Kılıçdaroğlu’ndan çok önemli ‘tutuklanma’ açıklaması

Ana Sayfa » Güncel » 'MİT yasa tasarısı korkunç değişiklikler getiriyor'

'MİT yasa tasarısı korkunç değişiklikler getiriyor'

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr Metin Feyzioğlu FOX Tv’de İsmail Küçükkaya’nın konuğu oldu. Yeni MİT yasası konusunda açıklamalarda bulunan Feyzioğlu, ''MİT yasası korkunç bir değişikliktir. Birkaç maddesini söylediğimde dehşete düşeceksiniz. Bu yasa değişikliği ile MİT hiçbir şekilde kontrol edilemeyen bir operasyon yetkisi ile donatılmış olacaktır. Yani sadece istihbarat toplama değil, yurtiçinde ve yurt dışında operasyon yetkisiyle de donatılıyor'' dedi.

 
15 Nisan 2014 Salı 08:30 
Yorum YapYazdır
 
 
'MİT yasa tasarısı korkunç değişiklikler getiriyor'

İsmail Küçükkaya‘ın Feyzioğlu’na ilk sorusu:  "Anayasama Mahkemesi başkanı Haşim Kılıç’ı düne kadar çok eleştiriyorduk. Bugün ne oldu, sanki yeni bir iklim ortaya çıktı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? "oldu.

Anayasa Mahkemesi dünyadaki pek çok yüksek mahkeme gibi insan haklarını koruma görevini üstlendi, adeta keşfetti. Amerikan Yüksek Mahkemesinin de iki dönemi vardır; birinci dönemi: Anayasayı çok geniş ve özgürlükçü bir bakış açısıyla uygulamadığı, ikinci dönem; insan haklarını ve temel hakları yeniden keşfedip adeta tekrar tekrar yazdığı dönemdir. Şuan bizim Anayasa Mahkememiz bu dönüşümü yaşıyor. Bu dönüşümün iki kaynağı vardır; birinci kaynağı  Anasayada yapılan değişiklikle uluslararası sözleşmelerin iç hukuk normlarının üstüne çıkarılmasıdır. Anayasa Mahkemesi bütün kararlarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesini kendisine emsal almaya başladı. İkinci kaynağı ise; 2010 referandumu ile bireysel başvuru hakkının getirilmiş olmasıdır. İktidar, düne kadar Bireysel Başvuru hakkını savunan iktidar bugün Anayasa Mahkemesinin kararlarıyla özgürlüklerin önü açıldığında  mı rahatsız oldular? Yani  özgürlük benim işime gelirse özgürlüktür, yoksa tu kaka demek özgürlükçü bir anlayış değildir.

İsmail Küçükkaya ikinci olarak Feyzioğlu’na MİT yasasını sordu.

Feyzioğlu, MİT yasası korkunç bir değişikliktir. Birkaç maddesini söylediğimde dehşete düşeceksiniz. Bu yasa değişikliği ile MİT hiçbir şekilde kontrol edilemeyen bir operasyon yetkisi ile donatılmış olacaktır. Yani sadece istihbarat toplama değil, yurtiçinde ve yurt dışında operasyon yetkisiyle de donatılıyor. 

Bu denetimsiz ve ne yaptığı bilinmeyen polis gücü demektir. MİT istediği şirketin, bankanın, basın örgütünün veri sistemine bağlanıp istediği anda veri çekme yetkisi ile donatılıyor. Bu Türkiye’de hiçbir özel hayatın, hiçbir ticari sırrın kalmaması demektir.  MİT’in mensuplarının sorumlu tutulabilmesi izin şartlarına bağlanıyor ve dolayısıyla fiili bir dokunulmazlık getiriliyor, terör örgütleriyle görüşme yapma yetkisi açıkça tanınıyor. Bu tür yasalar günü kurtarmak için çıkarılırsa; geleceğiniz feda edilmiş olur.

Küçükkaya’nın askerin siyasetin dışında durması gerektiği konusunda ne düşünüyorsunuz sorusuna Feyzioğlu şöyle cevap verdi:

Askerin siyasetin içine girmesi Türkiye’de en büyük hataydı ve kendilerine Atatürkçü deyip de siyasete balıklama dalanlar Atatürk’ü anlamamışlardı. Çünkü Atatürk’ün yaptığı en büyük devrim apoletlerini ve üniformasını çıkartarak "Ben bundan sonra sivil olarak Milli Mücadele’yi yürüteceğim" demesidir. İkincisi ordu komutanlarına dönüp "ya üniformalarınızı çıkarıp siyaset yaparsınız ya da siyasetten uzak kalırsınız" demesidir. Bu yüzden Atatürk adına cumhuriyete ve demokrasiye yapılan her türden darbe aslında Atatürk’e ihanet olmuştur.

Küçükkaya, Askerin yerine MİT alıyor olabilir mi? Ya MİT darbe yaparsa?

Askerin yerini MİT almıyor. MİT’i polisin yerine getirmeye ama sorumsuz bir polis teşkilatı oluşturmaya çalışıyorlar. MİT’in görevi Ülkenin bekasını, devletin bekasını ilgilendiren konularda istihbarat toplamak ve bunları işlemektir. Bunun yerine MİT’e yurttaşları takip etme görevi verilmek isteniyor. Yani MİT eskinin hafiye teşkilatına dönüştürülmek isteniyor. Bu çok tehlikelidir. Bunu birilerinin korkmadan, çekinmeden bu yanlışı yapanlara söylemesi gerekir. Bugün bir kişi için yapılan düzenlemeler; tarih göstermiştir ki önce o kişiyi vurur ve ondan sonra da devletin başına bela olur.

Sayın Başbakan'ın bir cümlesinden yola çıkarsak, kendileri "Biz ALDATILDIK" dediler. Özellikle "Özel yetkili mahkemelere yuvalandığı söylenen, gayrimeşru olduğu söylenen yapının, yani paralel yapı ile biz aldatıldık" dediler. Ben de dedim ki; sizin saflık iddianız aslında şu; 10 sene veya 12 sene boyunca ne yaptıysak birlikte yaptık, fakat bu CANAVAR’In bize karşı döneceğini tahmin edemedik. İşte saflık burada. Yoksa saflık; 'ne yapmışlar hay Allah, biz de bilmiyorduk' saflığı değil. Ben bunu ısrarla söyledim ve herkes duymak istediği gibi duydu. Şimdi yeni bir CANAVAR yaratıyorlar. Bu canavar MİT CANAVAR’ı olarak bize karşı döner. Hepimize karşı döner.  Ama öncelikle iktidara karşı döner yani kim yaptıysa ona karşı döner. Canavarların özelliği şudur; Canavarlar, kendilerini kim yaratırsa önce yaratıcısını yer ki özgürlük kazanabilsin.

Ayrıca Feyzioğlu; balyoz davasıyla ilgili Türkiye Barolar Birliği olarak bu hafta iddianameyi didik didik inceleyecek bir heyet kuracaklarını söyledi.

Küçükaya’nın Feyzioğlu’na diğer bir sorusu ise; sizin 3’lü bir öneriniz vardı. Bu öneriler bugün ki iktidar için de geçerli, yani hukuk hepimize lazım. Bunlar için diyordunuz ki 3 tane önerim var. Neydi bu öneriler?

Birincisi Gizli Tanıklık
Türkiye’de, çağdaş dünyada emsali olmayan bir “gizli tanıklık” var. Bu gizli tanıklık nedeni ile sadece bildiğimiz davalarda değil, o kadar davada, o kadar çok insanın canı yanıyor ki. Gelin gizli tanıklığı silip atalım, kaldıralım. Çünkü yarın iktidarlar değişir, iktidar değişince, eski iktidara karşı mahkemelerin kapısında gizli tanık olmak istiyorum diye sıra olur. Gizli tanıklık dünya’da yok, biz de kaldıralım.

İkincisi, Dijital veriler.

Dijital verilerin ne kadar üzerinde oynandığı sabittir. Bu dijital veriler üzerinde dün bir başkası için oynanır, bugün bir başkası için,  yarın bir başkası için oynanır.  Demek ki dijital veriler adaleti manipüle edebilecek bir yapıdadır. Bu yüzden bunların tek başına delil olmasını kaldıralım.

Üçüncüsü ses kayıtları!

Ses Kayıtları tek başına delil olarak binlerce, on binlerce insanın canını yakmıştır. Çünkü ses kayıtlarında aralardan bazı cümleler çıkartıldığında, ya da bazı cümleler kayıt edilmediğinde sizin söylediğiniz tam aksi şekilde dosyaya yansıtılabilmektedir. Bazen tamamen espri amaçlı söylediğiniz bir cümle tutanağa ciddi şekilde yansıdığında sizi bir tek cümle ile mahkumiyete taşıyabilmektedir.

Bu üç şeyi kaldıralım. Ve bunu iktidardayken kaldırırlarsa; yarın öbür gün kendileri hakkında da bir gün uygulanacak olduğunda "biz kendimiz için değil millet için kaldırdık" diyebilsinler. Yarın talepçi olacaklarına bugün yapsınlar.

Feyzioğlu, Küçükayı’nın en çok merak edilen Cumhurbaşkanlığı’na aday olacak mısınız sorusuna ise, şuan bir teklif almadım, alırsam bu teklif topluca gelirse, seve seve onur duyarım ve bunu da sizler aracılığı ile açıklarım dedi. 

adaletiz/ Yeşim TURAN

 
15 Nisan 2014 Salı 08:30 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1907 - II. Abdülhamid, motosiklet ve otomobil gibi sıvı yakıtlı çağdaş taşıtların ithaline izin verdi.
1915 - Anafartalar Savaşı
1915 - Çanakkale'de Kireçtepe muharebesi kazanıldı.
1922 - Büyük Taarruz öncesinde Mustafa Kemal Paşa, gece gizlice cepheye hareket etti.
1945 - Endonezya'nın Hollanda'dan bağımsızlığını ilan edişi.
1949 - Erzurum, Bingöl ve ilçesi Karlıova'da meydana gelen 6.7 şiddetindeki depremde 450 kişi öldü, 1.500'ü aşkın ev yıkıldı.
1952 - Türkiye ve Yunanistan, Ege Denizi'nde ortak tatbikata başladılar.
1967 - İzmir Aliağa Rafinerisi'nin temeli Başbakan Süleyman Demirel tarafından atıldı.
1974 - Türk birlikleri Karpaz Yarımadası'nı gerilla saldırıları düzenleyen Rum askerlerinden arındırdı. Son olarak, ateşkes ihlallerini gerekçe göstererek Yeşilırmak bölgesinde mahsur kalan Türkleri kurtardı.
1975 - Bir Filistin Kurtuluş Örgütü heyeti, destek sağlamak ve büro açmak için Ankara'ya geldi.
1976 - Sivas'ta demir çelik tesisleri kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
1978 - İran'da Şah rejimine karşı iç savaş başlatıldı.
1987 - Steffi Graf, Dünya Tenis Birliği 'Kadınlar Sıralaması'nda, Martina Navratilova'yı geride bırakarak birinciliğe yerleşti. Graf, bu başarıyı kazandığında henüz 18 yaşındaydı ve 1987'de, içinde Fransa Açık'ın bulunduğu 8 turnuva kazanmıştı.
1988 - Ziya-ül Hak düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.
1990 - İncirlik Hava Üssü'nün kapıları ilk kez basına açıldı.
1996 - Rusya ile Çeçenistan arasında resmî olarak ateşkes antlaşması imzalandı.
1996 - Etiyopya birlikleri, Somalili 232 Müslümanı öldürdü.
1997 - Erciyes Gazetesi, Hasan Sami Bolak tarafından Kayseri'de kuruldu.
1998 - Alaattin Çakıcı, Fransa'nın Nice kentinde yakalandı.
1999 - Kocaeli-Gölcük merkezli 7.6 şiddetindeki Marmara depreminde, 20 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Depremde ülkenin can damarı sanayi tesisleri de büyük hasar gördü. Hasarlı konut ve işyeri sayısı 245 bini aştı.
2000 - Picasso'nun, The Portre Of Young Women isimli kayıp tablosu Şanlıurfa'da ele geçirildi. Daha önce de Picasso'ya ait La fermiere tablosu İzmir'de ve Dora Maar tablosu da Selçuk'ta ele geçirilmişti.
2004 - Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine Büyükelçi Yiğit Alpogan atandı (MGK'nun il sivil sekreteri).
2009 - Usain Bolt 100 metreyi 09:58 saniyede koşarak dünya rekoru kırdı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:32
  • Güneş05:25
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:25
  • Akşam19:26
  • Yatsı21:04
 
Süper Loto
10.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu041038414349
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
12.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030810184548
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık