CHP Lideri Düzce'deki ayıba ve kışkırtmaya ne dedi

Ana Sayfa » Siyaset » MHP'nin hedefinde PKK vardı

MHP'nin hedefinde PKK vardı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında "Kendinize güveniyorsanız; sıkıysa, yüreğiniz yetiyorsa IŞİD’in karşısına çıkın da görelim. İstanbul’da bağırmak kolaydır, Diyarbakır’da masumlara korku salmak, her yer Kobani her yer direniş demek basittir, Bingöl’de polise pusu kurduran emzikli bebekleri kurşuna dizen dağlarda fitne kazanı kaynatan hainler insanlık düşmanları size söylüyorum. Kobani’de IŞİD terörü sizi bekliyor, ne duruyorsunuz, ne korkuyorsunuz? IŞİD Kobani’de duruyor" dedi.

 
14 Ekim 2014 Salı 14:06 
Yorum YapYazdır
 
 
MHP'nin hedefinde PKK vardı

İşte Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:
Bugünkü konuşmamda yer vermeyi düşündüğüm ana gündem konularına geçmeden evvel, arka arkaya yüreğimize ateş düşüren şehadetlere değinmek istiyorum. Önceki gün bir bir helikopter dört kişilik mürettebatıyla havalandıktan sonra kaza kırıma uğramıştır. Ciğerlerimizi dağlayan bir diğer acı haberde Sivas’tan gelmiştir Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gümüşhane programında görev yapan polislerimizi malatya’ya götüren üç otobüsten biri devrilmiştir. Bu kahredici kazada polis mensupları şehit olmuş, 35 polisimiz de yaralanmıştır.
"HDP ANAYASA VE YASALARA KARŞI GELMİŞTİR"Türkiye’nin iç huzurunu çekemeyen, iç barış ortamını hazmedemeyen odaklar Kobani bahanesiyle sokaklara dökülmüştür. 6 Ekim’den 11 Ekim’e kadar süren şiddet yağma vakaları milletimizi endişeye sevk etmiştir. Kontrollü ve planlı sokak eylemleri vatanımızın tertemiz havasını kirletmiştir. Mübarek kurban bayramını idrak ettiğimiz 6 ekim akşamı PKK şubesi HDP yandaşlarını sokağa alan tutmaya harekete geçmeye çağırarak olayların fitilini ateşlemiştir. Terörizmin siyasetteki piyonları her yer kobani açıklamalarıyla Türkiye’yi karıştırmak için alçakça provokasyon yapmışlardır. HDP anayasa ve yasalara alanen karşı gelmiş şiddet ve vahşete çok net bulaşmıştır.
"PKK İLE ARASINA MESAFE KOYMAYAN..."Bir siyasi partinin anayasa ve yasaları kasten çiğnemesinin hukuk devletinde bir karşılığı demokrasi nezdinde bir diyeti vardır ve bellidir. Dört günlük karanlığa sürüklenmesinde mazbatalı bölücülere başta gazi meclis ardından adalet ve yargı camiası inanıyorum ki suskun kalmayacaktır. PKK ile arasına mesafe koymayan milli ve üniter devletimizi yıkmaz, vatanımızda kaos çıkarmak için fitne yayanlara hukuku öğretmek kaçınılmazdır.
Kobani düşerse ankara düşer diyenlerin Yunan işgal kuvvetlerinden ne farkı vardır? Bu memleketin suyunu içen ekmeğini yiyen güruhun kan dökmesinin özgürlükle insan haklarıyla nasıl bir bağı olacaktır? Askeri taşlayan polise tokat atan omurgasızların, gazi meclis’te bulunmaları demokrasiye ihanettir. Kandil’deki terör şeflerinden emir alanlarla aynı çatıyı paylaşmak bizim için başı başına züldür.
"HARAMLA KURSAKLARINI DOLDURMUŞTUR"Her şey berraktır kıvırmaya çarpıtmaya kimse karıştırmamalıdır. Ülke içinde yuvalanmış kapalı devre çalışan örgüt ve güçler AKP’nin yolundan giderek şehirlerimizi ateşe vermişlerdir. Bu süreçte ne dediği ne söylediği nereye gizlendiği belli olmayan başarısız ve yetersiz içişleri bakanı vahim bilançoyu açıklamıştır. Misliyle cevap vermekten bahseden bu bakan geri plana çekilmiştir. PKK’lılar kobani bahanesiyle 37 ilimizde 1419 olay çıkarmıştır. 212 okul binası, 67 emniyet binası, 25 kaymakamlık binası, 29 parti binası kundaklanmıştır. Şu caniliğe barbarlığa bakın ki çocuk yuvaları bile saldırıya uğramıştır. Hırsız ve hainler haramla kursaklarını doldurmuştur.
"SIZLANMA OLARAK GÖRÜYORUM"Türkiye silahlanan hainlerin nefretiyle sarsılmıştır. Bitiyor denen terör şehirlere üşüşmüş, övülen sözde çözüm süreci haydutları yüreklendirmiştir. Her şey bunlarla sınırlı kalmamıştır. Türk bayrağı Atatürk büst ve heykelleri peş peşe ateşe verilmiştir. MHP olarak milletin kutsal miras ve kazanımlarına saldıranlara şiddetle kınıyor lanetliyoruz. HDP başkanının batıdan doğuya destek gelmesin diye söylediklerini bir bölücünün kurnazca dile getirdiği sızlanma olarak görüyorum. 
"KANLI ELLERİNİ TÜRK BAYRAĞINA UZATTILAR"Türkiye’nin sahipsiz olduğunu düşünmesin. Aziz milletimizin korktuğunu sananlara tavsiyem geçmişimizdeki en karanlık dönemlerde milli ruhun nasıl ayağa kalktığına bakmalarıdır. AKP’nin çözüm ortakları, çözüm kadrosu, Kobani aşısıyla çılgına düşünmüştür. Kobani için timsah gözyaşı dökenler milli servete ihanet etmiştir. Ne Erdoğan ne Davutoğlu milli değerlerimizin arkasında duramamıştır. 63 sözde akilden tek bir ses işitilmemiştir. IŞİD Kobani’yi vurduğu zaman etek giyen maske takan taşı sopalı molotoflu militanlar kanlı ellerini Türk bayrağına uzatmışlardır.
"DÜŞÜNME ZAMANI GELDİ"Erdoğan bunları pışpışlarken varlığımıza diş bileyen şerefsizler meydanı boş bulmuştur. Bayrak yakılıyorsa sağ duyulu kardeşlerim ellerini vicdanlarına koyup düşünme zamanı gelmiş demektir. Cumhuriyet tarihimizin hiçbir döneminde al bayrağımız bu kadar düşmanlık görmemiştir. Türk milleti bunu hak etmemektedir. Bayrak namustur bayrak şereftir. Namustan şereften onurdan haberi olmayanların bayrağı sevmesi savunması akla ziyandır.
PKK ile yürütülen pazarlıklarda ipliği pazara çıkanların, 17-25 aralık’ta kirli çamaşırları villalardan taşanların türk milletinin yanında durması hayal mahsulü bir beklentidir. Bugüne kadar millet vatan ve bayrak kaybetmiş hain niyetler kazançlı çıkmıştır. AKP CHP PKK PYD ve küresel örgütler halka halka dizilip birbirini doyururken yalnızca MHP hakkın adaletin milli olmanın ve dün başkent oluşunun yıl dönümünü kutladığımız ankara’nın hizasında durmuştur.
"BU AHLAKSIZLIKLARIN MAKSADI..."Artık Türkiye kazanmalıdır. Türk bayrağı inmeyecek şekilde dalgalanmalıdır. Türk milleti hak ettiği medeniyet seviyelerine çıkmalarıdır. Tek çare MHP’dir. Yegane umut ışığı üç hilalin bağrından yayılarak milliyetçi demokratik ve kardeşlik vizyonudur. Kalplerinde insan sevgisi olmayan barbarlar Kobani’deki IŞİD zulmüne sözüm ona tepki olarak sokaklara yığılmıştır. Lafın gelişi IŞİD terörü reddedilirken aynı terör yöntemi vatanımızda kullanılmıştır. Şiddetten yakınanlar şiddette sınır tanımamıştır. Kobani için ağlayanlar Türkiye’ye ölüm saçmıştır. Bunların asıl meseleleri Kobani değildir. Bu ahlaksızların maksadı Türkiye’nin düşürülmesi bölünmeye Kürdistan’a razı edilmesidir. Bunun içinde silahlı militanlar devreye girmiştir. Bingöl Emniyet Müdürü'ne, yardımcısına, koruma görevlisi komisere suikast düzenleyen katillerin ne insanlıkla ne de Kobani ile ilgileri vardır. Bingöl Emniyet Müdürümüz ağır yaralanırken, yardımcısı ve komiser şehit olmuşlardır. Şehitlerimiz toprağa verilmiştir.
"ŞAHİN'İN ŞEHİT OLMASI KOBANİ'Yİ KURTARDI MI"PKK’lı teröristler bu insanlık dışı eylemi namertçe gerçekleştirmişlerdir. Soruyorum Akif Şahin’in şehit olması Kobani’yi kurtarmış mıdır? IŞİD terörünü durdurmuş mudur? Gaziantep’te evinde yemek yerken bedenine kurşun isabet eden Sevgi Alıcı’nın vefatı kansızları haysiyetsizleri mutlu etmiş midir? Kobani’deki karanlığı bitirmiş midir? Türkiye’nin yakılması Kobani’ye fayda sağlamış mıdır? Neymiş Mehmetçik PKK PYD hesabına kobani’ye girmeli IŞİD terörüyle mücadele etmeliymiş. CHP birden bire Kobani için yeni bir tezkereden bahsetmeye başlamıştır.
Türkiye’nin IŞİD’e karşı PKK hesabına savaşmasını isteyenlerin ya zihinleri bulanık yada milli hafızaları siliktir. Kan sadece Kobani’de akmadı. Ölümler sadece Kobani’de yaşanmadı. Kerkük’te Musul’da Telafer’de Suriye’nin muhetlif kentlerinde nehir gibi akan Türkmen kanına sırt dönenlerin sırf kobani için ayağa kalkması tarifi olmayan rezilliktir.
"İSTANBUL'DA BAĞIRMAK KOLAYDIR"Kendinize güveniyorsanız; sıkıysa, yüreğiniz yetiyorsa IŞİD’in karşısına çıkın da görelim. İstanbul’da bağırmak kolaydır, Diyarbakır’da masumlara korku salmak, her yer Kobani her yer direniş demek basittir, Bingöl’de polise pusu kurduran emzikli bebekleri kurşuna dizen dağlarda fitne kazanı kaynatan hainler insanlık düşmanları size söylüyorum. Kobani’de IŞİD terörü sizi bekliyor, ne duruyorsunuz, ne korkuyorsunuz? IŞİD Kobani’de duruyor, siz Türkiye’den selamlıyorsunuz. IŞİD biçiyor doğruyor, siz Türkiye’den ortak oluyorsunuz. Kobani için koridor açılması, buna sıcak bakılması vatana ihanet olacaktır. Bazı medya organlarında peşmerge yönetiminin Kobani’deki militanlara silah yardımı yaptığı belirtilmiştir. Bu silah ve mühimmat nasıl ulaştırılmıştır? Barzani yönetimi silahları nereden temin etmiştir.
"YARDIMLAR KİMLERE ULAŞTI"AKP’nin yeni sözcüğü  10 Ekim’de Kobani’de sadece PYD kaldığını ilan etmiştir. Madem sivil halk Türkiye’ye sığınmıştır o zaman bu giden yardımlar kimlere ulaştırmıştır? Hal böyleyken Kobani’ye giden araçların adresi kimlerdir? AKP adı konulmamış koridor açarak pazarlıklar yoluyla PYD PKK’ya yardıma ikna mı edilmiştir? Hükümetin gayri milli siyaseti güven vermemektedir. Çözüm sürecini kurban vermeyiz diyenler Türkiye’yi kurban etmektedir.
Salim Müslim 4 Ekim’de Türkiye’ye gelmiştir. Davutoğlu kafasının ne kadar karışık olduğunu ispatlamıştır. Davutoğlu diyor ki "Salim Müslim’i Türkiye’ye getiriyoruz" bir anlamda meşru görüyorum seni diyoruz. Davutoğlu’nun PKK’ya yaptığı jestlerni biliyorduk da PYD’de tavizler verdiğini ilk kez görüyoruz. BU AKP’nin bölücü fıtratına göre normaldir. Fotokopi başbakanın ağzından çıkanı kulağı duymuştur. Davutoğlu PYD terör örgütünü ne halka meşru görmüştür. PYD’yi meşru görmek şehide şühedaya küfür etmektir. Hükümette milli gururun kırıntısı bile kalmamıştır.
"DAVUTOĞLU GÜVENCE VERMİŞTİR"Terörist Müslim hükümetle yaptığı görüşmelerde kendisine sözler verildiğini söylemiştir. Özellikle Kamışlı’dan koridor açılmasını önermiş Kobani’nin düşmemesi için gerekli yardımı yapmasını talep etmiştir. Bir başbakan yardımcısı Suriye’li kürtleri Türkiye’nin doğal müttefikleri olarak tanımlamıştır. Davutoğlyu PYD PKK terörüne güvence vermiştir.
Fakat cumhurbaşkanı Erdoğan kobani düştü düşüyor diyerek pazarlıkları kızıştırmıştır. AKP, PYD PKK’yı Esad rejimine yönlendirmek istemiştir. Malum başbakan yardımcısının Kobani’ye koridor mümkün değil sözleri PYD PKK’ya karşı hükümetin mesajı olarak algılanmalıdır. Salih Müslim’in dün yayınlanan röportajında Ankara’nın askeri olmayız sözü yapılan pazarlıklara somut bir örnektir.  Bu esnada PKK, Kobani düşerse çözüm süreci biter diyerek hükümeti tehdit etmiştir.
"GÖZLER İMRALI CANİSİ'NİN AÇIKLAMASINA KİLİTLENMİŞTİR"Oysaki Türkiye’nin başına ne geldiyse süreç çerçevesinde teröre verilen tavizlerden kaynaklanmıştır. İhanet serüveni bitmiş PKK, AKP’den alacağını tahsil etmiştir. Şu an gözler İmralı Canisi'nin yarın yapacağı açıklamaya kilitlenmiştir. Diyebiliriz ki isyan provalarının görünürdeki sorumlusu HDP ise arka plandaki gerçek suçlusu ihanete çanak tutan AKP’dir. Erdoğan ve Davutoğlu’nun Esad takıntısı terör örgütleriyle düşüp kalkması Türkiye’yi sorunlu bir sürece mahkum etmiştir.
Hükümet tüm enerjisini Esad’a çevirmiştir. Şimdi gündemi ne idüğü belirsiz Suriyeli ılımlı muhalefetin eğitilmesi konusu almıştır. Erdoğan ve Davutoğlu’nun Şam yönetimini devirme hesabı yapması, ABD’yi zorlama çabaları milli hedeflerimizle bağdaşmamaktadır. Elinde silah tutanların neresi ılımlı neresi soğuk nasıl bilinecektir. Sayın Başbakan neyi eğitiyor neyi donatıyorsunuz? IŞİD PKK PYD’nin ikinci plana indiğini fark etmiyor musunuz? Irak ve Suriye’yi terbiye edip bölünmelerini şiddetlendiren ABD, Erdoğan ve Davutoğlu’nu avucunun içine almıştır.
"SURİYE İLE SAVAŞA GİRMEK OLACAKTIR"Bu kürsüden söylüyorum ki, Suriye’de Esad’la savaşan muhalif unsurlara ülkemizde askeri eğitim vermek tamı tamına Suriye ile adı konulmamış bir savaşa girmek olacaktır. Suriye ve Irak’ın toprak bütünlüğünü tartışmaya açacak her siyasi önergeden sakınmak lazımdır. Suriye bölünürse Türkiye bundan uzak kalamayacaktır.
1988’de Halepçe Katliamının 1991’de Körfez savaşının 2003 ırak işgalinin nelere mal olduğu bilinmektedir. Bir terör örgütü aynı anda hem Irak’ta hem Suriye’de cephe açabiliyor ve dünyada bunu seyrediyorsa gerçekten oyun büyük demektir. Bunun ismi yeni sömürgeciliğin Ortadoğu tasarımıdır. Aktörler aynı senaryolar birbirine yakındır. Eğer AKP hükümeti vahşi emperyalizminin önünde yuvarlanmaya devam ederse vatanı milleti bir arada tutmak imkansızlaşacaktır. Tehlikeleri sezmek, buna uygun politikalar yapmak milli birlik ve kardeşliğimizi emniyete lamak milleti yönetenlerin asli görevleridir.
Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığına 10 Ağustos’ta seçilmiş, 28 ağustos’ta da TBMM’de yemin etmiştir. Erdoğan bu yeminde aldığı görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücüyle çalışacağına namus ve şeref üzerine and içmiştir. Yakından izliyoruz ki Erdoğan görevinin ağırlığına layık biri
Recep Tayyip Erdoğan’dan cumhurbaşkanı olmaz derken ne kadar haklı olduğumuz teyit edilmiştir. Evet Erdoğan hukuken bunu taşıyabilir. Fakat ahlaken ve vicdanen cumhurbaşkanı olamayacak kadar yanlış birisi olduğunu tarih elbette yazacaktır. Cumhurbaşkanı başbakandan rol kapmak için yarışmaktadır. Sanki TBMM askıya alınmıştır. Bu ne yaman çelişkidir? Erdoğan açılıştan açılışa koşmakta parti genel başkanı gibi açık hava toplantıları düzenlemektedir. Hafta sonu ağzını bozmuştur.

 
14 Ekim 2014 Salı 14:06 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:23
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık