Trabzon'da AKP'li yöneticiden korkunç mesajlar

Ana Sayfa » Siyaset » MHP'li Koray Aydın'dan açıklamalar

MHP'li Koray Aydın'dan açıklamalar

'Vazgeçmek yok'

 
26 Kasım 2012 Pazartesi 13:01 
Yorum YapYazdır
 
 
MHP'li Koray Aydın'dan açıklamalar


 

 MHP Genel Başkan adayı ve Trabzon Milletvekili Koray Aydın, kongreden sonra ilk kez geldiği Trabzon’da basınla buluşup sohbet etti ve soruları yanıtladı. Koray Aydın, mücadelesine devam edeceğini belirterek, “Ben kişisel geleceğimi yıkarak yola çıktım. Hesap kitap yaparak siyaset yapmam. Mücadelemden de vazgeçmem” dedi.

 
“Başarıların koruyacağı bir siyasi yapı istiyorum. Bir siyasi lideri yaptıkları korusun, başarıları korusun. Bunu istiyorum. Başarısızlık yaşayıp kendisine kelle avcıları bulup da partiye emeği geçen insanları yok eden bir yapı istemiyorum. MHP’nin parti tüzüğünü, AB normlarına uygun hale getirip örnek bir tüzük hazırlayacaktım. Arkamıza takılmalarını sağlayacak bir siyasi yapı meydana getirecektim. Ben sıra dışı bir politika hedefliyordum. Zaten benim hayatım da öyle geçti. Hep sıra dışı işler yaptım. Normal denebilecek hiçbir davranışım yok. Hep gözümü karartarak siyaset yapmışım. Gerek var mıydı diye düşünüyorum şimdi. 10 gün idare etseydim şimdi görevdeydin diyenler de var şimdi. Ama öyle değil. Ölene kadar da siyaset yapma arzusunda olan biri değilim. Böyle olduğu için daha rahat hareket ediyorum. Yaptığım işlerin de doğru olduğuna inanıyorum. MHP’nin 51 milletvekili var. 51’i de benim gibi düşünüyor. Başkanlık divanı üyeleri de dahil. Sadece gereğini yapma konusunda sıkıntı çeken bir kesim var. Bu bütün siyasi partilerde var.”

 LEGAL OLMAYAN ÖRGÜTLER BENİMLE TEMAS KURAMAZ
Aydın, “Beni Ankara’da her çevre tanıyor. Legal olmayan grupların hiçbiri benle temas kurmuyor, kuramaz. Çünkü ben kullanıma açık biri değilim. Beni kullanamazlar. Hayal bile edemezler. Söylediği ve yaptığı tariflere kesinlikle uyan bir politikacıyım. Benim sokaktan kastım halktır. Halkın arasıdır. Halkın arasında olmadan siyaset yapmanın doğru olmadığına inanıyorum. Ben bu hareketi halkın arasına girerek başardım. Uşak’ta gece yarısına kadar 600-700 kişiyle sohbet ettim. Halkın arasına karışınca benim bağımlılarım oluştu. Bazı önyargılar var. Geçmişe dönük olayların tekrar yaşanacağı kaygısı var. Bir de sokağı art niyetli olarak kullanmak isteyenler var. Ben bütün bunları bilen bir siyasetçiyim. Ben hiçbir niyet ve arzuya MHP’liyi yem etmem. Onlar o işi geçecekler. Ama meydanları da en iyi şekilde kullanacağız. Meydanlardan amacım tüm sosyal olaylarda halkın sözcülüğünü üstlenmektir. Polatlı’da traktörlerle E-5 karayolunun kenarına dizilip tarım ürünlerinin karşılığını alamayan çiftçinin sesi olmak gibi. İlk defa 2 milyon 350 bin memur ocak ayında alacağı zammı temmuz ayında aldı. Böyle bir aymazlık ve vurdumduymazlık olur mu? Bu iktidar bunu yaptı. Çıt çıkmadı Türkiye’de ya… Benim dönemimde olsaydı 100 bin kişiyle Meydan’a iner o insanların hakkını hukukunu arardım. İktidar da mecbur kalır bu parayı verirdi. Ben genel başkan olsaydım, bundan en büyük zararı AKP görecekti. Oylarında en az yüzde 10 bir azalma olacaktı. O dilim içinde AKP’ye hapsolmuş ve zenci muamelesi gören bir kitle var. Onlar orda mutsuzlar. Bu durumu içlerine sindiremiyorlar. Bir şey olup da, bir yerde toplanma özlemini onlar yaşıyor” dedi.

 YARGITAY 5. DAİRE BAŞKANI ŞİKE  OYLAMASINA KATILMAMALI
“Aslında ben Trabzon’a gittiğim her yerden birçok büyük bir katkı yapıyorum. Ben gidince Trabzonspor ve Trabzon akla geliyor” diyen Koray Aydın, “Her gittiğim yörede Trabzon dernekleri beni ziyaret edip, plaket verdiler, sahiplendiler. Gittiğim yerlerde Trabzon ekolünü ve lobisini bir araya getirmiş oldum. Bu da aslında bir altyapı oluşturmadır. Trabzonspor’un hakkı meselesi kapanmış bir meselesidir. Sayın Başbakan o işi halletti. Benim nezdimde kapanmış bir meseledir. Yıldırım Demirören’i aldı, Federasyon Başkanı seçtirdi, bu işi de hallettirdi. Hukuk karar verdi, şimdi Yargıtay aşamasının takip edilmesi lazım. Bu aşamaya yoğunlaşmak lazım. Çünkü Yargıtay, mahkeme kararlarını onaylarsa Trabzonspor’un hakkını vermemek mümkün olmaz. Hukuken almış olur zaten. Federasyon kupayı vermek zorunda kalır. Çünkü hukuka karşı gelemez. Ama Yargıtay aşamasını çok iyi takip etmek gerekir. Yargıtay 5. Daire Başkanı, Fenerbahçe Kongre Üyesi. O oylamaya katılmaması için kampanya başlatmak lazım. Yedek üyelik sistemi var. Katılmaması bir eksiklik olmuyor. Kesinlikle şike kararlarıyla ilgili oylamasına katılmamalı. Gazetede açıklaması var. ‘Ben bu işe taraftarlığımı karıştırmam’ diyor. Karıştırmam demek karıştırma ihtimali var demektir” şeklinde konuştu.

 HUKUK MHP KONGRESİ’NE
MÜDAHALE ETMİŞTİR
“Türkiye’nin her yerinde yapılan bütün seçimlerde MHP’nin liste delinmesiyle ilgili tüzük maddesi işletildi. Birçok ildeki kongrelerde listeler delindi. Tüzük maddesi işletildi ve gereken yapıldı” diyen Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü; “İstanbul bir istisna olmadı. 5 aday vardı. 90’a yakın isim listeleri deldi. Basına Koray Aydın tarafları listeleri deldi diye yansıdı. İlçe Seçim Kurulu talebi reddetti. Daha önce alınan kararlar olmasına rağmen böyle bir karar alındı. YSK hukukla bağdaşmayan absürt bir karar verdi. 300 tane uygulama var, sadece İstanbul örneği farklı çıktı. Hiçbir hukukçu öyle karar alamaz. Genel kuruldan böyle bir sonuç çıkmasının en önemli nedenlerinden biridir. Bir gizli el İstanbul Kongresi’ne müdahil oldu, İstanbul Kongresi’nde skandal bir karara imza atıldı. Bence bu Türkiye’de hukukun siyasallaşmasına güzel bir örnektir. Beni en çok üzen MHP gibi bir partinin iç yapısına hukukun müdahale etmesidir. Bunun hukukla izahı mümkün değildir.”

 MHP DEĞİŞİMİ YAŞAYASAYDI
İKTİDARA YÜRÜYECEKTİ
“Ben ‘çıbanbaşı olmayacağım’ söylememin altında yatan ana fikir şudur. Ben bugüne kadar parti içerisinde görevde de bulundum hiç görev almadığım dönemlerde oldu. MHP’nin bende bıraktığı alt yapıya uygun olarak, kırıcı, yok edici olmadım. Her zaman partimin politikaları neyse o politikalara bağlı olarak siyasi çizgi belirledim. ‘Çıbanbaşı olmayacağım’ sözüm, ‘Bu çizgimi muhafaza edeceğim’ anlamındadır. Ama partimin yetkili organlarında yine yanlışları söyleyeceğim. Dolayısıyla her şey her zaman konuşulmaz. Partilerin iç işleri kongre zamanlarında konuşulur. Bunlar demokratiktir. Birinin bir karşı duruşu varsa orada dile getirecek. Ben onu sürekli hale getiren, bütün dönem boyunca onu gündeme getiren yapıyı çıbanbaşı olarak nitelendirdim. Dolayısıyla ben böyle bir iş yapmayacağım. Keşke bütün partilerde bu böyle olsa. Siyaset bir liderin iki dudağının arasında. ‘Bunu yaparsanız siyaset geleceğiniz yok olur’ düşüncesi ve korkusu siyaset kurumunda görev yapan herkesi kapsıyor. Ben bunu aştım. Bizim yürüttüğümüz hareket Türkiye’nin her yerinde kabul gördü. Bu ilgiyi ben bile hesap edememiştim. Bu hareketin halk tarafından benimsenmesi bizim için çok önemlidir. AK Parti, bizim yürüttüğümüz hareketle ilgili araştırmalar yaptı. Ama bunu açıklamadılar. Bu hareket onların yaptığı araştırmalarda bile yüzde 30’lara kadar çıkmıştır. Başarılı olup MHP Genel Başkanı olabilseydik, bunun inanılmaz bir halk boyutu olacaktı ve iktidara yürüyecektik. MHP bir değişim yaşayabilseydi bir toplama merkezi haline dönecekti.”

 SEÇİMİ KONGRE
SALONUNDA KAYBETTİM
“Ben tabanın o muazzam sahiplenmesine karşı olarak daha çok oy alabileceğimi düşünüyordum. Biz seçimi kongre salonunda kaybettik. Kongreyi yenilgi olarak kabul ediyorum. Bunda birçok etken rol aldı. Bana oy vereceğini söyleyen 450-500 civarında açığa çıkmış, bir delege grubu oluştu ve bu kampanyanın sonuna doğru çığ gibi büyüdü. Bu açığa çıkan grup dışında da 300-350 civarında bize oy verecek olan ama bunu açık açık söyleyemeyen bir kitle vardı. Bunlar oylarını, oy verme sırasında baskı altında kalınca bize oy veremediler. Oy verme sırasında benim oy pusulam A4’tü diğeri benimkinin 4 katı küçüğüydü. Dolayısıyla kimin kime oy verdiği belli oluyordu. Yoksa benim 700’ün altında oy alma ihtimalim yüzde 0’dı. Minimum 650 idi. 650’nin altını hiç beklemiyordum. Oy verme usullerine uyulmadı. Bana sadece açığa çıkanlar oy verdi. Üçüncü adayın adaylığını sağladılar. Onun aldığı oylar da benimdi. Ama bu kongre Türkiye tarihinin en kalabalık kongresiydi. Orada en az 50 bin kişi vardı. O dışarıda olan kalabalığın yüzde 95’i iki gözü iki çeşme ağlaya ağlaya gitti. Bu partinin aslında geleceğine de ışık tutan bir tespittir. İnşallah bundan bizim partimiz de ders çıkarır.”

 KİŞİSEL GELECEĞİMİ
YIKARAK YOLA ÇIKTIM
“Her yaşadığım olaydan sonra kendi hatalarımı sorgulayabilme kazanımlarımı çok iyi öğrendim. Herkes hata yapabilir. Ama önemli olan bunları görebilmek, bunları tespit edebilmek. Süreç içerisinde ben kendimi de sorgulayarak, kendi hatalarımı ortadan kaldırabilecek bir yol haritası kendime çiziyorum. Ben, hesap kitap yaparak, siyaset yapmam. Geleceğimi yıkarak bir yola çıkmışım. Meşru zeminler oluşuncaya kadar çizgimi sürdürürüm. Daha önce ne demişsem ne düşünüyorsam yine düşünüyorum. Bir şey yapmam gerekirse yine yaparım. Ben 2009 yılında imza toplayıp partiyi olağanüstü genel kurula çağırdım. Benim kongreden sonra yaşadıklarım bir siyasinin ayaklarını yerden kesecek türdendir. Ama benim ayaklarım yerde. Ben kolay kolay ayaklarımı yerden kesecek siyaset yapmam. Beni kongreden sonra arayan ‘sana oy veremedim ama ne olur vazgeçme’ diyen telefonda ağlayan üst kurul delegeleri var.”

 BENİ TASFİYEYE YELTENEN
EDEN BUNUN ALTINDA KALIR
“Trabzon İl Başkanlığı’nın feshedilmesi ihtimalini yüzde ‘sıfır’ olarak görüyorum. Beni dışarıda tutarak Trabzon’da bir strateji belirlemenin doğuracağı olumsuz etkilerin altından kimse kalkamaz. Bunu Trabzon’la ilgili söylemiyorum, Türkiye geneli olarak söylüyorum. Burada olabilecek bir şeyin Türkiye genelinde yansıması inanılmaz derecede olumsuz olur. Yüz binlerce insan yazıp çiziyor. Ben artık onların gözünde sembol bir adam olmuşum. Bu kitleyi kim karşısına almak isteyebilir. Yaparsa kendine yapar. Ben gözümü karartmışım zaten.”

 
26 Kasım 2012 Pazartesi 13:01 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:30
  • Güneş06:12
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:07
  • Akşam18:44
  • Yatsı20:15
 
Tarihte Bugün
1791 - Hollanda'lı kadın hakları savunucusu Etta Palm, Gerçeğin Dostları Konfederasyonu olarak bilinen kadın kulüplerini kurdu.
1801 - I. Aleksandr Rusya İmparatorluğunun çarı oldu.
1839 - OK sözcüğü ("oll korrect") Boston Morning Post gazetesinde ilk kez kayıtlara geçti.
1848 - Macaristan, Avusturya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1855 - Dolmabahçe Camii ibadete açıldı.
1903 - Wright Kardeşler ilk sabit kanatlı uçakları için patent başvurusunda bulundular.
1919 - Benito Mussolini, İtalya'da Fasci italiani di combattimento (sonraki Nasyonal Faşist Parti)'yu kurdu.
1921 - II. İnönü Muharebesi başladı. Yunan birlikleri, Uşak ve Bursa üzerinden, Afyon ve Eskişehir'e doğru iki koldan taarruz başlattı.
1925 - Sessiz sinema döneminin en pahalı filmi, (3.9 milyon dolar) "Ben Hur" gösterime girdi.
1931 - Türk çocuklarının ilk öğrenimlerini Türk okullarında yapmalarını zorunlu kılan kanun kabul edildi.
1933 - Alman Milli Meclisi Reichstag, Adolf Hitler'e kararnamelerle ülkeyi yönetme yetkisi verdi.
1946 - Zekeriya Sertel ve Sabiha Sertel, Cami Baykut ve Halil Lütfi Dördüncü, çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Daha sonra dava Yargıtayca bozuldu ve gazeteciler serbest bırakıldılar.
1949 - Büyük Doğu dergisi sahibi Necip Fazıl Kısakürek, kumar oynarken polis tarafından yakalandı.
1956 - Pakistan, ilk İslam cumhuriyeti oldu.
1959 - Ankara'da yayınlanan Öncü gazetesi süresiz olarak kapatıldı.
1960 - Said Nursi Mardin'de vefat etti.
1971 - Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu liderlerinden Deniz Gezmiş'in arkadaşları Hüseyin İnan ve Mehmet Nakipoğlu yakalandı.
1972 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkında verilen idam cezalarını onayladı.
1974 - Hükümet, İmralı Adası'nda gömülü olan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın mezarlarının başka bir yere taşınabilmesine izin verdi.
1977 - Liselerde okutulan "Felsefeye Başlangıç" adlı kitabın yazarı Prof. Nebahat Küyel, Aleviler'i küçük düşürme iddiasıyla yargılandı.
1979 - MSP eski milletvekili Halit Kahraman eroin kaçırırken Yunanistan'da yakalandı.
1989 - Utah Üniversitesi'nden Stanley Pons ve Martin Fleischmann, soğuk füzyon konusundaki buluşlarını açıkladılar.
1990 - Cizre'de binlerce kişi yürüyüş yaptı.
1992 - Şırnak'ın Cizre ilçesinde çıkan olaylarda, güvenlik güçleri ile göstericiler arasındaki çatışmaları izleyen Sabah Gazetesi muhabiri İzzet Kezer başından vurularak öldü.
1994 - Aeroflot tipi bir yolcu uçağı Sibirya'da düştü: 75 kişi öldü.
1994 - Meksika başkan adayı Luis Donaldo Colosio, seçim hazırlıkları sırasında düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.
1996 - Ankara'da öğrenciler harçları protesto eylemi yaptılar. Çıkan olaylar sonrasında Dil Tarih Coğrafya Fakültesi binasına giren polis 127 öğrenciyi gözaltına aldı. Olaylarda 51 polis ve 100 öğrenci yaralandı.
1996 - Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Oğuzhan Asiltürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni din düşmanlığı yapmakla suçladı.
1998 - Bakanlar Kurulunda irticayla mücadelede alınması gereken önlemleri içeren yasa tasarılarının büyük bölümü imzalandı.
1999 - Paraguay Başkan yardımcısı Luis María Argaña suikast sonucu öldürüldü.
2000 - Galatasaray futbol takımı, Avrupa Futbol Birliği, UEFA Kupası çeyrek finalinde deplasmandaki ilk maçta 4-1 yendiği Mallorca'yı Ali Sami Yen Stadı'nda da yenip, yarı finalist oldu.
2001 - NATO, Kosova savaşında seyreltilmiş uranyum mermisi kullandığını itiraf etti.
2001 - Sovyet uzay istasyonu Mir'in görevi sonlandırıldı.
2004 - Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nce yürütülen Şehitler Coğrafyası projesi kapsamında yapılan araştırmalar sonucu, Gelibolu Yarımadası'nda iki bin askerin gömüldüğü gerçek şehitlik bulundu.
2008 - Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan İlhan Selçuk, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı ve yurt dışına çıkışı yasaklandı.
625 - Arabistan'da Müslümanlarla Kureyşler arasında Uhud Savaşı başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010719404251
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık