İstanbul'da 2 patlama; 29 kayıp, 166 yaralı

Ana Sayfa » Kültür - Sanat » Moğolistan gezi yazısı

Moğolistan gezi yazısı

Moğolistan'da iki farklı ülke var gibi. Biri başkent Ulanbator ve çevresi, öteki uçsuz bucaksız bozkırlar, çöller, vahalar. Ve ikisindeki yaşam birbirine hiç benzemiyor. Cumhuriyet'ten Işıl Özgentürk yazdı..

 
24 Ağustos 2014 Pazar 09:27 
Yorum YapYazdır
 
 
Moğolistan gezi yazısı

 

“Ben gidiyorum” dediğimde dostlarım sordular: “Nereye?” Moğolistan’a! “Ne yapacaksın orada, ne var?” “Şimdilik sır dedim ama bir ipucu vereyim, Gobi Çölü’nde bir devenin izini süreceğim.”

Eh artık, sonsuz Gobi Çölü’nden geri döndüğüme göre, sırrımı açıklayabilirim. Bende bir yere gitme isteği çoğu zaman rastladığım bir fotoğraf, gördüğüm film, okuduğum bir hikâyeyle başlar.

Moğolistan için de öyle oldu. Bir belgesel izledim ve bir devenin peşine düştüm.

Filmin hikâyesi şöyle...

İtalya’da okuyan Moğolistanlı bir sinema öğrencisi bitirme sınavı için, Gobi Çölü’nde yaşayan göçebe Moğol deve çobanlarının hikâyesini çekmek için yola çıkar. Ekip Gobi Çölü’nde bir göçebe ailenin yanına yerleşir ve kameralar işlemeye başlar. Ve işte tam o sırada görkemli bir doğa olayı gerçekleşir, bir deve doğum yapar ama o da ne, doğan yavru devenin tüyleri kar beyazdır. Çünkü o albino bir devedir.

Anne, yavrusunu gördüğü an başını çevirir. Yavrunun tüm melemelerine kulak tıkayıp bırakın süt vermeyi yanına bile yanaştırmaz. Bu birkaç gün böyle devam eder. Ailenin güzeller güzeli gelini, anne deveyi okşayarak ikna etmeye çalışır ama nafile. Anne deve Nuh der peygamber demez. Öte yandan anne sütüne kavuşamayan yavru deve sürekli meleyip durur. Deve inadı diye boşuna dememişler.

Aile ne yapacağını şaşırır, bu arada film ekibi sürekli işbaşındadır. Yok, süt yok. Sonunda aile büyüğü yaşlı çoban çok ötelerde yaşayan bir Şaman getirmeye karar verir. Şaman türkü söyleyip anne deveyi ağlatacaktır. Ve deve ağladığı anda yavru yanına yaklaştırılacak, usulca annenin karnına doğru itilecektir. Bu durumda annenin süt vermemesi olanaksızdır. Ama ya vermezse…

Nihayet kilometrelerce uzakta yaşayan bir Şaman gelir. Ve tören başlar. Şaman çok eskilerden bir türkü tutturur. Bu öyle yanık, öyle dokunaklı bir türküdür ki anne devenin ağladığı görülür, o zaman gelin türküyü sürdürerek yavru deveyi anneye yaklaştırır, usulca onu annenin memelerine doğru iter ve anne deve hareketsiz durur ve yavru deve iştahla sütü emmeye başlar.

 

ü

İşte ben bu albino devenin izinden gitmeye karar verdim. Ve şansa bakın, kilometrelerce yol gittikten sonra, bir tepenin ardında diğer develerle birlikte keyif çatan albino bir deve gördüm. Mutlaka o deveydi.

Yarısı göçebe yaşamda Bir devenin izinden gitmek için önce Moğolistan’ın başkenti Ulanbator’a uçtum. Ne olacak canım on saatlik bir uçuş. Gobi Çölü’ndeki 4x4’lerle yapılan ve 1500 kilometreyi bulan bir çeşit çöl rallisini saymıyoruz. Moğolistan yüzölçümü olarak çok büyük bir ülke (bizim iki mislimiz) ama nüfusu üç milyona yakın.

Ve bu nüfusun bir buçuk milyonu başkent Ulanbator’da yaşıyor. Geriye kalanlar ise her birinin arası en az elli kilometre olan gerlerde (Moğol çadırı) göçebe bir yaşam sürüyor. Ve ülkede tam 38 etnik grup var.

 

Rusya'nın eyaleti gibi

l Cumhuriyetle idare edilen ülkede, tüm etnik grupların kabul ettiği bir bayrak var. Bayrağın rengi ve üstündeki semboller Moğolistan’da hâlâ kıyasıya rekabet eden Şaman ve Budist öğretinin izlerini taşıyor.

Peki yetmiş yıl Sovyetler Birliği’nin en yakın komşusu olan ve komünist partinin çok güçlü olduğu bu ülkede bayrakta neden bir komünist simge yok. Vallahi bu konuda hiçbir şey bilmiyorum. Gobi Çölü’nün ortasına her şeyi kontrol eden muhteşem bir radar yerleştiren, yetmiş yıl boyunca yaptığı yatırımlar ve eğitim politikasıyla okur yazarlığı yüzde yüze ulaştıran Sovyetler Birliği anlaşılan bayrakla pek uğraşmamış. Bir not daha, bağımsızlık kazanıldığından bu yana yani yirmi yılda ne yazık ki, okuma oranı gerilemiş ve yüzde yetmişe düşmüş.

Biraz da mevcut bağımsızlık politikasına girelim. Çünkü ülkenin başkentinde, birkaç küçük kasabasında tüm yazılar Rusça. Budist dualar ise Tibetçe. Moğol alfabesine dönmek için bir referandum yapılmış ama halk böyle kalsın demiş. Ben bir duygumu aktarmak zorundayım, kendimi Rusya’nın bir eyaletinde dolaşıyor gibi hissettim.

 

Hapishanelerini elleriyle örmüşler

 


Ulanbator yeni kurulmuş bir başkent, her yerde Moğol İmparatoru Cengiz Han’ın dev heykelleri ve hemen yanında Buda! Şaman Moğolistan’a Budizm 800 yıl önce girmiş ama kabul edilmesi 430 yıl önce. Yirminci yüzyıl başlarında komünist idarenin, feodal beylerle kıyasıya mücadelesi sırasında pek çok Budist tapınak tahrip edilmiş ve resmen hiç çalışmadan yaşayan Budist rahipler çalışmaya zorlanmış.

Şamanlar ise hep varolmuşlar. Rahiplerin tam tersi Şamanlar yol gösterici ve doğa koşullarında hayatta kalma becerisini insanlarla paylaşıyorlar. Sağlık hizmetlerinin çok uzağında yaşayan göçebe Moğollar için onlar güvendikleri sağlıkçılar. Ayrıca aralarında oluşan anlaşmazlıkları çözenler de Şamanlar…

Kentin çevresi “gerkondulardan” oluşmuş. 2000, 2011, 2012 yıllarında bozkırlarda müthiş bir kuraklık yaşanmış ve binlerce büyük ve küçük baş hayvan ölmüş. Göçebe Moğolların büyük bir kısmı her şeylerini yitirmişler. Ve Ulanbator’a büyük bir göç dalgası gelmiş. Bu yeni göç dalgasıyla gelenler önce özel mülkiyeti öğrenmişler. Bakmışlar olacak gibi değil, bizdeki gibi kentin varoşlarında, bir toprak parçasına kendi gerlerini kurmuşlar, sonra da bu gerin çevresini tel örgülerle kapatmışlar. Bir çeşit kendi hapishanelerini yapmışlar. Düşünün, çadırınız uçsuz bucaksız bir ovada, hayvanlarınız keyifle otlanıyor, gerin kadınları en güzel kımızları hazırlıyor ve sonra güneş batarken hep birlikte kımız içiliyor ve ayın doğuşu kutsanıyor. İşte öyle bir yerden birden dikenli tellerle çevrili bir hapishaneye düşüyorsunuz.

Ve inşaat sektörü burada da iş başında. Sovyetler zamanında yapılmış geniş alanların çevresi gökdelenlerle dolu. Rehberimize soruyorum, doktorların 400 dolar kazandığı bu ülkede bu gökdelenlerde kimler oturacak?

Yanıtı şu, bakır ve kömür madeninin çok bol olduğu, toprakları henüz kimyasallarla kirlenmemiş bu büyük ülkede elbette birilerinin gözü vardır. Ve şimdiden AVM’ler boy gösteriyor...

 

Ayaklandıran söz

Ulanbator’da sadece bir günümüz var. Hemen sonra 4x4’lerle Gobi Çölü’ne ve öbür Moğolistan’a doğru yola çıkacağız. Öyleyse hedef Moğolistan Ulusal Müzesi. Ulusal Müze’ye girerken kendi geçmişimize ait bilgilerle karşılaşacağım duygusu beni heyecanlandırıyor.

Çünkü Moğol tarihinin önemli bir kısmında Türkler daha doğrusu Göktürkler var. Müze bizi adım adım Moğolistan tarihinin içine sokuyor. Önce İÖ 3. yüzyılda kurulmuş Hun Devleti’yle başlıyoruz. Göçebe kabilelerin ilk kurduğu devlet Hun Devleti.

Hunlar Göktürklerin, Selçukluların, Büyük Moğol imparatorluğunun atası olarak biliniyor. 5. yüzyıldan itibaren Moğol kökenli Avarlar bu geniş coğrafyada hüküm sürmüşler. Yıl 552’ye kadar. Sonra ne olmuş?

Hikâyeye göre, 552 yıllarının başında Avarların egemenliği altında Altaylar bölgesinde yaşayan bir Türk boyunun başında bulunan Bumin, Avar karşıtı bir ayaklanmanın bastırılmasındaki çabasına karşılık Avar hükümdarının kızı ile evlenmek istemiş. Avar hükümdarından şöyle bir yanıt gelmiş: “Siz, bizim demircilik yapan adi kölelerimizsiniz, nasıl böyle bir şeye cüret ediyorsunuz?” Bumin bu sözleri çok onur kırıcı bulmuş ve ayaklanma başlatmış. Saldırı öyle güçlüymüş ki, yenilen Avar kağanı intihar etmiş. Ve Göktürk devleti kurulmuş. Elbette olay bu hikâyedeki kadar çekici değildir. Avarların yıkımına neden olan daha pek çok şey vardır. Olsun hikâye güzel.

Ve Göktürkler 200 yıl boyunca bu coğrafyada arada sırada kesintiye uğrasa da egemenliklerini sürdürmüşler. 745 yılında Uygurlar, Göktürk egemenliğine son vermişler. Ve Göktürkler aşağı doğru ilerlemeye başlamışlar ve ne güzel Anadolu’yu bulmuşlar. Ülkemin toprak zenginliğini, iklimini düşündükçe bu yenilgiye sevinmemek içimden gelmiyor. Bir an bu coğrafyada doğduğumu düşünüyorum; deniz yok, portakal yok, kiraz yok, yok oğlu yok...

Daha sonra Kırgızlar Uygarları bu coğrafyadan sürmüşler. Kitanlar da Kırgızlar ve yıl milattan sonra 1216 olmuş. Bu tarihte Cengiz Han ortaya çıkıyor. Bütün Moğolları birleştirerek Büyük Moğol İmparatorluğu’nu kuruyor. Sonrası daha karışık. Sonuçta Moğollar Rusya’nın da yardımıyla Çin ve Japon tehdidini geçiştirip ayakta kalmayı başarmış.

Çok fazla tarih anlattım. Şimdiye gelelim, 1996 yılına. O yıl ülkeyi yetmiş beş yıl aralıksız yöneten ve bu nedenle Guinness Rekorlar kitabına girdiği söylenen Devrimci Parti iktidarı kaybetmiş.

Ancak son seçimler bu ülkede geçmişi özleyenlerle, gözü kara bir değişimden yana olan liberaller arasında kıyasıya bir mücadele olduğunu gösteriyor.

Bakalım Moğolistan’da kim kazanacak? Müzenin Orhun anıtları bölümünde, üzerinde ilk Türk alfabesinin bulunduğu Orhun anıtlarının kopyaları var ve bu bölüm Türkiye Cumhuriyeti tarafından yeniden restore edilmiş, düzenlenmiş. Orhun anıtlarını daha sonra yerinde göreceğim ve sizlere anlatacağım için şimdilik hikâyemizi burada kesiyorum.

 

Teşekkür

Bu yazı dizisini hazırlarken, bilgilerinden ve gözlemlerinden fevkalade yararlandığım Moğolistan Günlüğü yazarı Yıldırım Büktel’e, Haramiler’den fotoğraf sanatçısı ve rehberimiz Teoman Cimit’e, albino deveyi gören ve resimleyen Nihat Karabiber’e, en güzel fotoğrafları çeken Gül Toparlar’a ve tüm grup arkadaşlarıma özellikle bir teşekkür borçluyum. Sağ olun. Dünyanın tüm renklerinde gene buluşalım.

YARIN: UÇAN ATLILARIN KOMUTANI CENGİZ HAN

 
24 Ağustos 2014 Pazar 09:27 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
14
9
5
0
32
2
Beşiktaş
14
9
5
0
32
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
14
7
3
4
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Gençlerbirliği
14
4
7
3
19
8
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Kasımpaşa
14
4
3
7
15
14
Alanyaspor
13
4
2
7
14
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
14
2
4
8
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:29
  • Öğlen12:26
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:38
 
Tarihte Bugün
1816 - Indiana 19.cu eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1901 - İlk masa tenisi turnuvası Birleşik Krallık'ta düzenlendi.
1927 - Doğu illerinde Birinci Genel Müfettişlik kurulmasına karar verildi; müfettişliğe İbrahim Tali Bey (Öngören) atandı.
1928 - İkinci İktisat Şûrası toplandı.
1931 - Westminster Tüzüğü 1931 ile Birleşik Krallık dominyonlarına kendini yönetme hakkı verildi.
1936 - VII. Edward tahttan çekildiğini açıkladı.
1937 - II. İtalya-Habeşistan Savaşı: İtalya Milletler Cemiyeti'nden çekildi.
1941 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini'nin açıklamasıyla Almanya ve İtalya, Amerika Birleşik Devletleri'ne savaş ilan etti.
1946 - Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) kuruldu.
1949 - Birleşmiş Milletler, Filistinli mültecilerin kendi topraklarına dönme hakkını kabul etti.
1952 - Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda ilk uygulama: Telif hakkı Yelpaze mecmuasına ait olan bir resimli romanı yayınlayan Hürriyet gazetesi aleyhine dava açıldı.
1962 - Türkiye'de Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kuruldu.
1962 - Kanada'da son kez bir mahkuma idam cezası uygulandı.
1964 - Che Guevara, New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bir konuşma yaptı. Konuşma sırasında binaya dışarıdan havanla ateş edildi, faili bulunamadı.
1971 - İstanbul Televizyonu yayınlarını haftada iki günden dört güne çıkardı.
1972 - Genişletilmiş Komuta Konseyi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Demokrat Parti'lilerin siyasi haklarının iadesine karşı olduğunu açıkladı.
1976 - Ankara Üniversitesi süresiz kapatıldı.
1976 - İstanbul'da Bebek Maksim Gazinosu yandı.
1977 - Yerel seçimler sonuçları: CHP 715, Adalet Partisi 710, MHP 58, Milli Selamet Partisi 46, Cumhuriyetçi Güven Partisi 7 ve bağımsızlar 171 belediye başkanlığı kazandılar.
1987 - Necatigil Şiir Ödülü Ahmet Oktay'a verildi. Şair ödülü, 'Yol Üstünde Semender' adlı yapıtıyla aldı.
1991 - Avrupa Birliği ülkeleri, 1999'un para birliği için son tarih olacağını açıkladı.
1993 - Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği İdare Ataşesi Çağlar Yücel Bağdat'ta aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit oldu.
1994 - Başbakan Tansu Çiller "Ne mutlu Türkiye vatandaşıyım diyene" dedi.
1994 - Tek yanlı olarak bağımsızlığını ilan eden Çeçenistan'a Sovyetler Birliği yüzlerce tank ve askerle girdi.
1997 - Susurluk olayı nedeniyle DYP milletvekilleri Mehmet Ağar ve Sedat Bucak'ın dokunulmazlıkları kaldırıldı.
1997 - Kyoto Protokolü imzaya açıldı
1999 - Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sona erdi. Sonuç belgesinde Türkiye'nin "adaylığı kesinleşti."
2001 - Çin Halk Cumhuriyeti, Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.
2002 - Amerikan Temsilciler Meclisi ve Senatosu, istihbarat faaliyetlerinin eşgüdümünün daha iyi sağlanabilmesi için iç istihbarat örgütü kurulmasını tavsiye etti.
2004 - İstanbul Modern Sanat Müzesi açıldı.
2009 - Demokratik Toplum Partisi, Anayasa mahkemesi kararıyla kapatıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
10.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu051011212730
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık