Askeri eğitim uçağı düştü: 3 şehit

Ana Sayfa » Güncel » Metin Feyzioğlu söyleşisi

Metin Feyzioğlu söyleşisi

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu evdeki Metin’i Sözcü Pazar’a anlattı... Röportaj Nil Soysal

 
12 Ocak 2014 Pazar 11:24 
Yorum YapYazdır
 
 
Metin Feyzioğlu söyleşisi

Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, “Bu yaşıma kadar epey iş yaptım Daha da fazla yapacak işim olduğunu düşünüyorum” dedi.

-

Ankara’daki evlerinde buluştuk Prof. Dr. Metin Feyzioğlu (44) ile… İnsan evine benzer mi? Benziyormuş demek ki. Bu ev de tıpkı kendisi gibi sade, yalın ve net. Bir o kadar da şaşırtıcı ama. Karşınızdaki insan Barolar Birliği Başkanı olunca, ister istemez oymalı kakmalı ceviz çalışma masaları, koca koca hukuk kitapları ile dolu bir kütüphane, lâf aramızda biraz da kasvet filan bekliyorsunuz mekanda. Hiç alâkası yok ama… Bir anda yumuşacık beyaz kanepeye yayılıp, bir ayağınızı altınıza alıp, yarı bağdaş kurarak keyifli bir sohbetin içinde buluyorsunuz kendinizi…
Ukala bir hikaye…

Siz aileden hukukçusunuz. Aileden gelen bir yönlendirmeyle mi seçmiştiniz avukatlığı?
Çok ukala bir hikayem var bu konuda. İlkokul 3’üncü sınıftayım. Evde küçük bir cep anayasası var. Elim kadar bir kitap. Çok hoşuma gitmişti. Cebimde gezdiriyorum. Arada sırada da meraktan karıştırıyorum sayfalarını. Öğretmen derste; “Başbakanı halk seçer” dedi. Son tahlilde belki doğru olabilir, ama Anayasa’da öyle yazmıyor. Diyor ki; “Başbakanı cumhurbaşkanı görevlendirir.” Parmak kaldırdım, “Öğretmenim” dedim.. “Başbakanı cumhurbaşkanı atar.” Çok şaşırdı. “Nereden çıktı şimdi bu” diye sordu. Ben de cebimden anayasayı çıkarıp, “Burada öyle yazıyor” dedim. Öğretmen bunu babama anlatmış. İşte ilkokuldaki bu ukalalığımla bu işe adım attım ben. Evde de sadece siyaset ve hukuk konuşulurdu. Başka bir mesleği hiç düşünmedim.

Makul hırslarım var
Başarılı bir öğrenci miydiniz?
Fena değildim. Belli derslerde çok başarılıydım. Belli derslerde de geçecek kadar not alırdım. Hiçbir zaman okul birincisi, ya da sınıf birincisi olmayı önemsemedim.

Hırslı bir insan olmadığınızı söylemeyeceksiniz değil mi?
Kontrol edilebilir, makul, ulaşılabilir hedeflere yönelik hırslarım var. Neye hırs yaptığınız çok önemli. Kendinize anlamsız bir hedef koyduysanız, bu sadece yıpratır.

Söz hazır hedeflere gelmişken, siyasete de girsek diyorum…
Ben siyasetin dışında değilim. Tam tersine içindeyim. Ama siyasi parti siyasetinde değilim. Çünkü bugün siyasi partilerin hiç birinin yeterli ve verimli çalıştığını düşünmüyorum. Halkın gerçek ihtiyaçlarını, kendi hedefleri şeklinde koymadıklarını görüyorum. Ama ben CHP’liyim ve bunu da hiçbir zaman gizlemedim. Atadan, dededen de CHP’li olduğum için, bu adeta benim üzerimde bir marka. Buna rağmen girdiğim her seçimde, her kesimden destek aldım. Tek destek almadıklarım; Anayasa’nın ilk üç maddesi ile problemi olanlar oldu. Bu siyaset için de geçerli..
Bana gurur verir

Adınız Cumhurbaşkanlığı adaylığı için de geçiyor..
Böyle bir yakıştırma bana ancak gurur verir. Bunun ötesinde spekülatif bir açıklama yapmanın da bir anlamı yok. Zaman ne getirir, ne götürür? Hangi kapıları açar? Millet beni nerede görmek ister? Bunları hep zaman içinde göreceğiz. Ama size çok net olarak söyleyebileceğim bir şey var: Bir balıkçı kasabasına gidip, günlerimi sükûnet içinde balık avlayarak geçirmeye hiç niyetim yok.

Genç yaşta çok önemli mevkilere geldiniz. İşin bir de şöhret boyutu var. Nasıl etkilemiş olabilir sizi?
Doğru. Genç yaşta ünlü oldum. Ama ünlü olmak için ünlü olmadım. Zor bir dönemde yaşıyoruz. Büyük çoğunluğun konuşmadığı bir dönem bu dönem. Herkes pozisyon kolluyor. Suskun ve sessizce dengeler kollanıyor. Ben de denge kollamaktan hoşlanmayan, zaten denge de bilmeyen biriyim. Tarihin bu zor sürecinde, doğru bildiğini söyleyenin, sözünün gereğini yapanın fark yaratacağını düşünüyorum. Baskı dönemlerinde konuşan insan sayısı azaldıkça, ister istemez o az sayıda insan içinde öne çıkıyorsunuz.
Adım adım hedef

Dekanlık, Ankara Barosu, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı. Bunlar tesadüf değil öyleyse…
Hayır değil. Hedefti bunlar. Adım adım hedefti her biri. Benim, bulunduğum yerde hep en iyisini yapmak oldu hedefim.

‘Ben bu kızla kesin evlenirim’ dedim…

Birgül Hanım’a ne zaman aşık oldunuz?
Onu ilk gördüğümde aklımdan geçen; “Ben bu kızla evlenirim” oldu.

Nerede gördünüz ilk defa?
Biz Birgül’le üniversitede, okulun ilk günü tanıştık. Ankara Hukuk 1B’sınıfındaydık ikimiz de. Şimdi ben orada ders veriyorum.

Romantik bir hikayeye benziyor… Peki öncesinde çapkın bir delikanlı mıydınız?
Hayır. Hiç çapkın biri olmadım. Nasıl olabilirdim ki zaten… Çok çekingendim. Okulun ilk üç yılında hemen hemen derste hiç konuşmadım. Hiç unutmam, sınıfın boş olduğu bir günde konuştum ilk defa. Toplasanız 10-15 kişiydik sınıfta. O gün bir konuştum, pir konuştum. Hâlâ susmadım.

Evlilik teklifini de geciktirmediniz her halde?
Ben evlenme teklif etmedim..

Birgül Hanım mı etti?
O da etmedi. Kendi kendine gelişti. Çok iyi arkadaş, yoldaş olduk. Dertleri birlikte sırtladık. O yaştaki çocukların bugün asla yaşamayacağı bir sürü zorlukla karşılaştık. Birgül’ün ailesi Bursa’daydı. Ankara’da yurtta kalıyordu. Cep telefonu yok o yıllarda. Yurdu ararsınız, ankesörlü telefon açılır. Cevap veren; “Yok” der ve meşgul olmasın diye tak kapatır. Ankesörlü telefondan konuşabilmek için randevulaşırsınız.

Eski Türk filmleri tadında sanki…
Yurdun önünde beklemesi var… Tam önünde bekleyemezsiniz, çünkü yasaktır. Azıcık kenarda beklersiniz. Orada bir ağaç vardır, o ağacın arkasında durursunuz. Hâlâ orada o ağaç. Ne anılarımız vardır o ağaçla.

Eşim benden daha iyi
avukattır…”

Üniversite biter bitmez de evlendiniz öyleyse…
29 Haziran 1991’de evlendik. Ben akademisyen olunca, Birgül’e de teklif geldi. “Aynı fakültede karı-koca birlikte çalışması doğru değil. Bu bizi rakip yapabilir” diyerek o akademisyenliği seçmedi. Avukatlık yapmak istedi. Bence de doğru yaptı. Çok başarılı bir avukat oldu.

Büyük kızım avukat olacak

Kızlarla ilişkileriniz nasıl?

Kaprisli…

Kim yapıyor kaprisleri?
Karşılıklı. Baba-kız arası çok ciddi kaprislerimiz var birbirimize. Ama ben hayatta hiç kimsenin kaprisini çekemem. Sitem de çekemem. Bu konuda acayip tepkiliyimdir. Buna rağmen özellikle küçük kızım yapar kapris. Ben de genellikle kaprisine kaprisle cevap veririm. Bazen de alttan alırım.

Aile geleneği bozulmamış bu arada. Büyük kızınız da hukuk okuyor..
Bu yıl üçüncü sınıfta. Çok da başarılı. Tek problemimiz, İstanbul’da okuduğu için evden uzak olması. Yurtta kalıyor Begüm. Bu duruma alışmak hayli zaman aldı. Ben altı ay odasına giremedim. Sonra bir gün baktım annesi odasında onun çalışma masasına yerleşmiş. Ertesi gün baktım ufaklık ablasının gardrobunun içinde… Beğendiği eşyaları kendisine alıyor. Ben odaya giremiyorum, bunlar anne-kız odayı ele geçirmişler! Hemen aradım söyledim Begüm’e.

İspiyonladınız yani..
Tabii ki. O konularda hiç güvenilir değilimdir. Begüm’e birisi bir şey yaparsa hemen söylerim. Ece’ye yaparlarsa da söylerim. ikisini de birbirine gammazlarım. Böylece kimse haksızlığa uğramamış olur.

Evde reis olacaksın diye büyütülmüş bir erkek var

Evdeki Metin’le, işteki Metin farklı mı birbirinden?
Evde ev hâli. Pederşahi falan bir durum yok ama. Mesela evde reis yok. Evin reisi olacaksın diye büyütülmüş bir erkek var. O da ben. Ama o erkek, neredeyse çocukluktan itibaren evin hanımı ile birlikte büyüdüğü için burada reis meis yok. Evdeki Metin’le işteki Metin arasında fark var mı, yok mu, onu tam olarak cevaplayamasam da, evdeki Metin’deki değişimi net olarak söyleyebilirim. Eskiden evde her şeye yetişen bir Metin vardı. Şimdi evde her şeye yetişmeye çalışan bir Metin var.

Sıkı da bir koleksiyoner ama evdeki Metin. Kaç yıldır tespih topluyorsunuz?
Çok uzun yıllardan beri. Ciddi bir koleksiyon oldu gerçekten de. Çok eski tespihlerim var. Bir tespihi almak için yıllarca gidip geldiğim olmuştur. Ama onlar için hâlâ bir camekân yaptıramadım. Bakmayın böyle sehpada durduğuna. Bir daire alır buradaki tespihler.

Benim için anne anneannem, baba da dedemdir…

Anneniz sizi doğuruken ölüyor ve siz bunu 10 yaşında öğreniyorsunuz. Travma etkisi oldu mu?
Olmaması için çok uğraştılar, ama olmuştur mutlaka. Düşünsenize, 6-7 yaşlarındasınız. Artık bilinciniz oturmaya başlıyor ve bir evin tek evlâdının kaybının yaşandığı bir evde büyüyorsunuz.

Ama hâlâ dedeniz Turhan Feyzioğlu’nu baba, anneanneniz Leyla Hanımı da anne diye anıyorsunuz..
Benim için anne anneannem, baba da dedemdir. Sadece karşımdaki insan bu jargonun dışındaysa, anlatırken kendimi çok zorlayarak baba yerine dede derim. Ama o sırada beni bir makineye bağlasalar, nabzım “yalan söylüyor” diye atar.

Haylaz bir çocuk muydunuz?
Haylazdan da öte tam bir sokak çocuğuydum. Evimizin arkasındaki inşaattan kalas çalıp kulübe yapardık. Kulübeyi boyamak için de boyacıdan boya çalardık. Yakalandık kaç kere. Çok dayak yedim.

Tur­han Fey­zi­oğ­lu kim­dir?

1922 yı­lın­da Kay­se­ri­’de dün­ya­ya göz­le­ri­ni aç­tı, 24 Mart 1988’de An­ka­ra­’da ha­ya­ta ve­da et­ti. İ.Ü. Hu­kuk Fa­kül­te­si­’ni bi­tir­dik­ten son­ra İn­gil­te­re­’de dok­to­ra yap­tı. 1957’de CHP’­den Si­vas Mil­let­ve­ki­li ola­rak TBMM’­ye gir­di. 2. Gür­sel Ka­bi­ne­si­’n­de bakanlık ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­lı­ğı yap­tı. CHP, “or­ta­nın so­lu­” slo­ga­nı­nı be­nim­se­yin­ce par­ti­sin­den ay­rı­la­rak ar­ka­daş­la­rıy­la Gü­ven Par­ti­si­’ni kur­du. Son­ra­dan, Cum­hu­ri­yet­çi Par­ti ile Gü­ven Par­ti­si­’ni bir­leş­ti­re­rek CGP’nin ba­şı­na geç­ti ve 12 Ey­lül 1980 Dar­be­si­’ne ka­dar bu par­ti­nin ge­nel baş­kan­lı­ğını yü­rüt­tü.

 
12 Ocak 2014 Pazar 11:24 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1535 - İspanyol fatih (Konkistador) Francisco Pizarro Peru'nun başkenti Lima'yı keşfetti.
1778 - İngiliz kaşif James Cook, Hawaii'ye ulaştı.
1886 - Kadınlar, Şükufezar dergisinde "saçı uzun aklı kısa" deyimine karşı mücadele başlattı.
1896 - X-ışınları cihazı ilk kez New York'ta halka tanıtıldı. "X" adı, ne tür bir ışın olduğunun bilinmeyişini simgeliyordu.
1903 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Theodore Roosevelt'in Birleşik Krallık Kralı VII. Edward'a gönderdiği radyo mesajı, Birleşik Devletlerden radyo ile yapılan ilk okyanus aşırı iletişim olmuştur.
1910 - Çırağan Sarayı yandı. Saray 1865'te Sultan Abdülaziz tarafından inşa ettirilmişti.
1911 - İlk defa bir uçak, bir geminin güvertesine iniş yaptı. Pilot Eugene B. Ely, San Francisco limanında bulunan USS Pennsylvania gemisine indi.
1912 - Kaptan Robert Scott Güney Kutbuna ulaştı. Bunu başaran ilk insan olmayı hayal ediyordu ancak Roald Amundsen ondan yaklaşık bir ay önce bunu başarmıştı.
1919 - I. Dünya Savaşı'nda yenik düşen devletlerle anlaşmalar yapmak üzere, İtilaf Devletleri temsilcilerinin oluşturduğu Paris Barış Konferansı açıldı. Avrupa'nın haritası yeniden çizildi.
1924 - İstanbul'da Milli Türk Ticaret Birliği Kongresi toplandı.
1927 - Lozan Antlaşması, Amerikan Senatosu tarafından reddedildi.
1928 - Çerkez Hacı Sami çetesinden 3 kişi Eminönü Meydanı'nda idam edildi. Bu kişiler Atatürk'e suikast iddiasıyla idama mahkum edilmişlerdi.
1931 - Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği Türkiye Güzellik Kraliçesi yarışmasını, Naşide Saffet Hanım kazandı.
1940 - Milli Koruma Kanunu kabul edildi.
1943 - Sovyetler, Leningrad'da hüküm süren Nazi kuşatmasını kırdıklarını açıkladı.
1944 - Trak adlı yolcu vapuru, Çanakkale'den Bandırma'ya giderken kayalara bindirerek battı: 24 kişi öldü.
1946 - Madam Butterfly operası, Ankara'da sahnelendi.
1947 - İstanbul'da Muallimler Birliği kuruldu.
1950 - Demokrat Parti (DP) işçiye grev hakkı istedi.
1951 - Vietnam Kurtuluş Cephesi gerillaları Hanoi'den geri çekildi; şehir Fransız'ların eline geçti.
1954 - Yabancı Sermaye Yasası Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1966 - Vefa Poyraz İstanbul valiliğine atandı.
1966 - Ankara Cezaevi'nde af isteyen mahkumlar isyan etti. İstanbul Üsküdar Toptaşı Cezaevi'nde 260 mahkum açlık grevine başladı.
1969 - ABD'li bilim insanlarınca, düzenli elektromanyetik dalgalar yayan ilk pulsarlar bulundu.
1977 - Zatürreye yol açan gizemli Lejyoner hastalığı'nın amili olan bakteri bulundu ve Legionella pneumophila olarak adlandırıldı.
1983 - Kültür Bakanlığı'nca Sinema Yasa Tasarısı hazırlandı. Bakanlık tasarıyla filmlere denetim getiriyordu.
1984 - -Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davası duruşmasında sanıklara tek tip elbise giydirildi.
1989 - Kıbrıslı işadamı Asil Nadir, Günaydın gazetesinden sonra Gelişim Yayınları'nı da satın aldı.
1991 - Irak, İsrail'in Tel Aviv ve Hayfa şehirlerine Scud füzesi attı.
1991 - Hükümet, TBMM'den gerektiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışında görevlendirilmesi ve yabancı askerlerin Türkiye'de bulundurulması konusunda yetki aldı.
1993 - Bayburt'un Üzengili köyü üzerine çığ düştü; 56 kişi öldü, 22 kişi yaralandı.
1996 - Michael Jackson ile Lisa Marie Presley'nin iki yıl süren evlilikleri boşanma ile sona erdi.
2005 - 800 yolcu kapasiteli yolcu uçağı Airbus A380, Toulouse'da (Fransa) basına tanıtıldı.
532 - Konstantinopolis (günümüzde İstanbul)'te başlayan Nika ayaklanması tamamen bastırıldı. 30.000 kişinin öldüğü tarihin bu en kanlı ayaklanması 13 Ocak'ta başlamıştı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
17
5
4
8
19
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
17
5
3
9
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
11.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu042327365154
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:35
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:13
  • Akşam17:29
  • Yatsı19:03
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık