim edecektim. Benden niye aldınız ki o zaman dosyayı?..”

Gülümsedi; “Başsavcımın takdiri böyle tecelli etmiş” dedi.

Nasıl tecelli ettiği belli:

Önce “Soruşturmalar kapsamlı” diye dosyaları hiç bilmeyen iki savcıyı ekle, sonra baştan beri bilen iki savcıyı görevden al ve üç dosyayı birden hiç bilmeyen o savcıya ver.

Bunda mantık var mı?

Ve her nasılsa o savcı, hiç bilmediği o dosyaları jet hızıyla okuyup takipsizlik kararları verdi.

- Nereye gönderdiler sizi?

KARA - İnfaz Bürosu’ndaki en küçük, en berbat odaya… 29 Ocak 2014 Çarşamba’ydı o gün… Raporluydum. Adliyeye uğradım. Yine Kapıcı aradı. Kâtipler dosyanın devrini tamamlayamamışlardı. Ben de ayrılmadan, “Yazılmış bilirkişi raporlarını artık UYAP’a yükleyin” demiştim. Muhtemelen, merkezden hâlâ UYAP’a yükleme yapıldığını görmüşler, “Savcı bey hâlâ dosyayı devretmedi mi” paniğiyle beni arıyorlar.

Gittiğimde el konan evraka ait kutular odamdan taşınıyordu. O akşam da sayım ve devir işlemi tamamlandı.

Haber görseli

 

‘Yargılanacaklar’ manşetinin perde arkası

- Sonra adliye koridorundaki bir konuşmanız yansıdı basına ve ardından tayininiz çıktı. O nasıl oldu?

KARA - Görev yerim değiştirileli yaklaşık bir ay kadar olmuştu. Adliyede asansörlerin orada Serkan diye bir avukatla ayaküstü sohbet ediyorduk. Konuşurken genel olarak bazı hukuksuzluklardan yakındım.

“Kim hukuksuzluk yaparsa bir gün hesabını verir” dedim.

2 metre ileride tanımadığım bir kadınla bir erkek vardı.

10 gün sonra, Karşı gazetesinde “Yargılanacaksınız!” diye bir manşet… “Savcı, adliye koridorlarında böyle konuşuyor” demişler. Sanki ben Başbakan ve ekibi için “Yargılanacaklar” diye beyanat vermişim gibi yazmışlar.

Kulak misafiri olduğun bir konuşmayı özel demeç gibi, hem de on gün sonra yazıyorsun. Bunun basın etiği ile bağdaşır yönü var mıdır?

O haberden sonra çıktı benim tayinim…

- Afyon’a tayin oldunuz.

KARA - Evet, ama hemen gitmedim. Atama kararını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdım. O arada bir ameliyat geçirdim. Haziran başı gittim.

Evi taşımadım yine de… Ücretli misafirhanelerde kaldım günlük bedelini ödeyerek... 6 ay sürdü. Ocak ortası da görevden alındım.

Haber görseli

 

Velev ki Fethullahçı…

- Başbakan sizin dosya için “Bu, paralel yapının tezgâhıdır” dedi. Bu suçlamaya ne diyorsunuz? Siz Fetullahçı mısınız?

KARA - Alakası yok, tamamen bir algı operasyonu... Ben hayatım boyunca “izm”lere ve partilere takılıp kalmadım. Benim hayat felsefemde körükörüne sabit bir fikre saplanmak yoktur; doğrular ve yanlışlar vardır.

- Nereden çıkıyor öyleyse bu iddia?

17 ve 25 Aralık dosyaları “asrın yolsuzluğu” damgasını yemiş durumda. Bu algıyı değiştirebilmesinin tek yolu, bu iddiayı ortaya atmaktı. Fakat buna, havuz medyası dışında kimsenin inanmadığı da malum...

- Ama yıllardır yargı içinde cemaate yakın kadroların yaptığı onca hukuksuzluk da ortada…

KARA - İnsanların oraya buraya muhabbetleri, duygusal bağ ve eğilimleri, sempatileri olabilir. Bu, “paralel yapılanma” anlamına gelmez. Velev ki var; bunun görevini ifasına etki ettiğine dair ciddi bulguların-delillerin varsa ve bu suç teşkil ediyorsa, delilini ortaya koyar gereğini yaparsın. Ama bir yapıya “hukuk dışı” diyebilmen için bunu somut delillerle ortaya koyman gerekir. Hiçbir somut delil yok ortada... Sen bir sivil toplum kuruluşunu, düşünce ya da inanç grubuna “paralel devlet yapılanması” dersen, yarın bir başkası da aynı şekilde başka sivil toplum kuruluşlarına der. Bunun sonu gelmez; hukuki de değildir.

- Yargıtay’a tırmanmış imamlardan söz ediliyor. Buna sivil toplum kuruluşu denilebilir mi?

KARA - Somut delil ortaya konmadan atılan bu iddialar, dedikodudan ibarettir. Gerçek devlet adamı ve devlet erki dedikoduyla değil, somut delille konuşur. Velev ki var; somut delil ortaya koymak zorundasınız. Öyle bile olsa, hiçbir şeyi hukuksuzluk yoluyla takip edemezsiniz.

 

TAPELERİN SİLİNMESİ

‘Sen benim delilimi yok ediyorsun, mümkün değil’

- Şimdi tapelerin silinmesi gündemde…

KARA - Tamamen gayri hukukidir. Koray Aydın örneği var:

Biliyorsunuz, Koray Aydın, partisinin iktidar ortağı olduğu dönemde değil, partisi iktidardan düştükten sonra yollandı Yüce Divan’a… Bu tapeler, iktidar olduğu dönem imha edilseydi, sonradan ne gönderilecekti Yüce Divan’a?

Meclis Komisyonu kararı da, genel kurul kararı da siyasi kararlardır. Kesinleşmiş mahkeme kararı hükmü değildir. Bugün sen siyasi çoğunluğunu kullanarak Yüce Divan’a sevk edilmemesine karar veriyorsun. İleride, “Biz bunları Yüce Divan’a sevk edelim” kararı çıkarsa ne olur? Silinmiş tapeler gerekmeyecek mi?

- Onları yayınlamaktan yargılanan gazetecilere de gerekecek.

KARA - Benim için de aynı… Benim hakkında da disiplin soruşturması var; belki ileride ceza kovuşturması yapılacak.

“Darbe planladılar” diyorsun. İlerde benim, polislerin savunmamıza dayanak olacak tapeler bunlar... Mahkemede bana lazım olacak. Sen benim dayanağım olacak delili yok ediyorsun.

Sonra o imhayı sen yapamazsın ki... Bir sureti sendeyse bir sureti de savcılıkta... Buradakini de savcı imha edemez. Yarın bir gün soruşturmanın yeniden açılmasını gerektiren ek bir delil çıkarsa ne olacak?

Aldırırsın adli emanete, orada durur. Yani imha, yasal olarak mümkün değil; mantıksal olarak da son derece mantıksız.

 

‘DÖNEMİN BAŞBAKANI’

Yalan ve manipülasyon

- Fezlekede Erdoğan’dan “Dönemin Başbakan’ı” diye söz edildiği iddiasının aslı nedir?

KARA - O da algı operasyonu amaçlı uydurulmuş bir hikâyedir

Sanırım mayıs sonunda önce miting meydanında dile getirildi bu iddia; sonra havuz medyası gerçek gibi köpürttü.

Hangi resmi imzalı belgede varsa çıkarıp göstersinler. Benim baktığım dosyada kesinlikle öyle bir ibare yok.

- Ama bir belgede geçiyor belli ki... Nedir o belge?

KARA - Taslak halindeki bir belgeden okuduklarını söylüyorlar. Bunu güya bir bilgisayarın incelemesinde, veri tabanında bulmuşlar. Oysa normalde CMK hükümlerine göre eğer bir dijital imaj incelemesi yapılacaksa ve ben sizi bilgisayarınızdaki bir belgeden dolayı suçlayacaksam, bilgisayardaki bu imajın alınması ve çözümünün yapılması gibi işlemlerin tamamının, suçlanan tarafın ya da avukatının nezaretinde gerçekleşmesi gerekiyor.

Altına imza ve paraf atmadığınız bir belge yüzünden suçlanmanız mümkün mü?

Başta Erdoğan, “Bakın işte bunlar aslında beni devirmeyi planlamışlar. Hakkımda ‘Dönemin Başbakanı’ diye iddianame yazmışlar” dedi. Oysa iddianame zaten henüz yazılmamıştı. Bana gelen fezlekede de öyle bir ibare yok.

- Taslak fezlekede geçiyor olabilir mi?

KARA - “Dönemin Başbakanı” tabiri, bizim hiçbir evrakta görmediğimiz bir ibare. Yalan. Böyle bir şey asla yok. İçinde geçmiyor ama geçse bile “Olay sırasında o görevde olan kişi” anlamı çıkarılabilir. Buradan “Darbe planlamışlardı, niyetleri hükümeti devirmekti” anlamı çıkmaz. 1 savcıyla 3 tane polis kalkacak da hükümet devirecek; bunun kanıtı da bu kelime olacak. Belki avam halkı kandırabilirsiniz bununla ama başka kimse kanmaz. Siyaseten manipülasyon. Başka bir şey değil.

 
29 Ocak 2015 Perşembe 17:09 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
14
9
5
0
32
2
Beşiktaş
14
9
5
0
32
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
14
7
3
4
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Gençlerbirliği
14
4
7
3
19
8
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Kasımpaşa
14
4
3
7
15
14
Alanyaspor
13
4
2
7
14
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
14
2
4
8
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:29
  • Öğlen12:26
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:38
 
Tarihte Bugün
1816 - Indiana 19.cu eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1901 - İlk masa tenisi turnuvası Birleşik Krallık'ta düzenlendi.
1927 - Doğu illerinde Birinci Genel Müfettişlik kurulmasına karar verildi; müfettişliğe İbrahim Tali Bey (Öngören) atandı.
1928 - İkinci İktisat Şûrası toplandı.
1931 - Westminster Tüzüğü 1931 ile Birleşik Krallık dominyonlarına kendini yönetme hakkı verildi.
1936 - VII. Edward tahttan çekildiğini açıkladı.
1937 - II. İtalya-Habeşistan Savaşı: İtalya Milletler Cemiyeti'nden çekildi.
1941 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini'nin açıklamasıyla Almanya ve İtalya, Amerika Birleşik Devletleri'ne savaş ilan etti.
1946 - Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) kuruldu.
1949 - Birleşmiş Milletler, Filistinli mültecilerin kendi topraklarına dönme hakkını kabul etti.
1952 - Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda ilk uygulama: Telif hakkı Yelpaze mecmuasına ait olan bir resimli romanı yayınlayan Hürriyet gazetesi aleyhine dava açıldı.
1962 - Türkiye'de Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kuruldu.
1962 - Kanada'da son kez bir mahkuma idam cezası uygulandı.
1964 - Che Guevara, New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bir konuşma yaptı. Konuşma sırasında binaya dışarıdan havanla ateş edildi, faili bulunamadı.
1971 - İstanbul Televizyonu yayınlarını haftada iki günden dört güne çıkardı.
1972 - Genişletilmiş Komuta Konseyi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Demokrat Parti'lilerin siyasi haklarının iadesine karşı olduğunu açıkladı.
1976 - Ankara Üniversitesi süresiz kapatıldı.
1976 - İstanbul'da Bebek Maksim Gazinosu yandı.
1977 - Yerel seçimler sonuçları: CHP 715, Adalet Partisi 710, MHP 58, Milli Selamet Partisi 46, Cumhuriyetçi Güven Partisi 7 ve bağımsızlar 171 belediye başkanlığı kazandılar.
1987 - Necatigil Şiir Ödülü Ahmet Oktay'a verildi. Şair ödülü, 'Yol Üstünde Semender' adlı yapıtıyla aldı.
1991 - Avrupa Birliği ülkeleri, 1999'un para birliği için son tarih olacağını açıkladı.
1993 - Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği İdare Ataşesi Çağlar Yücel Bağdat'ta aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit oldu.
1994 - Başbakan Tansu Çiller "Ne mutlu Türkiye vatandaşıyım diyene" dedi.
1994 - Tek yanlı olarak bağımsızlığını ilan eden Çeçenistan'a Sovyetler Birliği yüzlerce tank ve askerle girdi.
1997 - Susurluk olayı nedeniyle DYP milletvekilleri Mehmet Ağar ve Sedat Bucak'ın dokunulmazlıkları kaldırıldı.
1997 - Kyoto Protokolü imzaya açıldı
1999 - Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sona erdi. Sonuç belgesinde Türkiye'nin "adaylığı kesinleşti."
2001 - Çin Halk Cumhuriyeti, Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.
2002 - Amerikan Temsilciler Meclisi ve Senatosu, istihbarat faaliyetlerinin eşgüdümünün daha iyi sağlanabilmesi için iç istihbarat örgütü kurulmasını tavsiye etti.
2004 - İstanbul Modern Sanat Müzesi açıldı.
2009 - Demokratik Toplum Partisi, Anayasa mahkemesi kararıyla kapatıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
10.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu051011212730
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık