3 partinin ittifakıyla tezkere kabul edildi

Ana Sayfa » Dünya » Mülteci krizine ilişkin kritik açıklamalar

Mülteci krizine ilişkin kritik açıklamalar

Almanya Başbakanı Angela Merkel, devlet radyosu MDR'ye Türkiye'nin göçmen krizindeki rolüne ilişkin kritik açıklamalarda bulundu.

 
10 Mart 2016 Perşembe 10:54 
Yorum YapYazdır
 
 
Mülteci krizine ilişkin kritik açıklamalar

Merkel, "Kişisel olarak, Avusturya'nın tek taraflı kararı ve bunu müteakip Balkan ülkeleri tarafından verilen kararların, açıkça bize daha az mülteci getireceğini düşünüyorum, fakat bu, Yunanistan'ı daha güç bir duruma düşürecek" dedi.

Tek taraflı kararlarla mülteci krizinin çözülemeyeceğini vurgulayan Merkel, "Türkiye ile anlaşmayı başaramazsak, Yunanistan bu yükü (göçmenler) daha fazla kaldıramaz" diye konuştu.

 

TÜRKİYE BİRÇOK AB ÜLKESİNDEN DAHA AVRUPALI

Öte yandan, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in mülteci krizinde tek sorumlu olarak atadığı Başbakanlık Bakanı Peter Altmaier, AB-Türkiye zirvesinde varılan mutabakatı savundu.

DHA'nın haberine göre; zirveden çıkan önerileri “sığınmacı krizinde dönüm noktası” olarak nitelendiren Altmaier, Türkiye’nin sığınmacı krizindeki tutumunun birçok AB ülkesinden daha Avrupalı olduğunu söyledi.

Die Welt gazetesine konuşan Peter Altmaier, insan hakları eksikliklerine rağmen Türkiye’nin önemli bir ortak olduğunu vurguladı.

Altmaier’in Welt'in sorularına verdiği cevaplar şöyle:

Türkiye ile yapılan pazarlık ne kadar iyi? CSU homurdanıyor, SPD memnun, CDU ise ılımlı. Siz nasılsınız?

Zirve bir dönüm noktasıydı. İlk kez bizim insani taleplerimizden vazgeçmeden mülteci krizini çözmek için gerçek bir şans oluştu. Kasım ayından itibaren Türkiye’den Yunanistan’a gelen sığınmacıların sayısında düzenli olarak azalma yaşandı. Ekim ayında günde 7 bin sığınmacı gelirken, Şubat’ta bu sayı 2 bine geriledi. Mart’ta ise bu sayı bin 400 civarında. Bu gerileme sadece kış şartları nedeniyle yaşanmadı. Son aylarda yapılanlar meyvesini vermeye başladı.

Türkiye, Yunanistan’a gelen bütün sığınmacıları geri alacak. Geri aldığı her Suriyeli karşılığında bir Suriyeli legal yollardan AB’ye girecek. Burada kazanç ne?

Böyle bir öneri Türkiye tarafından ilk kez gündeme getirildi ve bir anlamı var: Bir sığınmacı insan kaçakçılarına para ödediği zaman bilecek ki birkaç gün sonra tekrar Türkiye’de gönderilecek ve parasından olacak. Bu, insan tacirlerinin elindeki kozları tamamen alacak. Biz bu durumun uygulanması halinde illegal sığınmacı göçünün hızlı ve kalıcı şekilde durdurulacağını düşünüyoruz.

AB zirveye fikir ayrılıkları ile gitti ve görüşmelerin sonucu konusunda da birlik yok.

Sığınmacı sorununu AB içerisinde insanları oradan oraya göndererek, sıcak patatesin komşunun elini yakmasını beklemeyle çözemeyiz. Kalıcı bir çözüm ancak AB’ye daha az sığınmacı gelmesiyle sağlanabilir. Bu durumda AB içerisinde dayanışma sağlamak daha kolay olacaktır. Ve bu da ancak Türkiye ile işbirliği yapılarak sağlanabilir. Sınırlı sayıdaki sığınmacıların legal yollardan AB’ye alınması önemli, çünkü kimse Türkiye’de sığınmacıların yükünü tek başına taşımasını bekleyemez.

Türkiye’ye karşı kendimizi ne kadar bağımlı hale getiriyoruz? Ve şu anda ne kadar bağımlıyız?

Bu işbirliğinin özelliği tüm tarafların yararına yönler içermesi. Hem Almanya’nın milli çıkarları, hem de Türkiye’nin çıkarı söz konusu. Bu tarafların sorumluluklarını yerine getirmesinin garantisi. Bana sorduğunuz bu soru Türkiye kamuoyunda da soruluyor. Orada AB’nin Türkiye’ye sadece sığınmacı sorunu çözülene kadar değer vereceği endişesi dillendiriliyor.

Bu çok yanlış mı? Basın özgürlüğü açısından bakıldığında Türk hükümeti işbirliği için pek de yeterli argüman ortaya koymuyor.

Bizim Ortadoğu'daki durumu istikrara kavuşturmak için, karşılıklı büyük bir jeostratejik hedefimiz var. Türkiye ile 19'uncu yüzyıla kadar giden ve NATO üyeliğinde de ifadesini bulan geleneksel jeostratejik işbirliğimiz bulunuyor. Türkiye’de 6 bin Alman firması başarıyla faaliyet gösteriyor, milyonlarca Türk’ün Almanya’da akrabaları var ya da kendileri burada yaşıyor. Ancak bu, temel değerlerdeki sorunların dikkate alınmayacağı anlamına gelmez.

Muhalefete baskı var, özgür medya engelleniyor. Bildiğimiz kadarıyla, böyle bir ülke Avrupa'nın bir parçası olabilir gibi görünmüyor...

Ben bazı şeyleri güzel göstermeye çalışmıyorum. Ancak, Türkiye Suriye’de iç savaşın başlamasından ve IŞİD’in yayılmaya başlamasından bu tarafa 3 milyon sığınmacıya kapılarını açtı. Türkiye sığınmacılar konusunda birçok AB ülkesinden daha Avrupalı bir tutum sergiledi. Her şeye rağmen, demokratik ve hukuk devleti bağlamında bölge ülkelerine göre daha ileride. Bu nedenle somut bir işbirliği girişimini doğru buluyoruz.

 

Kaynak:Hürriyet

 
10 Mart 2016 Perşembe 10:54 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:49
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık