Eğitim Diyanete, kamu malları yandaş vakıflara

Ana Sayfa » Medya Kritik » Mustafa Mutlu-Vatan: Su işkencesi!

Mustafa Mutlu-Vatan: Su işkencesi!

 
29 Ocak 2013 Salı 08:04 
Yorum YapYazdır
 
 
Mustafa Mutlu-Vatan: Su işkencesi!

Silivri‘de tutuklu bulunan Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan, Odatv’ye avukatları aracılığıyla bir mektup göndererek, cezaevi yönetiminin kendilerine “su”yla, daha doğrusu susuz bırakarak işkence ettiğini söylemişler.

Çünkü hücrelerinde günde 9 saat boyunca akan su, bir süredir 10 dakikaya düşmüş…

Artık günde kişi başına 200 litre soğuk, 50 litre de sıcak su veriliyormuş!

“Nelerine yetmiyor” demeyin; Mustafa‘yla Tuncay, saate bakıp ölçmüş:

Elli litre sıcak su dediğiniz, musluktan iki dakikada akıp gidiyormuş…

Yani bu iki dakikada yıkanacaklar; bir de çamaşırlarını, bulaşıklarını yıkayacaklar!

Oysa aynı musluklardan yakın bir zamana kadar günde 50 dakika sıcak su akıyormuş…

İşin ilginci, Adalet Bakanlığı da dün yaptığı açıklamayla bu iddiaların doğru olduğunu onaylamış ve “Bir insana bir günde bu kadar su yeter” demiş…

Ancak açıklamada, 50 litre suyun iki dakikada akıp gittiğine değinilmemiş!

***

Olay, “su” olayı değil aslında, “su”sturma olayı!

Tutukladılar, “su”san olmadı.

Tek kişilik hücrelere tıktılar “su”san olmadı.

Mahkemelerde konuşma sürelerini kısıtladılar, “su”san olmadı.

Avukatlarıyla aralarına jandarma koyup, en temel hakları olan savunma hakkını kısıtladılar; “su”san olmadı.

Savunmalarında yargılamayı eleştirdikleri için duruşmalardan menettiler, “su”san olmadı.

İşte bu yüzden…

Polisle, askerle, gardiyanla, cezaevi müdürüyle, hâkimle, savcıyla, sahte CD‘lerle, terörist gizli tanık ifadeleriyle, tavandan sarkan mikrofonlarla, 24 saatlerini izleyen kameralarla…

Yani tehditle, baskıyla, korkuyla “su”sturamayacaklarını anladılar ve “su”suz bırakarak, umutlarını salgın hastalığa bağladılar!

Şimdi onları hasta ederek “su”sturmaya çalışıyorlar!

***

Peki; onlar “su”sar mı?

İşte orası zor!

Onlar ki çay deminde bitki yetiştirdiler, parmaklarının nasır tutmasına aldırmadan yüzlerce sayfalık kitaplar yazdılar, pet şişelerden spor aleti icat ettiler, semaverin buharında yemek yaptılar, kantin bisküvilerinden eşleri için yıldönümü pastası hazırladılar, kanalizasyon borularını cep telefonu gibi kullanarak yan koğuştakilerle haberleştiler…

Eminim ki şimdi de demir parmaklıkların “su”yunu çıkarıp çamaşırlarını yıkarlar da…

Yine de “su”smazlar!

Onları “su”sturacak tek şey, “su”suzluk değil; kitlelerin “su”skunluğudur!

Bu yüzden 18 Şubat tarihini şimdiden işaretleyin takvimlerinizde…

Çünkü “su”smayan ve “su”sturulmayan o muhaliflere, “suskun kalmadığımızı” göstermek için, tıpkı 13 Aralık‘taki gibi Silivri‘de olacağız 18 Şubat‘ta…

***

Su vermemişler ne gam…

Yeter ki “su”skunluk olmasın!

*****

İLACA HACİZ!

Sosyal Güvenlik Kurumu‘nun talimatı üzerine katılım payı borcu bulunan sigortalılar, eczanelerden ilaç alamayacak.

Diyelim ki çocuğunuz hasta; devlet hastanesine götürüp muayene ettiriyorsunuz. Sonra da eczaneden ilaç almak istiyorsunuz. Ancak sistemden, örneğin 20 lira borcunuz olduğu görülüyor ve o anda yanınızda para yok…

İlaçları alıp çocuğunuza götüremiyorsunuz! Diğer bir deyişle devlet, kendisine olan borcunuzu, çocuğunuzun ilacına haciz koyarak tahsil ediyor!

Soruyorum:

Bu uygulama, Anayasa‘daki “sosyal devlet” ilkesine aykırı değil mi?

İnsanlığa aykırı değil mi?

*****

GÜNÜN SORUSU

Başbakan, durup dururken göreve gönderecek asker kalmadığından yakındı… Sorum size:

Siz de benim gibi “genel af için ön hazırlık” yapıldığı gibi bir hisse kapıldınız mı?

*****

‘Misak-ı Milli’nin 93’üncü yılı!

Dün Misak-Milli’nin 93‘üncü yıldömüydü. Çok basit bir soru:

On binlerce kez duyduğunuz Misak-ı Milli nedir?

Aklınıza ilk gelen tanımı bir kenara yazın ve okumaya devam edin:

***

28 Ocak 1920‘de, Osmanlı Meclis-i Mebusanı‘nda kabul edilmişti Misak-ı Milli…

Türkiye işgal altındaydı. İşgal orduları, yurdun dört bir yanında at koşturuyordu.

Atatürk Samsun‘a çıkmış, Sivas Kongresi‘ni toplamıştı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi henüz oluşturulmamıştı.

Sivas Kongresi‘nin talepleri doğrultusunda Osmanlı Hükümeti, 1919‘un kasım ayında seçimlere gitti. Seçimleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti‘nin gösterdiği adaylar kazandı.

Seçilen mebuslar ikişer üçer kişilik gruplar hâlinde Ankara‘ya giderek Mustafa Kemal‘le görüştü.

Bu görüşmelerin sonucunda hazırlanan metin, Trabzon Mebusu Hüsrev Sami Bey aracılığıyla İstanbul’a götürüldü.

İşte bu metin, Osmanlı Meclis-i Mebusanı tarafından 28 Ocak 1920‘de kabul edilen Misak-ı Milli‘ydi.

Birinci Dünya Savaşı‘nı sona erdirecek olan barış antlaşmasında, Türkiye‘nin sınırları altı maddede yeniden tanımlanıyordu.

***

Şimdi… “Misak-ı Milli nedir?” sorusunun karşılığı olarak ne yanıt vermiştiniz?

Ben söyleyeyim:

En az yüzde 90‘ınız “ulusal sınırlar” demiştiniz değil mi?

Yanlış!

Evet, “Misak-ı Milli”, ulusal sınırlarımızı belirliyor ama “ulusal sınır” anlamına değil; “ulusal yemin” anlamına geliyor.

Topraklarımızı korumak için edilen, ulusal yemin!

***

Sorum çok basit:

Doksan üç yıl önce edilen o yemini, bugünkü Meclis‘te kaç milletvekili edebilir?

 
29 Ocak 2013 Salı 08:04 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1784 - Erzincan'da meydana gelen depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
1821 - Mora İsyanı sırasında Monevasia şehrini ele geçiren Yunanlılar 3.000 Türk'ü katlettiler.
1829 - William Austin Burt, daktilonun ilk hali olan tipografı buldu.
1888 - Enternasyonal marşı, ilk kez Fransa'nın Lille kentinde işçiler tarafından söylendi.
1894 - Japon güçleriSeul kraliyet sarayını işgal etti ve Kore kralını tahttan indirdi.
1903 - Ford şirketi, ürettiği ilk arabanın satışını yaptı.
1908 - II. Meşrutiyet'in ilanı.
1911 - İstanbul'da, Aksaray Yeşiltulumba'da çıkan büyük yangında yaklaşık 300 ev hasar gördü.
1919 - Erzurum Kongresi yapıldı.
1919 - Mimar Muzaffer Bey'in eseri olan Hürriyeti Ebediye tepesi açıldı.
1929 - İtalya'da faşist hükümet, yabancı sözcüklerin kullanımını yasakladı.
1932 - Alman mimar Hermann Jansen'in hazırladığı Ankara Planı onaylandı.
1939 - Hatay anavatana katıldı.
1951 - Paris Antlaşması (1951) yürürlüğe girdi.
1952 - Mısır'da Cemal Abdül Nasır liderliğindeki Hür Subaylar Hareketi Kral Faruk'u devirdi ve monarşiye son verdi.
1960 - Türk Edebiyatçılar Birliği olağanüstü [toplantı] yaptı. Toplantıda Peyami Safa, Samet Ağaoğlu ve Faruk Nafız Çamlıbel, 27 Mayıstan önce baskı rejimi taraftarı oldukları gerekçesiyle birlikten çıkarıldılar.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.
1963 - Fransa nükleer denemeleri sınırlandırmak üzere Moskova'da yapılan "Deneme Yasaklama Antlaşması"na katılmayı reddeder.
1967 - Detroit, Michigan'da ABD tarihinin en kanlı ayaklanmalarından biri başladı. Olaylar sona erdiğinde, geride 43 ölü, 342 yaralı ve yaklaşık 1400 yanmış bina kaldı.
1974 - Kıbrıs'ta üç günlük harekatta 57 şehit, 184 yaralı ve 242 kayıp verildi.
1976 - Sismik-1 araştırma gemisi (Hora), İstinye Tersanesi'nden törenle Ege'ye açıldı.
1983 - Sri Lanka'daki Budist çoğunluk, yaklaşık 3.000 Tamili katletti. 400.000 civarında Tamil komşu ülkelere kaçtı. Olay Sri Lanka tarihine Kara Temmuz olarak geçti.
1986 - Prens Andrew ile Sarah Ferguson evlendiler.
1995 - Hale-Bopp kuyrukluyıldızının keşfi.
1996 - Aydın İdare Mahkemesi, Gökova, Yeniköy ve Yatağan termik santrallerinin çevreye zarar verdiği gerekçesiyle faaliyetlerinin durdurulması istemini kabul etti.
2000 - Yasemin Dalkılıç, sualtı sporları limitsiz dalışta 120, limitli değişken ağırlıkla serbest dalışta ise 100 metre ile iki dünya rekoru kırdı.
2005 - Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinin üç ayrı noktasında patlayan bombalar 88 kişinin ölümüne yol açtı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:52
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:45
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık