Başbakan, yeni ekonomik kararları açıkladı

Ana Sayfa » Siyaset » MUHARREM İNCE'DEN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

MUHARREM İNCE'DEN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

CHP yönetimini sert bir dille eleştiren Genel Başkan adayı İnce, “İnsanlar artık bize güvenmiyor” dedi ve ekledi: Recep Tayyip Erdoğan kafası CHP’de asla iş yapmaz. Partide değişim şart ama başkalaşma değil

 
17 Kasım 2015 Salı 07:42 
Yorum YapYazdır
 
 
MUHARREM İNCE'DEN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
CHP’li Muharrem İnce 7 Haziran sonrası yaşananları SÖZCܒye değerlendirdi

 

CHP Genel Başkanlığı’na aday olduğu 5 Eylül 2014 kurultayında Kılıçdaroğlu karşısında 415 oy alan Yalova Milletvekili Muharrem İnce, şimdi yeniden aday. Hem iddialı, hem temkinli… İddiası; CHP’de beklenen değişimi gerçekleştirerek, partiyi iktidara taşımak. Temkinli olduğu konu ise; Türkiye’nin geçmekte olduğu bu hassas ve sıkıntılı süreçte, kurultaydaki başkanlık yarışının partiye zarar vermemesi. Aslında sonuç ne olursa olsun Muharrem İnce muhalefetin sivri dilli ismi olmayı sürdürecek…

“DALGA GEÇTİLER”

- 1 Kasım’da sandıktan çıkan sonuç AKP’de bile sürpriz olarak yorumlandı. Seçmenin bu yöndeki iradesini siz nasıl değerlendirdiniz?
7 Haziran’dan sonra Cumhuriyetçilere, AKP’ye muhalif olanlara bir umut ışığı doğdu. “AKP tek başına iktidarı yakalayamadı, Meclis Başkanlığı seçimleri var ve muhalefetin sayısı da bunu seçmeye yetiyor” dediler. Yasamanın başındaki üç erkten biri olan Meclis Başkanı’nı muhalefetin seçmesi için insanlar çok beklediler. Bu olmadı. Sonra RTÜK seçiminde de aynı şey oldu. HDP kendisini PKK’dan soyutlayamadı. PKK’ya yönelik bir kınama yapamadı ve Türkiye’de ilk defa kontrollü bir terör oldu! İşte bu ortamda MHP her şeye “Hayır” diyen bir parti, HDP kendini PKK’dan sıyıramayan bir parti, CHP de AKP ile koalisyona hazır bir parti görünümü verdi. Oysa bizim 7 Haziran öncesindeki sloganımız; “Oy verin gitsinler”di. 8 Haziran sabahı ne oldu da birdenbire biz bunlarla ortaklık kurmaya çalıştık? 35 gün süren görüşmeler oldu. Sonunda Ömer Çelik dalga geçer gibi; “Biz istikşafi yaptık” dedi. Resmen kafa yaptılar! Bu ortam insanların zihninde şöyle gelişti; “AKP’siz hiçbir seçenek yok” dediler ve ortaya bu sonuç çıktı.

CHP’li İnce muhabirimiz Nil Soysal’ın sorularını cevapladı.

“KIYAMETİ KOPARMALIYDIK!”

- MHP “Hayırcı”, CHP ise “uzlaşmacı” olduğu için mi kaybetti?
Beni ilgilendirmiyor MHP’nin tavrı. Ya da HDP’nin tavrı. Beni CHP’nin tavrı ilgilendiriyor. Biz o 35 günü hiç konuşmadık. “Aman partimiz yara almasın”, “Aman görüşmecilerin eli güçlü olsun” diye sustuk. Bize o 35 günün sonunda koalisyon önermediler ki. Seçim hükümeti önerdiler. Eğer o koalisyon görüşmeleri olmasaydı, biz zaten kurultayı konuşacaktık. Kurultayı konuşmayalım diye koalisyon görüşmelerini bilerek uzattılar! Diğer konu; Cumhurbaşkanı bizim genel başkanımıza hükümeti kurma görevini vermedi. Kıyameti koparmalıydık! Gök kubbeyi başlarına yıkmalıydık! Bu konuda da partimizin yöneticilerinden hiçbir tepki gelmedi.
- Ve şimdi 5 Eylül 2014’teki kurultaydan sonra siz yeniden CHP genel başkanlığına adaysınız…
Burada bir düzeltme yapayım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultaylarında genel başkanlığa aday olunmaz. Aday gösterilir. Yeterli sayıdaki kurultay delegesinin imzasıyla olur bu. Bana; “Bu imzayı sen bulabilir misin” diye sorarsanız, bulurum. Gördüğüm o. Ama buna karşılık, ‘600 küsur imzayı toplasanız da ben olağanüstü kurultayı toplamam’ ne demektir, esas buna bakmak lazım. Partinin tüzüğü ne diyor; yarı artı bir imza toplanırsa, olağanüstü kurultayı toplamaya mecbursun. Recep Tayyip Erdoğan kafası CHP’de iş yapmaz.
- Ancak 5 Eylül 2014’teki kurultayın öne çekilmesini eleştiren ve “sıkıştırılmış kurultay” diyen sizdiniz. İşler değişti mi? 
Hemen açıklayayım; birincisi hukuksuzluklar sürdüğü için istiyorum. Örneğin; seçime 15 gün kala bir ilde kurultay delegelerini değiştirmek için il kongresi yapıyorlar. Delegeler bizden mi, değil mi emin değiller ve bunu anlamak için kongre kararı alıyorlar. Soruyorum ben şimdi size; seçime 15 gün kala bir partinin derdi il kongresi yapmak mı olmalıdır, yoksa seçimde bir oy fazla almak mı olmalıdır? İkincisi; bir ilimizdeki kurultay delegesine; “Bana imza vermeni istiyorum” dedim. “Benden imza isteme!” dedi. “Neden” dedim. “Belediye başkanı beni işten atar” dedi. İşte ben bu yapıdan, bu korku imparatorluğundan bıktım. İnsanların ekmeğiyle oynayan bir CHP olamaz. Pek çok ilde masa başında oturup delege yazıyorlar şu anda. Bu ne demek; “Ben delegeleri seçeyim, delegeler beni seçsin. Yüzde 25 ile mutlu mesut yaşayalım!” Ben bu ayak oyunlarının olduğu yapıyı benimsemiyorum. Onun için sıkıştırıyorum. Bu korku düzenini yıkmak için kurultay istiyorum. Yoksa adil bir süreç olsa hiç itirazım olmaz.

Kendisini CHP’nin yeni yüzü olarak gördüğünü söyleyen Muharrem İnce, “İddiaları olan, risk alabilen biriyim” dedi.

“CHP’DE %25’LİK OY TUZAĞI”

- Bir önceki kurultayda iddianız; “Sokak Muharrem İnce diyor” şeklindeydi. Peki bugünkü iddianız nedir?
Türkiye’nin istediğiniz vilayetine, köşe başlarına sandık koyun, vatandaşlar oy kullansa ben açık ara alırım. O nedenle kurultay delegelerimizin de vicdanlarıyla hareket etmelerini istiyorum. Dünyanın her yerinde yenilikler değiştirmiştir partilerin ve ülkelerin geleceğini. Bakın; ekonomilerde bir 10 bin dolar tuzağı vardır. Türkiye 10 bin dolar tuzağına takılmış bir ülkedir. Böyle devam ederse bu daha da aşağı düşecektir. CHP de orta oy tuzağına yakalanmıştır. Yüzde 25’lik oy tuzağıdır bu da. Bunu yenmenin yolu yeni kadrolar, yeni söylemlerdir. Yenilikten bahsederken değişmeyi kastediyorum, başkalaşmayı değil. Çünkü başkalaşmak başka bir şeydir, gelişmek değişmek başka bir şeydir.
- Peki sizin genel başkanlığındaki bir CHP’de ilk ne değişir?
Örneğin toplumsal muhalefeti örgütleyebiliriz. Türkiye’de bir büyük uzlaşmayı sağlayabiliriz. Risk alabiliriz. Olağanüstü koşulları daha doğru yönetebiliriz. Bölgemizde barışın güvencesi olabiliriz. Çoğunluk değil, çoğulculuğu esas alabiliriz. Ben diyorum ki; büyük isimlere ihtiyacımız yok, büyük davaya inanmış, yürekli insanlara ihtiyacımız var. Biz inandırıcı olamadık. İnsanlar bize güvenmiyor. Çünkü CHP’li bir sözcüye bakan vatandaş; “Bu HDP”li diyor. Bir başka sözcüye bakıyor, “Bu MHP’li” diyor. Yine bir başkasına bakıyor; “Bu İşçi Partili” diyor. CHP’ye bakan herkes başka bir şey görüyor. Bu da algı karışıklığı yaratıyor. Ortada başarısızlık var.
- CHP’de dışarıdan gelenler olmayacak mı yani?
Tabii ki olmalı. Ama katkı vermek için gelmeli. CHP’yi kendine benzetmek için değil. Bugün CHP’ye gelen herkes, gelir gelmez altı oku eleştirmeye başlıyor. Diyoruz ki; bu herkesin CHP’si olsun. Ama bu herkesin CHP’si değil, her şeyin CHP’si. Ortaya karışık bir CHP bu. Böyle bir CHP olmaz, güven vermez.

Lütufla değil başarımla vekil oldum

- Parti içi demokrasiden yana bir sorun var mı?
Ben başka bir partide olsaydım, bu muhalif tavrım nedeniyle çoktan atmışlardı beni partiden. En iyisi yine biziz. Ama bu bana Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir lütfu değil. Öyle bakanlar var; “Sen muhalefet ettin, geçen kurultayda aday oldun. Ama Kemal Bey seni yeniden aday yaptı” diyenler var. Yapmasa mıydı? Ne yapmam lazım? Önünde diz mi çökeceğim? Ben başarılı bir milletvekili değil miyim? AKP ile mücadele etmiyor muyum? Hak etmiyor muyum milletvekili olmayı? Yolsuzluklara mı bulaştım? Yeteneksiz miyim? Hırsız mıyım? Bu kimsenin lütfu değildir bana. Zaten CHP budur ve böyle olmalıdır. Yarın ben genel başkan olduğumda, bana da muhalif insanlar olduğunda onlar da bu partide yaşamalıdır, var olmalıdır. Bizim farkımız da budur.

‘Deniz Bey, kendisinden başkasını desteklemez’

- Deniz Baykal’ın sizi desteklediği doğru mu?
Aksine Deniz Bey beni desteklemiyor, bunu çok net bir şekilde söyleyebilirim. Daha doğrusu; Deniz Bey kendisinden başkasını kolay kolay desteklemez. Beni siyasete kazandırıp, milletvekili yapmış birisidir. Medya; “Muharrem İnce Baykal’ın adamı” diye yazdı, ama doğru değildi. Hatta ikili sohbetimizde bana oy vermediğini kendisi söyledi.
- Bu kurultayda sadece siz ve Kemal Kılıçdaroğlu yarışmayacak. Umut Oran ve Mustafa Balbay’dan sonra kulislerde adı geçen başka isimler de var. Yani bu defa çoklu bir kurultay mı göreceğiz?
Tecrübelerime dayanarak, yıllarca bu partide hizmet etmiş biri olarak size şunu söyleyeyim; çok adaylı bir kurultay olmaz. Çünkü imza toplayacaksınız. Delegelerin 1200’ü de imza vermez. O nedenle ben aday olan bütün arkadaşlarıma başarılar diliyorum ama CHP’de çok adaylı bir kurultay olmaz, mümkün değil.

‘Başörtüsüyle bir dertleri yok, dertleri yeşil dolar!’

- G-20 Zirvesi’ne SÖZCÜ çağrılmadı. Bunu soran yabancı basın mensubuna Başbakan’ın yanıtı “Basın özgürlüğü kırmızı çizgimizdir” oldu. Siz ne anladınız?
Muhalif olan herkesin başına gelecek bunlar. “Başörtülü bacım” diye sesleniyorlardı, “Karşı çıkarsanız, size de kelepçe takarım” dediler. Bunların başörtüsüyle filan da derdi yok, bunların derdi yeşil dolarlarla. Hürriyet’e ne yaptıklarını biliyoruz. SÖZCܒye de aynısı yapılırsa şaşırmayın. Yarın Alevi derneklerine de yaparlarsa kimse şaşırmasın. Alevi derneklerinden terör örgütü üretmeye çalışırlarsa, yine kimse şaşırmasın, bunu da bilerek söylüyorum. Bu kişinin başkan olduğu bir ortamda bunların hepsi olacaktır. O nedenle gelin bu iktidarı değiştirelim diyoruz. Bu iktidarı bu muhalefet değiştiremiyor. O zaman biz de önce muhalefeti değiştirelim, yeni muhalefet bu iktidarı değiştirsin. Çözüm budur.
- 4 sene sonra mı? 
Yeni bir muhalefet Türkiye’yi 1-1.5 senede öyle ilginç bir noktaya getirip, öyle bir sallar ki, erken seçime öyle bir zorlar ki herkes şaşırır. Ben de bunun için uğraşıyorum.

‘AKP içinde IŞİD’le gönül bağı kuran yöneticiler var’

Türkiye dışarıdan ve içeriden gelen terörle yıllarca mücadele etti. Ama ilk kez AKP döneminde terörü dışarıdan içeriye davet etti. IŞİD’in Türkiye’de kol geziyor olmasının arkasında, onlarla aralarında bir bağ kurmaları var. Nasıl bir HDP’li PKK’yı kınayamıyor, arasında bir gönül bağı kuruyorsa, AKP’nin içinde de IŞİD’le gönül bağı kuran yöneticiler var. Suriye politikası başımıza büyük işler açacak dediğimizde, “Siz Esadcı mısınız” diyorlardı. Şimdi Esad’ın arkasına geçmeye razı oldular. Emevi camisinde cuma namazı kılacaklardı, büyük ihtimalle Esad’ın arkasından cenaze namazı kılacaklar.

 
17 Kasım 2015 Salı 07:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:39
  • Güneş07:27
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1851 - Montréal'da YMCA'nin Kuzey Amerika'daki ilk şubesi açıldı.
1893 - İstanbul'da günlerce süren soğuk hava yüzünden Haliç dondu.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran bir yasa kabul edildi.
1917 - Kudüs, İngiliz ordularının işgal etmesiyle Osmanlı Devleti'nin elinden çıktı.
1923 - İstanbul'da, Ağa Han'ın Başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği mektubu yayımlayan gazeteciler tutuklandı.
1925 - Yerli kumaştan elbise giyilmesi kanunu çıktı.
1926 - Darülelhan'da (konservatuvar) Türk müziği öğretimine son verildi.
1928 - Latin harfleriyle ilk mezar taşı dikildi. Avukat Ali Kemal Bey annesi Aliye Hanım'ın mezar taşını Latin harfleriyle yazdırdı.
1938 - Başkent Ankara'nın yeni tren garı hizmete açıldı.
1941 - Çin; Japonya, Almanya ve İtalya'ya savaş ilan etti.
1945 - Fenerbahçe, Yunanistan'ın Enosis takımını 5-1 yendi.
1946 - Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi'nin ikinci aşaması "Doktorlar'ın Duruşmaları" yla başladı. Bu duruşmalarda insanlar üzerinde deneyler yapan Nazi doktorlar yargılandılar.
1949 - Birleşmiş Milletler Kudüs'te yönetimi aldı.
1950 - Harry Gold, II. Dünya Savaşı sırasında atom bombasının sırlarını Sovyetler Birliği'ne verdiği için 30 yıl hapisle cezalandırıldı.
1951 - İstanbul Şişli Camii'nde Evita Peron için mevlüt okundu.
1952 - Tiyatro sanatçıları Ruhi Su, Ulvi Uraz, Aclan Sayılgan, Kemal Bekir Özmanav, Süheyl Terek tutuklandı. Sanatçıların Paris'te faaliyet gösteren İleri Jön Türkler örgütüyle ilişkileri olduğu iddia edildi.
1953 - General Electric şirketi tüm Komünist personelini işten atacağını ilan etti.
1961 - Tanzanya bağımsızlığını kazandı. Julius Nyrere cumhurbaşkanı oldu.
1962 - Tanganika kuruldu.
1963 - Zangibar Sultanlığı bağımsızlığını kazandı.
1965 - Nikolay Podgorni Sovyetler Birliği devlet başkanı oldu.
1967 - Ankara'da üniversite öğrencileri NATO'ya karşı direniş mitingi düzenledi.
1979 - 2 gün önce silahlı saldırı sonucu ölen Prof.Dr. Cavit Orhan Tütengil'in cenazesine katılmak isteyenlerle güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı: 1 işçi öldü, 8 kişi yaralandı, 61 kişi de gözaltına alındı.
1987 - Gazze Şeridi'ndeki Cebaliye mülteci kampına İsrail askerleri saldırı düzenledi.
1992 - İngiltere Prensi Charles ve Prenses Diana ayrıldıklarını açıkladılar.
1995 - Nazım Hikmet'in "Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam" heykeli, Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın da katıldığı törenle Ankara Atatürk Kültür Merkezi bahçesine yerleştirildi.
1999 - Düzce'nin il, Kaynaşlı ve Derince'nin ilçe yapılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete'de yayımlandı.
2002 - Endonezya hükümetiyle Aceh'teki ayrılıkçılar arasında 26 yıllık savaşı sona erdiren antlaşma imzalandı.
2002 - ABD'nin ve dünyanın ikinci büyük havacılık şirketi United Airlines konkordato başvurusunda bulundu.
2004 - Kanada Anayasa Mahkemesi, eşcinsel evliliklerin anayasaya uygun olduğu kararını verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık