3 partinin ittifakıyla tezkere kabul edildi

Ana Sayfa » Siyaset » MHP'li sözcüden CHP için inanılmaz sözler

MHP'li sözcüden CHP için inanılmaz sözler

MHP Kayseri milletvekili ve eski grup başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, CHP'li Deniz Baykal'ın dün CNN Türk yayınında dile getirdiği, "Halaçoğlu CHP'li Levent Gök'e, 'TBMM Başkan seçiminde MHP grubunu serbest bırakacağız dedi" iddiasına cevap verdi. Halaçoğlu, "Biz eğer Sayın Baykal’ı desteklemiş olsaydık, kamuoyunda şunlar yansıtılacaktı: 'Siz Baykal’ı seçtiniz, bir muhalif adı altında' AKP’nin tabiriyle 'dinsiz bir partinin inançsız bir partinin adamını seçtiniz' diye bize yükleneceklerdi" dedi.

 
7 Temmuz 2015 Salı 13:53 
Yorum YapYazdır
 
 
MHP'li sözcüden CHP için inanılmaz sözler

İşte Halaçoğlu’nun konuşmalarından satır başları

 

Deniz Baykal ne demişti? İşte Baykal’dan olay açıklamalar

 

"Baykal dün bir programa çıktı ve benimle Levent Gök arasında bir görüşme yapıldığını ve bu görüşmede grubu serbest bırakacağımızı belirttiğimi, bir şekilde benimle ilgisi olmayan sözler sarf etti. Şimdi muhtemeldir ki izlemişsinizdir akşam. Levent Bey benden bir görüşme talep etti, aynı koridordayız. Ben de 'Buyurun gelin' dedim. Görüşmemiz 5 dakikayı geçmemiştir, 3-5 dakika arasında. Burada iki konu gündeme getirildi. O sırada meclis başkanlığı seçimleri vardı, üçüncü tura geçilecekti.

Bu görüşmeler sırasında Başkanımız Bahçeli, "Biz üçüncü, dördüncü turda bile Ekmeleddin İhsanoğlu'nu destekleyeceğiz" açıklamasını yaptı.

"CHP TELAŞLANMIŞTI"

CHP, Baykal'ın seçilemeyeceği düşüncesiyle telaşlanmıştı, benimle görüşme yapmak istediler. Dördüncü tura Baykal kalınca, 'MHP eli mahkumdur Baykal'a oy verecektir' düşüncesi içine girmişlerdi.

Evet, bir görüşme yaptık. Bu görüşmede, Devlet Bey bir de şunu ifade etti: 'HDP Baykal'ı desteklediğini açıklarsa biz CHP'ye oy vermeyiz'… Bunu biliyorsunuz Devlet Bey sonra yalanladı. Nitekim bana bunu söylediğinde, ben de şunu ifade ettim: HDP böyle bir açıklama yapacaksa öyleyse o da yapmasın, dedim. Ama kendilerine hiçbir şekilde, HDP desteklerse, desteklemezse gibi konuşma yapmadığımız gibi, grubumuzu serbest bırakacağımıza dair de ifadede bulunmadım.

"ALGI OPERASYONU SÜRDÜRÜLÜYOR"

Kendisine şunu söyledim: 'Bunları benimle görüşmek yerine, gidin Devlet Bey ile görüşün. Kılıçdaroğlu, Devlet Bey'den randevu alsın' dedim. Sonuç olarak Baykal'ın üçüncü tura kalmasından sonra, MHP ne Baykal'ı ne de İsmet Yılmaz'ı desteklemedi. Her ikisi karşısında da geçersiz oy kullandı. Şimdi algı operasyonu sürdürülüyor. MHP üzerine bir oyun oynanıyor.

"BU OYUN GÖRÜŞMELERLE BAŞLADI"

Bu oyun seçimin hemen sonrasında başladı. Ama bu oyunun başlangıcı, Baykal'ın cumhurbaşkanıyla görüşmesiyle başladı. Baykal hangi sebeple cumhurbaşkanıyla görüştü? Hiçbir yasada olmamasına rağmen böyle bir konuşmayı hangi sebeple yaptı? Herhalde Sayın Baykal, meclisi nasıl yöneteceğini Sayın Erdoğan'dan öğrenecek değildi.

"2 PARTİ İÇİN OPERASYON MU YAPILIYOR"

Dolayısıyla bunu cumhurbaşkanıyla konuşmasına gerek yoktu. Öyleyse ne konuştular? Bu konuşmada, 2002 yılında Livaneli'nin açıkladığı gibi, iki parti için operasyon mu yapılıyordu? Bu açıklamalar tam olarak yapılmadı. Zira Adalet ve Kalkınma Partisi, üç yıldır HDP ile PKK ile görüşmeler yapıyor. Oslo ile başlayan, Habur'la devam eden, Diyarbakır'da zirveye ulaşan, finalini ise Dolmabahçe Sarayı'nda HDP'lilerle ortak deklerasyonda kendini bulan bir süreç yaşanmıştır. AKP, HDP ile 10 madde üzerinde anlaşmıştır. Bunun için akil adamlar başta olmak üzere, köşe yazarları devreye girmiş ve güzel şeyler olacağından bahsetmişlerdir. Şimdi soru şu, madem ki üç yıldır beraberdiler, son seçime bir ay kala da ortak deklerasyon yayınladılar, öyleyse akil adamlar başta olmak üzere, köşe yazarları neden AKP ile HDP arasında koalisyon önermiyor? Hangi sebeple gelmiyor?

"DİNSİZ BİR PARTİNİN...."

Biz diyoruz ki MHP ilkeli, dün söylediğiyle bugün söylediği birbirinden ayrı olmayan belli duruş içerisinde bulunmaktadır.

Biz eğer Sayın Baykal’ı desteklemiş olsaydık, kamuoyunda şunlar yansıtılacaktı: "Siz Baykal’ı seçtiniz, bir muhalif adı altında" AKP’nin tabiriyle "dinsiz bir partinin inançsız bir partinin adamını seçtiniz" diye bize yükleneceklerdi. Biz dedik ki, kendi adayımızı ortaya koyduk Ekmeleddin İhsanoğlu. Kimdir İhsanoğlu? CHP’nin benimsediği bir adaydı. Biz ona cumhurbaşkanlığında destek verdik. Ama meclis başkanlığında gösterdiğimiz bu aday, madem ki muhalefetten biri seçilecekti neden CHP tarafından da desteklenmedi? Eğer muhalefetten biri seçilecek deniyorsa, kendilerinin de önerdiği bir aday olarak İhsanoğlu’nu destekleselerdi.

İsmet Yılmaz’ı seçtiren aslında MHP değil, CHP’dir. Sadece MHP ortada, gelen şunu giden şunu yanlış yaptı diye ortaya konacak bir parti değildir. Biz ülkemizin milletimizin çıkarlarını, genel başkanımızın tabiriyle, önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben diyen bir ilkeyi benimsemişiz. MHP, Adalet ve Kalkınma Partisinin veya Cumhuriyet Halk Partisinin ülke çıkarlarını gözettiği yasa tekliflerine destek vermiştir. Ülke çıkarına olan konularda her zaman MHP destek vermiştir, vermeye de devam edecektir.

"İLKELERİMİZ VAR"

Diğer taraftan neden MHP, MHP'nin daha baştan ortaya koyduğu ilkeler var. Yolsuzlukla mücadele aslında bir ülkenin tüm siyasi partilerinin ortak görüşü olması gerekir. Çünkü yolsuzluğu savunacak bir parti söz konusu olmamalı. İkincisi, cumhurbaşkanının anayasal sınırlarına çekilmesi. Düşünün kü bir cumhurbaşkanı tarafsız kalacağına namusu ve şerefi üzerine and içmişken, seçim sırasında muhalefet partilerini eleştiren mitingler yapmıştır. Tarafsızlığı yitirmiştir. Seçim sonrası bu mitingler bıçakla kesilir gibi kesilmiştir. Cumhurbaşkanı tarafsız olmadığını ispat etmiştir.

Şimdi hangi sebeple MHP ile bu defa AKP'nin koalisyon kurması istenebilir? Biz diyoruz ki, 'Anayasal sınırlarına çekilsin'. Ama AKP aynen şunu söylüyor: 'Cumhurbaşkanlığı üzerine konuşturmayız...'

Diğer taraftan MHP şunu söylüyor: Çözüm süreci denilen, ancak Türkiye'nin çözülme süreci olan bu sürecin sona erdirilmesi... Bugün zannediyorum ki AKP de bu süreçten rahatsız. Çünkü silah zoruyla kullanılan oyları hepiniz görmüşsünüzdür."

DENİZ BAYKAL NE DEMİŞTİ?

Baykal, Devlet Bahçeli'nin 'HDP' çıkışından sonra MHP'den Yusuf Halaçoğlu ile CHP'li Levent Gök'ün buluştuğunu söylerken, Halaçoğlu'nun Levent Gök'e, "'Bir sıkıntı yok, kutlarız. Baykal seçilebilir. Çünkü biz grubu serbest bırakacağız" dediğini iddia etti. Baykal, Erdoğan ile görüşeceğini duyan Kılıçdaroğlu'nun ‘aman ha sarayda olmasın’ dediğini ifade etti. Baykal, görüşme sonrasında eleştiri alacaklarını söylemesi üzerine Erdoğan'ın ise ‘Ya boş ver ne yaparlarsa yapsınlar’ dediğini belirtti.

 
7 Temmuz 2015 Salı 13:53 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:22
  • Güneş06:03
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:48
  • Akşam18:24
  • Yatsı19:53
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık