ŞOK! CHP'li vekile FETÖ üyeliğinden soruşturma!

Ana Sayfa » Siyaset » Numan Kurtulmuş'tan Erdoğan'ın Suriye politikasına sert eleştiri

Numan Kurtulmuş'tan Erdoğan'ın Suriye politikasına sert eleştiri

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından işaret edilip başbakan yapılan Ahmet Davutoğlu'nun dönemi için sert eleştirilerde bulundu. Kurtulmuş, "Suriye politikası bu şekilde bir çıkmaza girmiş olmasaydı İstanbul'da, Ankara'da, Gaziantep'te, Elazığ'da bombalar patlamayacaktı" dedi.

 
29 Eylül 2016 Perşembe 09:00 
Yorum YapYazdır
 
 
Numan Kurtulmuş'tan Erdoğan'ın Suriye politikasına sert eleştiri

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Basın İlan Kurumu'nun ‘Basın Hayatı' dergisine, (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında yaşanan gelişmeler ile Fırat Kalkanı operasyonunu değerlendirdi. Vekalet savaşları üzerinden Suriye'nin, silahlı grupların elinde köy köy, kasaba kasaba, şehir şehir bölündüğünü anımsatan Kurtulmuş, bölgesel ve bölge dışından birçok ülkenin, bu terör örgütleri ve silahlı gruplar vasıtasıyla Suriye politikasına müdahil olmaya başladığını anlattı.

‘ABD, RUSYA VE AVRUPA ÜLKELERİNİN BİLFİİL SAVAŞIN TARAFI HALİNE GELECEKLERİ BİR NOKTADAYIZ'

Kurtulmuş, vekalet savaşlarının ilanihaye sürdürülemeyeceğinin altını çizerek, "Çünkü bir müddet sonra bu silahlı grupları kullananlar, yani sahipleri savaşmaya başlar. İşin artık Suriye'de, örgütlerin arkasındaki güçlerin savaşabileceği bir noktaya geldiği uyarısını, iki yıldır yapmaya gayret ediyorduk ve uyarılarımızı yapıyorduk. Yani bundan sonra ABD, Rusya ve Avrupa ülkelerinin bilfiil savaşın tarafı haline gelecekleri bir noktadayız" görüşüne yer verdi. 

‘ABD, 10 BİN KİLOMETRE ÖTEDEN BU İŞE MÜDAHİL OLUYOR'

Suriye meselesinin bir an önce çözüme kavuşması gerektiğini belirten Kurtulmuş, "ABD, 10 bin kilometre öteden bu işe müdahil oluyor, Avrupa ülkeleri de 4-5 bin kilometre öteden. Cerablus dediğiniz yer Türkiye'nin 2 kilometre, Kobani dediğiniz yerse 2-3 kilometre güneyi. Suriye ile 911 kilometre sınırımız var ve o sınırın öte tarafında olan her şey, Türkiye'yi birinci derecede etkiliyor" değerlendirmesinde bulundu.

‘SURİYE'DEKİ SİYASİ İSTİKRARSIZLIĞIN BEDELİNİ TÜRKİYE BİRE BİR ÖDÜYOR'

Türkiye'nin, Suruç katliamından bu yana IŞİD'in, PKK'nin ve bazı başka örgütlerin tehdidi altında olduğunu ve bir güvenlik sorunu yaşadığını anımsatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Türkiye, bu güvenlik sorununu iki ölçekte yaşıyor. Birinci olarak, sınırımızın güneyinden Türkiye'ye taciz atışları yapılıyor. Burada çok sayıda vatandaşımız da hayatını kaybetti. Kilis füzelerle taciz edildi, halkımız büyük bir tedirginlik yaşadı. Ayrıca canlı bombalar ve bombalı araç saldırıları ile Türkiye'nin birçok şehrinde katliamlar yapıldı, İstanbul'da, Ankara'da, Elazığ'da ve en son Gaziantep'te çok ciddi şekilde katliamlar yapıldı. Bunların arkasında da DAEŞ ve PKK terör örgütlerinin olduğunu biliyoruz. Türkiye, Suriye sorununa müdahil olan diğer taraflardan farklı olarak Suriye'deki bu siyasi istikrarsızlığın bedelini bire bir ödeyen ülkelerin başında geliyor." 

‘TÜRKİYE AÇISINDAN TAHAMMÜL EDİLEMEZ BİR NOKTAYA GELİNDİ'

Cerablus'taki gelişmelerin Türkiye açısından tahammül edilemez bir noktaya geldiğinin açık olduğuna değinen Kurtulmuş, başından beri koalisyon güçleri ve ABD ile olan mutabakatlarda Türkiye'nin, "Fırat'ın batısında hiçbir PYD unsurunun olmaması ve bu bölgede diğer terör örgütlerine müsamaha edilmemesi" konusunun altını çizdiğini belirtti.

‘OPERASYONLAR ULUSLARARASI HUKUKA UYGUN'

Türkiye'nin, Fırat Kalkanı operasyonuna ilişkin amacının sorulması üzerine Kurtulmuş, Türkiye'nin, IŞİD'e karşı Fırat Kalkanı operasyonu ile Cerablus'u emniyet altına aldığını bildirdi. Ayrıca Türkiye'nin sınırlarında, sınır güvenliğini artıracak tedbirlerini artırdığına dikkati çeken Kurtulmuş, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Böylece hem Türkiye için Suriye topraklarındaki gelişmelerin, güvenlik tehdidi oluşturmasının hem de Suriye politikamızın en önemli kırmızı çizgisi olan Suriye'nin toprak bütünlüğünün sağlanması bakımından, 911 kilometrelik alanın tek bir örgütün eline geçmesinin önüne geçilmeye çalışılıyor. Her ikisi de Türkiye için hayati önemde konular. Bu iki konuda uluslararası camia ile müttefik olarak çalışmalar sürdürülerek bu operasyonlar yapılmaktadır ve Türkiye bu operasyonları tamamen uluslararası hukuka uygun bir şekilde sürdürmektedir." 

‘SURİYE'DE HİÇ KİMSE TEK BAŞINA İSTEDİĞİ BİR ÇÖZÜMÜ DAYATAMAZ' 

"Bizim gayretlerimiz Suriye'nin bütünlüğünü sağlayabilmek için yeterli mi? Rusya'nın, Amerika'nın, İran'ın, bölgedeki diğer aktörlerin hatta küresel aktörlerin bu anlamdaki hedeflerini önleyebilir mi?" sorusuna karşılık Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Suriye'de barışa yaklaşma noktasında geçmiş döneme göre daha olumlu bir noktada olduğumuzun altını çizmek isterim. Amerika, Rusya dahil herkes anladı ki artık Suriye'de hiç kimse tek başına istediği bir çözümü dayatamaz. Suriye çok parçalı bir yapı haline gelmiştir ve Suriye'nin bir örgütler konfederasyonu haline gelmiş olmasının, uluslararası camiaya ödettiği bedel çok büyük olmuştur. Bu bedelin iki ayağı var, bunlardan biri göçmen sorunudur. Avrupa beş sene evvel böylesine göç krizi ile karşı karşıya değilken bugün Suriye kaynaklı göç krizi dalgasının altında boğulmaktadır. Bu göç kriziyle birlikte buna bağlı olarak gelişen aşırı sağ, faşist akımlarla da boğuşmaktadır. Avrupa siyasetinin çivisi çıkmıştır.

‘IŞİD BRÜKSEL'İ, İSTANBUL'U, WASHİNGTON'U, RUSYA'YI TEHDİT EDEN BİR UNSUR'

İkincisi, DAEŞ denilen uluslararası terör networkünü dünyanın başına bela etmiştir. DAEŞ sadece Musul'u, Kerkük'ü tehdit eden bir unsur olmaktan çıkmıştır. Artık Brüksel'i, İstanbul'u, Washington'u, Rusya'yı tehdit eden bir unsurdur. Şimdi artık uluslararası camianın vereceği bir karar var, ya Suriye'de herkes 'Burada benim dediğim olacak' dayatmasını sürdürecek ya da bundan vazgeçerek bir barış perspektifine sahip olacak. Suriye'de istikrarsızlık olmasaydı ne DAEŞ ne hendek siyaseti olacaktı." 

‘SURİYE POLİTİKASI ÇIKMAZA GİRMİŞ OLMASAYDI BOMBALAR PATLAMAYACAKTI' 

Kurtulmuş, "Türkiye'nin Suriye politikası değişiyor mu?" sorusu üzerine, şunları kaydetti: "Maalesef Türkiye olarak da bizim tek başımıza orada bir çözüm üretme imkanımız yoktu, biz de kalıcı bir çözüm üretemedik. Dolayısıyla eğer Suriye'deki bu siyasi istikrarsızlık olmasaydı bugün DAEŞ diye bir örgüt olmayacaktı. Eğer Suriye'deki bu siyasi istikrarsızlık olmasaydı, Suriye'nin kuzeyinde neredeyse bölgenin tamamını kantonlar üzerinden ele geçirmiş olan PYD/YPG unsurları olmayacak, bugün Türkiye'de karşı karşıya kaldığımız hendek siyasetiyle, çukur siyasetiyle karşılaşılmayacak, birileri Türkiye'deki şehirleri işgal etme cesaretini ve niyetini kendinde bulamayacaktı. Suriye politikası bu şekilde bir çıkmaza girmiş olmasaydı İstanbul'da, Ankara'da, Gaziantep'te, Elazığ'da bombalar patlamayacaktı. Hatta Türkiye bölgedeki birtakım güçlerle, örneğin Rusya ile bir yıldır devam eden gerilimin içerisine girmeyecekti. Türkiye, İran ile birçok konuda anlaşmazlık yaşamayacaktı ve belki Fethullahçı Terör Örgütü, ortamın bu kadar rahat olduğunu görüp Türkiye'de bir darbe teşebbüsüne kalkışmayacaktı. Bütün günah Suriye'nindir demiyorum ama sonuçta Suriye ortaya bütün ülkeleri etkileyen fevkalade ciddi bir siyasi istikrarsızlık tablosu çıkardı. Türkiye 3.5 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. 15 milyar dolara yakın para harcadı. Türkiye'nin bazı şehirlerinin sosyolojik yapısı değişti."

‘O GECEDEN BERİ NEREDEYSE HER GÜN MESAİMİN ÖNEMLİ BİR KISMINI BU KONUYA AYIRIYORUM'

Kurtulmuş, yabancı basının darbe girişimi karşısındaki tutumuna yönelik soruya ise şu cevabı verdi: "15 Temmuz akşamından beri kamu diplomasisi alanında çok yoğun çalışıyoruz. Henüz merkezi bir Kamu Diplomasisi Koordinasyonu'nu sağlayan kurumumuz yok. Ancak yakın zamanda bunu yasalaştıracağız. O geceden beri neredeyse her gün mesaimin önemli bir kısmını bu konuya ayırıyorum. Yurtdışından sürekli heyetler, gazeteciler geliyor. Türkiye'den çok farklı grupları bir araya getirip, onlarla toplantılar yapıyoruz. Ekonomi diplomasisi ile ilgili insanları bir araya getirdik. Yine aynı şekilde insan haklarıyla ilgili çalışan insanları bir araya getirdik. Çünkü darbeden sonra özellikle ekonomi ve insan hakları alanlarında birtakım tezviratlar üreterek, algı operasyonları yapacaklarını gördük."

‘AMA YİNE DE ANLAMAK İSTEMEYENE BİR ŞEY ANLATAMAZSINIZ'

Dış politikayla ilgili insanları bir araya getirdiklerine değinen Kurtulmuş, şöyle devam etti: "Darbeden hemen sonra uluslararası ajansların temsilcileriyle bir araya geldik. Bu ekibi, 'darbe tahribatını kendi gözleriyle görsünler' diye Meclis'e, Özel Kuvvetler Komutanlığı'na götürdük. Elimizden gelen bütün gücü sarf ediyoruz. Ama yine de anlamak istemeyene bir şey anlatamazsınız. Ön yargılı, bir şeyi anlamak istemeyenlere neyi, hangi delille ortaya koyarsanız koyun, anlamaları mümkün olmuyor. Ben bu anamda 7 Ağustos Yenikapı ruhunun zihinleri değiştirici, dönüştürücü bir etkisi olduğuna inanıyorum. En kısa zamanda dış basında da, Türkiye'ye karşı bu art niyetli duruşla ile ilgili birtakım çözülmelerin olacağını ümit ediyorum."

KAYNAK: Basın Hayatı Dergisi

 
29 Eylül 2016 Perşembe 09:00 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1907 - II. Abdülhamid, motosiklet ve otomobil gibi sıvı yakıtlı çağdaş taşıtların ithaline izin verdi.
1915 - Anafartalar Savaşı
1915 - Çanakkale'de Kireçtepe muharebesi kazanıldı.
1922 - Büyük Taarruz öncesinde Mustafa Kemal Paşa, gece gizlice cepheye hareket etti.
1945 - Endonezya'nın Hollanda'dan bağımsızlığını ilan edişi.
1949 - Erzurum, Bingöl ve ilçesi Karlıova'da meydana gelen 6.7 şiddetindeki depremde 450 kişi öldü, 1.500'ü aşkın ev yıkıldı.
1952 - Türkiye ve Yunanistan, Ege Denizi'nde ortak tatbikata başladılar.
1967 - İzmir Aliağa Rafinerisi'nin temeli Başbakan Süleyman Demirel tarafından atıldı.
1974 - Türk birlikleri Karpaz Yarımadası'nı gerilla saldırıları düzenleyen Rum askerlerinden arındırdı. Son olarak, ateşkes ihlallerini gerekçe göstererek Yeşilırmak bölgesinde mahsur kalan Türkleri kurtardı.
1975 - Bir Filistin Kurtuluş Örgütü heyeti, destek sağlamak ve büro açmak için Ankara'ya geldi.
1976 - Sivas'ta demir çelik tesisleri kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
1978 - İran'da Şah rejimine karşı iç savaş başlatıldı.
1987 - Steffi Graf, Dünya Tenis Birliği 'Kadınlar Sıralaması'nda, Martina Navratilova'yı geride bırakarak birinciliğe yerleşti. Graf, bu başarıyı kazandığında henüz 18 yaşındaydı ve 1987'de, içinde Fransa Açık'ın bulunduğu 8 turnuva kazanmıştı.
1988 - Ziya-ül Hak düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.
1990 - İncirlik Hava Üssü'nün kapıları ilk kez basına açıldı.
1996 - Rusya ile Çeçenistan arasında resmî olarak ateşkes antlaşması imzalandı.
1996 - Etiyopya birlikleri, Somalili 232 Müslümanı öldürdü.
1997 - Erciyes Gazetesi, Hasan Sami Bolak tarafından Kayseri'de kuruldu.
1998 - Alaattin Çakıcı, Fransa'nın Nice kentinde yakalandı.
1999 - Kocaeli-Gölcük merkezli 7.6 şiddetindeki Marmara depreminde, 20 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Depremde ülkenin can damarı sanayi tesisleri de büyük hasar gördü. Hasarlı konut ve işyeri sayısı 245 bini aştı.
2000 - Picasso'nun, The Portre Of Young Women isimli kayıp tablosu Şanlıurfa'da ele geçirildi. Daha önce de Picasso'ya ait La fermiere tablosu İzmir'de ve Dora Maar tablosu da Selçuk'ta ele geçirilmişti.
2004 - Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine Büyükelçi Yiğit Alpogan atandı (MGK'nun il sivil sekreteri).
2009 - Usain Bolt 100 metreyi 09:58 saniyede koşarak dünya rekoru kırdı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:32
  • Güneş05:25
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:25
  • Akşam19:26
  • Yatsı21:04
 
Süper Loto
10.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu041038414349
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
12.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030810184548
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık