Patronlardan sıfır zam istemi

Ana Sayfa » Medya Kritik » Mısır'dan Türkiye'ye mesaj

Mısır'dan Türkiye'ye mesaj

Mısır Dışişleri Bakanı Nebil Fehmi, Mursi ile destekçisi Müslüman Kardeşler’in hatasının çoğulcu değil çoğunlukçu olmalarından kaynaklandığını belirtti.

 
4 Eylül 2013 Çarşamba 13:34 
Yorum YapYazdır
 
 
Mısır'dan Türkiye'ye mesaj

Mısır’a bir cuma günü ayak bastım. Cumanın farkı önce uçak saatimeyansıdı. Sisi yönetimindekiyeni hükümet cumadan, 30 Ağustos’tan tedirgindi. Müslüman Kardeşler’in haziran ayından bu yana devam eden eylemlerinin yönü belli olacaktı. Devam mı edeceklerdi? Ne kadar insan sokağa çıkacaktı? Gözaltı ve operasyonlara karşın Mısır’da gösteriler sürecek miydi? Ne kadar destekçi meydanlara inecekti?

Tahrir’deki halk cumanın kısıtlanan özgürlüklerine bir son vermesini bekliyordu. Zira yaz akşamlarında dışarıda olmaya alışmış bir halk için cumaları 19.00’da, diğer günler de 21.00’de eve girmek bambaşka bir işkenceydi.

Müslüman Kardeşler (MK) ise günbegün tutuklanan liderlerine karşın güçlerini göstermek istiyordu. Ama artık eylem yerleri Adeviye ve Nahda’da değildi; eylem yapacakları yerleri saklıyorlardı.

İlk anda eylem yapılacak yere ulaşamadım ve şehrin merkezindeki bir kafeye oturdum. Gençlerin çoklukla tercih ettiği ön bahçeyi değil, televizyonun bulunduğu arka bölümü seçtim. İlk şaşkınlığımı da burada yaşadım. Televizyonda; MK’ye verdiği destek bilinen, Sisi yönetiminin haz etmediğini okuduğum El Cezire açıktı. Mısır kanallarını izlemiyorlardı.
Zaman geçtikçe kafenin müşterisi gençler, masamın yanındaki televizyonun başından ayrılmaz oldu. Türk olduğum için biraz da çekinerek başlattım sohbeti. Tepkilerini gizlemediler. Onların soruları benimkilerden önce geldi: “Neden buradasın?”, “Artık Türk malı almıyoruz”, “Neden bizi anlamıyorsunuz”, “Benim büyük imamıma Erdoğan laf söyleyemez”...

Önyargılarını kırabildiğimi düşünmüyorum ama bir sohbeti başlatmak için çok uzun süre çabaladım.

Evet ilk olarak Nil’in öte yakasındaydım. Hani Mursi’nin koltuğu bırakması için 22 milyon imzanın toplandığı tarafta. Önce onların nabzını tuttum, sonra Nil’in öte yanına geçtim... 
Mısır’daki yönetim değişikliğinin ardından Mısır Dışişleri Bakanı Nebil Fehmi Müslüman Kardeşler’le ilgili iddialar ve Türkiye’den gelen suçlamalara Cumhuriyet aracılığıyla yanıt verdi. İşte o röportaj:

- Mursi’nin ve MK’nin hatası neydi?

Mursi’nin ve MK’nin temel hatası demokrasiyle uyumlu ortak politik ideoloji sağlayamamalarıydı. Demokrasi nasıl seçildiğiniz veya çoğunluğun yarattığı bir sistem değildir. Demokrasi bir sistemde tüm kesimlerin temsil edilmesidir; onlar azınlık veya çoğunluk olsalar da eşit haklara sahiptir. MK’nin en büyük sorunu kapsayıcı olmasını bilmemekti.

- Siz ‘Sivil devlet’ tanımını kullanıyorsunuz, ‘seküler’ demiyorsunuz. Bu tehdit altında mıydı? 
Temel fark; politikanın ülkemizde dine dayalı olması gerektiğidir. Ortadoğu’da gerçek anlamda seküler olan bir devlet yoktur. Burada seküler terimi “dinsiz” anlamında kullanılır. Kimse “Ben dinsizim” demek istemez. İslam, Hıristiyanlık gibi değildir; bizim bir papamız yok. Fetva yayımlayan olabilir ama günün sonunda din Allah’la sizin aranızdadır. Eğer dini siyasi olarak yorumlamaya başlarsanız o zaman Allah’la sizin aranızda değil siyasilerle Allah arasında olur.

- Peki Mursi’yi düşüren şey neydi?

O İslamcı olmayanları kapsamayı kabul etmedi. O İslamcı bir MK devleti kurmak istiyordu. Gerçekte anayasayı değiştirdi ve tüm İslamcı olmayanları terk etti. Atamalarında da aynı şey oldu. Burası çoğulcu bir toplum. Henüz çoğulcu politikalarımız olmayabilir ama ben İslamcı olmayan bir Müslümanım.

Mısırlılar kırıldı

- Türkiye gibi sizi eleştiren başka Müslüman ülke var mı?

Hayır. Gerçekten hayır. Türkiye’nin pozisyonunu anlamıyorum. Ne içerik, ne format, ne de söylem olarak. Kendi imajınıza göre ya da partinize göre Arap dünyasıyla ilgilenemezsiniz. (Başbakan Erdoğan’ın) El Ezher şeyhine yönelik sözleri takip ettiniz. Mısırlılar tahmininizin, ötesinde kırıldı. Bununla ne elde ettiniz bir Türk politikacı olarak? Sadece Mısırlı siyasetçileri incitmediniz büyük imamı da incittiniz. Üçüncü olarak; tamam biz farklıyız ama ağız dalaşına mı gireceğiz ve böyle bir dili mi kullanacağız her gün? Ve gidip Mısır’ın aleyhine lobi yapmaya devam mı edeceksiniz.

Türkiye değil AKP yapıyor

- Sizce Türkiye bunu başarabilir mi?

Dürüstçe söyleyeyim ben bunu Türkiye’nin yaptığını düşünmüyorum yönetimdeki partinin yaptığını düşünüyorum.

- Peki, niye en büyük eleştirinin Ankara’dan geldiğini düşünüyorsunuz

Hayır, bazı politikacılardan geldi. Çünkü onların MK ile ilişkileri vardı.
- Onları MK ile dayanışmaya iten nedir?

İdeolojileri. Başka mantıklı hiçbir sebep göremiyorum. İdeolojileri ve MK burada başarısız olunca bunun kendi partilerine etkisi olacağını düşünüyorlar.

- Sizce bunun işaretleri var mı?

Ben Türkiye’yi yargılayamam ve istemiyorum da. Çünkü ben hâlâ Türkiye-Mısır ilişkilerinin önemli olduğuna inanıyorum.

Mısır halkını kaybetmenin eşiğindesiniz

- Türkiye’nin Mısır için hazırladığı yol haritasını duydunuz mu?

Evet. Bir ülkenin bir başka ülke için yol haritası hazırlamasını tuhaf ve kabul edilemez buluyorum.

- General Sisi, Türkiye tarafından hedef gösterilmesini nasıl değerlendiriyor?
Onun suçlamaların kişiselleştirilmesine kırıldığını söyleyebilirim. O, Mısır halkının taleplerine yanıt verdi. Haziran’ın 30’unda olan budur ve bu 25 Ocak’tan sonra Mübarek’e olana çok benziyor. Gerçek tek fark Mübarek’ten sonra asker 1.5 yıl yönetmeye devam etti. Mursi’den sonra ise asker sivil bir yönetime görevi verdi

- Yani ‘AKP 25 Ocak’tan sonraki darbeyi tanıdı ama 30 Haziran’ı tanımadı mı’ diyorsunuz?

Elbette. İlk olarak ben buna bir darbe olarak bakmıyorum. Asker yönetime ilk müdahale ettiğinde kabul ettiler; ikincide etmediler ki ikincisinde asker yönetimi olmamasına rağmen. General Sisi, Mısır halkının isteklerine yanıt verdi. Çünkü insanların güvenliği sağlanmasaydı kaos çıkabilirdi. Ve unutmayın ki o iki hafta önceden uyarıda bulundu ve çözülmesi gerektiğini söyledi.

- Türk hükümetine mesajınız ne? Türk halkına mesajınız ne?

Mısır’a karşı saygısız ve kibirli politikanın sonuçları olacaktır. Hükümetten duyduğumuz kişiselleştirme ve Mısır halkının tercihlerini kabul edememe, Türkiye’nin Mısırlıları kaybetmesine neden oluyor. Sonuçta Mısır halkını kaybetmenin eşiğindesiniz ve bu hafife almamanız gereken bir şey.

- Mısır içişlerine müdahale olarak yol haritasından başka neleri görüyorsunuz?
Politikacılarımıza hakaretler, olayların tanımlanma biçimi, bizim aleyhimizde Avrupa ve Afrika ülkelerine ve diğer ülkelere lobi faaliyetleri, mitingler...

-Avrupalılar size bunu söylediler mi?

Elbette. Size söyledim. Hiçbir Türk yetkilisiyle konuşmadım ama sizin konuştuğunuz herkes benimle de konuşuyor. Ama size isim vermeyeceğim.

- Büyükelçilerin yakın zamanda görevlerine dönmelerini bekliyor musunuz?
Yakın gelecekte değil, hayır.

İlişkimizi kesebiliriz

- Cumhurbaşkanı Gül’ün Adli Mansur’a gönderdiği mesaja yanıt geldi mi?
İki aydır Türkiye’den Mısır’a gelen olumsuz açıklamaların sayısı neredeyse tüm fırsat kapılarını kapattı. Abdullah Gül’den sevindirici mesaj geldiğinde bile 15 dakika içerisinde yine alenen aşağılayıcı mesaj geldi. Veya Türkiye’nin yine aleyhimize lobi yaptığını duyduk. Kızgınım ve hayal kırıklığına uğradım.

- AKP sizin yönetiminizi tehdit olarak mı görüyor kendisine?

O bir Mısırlı mı? Hayır. O zaman yorum yapma hakkı yok. Muhtemelen kendi hükümetini kötü etkilediğini görüyor. Bu, ona bizi aşağılama hakkını vermez, aleyhimize lobi yapma hakkı, büyük imamı aşağılama hakkı vermez ve tüm bunlar sadece bizim çıkarlarımıza zarar vermeyecek, sizin de çıkarlarınıza zarar verecek.

- Büyük imamla ilgili sözler mi bardağı taşırdı?

Evet büyük imamla ilgili olanlar. Öncelikle büyükelçimizi geri çektik. Daha sonra ortak deniz tatbikatını iptal ettik. Mısır halkının yüzde 90’ı ilişkilerimizi kesmemizi istedi.
- Kesecek misiniz?

Umarım kesmeyiz.

- Bu kesebiliriz demek mi?

Eğer bu devam ederse her şey mümkün.

- Erdoğan’ın El Biltaci’nin kızı için ağladığını görmüş müydünüz?

Evet biliyorum.

- Ne hissettiniz?
İzlemedim ama yazılanları okudum. Olay Erdoğan’ın şu ya da bu için ağlaması değil. Size söylediğim gibi, tüm ölenler için dua ettim. Tüm Mısırlılar için. Fikir ayrılığı yaşadıklarım için bile, şiddet uygulayanlar için bile.

Adını biz koyarız

Neden bütün dünya buna “müdahale” derken siz “devrim” diyorsunuz? Bazıları “hükümet değişikliği”, bazıları “devletsiz hükümet” diyor. Erdoğan ise “darbe” diyor.
Eğer bu darbeye ya da müdahaleye ya da devrime bir isim bulunması gerekse isim seçimi bize ait olmalı. Biz seçmeliyiz. Türkler değil, Avrupalılar ya da Asyalılar değil. Mısırlılar.
- Binlerce insanın ağustosta ölümünü nasıl isimlendiriyorsunuz? Toplu imha mı? Katliam mı? 
Polisler vuruldu, mesai saatlerinin dışındalardı ve elleri arkadan bağlı bir şekilde vurulmuşlardı. Bu açıkça hiç şüphesiz ki suç teşkil eden terörizmdir.

 
4 Eylül 2013 Çarşamba 13:34 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Alanyaspor
13
4
2
7
14
13
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
14
Trabzonspor
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:36
  • Güneş07:24
  • Öğlen12:23
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1492 - Kristof Kolomb, Haiti'yi keşfetti.
1904 - Japonlar Port Arthur'da Rus donanmasını yok etti.
1920 - TBMM'de "Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu" kuruldu; Mustafa Kemal grup başkanlığına seçildi.
1921 - Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı, İrlanda devrimci grubu Sinn Fein ile anlaşmaya vardı ve İrlanda'nın güneyi bağımsız bir devlet oldu.
1927 - Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Vaşington Büyükelçisi Ahmet Muhtar Bey güven mektubunu sundu.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı. 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1000 liralık olmak üzere 7 ayrı değerde çıkarılan banknotlar eski Türkçe ve Fransızca bastırıldı.
1932 - Almanya doğumlu İsviçreli fizikçi Albert Einstein Amerikan vizesi aldı.
1933 - Birleşik Devletler'de 14 yıldır devam eden içki yasağı kalktı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası açıldı.
1934 - Türkiye'de kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanun kabul edildi.
1941 - Birleşik Krallık; Finlandiya, Macaristan ve Romanya'ya savaş ilan etti.
1942 - Erbaa ve Niksar'da meydana gelen depremde 500 kişi öldü.
1945 - Bermuda Şeytan Üçgeni'nde bir uçak kayboldu.
1950 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı, Kore'deki askerlerin %10'unun öldüğünü açıkladı. Radyo Gazetesi'ne göre, 150 asker öldü, 150 kayıp, 200 ile 300 yaralı var.
1953 - Bektaşi Şeyhi Sırrı Baba, Bakanlar Kurulu kararıyla sınırdışı edildi.
1957 - Sukarno tüm Hollandalıları Endonezya'dan sınırdışı etti.
1970 - İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'nda 2 öğrenci vuruldu.
1978 - Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Afganistan ile 20 yıllık dostluk anlaşması imzaladı.
1981 - Türkiye Millî Basketbol Takımı, Sofya'da Yunanistan'ı 93-80 yenerek Balkan Şampiyonu oldu.
1986 - Pınar Kür'ün "Bitmeyen Aşk" adlı romanı "müstehcenlik" gerekçesiyle toplatıldı.
1987 - Cibali Tütün Fabrikası yandı.
1987 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) genel Sekreteri Nihat Sargın ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Nabi Yağcı (Haydar Kutlu) tutuklandı.
1989 - TGV Atlantique, 482,4 km/h sürate erişerek demiryolu hız rekorunu kırdı.
1995 - MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, "Cumhuriyetimizin ilk dönemlerinde olduğu gibi ezan Türkçe okunsun" diyen eski Devlet Güvenlik Mahkemesi başsavcısı Nusret Demiral'ın istifasını istedi.
2002 - Oslo'da yapılan barış görüşmelerinde Sri Lanka'da 19 yıl süren savaştan sonra Tamil gerillaları ile hükümet arasında federal iktidar paylaşımı konusunda gelişme sağlandı.
2003 - İntihar bombacıları güney Rusya'da bir trene saldırdılar: en az 46 kişi öldü.
2003 - Türk Telekomünikasyon AŞ hızlı internet uygulaması ADSL'yi, kullanıma açıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık