Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Siyaset » Nereden çıktı bu Ülkücülük?

Nereden çıktı bu Ülkücülük?

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Aydınlık gazetesindeki bugünkü yazısında “Ülkücülük”ün nasıl ortaya çıktığını anlattı.

 
15 Mayıs 2017 Pazartesi 10:47 
Yorum YapYazdır
 
 
Nereden çıktı bu Ülkücülük?

 

Doğu Perinçek, “Abdülhamit hayranı Ülkücülük ve Abdülhamit’in zindanlarında büyüyen Milliyetçilik” başlıklı yazısında, “Gurur duyulacak bir Milliyetçiliğimiz varken, 1960’lı yıllarda Ülkücülük nereden çıktı? O cereyanı üretenler niçin yeni bir ad bulma ihtiyacı duydu?” sorularını yönelterek yanıt verdi.

İşte Doğu Perinçek’in yazısı:

Türkiye’de Ülkücülüğün Milliyetçilikten kopuşunu gösteren en önemli kanıtlardan biri, Sultan II. Abdülhamit’e tutumdur.

Esas olarak 1960’larda boy veren Ülkücülük, kendisini kısa sürede Abdülhamit mirasına bağlamıştır.

Milliyetçi gelenek açısından bakarsak kimdir II. Abdülhamit?

Bunu Enver, Sabri ve Niyazi Beylere, Talat Paşalara, Yusuf Akçuralara, Ziya Gökalplere, Mustafa Kemal Paşalara sorarsak en doğru yanıtı alırız.

ZİNDANLARDA VE SÜRGÜNLERDE BÜYÜYEN MİLLİYETÇİLİK

Türk Milliyetçiliği, Abdülhamit’in en korktuğu siyasal hareketti. Abdülhamit, Milliyetçileri zindanlara attı. Dr. Arslan Tekin’in yeni yayımlanan Üç Tarz-ı Siyaset ve Tartışmalar başlıklı kitabında aynı zamanda Yusuf Akçura’nın kendi kaleminden hayatı da var.

Türk Milliyetçiliğinin en büyük düşünürü olan Akçura, 1893 yılında Harbiye ikinci sınıftayken “Genç Türklük fikirlerine katıldığı ve hizmet ettiği” suçlamasıyla tutuklanıyor. 1897’de kurmay üsteğmen iken yeniden tutuklanıyor. “Aydın ve hürriyetçi gençliğin korkusu olan” Taşkışla Divan-ı Harbi’ne sevk olunuyor, askerlikten atılıyor ve müebbet kalebentliğe, bugünkü deyişle ömür boyu ağır hapse mahkum ediliyor. Fizan’a sürgüne sevk ediliyor. Trablusgarp’ten Paris’e kaçıyor. Abdülhamit’in saltanat yıllarında Türkiye’ye gelemiyor. Fransa’da öğrenim yapıyor ve sonra Rusya’ya baba ocağına gidiyor. Türk Milliyetçiliğinin temel kitaplarından olan Üç Tarz-ı Siyaset’i Abdülhamit’in hükümranlık alanında yayımlayamıyor. Çünkü Milliyetçilik yasak.

Yalnız Akçuraoğlu Yusuf mu, ilk Milliyetçilerimizin hayatlarını inceleyelim, Türk Milliyetçiliği Abdülhamit’in zindanlarında ve sürgünlerinde büyüdü. Harp Okullu Genç Mustafa Kemal onlardan biriydi, iki kez tutuklandı. Yusuf Akçura’nın Türkçülüğün Tarihi kitabını babam Sadık Perinçek, Yeni Türkçe yazıya çevirmiş ve Kaynak Yayınlarından yayınlamıştır. O kitabı incelemelerini bütün Ülkücülere ve Milliyetçilere öneririm. Yine bayilerde bulunan Teori dergisinin son sayısı Abdülhamit konusunda çok aydınlatıcı incelemeleri içeriyor.

ABDÜLHAMİT DEVRİNDE DAĞA ÇIKAN MİLLETÇİLİK

Milliyetçiler, Abdülhamit istibdadına karşı dağlara çıktı. Abdülhamit’in saltanatına Türk Milliyetçileri son verdi. İstibdadın son yılında Enver Bey, Sabri Bey, Resneli Niyazi Bey gibi genç Milliyetçi subaylar dağlara çıktılar ve Abdülhamit’i tahtından indirdiler.

Mahmut Şevket Paşa, Hareket Ordusu Kumandanı olarak 31 Mart gericilerini bastırmak için Yeşilköy’e geldiği zaman, Abdülhamit’e “O Köhne Bizans’ın Yıldız burcunda ikâmet eden baykuş” diye hitap ediyordu. Milliyetçilik buydu. İşte Abdülhamit’e isyan eden O Milliyetçiler, 1908 Hürriyet devrimini yaptılar, Anayasanın yeniden yürürlüğe girmesini sağladılar. Son iki yüzyılın vatan savaşlarına önderlik eden O Milliyetçiler, aynı zamanda Abdülhamit’in düşmanıydılar. Çünkü Abdülhamit Onlara düşmandı. Çünkü Milliyetçilik, saltanata ve istibdada karşıydı.

Milliyetçilik, saltanata, şeyhliğe, müritliğe, dervişliğe, cemaatlere ve tarikatlara karşıdır. Milliyetçilik, halkçıdır ve laiktir. O Milliyetçi akımın en büyük önderi de Mustafa Kemal Atatürk’tür.

MİLLİYETÇİLİK VARKEN ÜLKÜCÜLÜK NERDEN ÇIKTI

Türkiyemizin yakın tarihinde, devrimler yapan, Türkiye’ye bağımsızlık, hürriyet, eşitlik, kardeşlik, çağdaşlık, aydınlanma adına ne varsa getiren bir Milliyetçilik var. Atatürk gibi dünya ölçeğinde bir önderi var. Milliyetçilik 1937 yılında, Atatürk zamanında Anayasanın başına konmuş.

Son iki yüzyılın dünya tarihine bakalım, emperyalizme karşı iki yüzyıl savaşan kaç ülke var. Türkiye en başta gelen birkaç ülkenin içindedir. Türk Milliyetçiliği, bu açıdan Mazlum Milletlerin hayatında dünya ölçeğinde izler bırakmıştır ve hep ön cephede olmuştur. Böyle şanlı bir tarih var.

Peki böyle gurur duyulacak bir Milliyetçiliğimiz varken, 1960’lı yıllarda Ülkücülük nereden çıktı? O cereyanı üretenler niçin yeni bir ad bulma ihtiyacı duydu? Yeni bir isimlendirmeyle kendilerini niçin Milliyetçiliğin tarihinden ayırdılar?

Bu soru çok önemlidir. Çünkü Ülkücülük, Milliyetçiliği köklerinden koparmış, Abdülhamit zindanlarında büyüyen Hürriyetçi Milliyetçiliği Abdülhamit takipçisi haline getirmiş, en büyük Milliyetçi Atatürk’e yan bakan bir cereyan üretmiş, Saltanata ve emperyalizme karşı savaşan bir fedailiğin yerine Abdülhamit hayranı ve ABD’ye sırtını dönen bir eylem çizgisi uygulamıştır.

BÜYÜK TARİHSEL MİRAS

Bugün Ülkücüler içinde bir soruşturma yapalım, Mustafa Celalettin Paşa’yı, Yusuf Akçura’yı, Ziya Gökalp’i, Hüseyinzade Ali Bey’i, Necip Asım’ı, Gaspıralı İsmail Beyi, Enver ve Talat Beyleri, Mahmut Şevket Paşa’yı, Sabri Bey’i, Resneli Niyazi Bey’i, Mahmut Esat Bozkurt’u, Reşit Galip’i, Mustafa Necati’yi, Sadri Etem’i, İsmail Hüsrev Tökin’i kaç kişi tanıyor, kaç kişi okuyor?

Bu sorunun yanıtında aslında Milliyetçiliğin 1945 sonrasındaki başkalaşması ve Ülkücülük adı altında Atlantik sistemi içinde ehlileştirilmesi de vardır.

Türkiye önümüzdeki sorunları bağımsızlıkla, üreticilikle ve laiklikle çözecektir. Bu açıdan Milliyetçiliğin tarihi köklerine sarılmak belirleyici önemdedir. Türkiye’de vatanına bağlılık duyguları yüksek bir Milliyetçi taban var. Kendisine Ülkücü diyenler de o büyük birikimin vazgeçilmez parçasıdır.

Bütün milletimizi birleştirerek önümüzdeki millî görevleri başarmamız için, Türkiye’nin Milliyetçi tarihsel mirasının geleceğe dönük gerçekçi ve birleştirici bir muhasebesini yapmanın zamanıdır.

Ülkücü kesimdeki bunalımın vatan ve millet yolunda aşılması, bireysel iktidar kavgalarıyla değil, tarihsel köklerin canlandırılmasıyla mümkündür.

 
15 Mayıs 2017 Pazartesi 10:47 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık