Genelkurmay Başkanı darbe sorularını yazılı yanıtladı

Ana Sayfa » Siyaset » O isim Erdoğan'a yanıt verdi

O isim Erdoğan'a yanıt verdi

ABD Kongresi’nin önde gelen Demokrat üyelerinden Jim McDermott, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘kiralık’ olmakla suçladığı isimlerden... Kongre’nin 1990’ların ortalarında Etik Komitesi’nin başkanlığını yürütmüş, bir önceki başkan George W. Bush’u Amerika’yı Irak savaşına soktuğu için “yalancılıkla” itham etmiş bir isim.

 
11 Mart 2015 Çarşamba 08:08 
Yorum YapYazdır
 
 
O isim Erdoğan'a yanıt verdi

 

Dermott, Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV’ye yapılan polis baskınları ve tutuklamalar karşısında ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’ye Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik saldırılardan duyulan kaygıyı bir mektupla ileten 88 Kongre üyesi arasında. Şu sıralar bir vesilesiyle Türkiye’yi ziyaret eden Dermott’u İstanbul’da bulduk, Erdoğan’ın bu mektup yüzünden kendilerine yönelttiği “kiralık” suçlaması ve Türkiye’nin görünümünü sorduk..

 

Haber görseli

 

Size kiralık nitelemesi yaptıklarında, nasıl hissettiniz?

Bunu işittiğimde güldüm. Çünkü çok komik. Pennsylvania’da yaşayan bu adamların kim olduklarını bile bilmiyorum. Eğer ABD’de herhangi birinin beni satın alabileceğini düşünüyorlarsa, bu işi anlamıyorlar demektir. Ben kendi başkanımız Bush ülkemizi yok yere savaşa sürüklediği için ona “yalancı” demiş biriyim. Kimse bana bunun için ödeme filan yapmadı. Bu olaya itirazlarım yüzünden bana “Bağdad Jim” demeye başladılar. Sözünü ettikleri mektubu imzalamak için kiralandığımın söylendiğini işittiğimde “bu çılgınlık” dedim. Bu hakikaten uçuk bir düşünce. Bugün Amerikan Kongresi’ne gitseniz, sözünü ettiğiniz şahsı tanıyan bir iki kişi dışında kimse bulamazsınız.”

Niye böyle bir mektubu imzaladınız? Niye gerek duydunuz?

Ben her zaman basını savundum. Çünkü ifade özgürlüğü bizim için demokrasinin özüdür, anayasamızda yazılıdır. Hayatımı “kazarsanız” her zaman özgür düşünceyi savunduğumu görürsünüz. Kongre’nin Etik Komitesi’nin liderliğini yaptığımda bir kaydı New York Times’a ilettiğim için başı derde girmiş birisiyim. Bizde ifade özgürlüğü çok önemlidir. Örneğin birilerinin hükümetten para çaldığınızı biliyorsanız bunun ifşa edilmesi gerekir. Türkiye’de hapse atılmış insanları tanımıyorum ama gazetecilik görevlerini yaparken başlarına bu iş geldiyse özgürlüklerini savunmak benim görevim. Bana mektubu getirdiler ben de imzaladım. Bunu dünyanın her yerindeki gazeteciler için yaptım, Türkiye için de Mısır için de. Hükümetler hoşlanmadıkları gazetecilerin ensesine yapışır. Bizler onları koruyabilmek için küçük rolümüzü oynarız. Biz böylesi mektuplar yazdığımızda bu sayede tüm dünya onları bilir, olay uluslararasılaşır. Ve makul bir hükümet bunları dinler. Tabii IŞİD dinlemiyor, onlar hemen kafa kesiyorlar.

Türkiye’deki siyasi ve toplumsal iklimi nasıl buldunuz?

Bu ülkenin ne kadar futbol çılgını olduğunu biliyorum. Beşiktaş ve Galatasaray ve Fenerbahçe’yi biliyorum. Washington DC’de çalıştığım insanlardan birisi “Beşiktaş en iyisi” dediğinde bir başkası atılıp “En iyisi Galatasaray” diye itiraz etmişti. Türkiye’ye gelmişken, Galatasaray-Fenerbahçe derbisini izleyeyim dedim, fakat öğrendim ki “Pasokart” diye bir şey gerekiyormuş, izleyemedim. İnsanlar stadyumların yarısının boş olduğunu söylediler. Bu ülkede bir şeyler olduğunu biliyorum. Bırakın siyaseti bir ülkede bir futbol maçı için insanları kart almaya zorluyorlarsa, berbat bir kontrol var demektir.”

Türkiye dışarıdan nasıl görünüyor?

Hem Seattle’da hem de Türkiye’de pek çok dostum var. Neler olup bittiğini görmek kaygı verici. Erdoğan’ın Türkiye’nin İslami doğrultuda değiştirdiği anlaşılıyor ama boyutu tam anlaşılamıyor.

Bizler Türkiye’nin örnek olduğunu düşünüyorduk. Türkiye bizim için seküler demokrasiydi, herkesin olması gerektiği ülkeydi. Irak’ın, İran’ın Türkiye’nin yolunu izlemesini istedik. Belki Esad da Mübarek gidebilirdi. Arpa Baharı olduğunda bunun belki de mümkün olabileceğini düşündük. Eskisi gibi değil. Atatürk Türkiye’si geriye götürülüyor.

 

Erdoğan ne demişti?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meksika ziyareti sırasında ABD’de Kuzey Carolina eyaletinde öldürülen üç Müslüman genci vesile ettiği açıklamasında Türkiye’yi eleştiren mektuba imza koyan ABD Kongresi üyelerine “Sayın Obama niye susuyorsun? Biden niye susuyorsun? Kerry neden susuyorsun? Ama Türkiye’yle ilgili sana 80 tane kiralık kişi buluyorlar, bir mektup gönderiyorlar Türkiye’nin aleyhine kalkıp kampanya yürütüyorsunuz” demişti.

 

 

‘Kiralık’ denilen 3 milletvekili daha konuştu İlhan Tanır

Cumhurbaşkanı Türkiye medyası ile ilgili olarak kendi düşünce ve yaptıklarını başkalarının da yaptığını sanıyor. Demek ki kendi ülkesinde bu işlerin nasıl olduğunu kendisi biliyor.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kiralık” olmakla suçladığı Amerikalı milletvekillerinden 3’üyle de Washington’da konuştuk. Kongre üyelerinin çoğu bu sözleri gördüklerini ama cevap vermeye gerek duymadıklarını söylerken, Erdoğan’a çok sert yanıt verdi. Erdoğan, Meksika ziyareti sırasında ABD’de Kuzey Carolina eyaletinde öldürülen üç Müslüman genci vesile ettiği açıklamasında Türkiye’yi eleştiren mektuba imza koyan ABD Kongresi üyelerine “Sayın Obama niye susuyorsun? Biden niye susuyorsun? Kerry neden susuyorsun? Ama Türkiye’yle ilgili sana 80 tane kiralık kişi buluyorlar, bir mektup gönderiyorlar Türkiye’nin aleyhine kalkıp kampanya yürütüyorsunuz” demişti.

 

Haber görseli‘Otokrasiye yöneldi’

Demokrat Lloyd Doggett, Erdoğan’ı otoriter bir yönetim inşa etmekle suçlayarak, şöyle dedi: “Türkiye’deki insan hakları adına çalışmalarım Cumhurbaşkanı Erdoğan gücü ele almadan çok önceye dayanıyor. Birçok Türk gibi biz de hükümetinin daha az yolsuzluk ve daha çok hoşgörü getireceğinden umutluyduk. Onun yerine bu çok değerli NATO üyesini dev bir geri adım attırdı. Bölgesindeki otokratik ülkelerle bir köprü olacağına, kendi hükümeti giderek daha çok ve daha çok otokrasiye yöneldi.”

 

Haber görseli‘Kendi halkı zarar görür’

Florida’dan Demokrat Partili Alan Grayson ise şu açıklamayı yaptı: “Ne zamanki bir lider diğer ülke liderlerine böylesine bir saygısızlık gösterir, kendisi de aynı şekilde saygısızlığa muhatap kalır ve sonuçta da kendi halkı bundan zarar gören olur” dedi.

 

 

Haber görseli‘Kendisi iyi biliyor’

Kongre’nin alt kanadı Temsilciler Meclisi’ndeki “Avrupa, Avrasya ve yükselen tehditler” adlı altkomitenin başkanlığını da yürüten Cumhuriyetçi Dana Rohrabacher: “Eğer Sayın Erdoğan Amerikan Kongre üyelerinin ve çalışanlarının Türkiye gerçeklerini bulma adına yaptıkları ziyaretlerden dolayı, kendi görüşlerini kiralığa verebileceğine inanıyorsa bu demektir ki, Cumhurbaşkanı Türkiye medyası ile ilgili olarak kendi düşünce ve yaptıklarını başkalarının da yaptığını sanıyor. Demek ki kendi ülkesinde bu işlerin nasıl olduğunu kendisi biliyor. Bizler (Kongre üyeleri) ise bu kadar kolay şekilde etki altında kalmayız.”

 
11 Mart 2015 Çarşamba 08:08 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:31
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:49
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık