AB Dışişleri Bakanları: Türkiye istiyorsa kapı açık

Ana Sayfa » Medya Kritik » Merdan Yanardağ-Yurt

Merdan Yanardağ-Yurt

Celladına âşık olan ya da Mankurtlaşan toplumlar

 
6 Aralık 2012 Perşembe 07:24 
Yorum YapYazdır
 
 
Merdan Yanardağ-Yurt


İnsanların hayatlarında da toplumların/ülkelerin tarihlerinde de öyle dönemler vardır ki, zamanın olağan bir seyir içinde aktığı dönemlerde bir yılda, on yılda, yüz yılda yaşanabilecek olaylar sanki bir güne sığar. Tarihin kırılma noktalarıdır o günler. Öyle her zaman insan hayatına denk gelmez, deyim uygunsa “bin yılda bir” yaşanır. Altüst oluş ve tarihsel dönüşüm dönemleridir o günler.
 
Kırgızistanlı ünlü Sovyet yazarı Cengiz Aytmatov’un “Gün Uzar Yüzyıl Olur” isimli çok güzel bir romanı vardır. Çarpıcıdır… Romanın ismi şiirselliğinin yanı sıra, anlam derinliği nedeniyle de insanı baştan çıkarır. Bütün bir dönemi, hatta çağı bir güne sığdırır. Söz konusu kitabın yan öykülerden biri çok sarsıcıdır; Mankurt…
 
Yurt Gazetesi’nde ve Sol Portal’da daha önce de yazdığım gibi, kitaptaki bu bölüm insanın adeta kanını dondurur. Yüzlerce yıl önce Orta Asya bozkırlarında yaşanan bir hikâyedir bu.
 
Göçebe ve savaşçı bir boy olan Yuan Yuanlar, Sarı Özek bozkırında yaşayan Naymanlar’dan tutsak aldıkları gençlere akıllara durgunluk veren bir teslim alma, köleleştirme yöntemi uygularlar. Açık alanda, bozkırın ortasında yere yatay şekilde hazırlayıp kazıklara bağladıkları çarmıhlara gerdikleri esirlerin kafalarına ıslak deve derisi sararlar. Bozkırın karasal ikliminde yazları kavurucu bir sıcak vardır. Bahar aylarında yeşeren çimenlerin ömrü bile çok kısadır.
 
Güneş altında kurumaya ve daralmaya başlayan kalın deve derisi  esirlerin kafalarını sıktıkça tarifsiz acılar verir. Bu işkence günlerce sürer. Esirler sonuçta ya ölürler ya da sağ kalanlar bütün bilinçlerini ve belleklerini yitirirler. Dahası kendisini esir alan Yuan Yuan’dan başkasını tanımaz, sadece onun söylediklerini yapar ve emirlerine uyarlar.
 
Onlar bir köle bile değildir. Bilinci, belleği, düşünme yeteneği alınmış ama bir insanın bütün yeteneklerine de sahip, efendisine kayıtsız şartsız itaat eden bir makina gibidirler. Annelerini, babalarını, kardeşlerini ve kavimlerini tanımazlar. Bilinci ve ruhu ele geçirilmiş bir köle olarak efendisinin işlerini yapar, çalışır ve gerekirse savaşırlar.
 
***
 
Orta Asya halklarının böyle kişilere o dönemde “Mankurt” dediğini belirtiyor Aytmatov. Yaşanan duruma, köleleşmeye de “mankurtlaşmak” diyor. Mankurtlaşan kişilerin en önemli özelliği şudur; onlar başkaldırmayı ve itaatsizliği hiç düşünmezler, sadece verilen talimatlara birebir uyarlar. Onlar insanların bütün yeteneklerine sahip birer hayvan haline gelmiştir.
 
Aytmatov’un romanında olağanüstü bir çarpıcılıkta anlattığı bu “mankurtlaşma” durumu, sosyolojik bir kavram olacak kadar önemlidir. Mankurt kavramı, aklı ve bilinci kuşatılarak teslim alınmış, tarihi unutturulmuş, efendisinin çıkarları için kendi değerlerine, ailesine, dostlarına, sınıfına, halkına ve ülkesine ihanet edenler için kullanılabilir. Çünkü yalnız insanlar değil, toplumlar da mankurtlaşabilir.
 

***
 
İşte uzun bir süredir bu ülkenin halkları tıpkı Aytmatov’un yaptığı o tedirgin edici tespitte olduğu gibi, adeta mankurtlaştırılmış gibidir.
 
Örneğin bu halk, ülkesini işgal edenleri; malına, canına ve namusuna saldıranları; Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkarak paylaşan İngiltere’yi, Fransa’yı, İtalya’yı, dahası Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş senedi olan Lozan Barış Antlaşması’nı tanımayan ABD gibi emperyalist ülkeleri “dost” olarak gördü. NATO’ya üye oldu.
 
Buna karşılık Kurtuluş Savaşı’nda kendisiyle birlikte düşmana karşı savaşan; silah, para, yiyecek ve giyecek veren; generallerini göndererek Sakarya Savaşı ve Büyük Taarruzun planlanmasına doğrudan katılan; Türkiye Cumhuriyet’in inşasına büyük maddi ve manevi katkılarda bulunan, birçok ağır sanayi tesisini kuran Sovyetler Birliği’ni (Rusya) ise büyük bir akılsızlık ve vefasızlıkla 1950’den sonra düşman ilan etti.
 
 Oysa,1928’de yapılan Taksim Anıtı’nda Kurtuluş Savaşı’na katılan iki Sovyet generalin, Voroşilov ve Frunze’nin de ‘Yeni Türkiye’nin kurucu sembolleri’ olarak heykelleri vardır. Anıtta General Frunze Atatürk’ün hemen arkasında, Voroşilov ise İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak’ın arkasında durur. Bu kompozisyon ile Cumhuriyet’in kurucuları tarafından her iki Sovyet generalin de Kurtuluş Savaşı’nın lider kadrosu içinde sayıldığını gösterir.
 
Biri mareşal olan iki Sovyet generali ve devrimci lider Kurtuluş Savaşımızın kahramanları arasında yer alıyor. Kanıtı da İstanbul’un merkezinde, Türkiye’nin meydanı olan Taksim’in tam ortasında Cumhuriyet Anıtı olarak duruyor.
 Ancak, inançları ve din istismarı üzerinden bilinci teslim alınan ve akıl tutulmasına uğratılan bir halk; kendisini sömürenleri, ülkesini işgal edenleri, değerlerini ve kaynaklarını yağmalayan emperyalistleri desteklemeye ve onların işbirlikçilerini sandıkta seçmeye on yıllardır devam etti.
 
Tek başına bu olay bile bir ulusun nasıl ‘Mankurtlaştığı’nın dramatik ve insanın yüreğini burkan çarpıcı bir örneğini oluşturuyor.

SAVAŞ KAHRAMANI DEVRİMCİ LİDERLER
 Mihail Vasilyeviç Frunze, 1885'te Bişkek’te dünyaya geliyor. Bolşevik Parti’ye katıldığında 19 yaşındadır ve 1906'da Lenin’le tanışır. Devrim’den sonra Kızıl Ordu Komutanı Troçki tarafından Doğu Cephesi Komutanlığı’na getirilir. İç savaşta büyük başarılar gösteren Frunze 1920 yılında Güney Cephesi Komutanı olur. Frunze, 40 yaşında öldüğünde Sovyet Devrimci Askeri Konsey Başkanlığı görevini yürütmektedir.
 
Kliment Yefromoviç Voroşilov (1881-1969) Ukrayna’da maden işçiliği yaparak eğitimini tamamlar. Bolşevik Partiye katılır, iç savaşta Kızıl Ordu’da görev yapar. Voroşilov, 2. Dünya Savaşı’nın seyrini etkileyen Leningrad Savunmalarının komutanlığını yapar. Zafer sonunda mareşalliğe yükselen Voroşilov, 1947'de Politbüro üyesi, 1953-1960 arasında Yüksek Sovyet Prezudyumu Başkanı (Cumhurbaşkanlığı) seçilir.

 
6 Aralık 2012 Perşembe 07:24 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
29
10
6
13
36
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
29
10
4
15
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
29
8
6
15
30
16
Gaziantepspor
29
7
5
17
26
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1903 - Alberta'da (Kanada) meydana gelen toprak kaymasında 70 kişi öldü.
1916 - Kut'ül Ammare Kuşatmasında Halil Kut Paşa komutasındaki 6. Ordu Irak cephesinde Kut'ül Ammare kasabasında İngiliz Mezopotamya ordusunu teslim aldı.
1939 - Türk güreşçileri Yaşar Doğu ve Mustafa Çakmak 66 ve 87 kilolarda Avrupa ikincisi oldu.
1945 - İtalya'daki Alman birlikleri teslim oldu.
1945 - Sovyet tankları Berlin'e girdi. Sovyet askerleri şansölyelik binasının kapılarını zorlarken, Nazi lider Adolf Hitler, tabancayla intihar etti.
1945 - Adolf Hitler, Eva Braun ile Berlin'de evlendi ve Amiral Karl Dönitz'i veliahtı tayin etti.
1945 - Dachau Toplama Kampı, ABD Kara Kuvvetleri'ne bağlı 42. Piyade Tümeni ve diğer 7. Ordu birlikleri tarafından kurtuldu.
1949 - Sabahattin Ali'yi öldüren Ali Ertegin'in yargılanmasına başlandı.
1951 - Helsinki'de düzenlenen Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nı Türk Milli Takımı kazandı.
1955 - Güney Vietnam'da iç savaş başladı.
1959 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Ege illerini kapsayan yurt gezisine çıktı. Ankara garında ve Eskişehir tren istasyonunda halkın muhalefet lideriyle görüşmesi ve gösteri yapması polis tarafından engellendi.
1960 - Ankara ve İstanbul'da üniversiteler 1 ay süreyle kapatıldı. İstanbul Üniversitesi'nde gösterilere polisin silahlı müdahalesinde önceki gün bir öğrenci ölmüş, ayrıca sıkıyönetim ilan edilmişti.
1968 - Hair Müzikali Broadway'de perdelerini açtı.
1971 - Çetin Altan ve İlhan Selçuk 9 Mart 1971 darbe teşebbüsü ile ilgili olarak sorgulanmak üzere gözaltına alındılar.
1972 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay hükümeti kurma görevini eski başbakanlardan Suat Hayri Ürgüplü'ye verdi.
1979 - İstanbul'da 1 Mayıs günü sokağa çıkma yasağı uygulanacağı ilan edildi.
1979 - Süleyman Demirel, Türkiye Muhtarlar Federasyonu'nun 5. Genel Kurulu'nda "Türkiye Muhtarbaşı" seçildi.
1980 - 1 Mayıs'ın yasaklandığı il sayısı 30'a yükseldi.
1981 - Ankara Sıkıyönetim Askeri Savcılığı, MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş ve 219 sanık hakkında idam istemiyle dava açtı.
1983 - Resmi Gazete'de yayımlanan İçişleri Bakanlığı tebligatına göre, 12 Eylül askeri darbesinden sonra 242'si 10 yıl, 481'i 5 yıl olmak üzere toplam 723 kişi siyaset yasağı kapsamına alındı.
1986 - Yetkililer, 26 Nisan'da meydana gelen Çernobil kazası sonrası oluşan radyoaktif bulutların Türkiye'ye ulaşma olasılığının zayıf olduğunu iddia ettiler.
1986 - "Bir Yeni Cumhuriyet İçin" adlı kitabı nedeniyle 4. kez yargılanan Yalçın Küçük 1,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
1988 - İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli "Türkiye'nin 1 Mayıs diye bir bayramı yoktur" dedi.
1991 - Bengaldeş'te meydana gelen kasırga en az 138.000 kişinin ölümüne ve 10 milyon kişinin evsiz kalmasına neden oldu.
1992 - Los Angeles'da çıkan halk ayaklanmasında üç gün içinde 54 kişi öldü ve yüzlerce bina tahrip edildi.
2004 - Oldsmobile son otomobilini üretti. Şirket tam 107 yıldır otomobil üretimi yapıyordu.
2005 - Suriye, 29 yıl süren işgalin ardından Lübnan'dan tamamen çekildi.
2007 - İstanbul'da, Çağlayan Mitingi düzenlendi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:19
  • Güneş05:14
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:21
  • Akşam19:23
  • Yatsı21:05
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık