3 partinin ittifakıyla tezkere kabul edildi

Ana Sayfa » Siyaset » Muharrem İnce'den önemli bir konuşma daha VİDEO

Muharrem İnce'den önemli bir konuşma daha VİDEO

CHP Grupbaşkanvekili ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Meclis’te gündeme dair çarpıcı bir konuşma yaptı.

 
3 Ocak 2014 Cuma 08:10 
Yorum YapYazdır
 
 
Muharrem İnce'den önemli bir konuşma daha VİDEO

Hatay’da yakalanan mühimmat dolu tırdan söz eden İnce,  “Savcıya ihbar gidiyor, arama kararı çıkıyor; jandarma arama kararını yerine getirmiyor. Yani burası hukuk devleti mi dağ başı mı? Nasıl bu karar yerine gelmiyor?” dedi.

Yolsuzluk operasyonu sonrasında AKP’nin polis ve yargıda yaptığı tasfiyelerden de söz eden İnce, “Emniyet müdürünü değiştirebilirsiniz, daire başkanlarını değiştirebilirsiniz, duyuyoruz HSYK'yı değiştireceksiniz, yine duyuyoruz Danıştayı değiştireceksiniz. Peki, Danıştayı, HSYK'yı değiştirdiğiniz zaman 2010'da referandum öncesinde söylediklerinizden utanmayacak mısınız hiç? Yani biz sizi uyardığımızda onlar sizin aklınıza gelmeyecek mi? Bundan hiç utanmayacak mısınız? Öz hakiki Danıştay, öz hakiki HSYK da yapsanız çözüm değildir. Çözüm yargı bağımsızlığıdır, çözüm evrensel hukukun uygulanmasıdır, çözüm HSYK'nın özgürleşmesidir. Orada bakan ve müsteşar durduğu sürece hiçbir zaman çözüm olmayacaktır” şeklinde konuştu.

İşte İnce’nin o konuşmasının videosu ve Meclis tutanağı:

 

İŞTE VİDEOSU.. TIKLAYINIZ


 

"İÇ SAVAŞ OLMUŞ BİR ÜLKEYE SPOR SİLAHI NASIL GÖNDERİLİR"

 

"Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Dün akşamdan beri medya -sosyal medya- Hatay'da silah ve mühimmat dolu bir tırı konuşuyor. Herkes konuşuyor bunu, Türkiye konuşuyor ama Hükûmet konuşmuyor ne yazık ki bu konuda. Savcıya ihbar gidiyor, arama kararı çıkıyor; jandarma arama kararını yerine getirmiyor. Yani burası hukuk devleti mi dağ başı mı? Nasıl bu karar yerine gelmiyor?

Geçtiğimiz yıllarda Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afyon'dan Kırıkkale'ye bir silah sevkiyatı vardı; normal, rutin, sıradan bir işti. Yolda durduruldu araçlar. Polis verilen evraklara, gösterilen evraklara itibar etmedi, canlı yayınlarla bunlar gösterildi. Acaba, diyorum, o zamanlar, hani sözünü ettiğiniz Türk Silahlı Kuvvetlerine kumpasın bir parçası mıydı bunlar? Dün akşamdan beri, memleket yıkılmış, Hükûmet gelip burada Türkiye Büyük Millet Meclisine en ufak bir bilgi vermiyor. O tırı yerinden oynatmamanız lazım, o tırın orada durması lazım. Savcı, hâkim, gazeteci, muhalefet, milletvekili, kim varsa onu orada görmesi lazım değerli arkadaşlarım. Türkiye'nin başını belaya sokuyorsunuz. Sadece Hükûmetinizin değil, Türkiye'nin başını belaya sokuyorsunuz. 2013 yılının Haziran ayından bu yana 47 ton silah göndermişsiniz Suriye'ye. Bunu biz söylemiyoruz, bunu TÜİK söylüyor. "Nedir bu silahlar?" diye sorduğumuzda "Bunlar spor silahları." diyorsunuz. Yani, iç savaş olmuş bir ülkeye spor silahı nasıl gönderilir, doğrusu bunu merak etmek lazım. O tırlar aranmadıysa eğer, o tırlar aratılmadıysa eğer Suriye'de ölen çocukların kanında o tırları aratmayanların eli var demektir. Hatay'da tır aranmıyor, İstanbul'da savcının gözaltı kararı verdiği kişiler için karalar uygulanmıyor, Başbakanın oğlu ifade vermeye gitmiyor, Türkiye ileri demokrasiyle yönetiliyor! Siz Genelkurmay Başkanı için şöyle dediniz: "Gelecek Genelkurmay Başkanı da olsa hesap verecek." Gazeteciler için "Gazetecilerin dokunulmazlığı mı var?" dediniz. "Eski başbakanlar, bakanlar hesap verecek." dediniz. Yani, demokraside sadece seçime inanmış olsaydınız, 2002'de Hükûmet olduğunuzda eski başbakanları, eski bakanları Yüce Divana göndermezdiniz. Yani, seçimde onları yendiniz, geldiniz Hükûmet oldunuz ama aklanmış kabul etmediniz, onları gittiniz bir de Yüce Divana gönderdiniz.

"UTANMAYACAK MISINIZ"

Sayın milletvekilleri, savcıyı değiştirebilirsiniz, emniyet müdürünü değiştirebilirsiniz, daire başkanlarını değiştirebilirsiniz, duyuyoruz HSYK'yı değiştireceksiniz, yine duyuyoruz Danıştayı değiştireceksiniz. Peki, Danıştayı, HSYK'yı değiştirdiğiniz zaman 2010'da referandum öncesinde söylediklerinizden utanmayacak mısınız hiç? (CHP sıralarından alkışlar) Yani biz sizi uyardığımızda onlar sizin aklınıza gelmeyecek mi? Bundan hiç utanmayacak mısınız? Öz hakiki Danıştay, öz hakiki HSYK da yapsanız çözüm değildir. Çözüm yargı bağımsızlığıdır, çözüm evrensel hukukun uygulanmasıdır, çözüm HSYK'nın özgürleşmesidir. Orada bakan ve müsteşar durduğu sürece hiçbir zaman çözüm olmayacaktır.

Türkiye, iki haftadır yolsuzluğu konuşuyor. Hesap vermiyorsunuz, tam tersine bir de hesap soruyorsunuz. Yani yüzsüzlüğün boyutu, yolsuzluğun boyutunu aşmıştır. Onun için hesap vermesi gerekenler, hesap sorar hâle geldi.

"Türkiye ekonomisi zarar ediyor." diyor, sözlere bakın. İçişleri memuru, pardon az önce İçişleri Bakanı oldu: "104 milyar dolar." diyor, Başbakan: "120 milyar dolar." diyor, ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı: "49 milyar dolar." diyor. Hangisi doğru; 120 mi doğru, 104 mü doğru, 49 mu doğru?

Yine yolsuzluk miktarı da 87 milyar euro. Yani bir konuştuklarınıza bakın, bir de yolsuzluk miktarına bakın.

Hani ekonomide istikrar vardı? Hani büyük ülkeydik; hani dünyanın 16'ncı büyük, 17'nci büyük ekonomisiydik? Yani iki dakikada bir büyük ekonomiyi, bir savcı mı bu hâle getirdi? Sayenizde Türkiye'de artık ayakkabı kutuları bile dört saat gözaltına alınabiliyor.

"FİŞLEME TARİHE KARIŞTI DEDİNİZ MEĞER BİRBİRİNİZİ FİŞLEMİŞSİNİZ"

Bugün, telefon dinlemelerinden şikâyet ediyorsunuz. Yakında Başbakanı kimlerin dinlediğini Başbakan açıklayacakmış. E, siz, hukuksuz dinlenmelerden yıllarca yararlanmadınız mı? Başkalarına karşı bu kozu kullanırken iyi de size karşı olunca mı kötü oldu? "Fişleme tarihe karışacak." dediniz. Meğer siz birbirinizi fişlemişsiniz, kendi aranızda bile fişleme yapmışsınız. Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü gelecekti; e, gördük, MİT Müsteşarına dokunmamak için alelacele kanun çıkardınız, Başbakanın oğlunun ifade vermemesi için geldiniz, savcı değiştirdiğiniz.

Bakın, değerli arkadaşlarım, herkes haksız, savcı haksız, emniyet müdürü haksız, daire başkanı haksız, polis haksız, muhalefet haksız, medya haksız, bir tek siz haklısınız. Şikâyetlerinize bakın ya. "Devlette çete var." diyorsun, "Altı ay boyunca bir il dinlenmiş." diyorsun, "Devlet içinde devlet." diyorsun, "Orduya kumpas kurdular." diyorsun, "Savcı iş takibi yapıyor." diyorsun, "Dış mihraklar yaptı, komplo." diyorsun. Sen necisin?"Sen necisin?" diye sorarlar adama. Sen Hükûmet değil misin on bir senedir? Bu ülkeyi sen yönetmiyor musun? Bunları biz söyleyebiliriz, siz hangi hakla bunları söylüyorsunuz? Karar veriyor Başbakan, karara bakın."Genel müdür saf, belediye başkanına iftira atılıyor, rüşvet veren hayırsever, savcı iş takipçisi, operasyon komplo." Allah Allah, rüşvet verinin değil, alanın değil, ayakkabı kutusunu gösterenin evini basıyorsun.

Değerli arkadaşlar, "Doların yükselmesi kimin işine yaradı?" diyor az önce. Yemini de yanlış etti gerçi, Başkanı uyardım ama duymazlığa geldi, yemin aslına uygun edilmedi burada. Sayın Kamer Genç de ona itiraz etti. Sayın Başkan da bal gibi onu bilmesine rağmen gürültüye getirdi.

BAŞKAN - Sayın İnce, tutanakları getirteceğim, göndereceğim size.

MUHARREM İNCE (Devamla) - Tutanakları istedim ben.

BAŞKAN - Göndereceğim size, tamam.

MUHARREM İNCE (Devamla) - Yemini yazmıyorlarmış, bence ses kaydına bakın Sayın Başkan, ses kaydına bakarsanız görürsünüz. Yukarıdaki tribünlerden gelen alkışı da, bir tiyatro çadırına benzeyen görüntüyü de bir zahmet kafanızı yere eğmeden karşı tribünlere baksaydınız Meclis tarihinde ilk kez böyle bir yemin töreni olduğunu görürdünüz. Sizi uyarmamıza rağmen görevinizi yerine getirmediniz.

"OBAMA'NIN SESİNİ ÖZLEDİM"

Hükûmetin Türkiye'de istediği Sayıştay denetlemesin, emniyet soruşturmasın, yargı kovuşturmasın, ayakkabı kutularındaki dolarlara kimse karışmasın. Çıkalım yandaş medyaya, millete bunları anlatalım,"Komplo var, dış mihraklar yaptı bunu." diyelim. Ne komplosu? İsrail'le gizli anlaşmaları yapan sizsiniz. "Amerika'ya stratejik ortak oldum.""Bush'un gözlerinden terörle mücadele konusunda kararlılığı anladım." "Obama'nın sesini özledim." "Parmakla çağrılması bir samimiyet işaretidir." diyen sizlersiniz, bunları yapan sizlersiniz, ne diye size komplo kursunlar? Ne istediler de vermediniz ki onlar size komplo kursunlar? "İran" dediniz o da elinizin altından kaydı, sizi yalnızlığa bıraktı. Beceriksizliğiniz, basiretsizliğiniz Türkiye'nin başını belaya sokmuştur.

Bakın, 21/4/2009 günü, Sayın Başbakanın bir paragrafını okuyorum: "Eğer bugün hâkimlerimiz, savcılarımız hiçbir baskı ve tehdide boyun eğmeden görevlerini yapabiliyorlarsa güven verici bir gelişmedir. Bundan kim, neden rahatsız olabilir; bunu kim, neden engellemeye çalışabilir? Ortada son derece ağır, son derece vahim iddialar var, Anayasa'mıza, yasalarımıza göre suç teşkil eden ithamlar var. Bırakalım yargı işlesin, bırakalım hukuk işlesin, bırakalım ak ile kara ortaya çıksın. Süreci bulandırarak, savcıları tehdit ederek hiç kimse bir yere varamaz."

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Kim demiş?

MUHARREM İNCE (Devamla) - Başbakan demiş bunları, Sayın Recep Tayyip Erdoğan.

Başbakanın bu sözlerini kendisine hatırlatıyorum, bırak hukuk işlesin, bırak yargı işlesin; savcıyı, hâkimi, mahkemeyi tehdit etme diyorum, sizlere saygılar sunuyorum."


 
3 Ocak 2014 Cuma 08:10 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:22
  • Güneş06:03
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:48
  • Akşam18:24
  • Yatsı19:53
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık