FETÖ'nün AKP ayağına operasyon mu geliyor?

Ana Sayfa » Bilim - Teknoloji » Nobel ödüllü Sancar'dan flaş açıklamalar

Nobel ödüllü Sancar'dan flaş açıklamalar

Anıtkabir'de bugün düzenlenecek törenle 2015 Nobel Kimya Ödülü'nü Atatürk'e armağan edecek olan Prof. Dr. Aziz Sancar, "Artık imparatorluk kuracak durumda değiliz fakat memleketimizi dünyanın en iyi memleketleriyle yarışacak duruma getirmek hepimizin görevidir” dedi.

 
19 Mayıs 2016 Perşembe 10:42 
Yorum YapYazdır
 
 
Nobel ödüllü Sancar'dan flaş açıklamalar

Prof. Dr. Aziz Sancar bir yönüyle büyük, saygıdeğer bir bilim insanı ama diğer yönüyle içimizden biri. Bu ülkenin okullarında okudu, top peşinde koştu, ilk sevinçlerini, ilk hayal kırıklıklarını bu topraklarda yaşadı. Bu ülkeyi ve gençlerini önemsiyor, hem de çok önemsiyor. Bu yüzden ayağının tozu ile geldiğinden beri bir üniversiteden diğerine koşturup duruyor, gençleri dinliyor, zamanının neredeyse tamamını onlara ayırıyor. Biz de ona aşağıdaki soruları yönelttik; bu ülkeye ve gençliğine vermek istediği mesajları çıkarmak istedik...

 

Türkiye’nin yoksul bölgelerinden birinde

- Türkiye’ye gururların en büyüğünü yaşattınız ve bilim alanında dünyanın en büyük ödülünü, Nobel 2015 Kimya Ödülü’nü kazandınız. Ardından bunu ulu önder Atatürk’e minnetinizi göstermek için Anıtkabir’e bağışladınız. Üstelik bu anlamlı armağanı Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği 19 Mayıs tarihinde yapıyorsunuz. Bu hareketinizle Türk gençliğine ve bu ülkeye vermek istediğiniz mesaj nedir?

Evet, Nobel ödülümü Anıtkabir’e bağışladım çünkü Atatürk’e ve onun kurduğu Cumhuriyet’e minnet borcum var. Onun sayesinde Nobel’i aldım. Düşünün bir; Sakarya Savaşı’nın en çetin günleri ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde eğitim reformu üzerine tartışılıyor. Çünkü biliyor Atatürk, bu ülkede eğitim ön plana çıkarılmazsa bir yere varılamaz. Bunu hayranlıkla karşılamamak mümkün değil. Tüm bunlar bugün için de geçerli. Eğer Türkiye eğitime gereken önemi vermezse, kalkınmasını eğitim üzerine kurgulamazsa uluslararası arenada refah seviyesini arttırması mümkün olmaz.

- Türkiye genç nüfusu ile övünen bir ülke. Ancak gençliğin başta eğitim ve işsizlik olmak üzere devasa sorunları da var. Uluslararası karşılaştırmalarda sıralamamız hayli kötü. Bir bilim insanı ve bir akademisyen olarak bu konuya nasıl yaklaşıyorsunuz. Ne yapılmalı?

Ben bir bilim insanıyım. Siyaset yapamam, yapmak da istemem. Ama benim ne yaptığımı söyleyebilirim: Bir konuya odaklanmak ve çalışmak, çok çalışmak... Hayatta değer verdiğim en önemli şey çalışmak oldu. Laboratuvarıma fazla deneyimi olmayan Tayvanlı bir kız öğrenciyi kabul ettiğimde şaşırdı insanlar, “daha yolun çok başında neden aldın onu” diye sordular. “Çünkü bana çok çalışacağına söz verdi” yanıtını verdim onlara. Gerçekten de çok çalıştı ve 8-9 ay içinde diğerleri ile neredeyse aynı seviyeye geldi. Nobel’i aldıktan sonra bana en heyecan veren ne oldu biliyor musun? İsveç’ten Türk-İsveç İş çi Sendikası’nın şu mesajıydı: “Güzel çalıştın, güzel neticeler aldın, Nobel aldın, tebrik ederiz.”

Bu mesaj benim için çok önemli, çok hoşuma gitti, çünkü emeğin önemini belirtiyordu.

- Türkiye’nin STEM (Science, Technology, engineering and Maths) konusunda ciddi adımlar atması gerektiğine işaret ediyorsunuz. Özellikle de kız çocuklarının STEM eğitimi almaları için önemli bir hareketin de öncülüğünü yapıyorsunuz? Neden STEM o kadar önemli?

Nobel ödülünü kazandıktan sonra Türk medyasına verdiğim demeçlerde ve röportajlarda sürekli olarak vurguladığım husus kız çocukların eğitime eşit ulaşılabilirliğinin sağlanması olmuştu. Özellikle ülkenin doğusunda ve kırsal bölgelerde aileler kız çocuklarını ya ilköğretimi tamamlar tamamlamaz ya da daha bitirmeden okuldan alıyorlar. Bu adil bir durum değil. Kesinlikle düzeltilmesi gerekiyor. Bu konuyu o kadar çok gündeme getirdim ki Harriet Fulbright Enstitüsü’nün başkanı Gökhan Coşkun benimle temasa geçti. Ve Türkiye’de kız çocuklarının STEM eğitimi üzerine bir projede beraber hareket etme kararını aldık. 7 ilden toplam 700 kız öğrencinin STEM kamplarına katılarak eğitim alacağı bir proje bu. Mart ayında başladı, 24 Mayıs’ta İstanbul’da benim de katılacağım uluslararası katılımlı bir tartışma programı ile tamamlanacak. Eğer kız çocuklarımızı eğitemezsek ülke olarak işgücümüzün yüzde 50’sini kullanmamış oluruz. Bilim ve Teknolojiye ne kadar fazla odaklanılırsa bu ülkenin kalkınması o kadar hızlı olur. Bu yüzden özellikle kız çocuklarını bu alanda desteklemek gerek.

- Türkiye’de gençleri bilime özendirmek, bilimi sevdirmek için ne yapılmalı?

Türkiye zor bir ülke ve burada bulunduğum süre içinde gözlemlediğim şu oldu: Herkes, her an siyasetten bahsediyor. Siyaset bu toplumun birincil gündemi ancak kişilerin enerjisini alıyor, üretimlerini baltalıyor. Çok zor biliyorum ama önerim, özellikle de gençlere önerim, mümkünse kendilerini bir hedefe odaklamaları, eğer politikacı olma gibi bir niyetleri yoksa, enerjilerini buna harcamamaları.

 

'Artık imparatorluk kuracak durumda değiliz'

Anıtkabir’de bugün düzenlenecek törenle 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü Atatürk’e armağan edecek olan Prof. Dr. Aziz Sancar, Ankara Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi’nde genç bilim insanları ile bir araya geldi. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen EBA Fen Deneyleri Yarışması’nda adına verilen ödül törenine katılan Sancar, sonrasında TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu da ziyaret etti. MEB etkinliğinde Sancar, “Eğer ben hayata bir kez daha gelmiş olsaydım öğretmen olmak isterdim” dedi. Sancar’a Ankara Üniversitesi’nce “Üstün Bilim İnsanı Beratı” verildi. Törende yaptığı konuşmada, Cumhuriyet’in kendisine özgüven verdiğini belirten Sancar, “Biz Türkler her şeyi yaparız” diyerek ABD’ye gidişini anlattı. Sancar’ın, “Biraz aşırıya kaçırdım” sözleri salonda gülüşmelere neden oldu. Sancar, “Artık imparatorluk kuracak durumda değiliz fakat memleketimizi dünyanın en iyi memleketleriyle yarışacak duruma getirmek hepimizin görevidir. Şahsi başarı isteğimin yanında memleket için bunu ispat etmek için içimde bir hırs, bir istek var ve o bana güç vermiştir yıllar boyunca” dedi. Sancar’a Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’nde “Üstün Bilim İnsanı” beratı takdim edildi.

 

Sancar öğretmeni ile Pembe Köşk’te buluştu

Hayli heyecanlıydı Melahat Öğretmen. Pembe Köşk’ün bahçesinde eve doğru ilerlerken karşılaştık. “Ben” dedi “Aziz’in Mardin’deki Fransızca öğretmeniyim” 80’lerinde ama hayli dinç biri Melahat Öğretmen. Melahat Şahinoğlu. Eşi ile birlikte gelmişti davete; Sancar liseden mezun olduktan sonra 53 yıl boyunca hiç görüşmemişler. Aziz Sancar onu görünce yanındaki ile yaptığı sohbete ara verdi ve koşup hemen elini öptü, sarıldı. Kucaklaştılar...Mardin’de liseyi bitirdikten sonra hiç karşılaşmamışlar.

 

Beni hatırladın mı?

Melahat Öğretmen de zaten kısa bir süre sonra Ankara’ya tayin olmuş. Sancar Nobel ödülünü kazandıktan sonra bir e-posta almış öğretmeninden. “Beni hatırladın mı? Seninle gurur duyuyorum ve kutluyorum” diye yazan küçük bir not. Tabii unutmamış Sancar, hiç unutur mu? Öğretmene, eğitime bu kadar değer veren bir insan... Pembe Köşk’ten daha doğrusu İsmet Paşa’nın kızı Özden Toker ve torunu Gülsün Bilgehan Toker’den gelen davet telefonunda “Siz bu yemekte kimi görmek istersiniz” sorusu ile karşılaşınca hemen Melahat Öğretmeni’nin adını vermiş. Gelelim Pembe Köşk’teki yemeğe...

 

Tarihi buluşma

Pembe Köşk bir kez daha tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Nobel ödüllü bilim insanımız Prof. Dr. Aziz Sancar, eşi Prof. Gwen Sancar ve ailesi ile, İnönü ailesini çok yakın dostların olduğu bir yemekte bir araya getirdi. Atatürk ve İsmet Paşa’nın defalarca oturup yemek yedikleri, ülke meselelerini tartıştıkları, önemli kararlar aldıkları masada oturup sohbet ettik.

Aslında kapalı bir dost yemeği olduğu için yazmayacaktım ama Aziz Hoca’nın anlattıklarının geniş kitlelere ulaşmasına, bilinmesine, takdir edilmesine çok ihtiyaç olduğunu biliyorum. Bu yüzden İnönü ailesinden izin isteyerek Aziz Hoca’nın bu sözlerini aktarmak istedim: “Ben eğer bugün bu noktadaysam, Nobel Ödülü’nü kazandıysam bu Atatürk ve İsmet İnönü sayesinde, onların eğitime verdikleri büyük önem sayesinde.

 

Erdal İnönü’ye borçluyum

İstanbul Tıp Fakültesi benim okuduğum dönemde Avrupa’nın en iyi tıp fakültelerinden biriydi. İsmet İnönü sayesinde. Çünkü Alman profesörleri davet etmişti. Benim bu mesleği ve bilimi seçmemde Tıp fakültesinde Türk ve yabancı hocalarımın çok büyük etkisi olmuştur. Keza Erdal İnönü’ye de borçluyum. Çünkü TÜBİTAK ve TÜBA’yı kurdu ve ben TÜBİTAK bursu ile ABD’ye gittim. Yoksa böyle bir olanağım yoktu ve olamazdı da..”

 
19 Mayıs 2016 Perşembe 10:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
29
14
6
9
48
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
29
10
10
9
40
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
29
10
6
13
36
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
29
10
4
15
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
29
8
6
15
30
16
Gaziantepspor
29
7
5
17
26
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1006 - Tarihte kayıtlara geçirilmiş en parlak Süpernova olan SN 1006, Kurt takımyıldızı içerisinde gözlemlendi.
1563 - Kral VI. Charles'ın emriyle bütün Yahudiler Fransa'dan kovuldu.
1789 - George Washington, ABD'nin ilk cumhurbaşkanı oldu.
1803 - ABD, Louisiana topraklarını Fransa'dan 15 milyon dolar karşılığında satın aldı. Böylelikle genç ülkenin toprakları iki katına çıkmış oldu. Bu alışverişe tarihte Louisiana mübayaası' adı verilmektedir.
1919 - Mustafa Kemal, Dokuzuncu Ordu Müfettişliğine atandı.
1920 - Paris'te toplanacak barış konferansıyla ilgili Ankara'da toplanan Büyük Millet Meclisi taraf ülkelerin dış işleri bakanlıklarına gönderdiği bir yazıyla İstanbul'dan ayrı bir hükümetin kurulduğunu bildirdi.
1939 - Türkiye'nin de katıldığı New York Dünya Sergisi açıldı.
1945 - Adolf Hitler ve iki gün önce evlendiği Eva Braun intihar etti.
1955 - Bügün kullanılan Vietnam Bayrağını Kuzey Vietnam ilk kez resmi bayrağı olarak kabul etti.
1959 - İsmet İnönü'nün Uşak gezisinde olaylar çıktı. Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.
1960 - Ali Ulvi'nin karikatürü nedeniyle Cumhuriyet gazetesi 10 gün süreyle kapatıldı.
1960 - İstanbul'da bir gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1961 - İstanbul Kartal'da iki tren çarpıştı: 16 kişi öldü, 78 kişi yaralandı.
1964 - Diyanet İşleri Başkanlığı, doğum kontrolünün uygulanmasını verdiği bir fetvayla kamuoyuna açıkladı.
1967 - CHP Dördüncü Olağanüstü Kurultayı sonuçlandı. Kurultay'da kabul edilen ortanın solu siyasetine karşı çıkan Kayseri Milletvekili Turhan Feyzioğlu'nun liderliğini yaptığı 33 milletvekili ve 15 senatör partiden istifa etti.
1975 - Anayasa Mahkemesi tarafından 1971'de kapatılan Türkiye İşçi Partisi yeniden kuruldu.
1975 - Kuzey Vietnam birlikleri Saygon'daki Bağımsızlık Sarayı'na girerek Vietnam Savaşı'nı bitirdi.
1986 - Çernobil reaktör kazası sonucu meydana gelen nükleer kaza sonrasında atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı tüm dünya tarafından öğrenildi.
1998 - ABD, PKK'yı en tehlikeli terör örgütleri arasında saydı.
1998 - NATO Konseyi Kosova Bildirisi yayınladı. Şiddeti reddeden ittifak, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'e uyarılarda bulundu.
1998 - Terör örgütü PKK, Yunanistan'ın başkenti Atina'da bazı Yunan parlamenterlerin de katılımıyla Balkanlar Bürosu'nu açtı.
1999 - Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, Abdullah Öcalan'ın yargılanmasının 31 Mayıs pazartesi gününden itibaren İmralı Adası'nda kesintisiz olarak sürdürülmesine karar verdi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:17
  • Güneş05:13
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:21
  • Akşam19:24
  • Yatsı21:07
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
29.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030912172245
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık