Erdoğan-Trump görüşmesinde özür bilmecesi

Ana Sayfa » Kültür - Sanat » Mısırlı ünlü Marksist aydından flaş Türkiye yorumları

Mısırlı ünlü Marksist aydından flaş Türkiye yorumları

Mısır'lı marksist aydın Samir Amin, "Erdoğan Mursi gibi bir cumhurbaşkanlığı yapacak olursa, Mısır’dakine benzer patlamalar Türkiye’de de gündeme gelebilir" görüşünü ortaya attı.

 
25 Ağustos 2014 Pazartesi 15:30 
Yorum YapYazdır
 
 
Mısırlı ünlü Marksist aydından flaş Türkiye yorumları

 

 

Mısır'lı Samir Amin, Gezi Parkı protestolarından çok daha büyük kitlesel sosyal patlamaların olabileceğini iddia etti. Türk Sosyal Bilimler Derneği ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi geçen hafta Ortadoğu Çalışmaları Dünya Kongresi’ne ev sahipliği yaptı. Beş gün içinde 400 panele ev sahipliği yapan kongrenin onur konuğu, Üçüncü Dünya Forumu Direktörü, Mısır asıllı Marksist düşünür Samir Amin’di. Amin ile görüşen Cumhuriyet gazetesi yazarı Utku Çakırözer, Amin'in değerlendirmelerini köşesine taşıdı. TÜRKİYE: LÜMPEN KALKINMASI "Türkiye için “emerging market (gelişmekte olan piyasa)” deniyor. Türkiye ve Mısır aslında “gelişmekte olan batıklar (failure)”. Her iki ülkede de kayırmacı (crony) kapitalizm var. Devlette, hükümette tanıdıkları olanların özelleştirme ihalelerini kapattığı, köprüler, havaalanları inşa ettiği bir düzen. Ben buna “lümpen kalkınması” diyorum. Bunlardan kurtuluş için siyasi devrimler lazım. Ulusal, halkçı ve demokratik hareketlerin yapacağı devrimler. ERDOĞAN AYNI DÜZENİ SÜRDÜREMEZ Türkiye’de AKP ve Erdoğan’ın talihi piyasaların büyüdüğü son 10 yıla denk gelmiş olmaları. Bir de tabii Türkiye’de çekim merkezinin kurucu devlet elitlerinden, Anadolu’nun muhafazakâr girişimcilerine kaydığı dönemden geçiliyor olması. Seçim başarılarını bunlar kolaylaştırdı. İslamcı partilerin toplumda güç bulmalarının nedeni aslında artan yoksuluk. Fakirleşme, halk kitlelerini yaşamaları için günlük bağımlılıklara itiyor. Bu bağımlılık sürdüğü müddetce seçimler de kazanılıyor. Ancak Müslüman Kardeşler gibi onların da sosyal ve ekonomik meselelerde daha geri bir duruşu var. İşçi hareketine, çiftçi direnişlerine karşılar. İlerici bir toplum hedefleri de yok. Bu yüzden de zaten İslamcılar hep emperyalizmin, ABD’nin en iyi müttefikleri oldular. Ancak bu neoliberal politikaları uzun vadede sürdürmeleri mümkün değil. Üç alternatif Krize girildiğinde Türkiye’nin yönü ne olacak orası çok önemli. Benzerini Mısır’da yaşadık. ÜÇ ALTERNATİF VAR 1. Geçmişin nostaljisi Nasır’cılar. Türkiye’de Kemalistler aynı nostaljik beklenti içinde olabilir. 2. İslamcı hayalleri canlandırma heveslileri. 3. Ulusal, halkçı demokratik bir alternatif hareket. Bu hareket içinde ilerici güçlere, eğitimli orta sınıflara, işçilere, sosyalistlere, demokratik oluşumlara, çiftçi hareketine yer var. Anlatılanlardan ve okuduklarımdan Erdoğan’da da Mısır’daki Müslüman Kardeşler ve Mursi döneminin işaretlerinin gözlendiğini anlıyorum. Erdoğan Mursi gibi bir cumhurbaşkanlığı yapacak olursa, Mısır’dakine benzer patlamalar Türkiye’de de gündeme gelebilir. Gezi Parkı protestoları gibi ama onlardan çok daha kitlesel sosyal patlamalar gündeme gelebilir. GEZİ'NİN İHTİYACI: DEVRİMCİ ÇEKİRDEK Gezi Parkı’ndaki gençler sadece protesto olarak kaldı. Bir şeyi reddediyorsunuz. İnsanlar“alternatifiniz ne” diye sorar. Söyleyecek alternatifiniz yoksa protestoya devam edersiniz. Ama olayları değiştirme kapasitesine sahip olamazsınız. Bir çekirdeğe (nucleus) ihtiyaç var. Bir patlama ya da hareket var. Bunun farklı bileşenleri var. İşsizlik ve fakirliğe isyan edenler; işçi sendikaları gibi çalışma koşullarına karşı mücadele edenler; özelleştirme politikalarına direnen çiftçiler, memurlar; polise direnen, hak ve özgürlük isteyen orta sınıflar. Antiemperyalist, bağımsız bir rejim isteyen milliyetçiler de var. Ama tüm bu unsurlar bir program etrafında, alternatif sunarak, ortak bir stratejik amaçla bir ortak cephe oluşturabilmiş değiller. Onları bir araya getirecek bir çekirdeğe ihtiyaç var. İşte söyledğiim ulusal, halkçı ve demokratik hareket tam da bu. DARBELER YÜZÜNDEN FIRSAT KAÇTI Türkiye’de sosyalist devrim için ilk fırsat 20’ler ve 30’lardı. Ancak Atatürk’ün kurduğu yeni Cumhuriyet o yönü tercih etmedi. İkinci en uygun dönem Demokrat Parti’nin kapitalizme geçişiydi. Bir sol muhalefetin canlanma olasılığı çok yüksekti. Onu da üst üste gelen askeri darbeler engelledi. Erdoğan’ı iktidara taşıyan 80 sonrası liberalleşme politikalarıydı. O yol da sürdürülebilir gözükmemekte. Krizler yaşanacak, patlamalar olacak. Zaten bu nedenle patlama diyoruz. Önümüzdeki günlerde Gezi benzeri olayların çok daha fazlasını beklemeliyiz. Belki bu sosyal patlamalar sonrasında sistematik, eleştirel, solcu düşünce yeniden ortaya çıkabilir Türkiye’de.
 
25 Ağustos 2014 Pazartesi 15:30 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:56
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık