Bakan Soylu'dan şok açıklama; helallik istedi!

Ana Sayfa » Ekonomi » Memur ve emekliler neden düşük zamma mahkum edildi?

Memur ve emekliler neden düşük zamma mahkum edildi?

Oda tv'den Ahmet Müfit, memurların, memur emeklilerinin, gerçek enflasyon rakamlarının altında kalacağı bu günden belli zam oranlarına, niçin mahkum edildiği sorusunu yanıt aramaya çalıştı.

 
31 Ağustos 2017 Perşembe 13:55 
Yorum YapYazdır
 
 
Memur ve emekliler neden düşük zamma mahkum edildi?

2002 yılında, toplam sayısı 650.770 olan kamudaki sendikalı memurun, yalnızca 41.871’i Memur-Sen üyesiyken, kendi açıklamalarına göre, 2017 yılı Haziran ayı itibarıyla bu sayı 1 milyona ulaşmış. Ancak konumuz Memur-Sen’in eşi görülmemiş başarı hikayesi, AKP Hükümetleri döneminde üye sayısında yaşanan “rekor artış” ya da bu rekora hangi yoldan ulaşıldığı değil. Ne olduğunu, nasıl olduğunu, kamu kurumlarında sendika “seçimi” konusunda neler yaşandığını herkes biliyor. Konumuz, yetkili sendika olarak, tüm memurlar adına 2018 ve 2019 yıllarında sağlanacak ücret artışlarıyla ilgili gerçekleştirilen “müthiş pazarlık” da değil. Pazarlığı, kabul edebileceklerini söyledikleri en düşük teklif olan 2018 yılı için yüzde 16,60, 2019 yılı için yüzde 18,80, 2 yıllık kümülatifyüzde 38,52 zam talebiyle başlatıp, “Kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine 2018 yılında %7,64; 2019 yılında %9,20; iki yıllık toplamda kümülatif %17,54 zam aldık” diyerek başarı hikayesi anlatan bir sendika üzerine ne konuşulabilir ki.

Bu yazıda, memurların, memur emeklilerinin, gerçek enflasyon rakamlarının altında kalacağı bu günden belli zam oranlarına niçin mahkum edildiği sorusunu yanıtlamaya çalışacağım.

BÜTÇE AÇIĞI YÜZDE 74 ORANINDA ARTTI

Sorunun yanıtını, Maliye Bakanlığı, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nün, Haziran 2017 Dönemi Bütçe Gerçekleşmeleri Raporu’nda bulmak mümkün aslında. Söz konusu rapora göre; 2016 yılı Haziran ayında 7,9 milyar TL olan bütçe açığı, 2017 yılı Haziran ayında yaklaşık yüzde 74 oranında artarak 13,7 milyar TL olarak gerçekleşmiş. İlk altı ayı, geçen yılın ilk altı ayıyla karşılaştırdığımızda durum çok daha çarpıcı hale geliyor.2016 yılı Ocak-Haziran döneminde 1,1 milyar TL fazla veren bütçe, 2017 yılı Ocak-Haziran döneminde 25,2 milyar TL açık vermiş durumda. Açığın bu denli artmasının nedeni, bütçe harcamalarındaki artışın bütçe gelirlerindeki artıştan fazla olması doğal olarak. 2016 yılı Ocak-Haziran döneminde 275,1 milyar TL olan bütçe gelirleri, 2017 yılının aynı döneminde yüzde 8,8 oranında artarak 299,2 milyar TL olurken, bütçe giderleri yüzde 18,5 oranında artarak, 273,8 milyar TL’den 324,4 milyar TL’ye yükselmiş. Peki de, niçin böyle oldu. Bir yıl önce fazla veren bütçe niçin açık vermeye başladı? Yanıt, borç parayla yüzdürülen ekonomi gemisi için “güzel” günlerin bitmiş olması. Biraz daha açık ifade edersek, özel sektörün, TL’nin değer kaybıyla birlikte riskli hale gelen yabancı para borçları ve bu durumun gerek finans gerekse finans dışı kesim açısından yeni krediye erişim olanaklarını sınırlamasının sonucu olarak, özel sektörün yeni yatırım yapakta, mevcudu döndürmekte zorlanır hale gelmesi. Durum böyle olunca, üstüne üstlük siyaseten zorlu bir ortam söz konusuysa, diğer yandan da ABD Merkez Bankası faiz artıracağım bilançoyu küçülteceğim diyorsa, büyüme rakamlarını olabildiğince yukarıda, işsizlik rakamlarını ise olabildiğince aşağıda tutabilmek için bizzat sizin “bir şeyler” yapmanız gerekiyor.

Serbest piyasa düzeninde“bir şey yapmak” deyince akla gelen şey, zor durumdaki şirketleri kurtararak ve kamu harcamalarını artırarak ekonomiyi canlı, büyüme rakamlarını yüksek tutmaya çalışmak. Hükümet de doğal olarak bunu yaptı. Operasyon iki yolla gerçekleştirildi.

KAMU BORÇLANMASI LİMİTLERİ ZORLUYOR



Milyonlar kazandım!
İşin sırrını öğrendiğinizde günde 7.000 TL kazanabilirsiniz…
Milyonlar kazandım!
Yılın en iyi oyunu !
Bu oyun seni tüm gece ayakta tutacak!
Yılın en iyi oyunu !
Magnum'la Porsche Kazan
Magnum Hazzı 2 Porsche Kazandırıyor. Şifreni 2992'ye gönder, Porsche'lerden birini kazan!
Magnum'la Porsche Kazan
Dünya İnovasyon Okulu
Son Kayıt Fırsatını Kaçırmayın! Kayıtlar şubelerimizde ve bilokullari.com.tr adresinde
Dünya İnovasyon Okulu
Birinci yol, doğrudan kamu harcamaları artırılması. Bunun için gerekliliği tartışmalı inşaatlar yaptırmak (sağlam kaldırımları söküp yenisini yapmak gibi), devlet kesesinden işsizi işli gibi gösterip para vermek, gereğinden çok tüketmek gibi çeşitli seçenekler söz konusu. Hükümete yakın SETA Vakfınca hazırlanan “2016’da Ekonomi” başlıklı yayında bu durum, “Hükümet kamu tarafından gerçekleştirilen tüketim ve yatırım harcamalarını artırarak ekonomik büyümeye ivme kazandırmaya çalışmış ve bunda bir ölçüde başarılı olmuştur” sözleriyle aktarılıyor.

İkinci yol ise vergi indirimleri, teşvikler, ayrıcalıklı kur uygulamaları, Kredi Garanti Fonu, vb. destekler ile vergi ve varlık barışı uygulamaları gibi örtülü aflarla, şirketlerin üzerlerindeki borç baskısını hafifletmek, borçlarından ve TL’nin değer kaybından dolayı durumu iyi olmayan özel sektörü finansal açıdan rahatlatmak. Bu yolla, üretimlerini/faaliyetlerini sürdürebilmelerini sağlamak, üretemez hale gelmiş olanları tekrar üretebilir/faaliyetlerini sürdürebilir hale getirmek.

Ekonomiyi canlandırma amaçlı bu uygulamaların yanına birde büyük projeleri yap işlet devret yöntemiyle yapan şirketlerin, yanlış hesaba dayalı olarak yapılan ihalelerden kaynaklı, önümüzdeki on yılların bütçelerini de olumsuz etkilemesi kaçınılmaz görünen “ihaleyle söz verilmiş karlarını” bütçeden karşılamayı eklemek gerekiyor.

Görüldüğü gibi, ekonomiyi canlandırmak, büyümeyi yüksek tutmak amacıyla alınan tüm tedbirlerin ortak yanı, ya bütçeden kaynak çıkışına sebep oluyor ya da bütçeye kaynak girişine engel oluyor olmaları. Dolayısıyla da bütçe dengesini bozuyorlar. Sorun da tam bu noktada ortaya çıkıyor. Bütçe kaynakları, yani vatandaşın verdiği vergiler özel sektörü ayakta tutmak, tüketerek de olsa büyümeyi sağlamak, özel sektöre uzun yıllar boyunca hazine garantili kazanç kapısı olacak “büyük” projelerin yapımını devam ettirebilmek amacıyla kullanılınca, ortaya çıkan açığı başka bir yerden kapatmanız gerekiyor.

Bu yapmanın iki yolu var. Ya Hazine kanalıyla yurt içi ve yurtdışından borçlanarak bu açığı kapatacak ya da diğer bütçe kalemlerinden kesinti yapacaksınız.

Tabii ki, siyaseten zor durumda kalmamak için, öncelikle vatandaşı doğrudan etkilemeyeceği düşünülen “borçlanma” tercih edilmiş durumda. Sorun, bu noktada da limitlere dayanılmış olması. Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi ve Finansmanı İstatistikleri borçlanma konusunda gelinen noktayı son derece açık bir şekilde ortaya koyuyor. BloombergHT’de yayınlanan, “…Konuyla ilgili doğrudan bilgi sahibi olan bir kaynağa göre yetkililer, rekor seviyedeki ilk yarı borçlanmasının Hazine'yi yasal tavana yaklaştırması ardından, bu yılki borçlanma limitinin artırılması için yasal değişikliğe hazırlanıyor…” şeklindeki 25 Temmuz 2017 tarihli haber, kamu borçlanmasında gelinen seviyenin, “limitleri” zorlayan büyüklüğüne dikkat çekiyor.

Borçlanma limitlerini artırmanın yaratacağı en önemli sorun ise kamu borç yükünün döndürülebilirliği konusundaki “algının”, borç verenler nezdinde yaratacağı düşünülen olumsuz etki. Bu durumda zorunlu olarak diğer seçeneği tercih etmek durumundasınız. Diğer seçenek yani diğer bütçe kalemlerinden kesinti yapmak denince akla gelen ilk kalem de doğal olarak, devletin devlet işlerini yerine getirebilmek için istihdam ettiği insanların ücretlerini düşürmek. Bunun için de, kamu personelinin çoğunluğunu “verimlilik” adına taşerona devreden devlet, henüz taşerona devredemediği memurların gelirine enflasyonun altında kalacağı şimdiden belli bir maaş artışını uygun buluyor. Bir yandan, çalışanlar arasındaki “gelir dengesi”, asgaride kurulmaya çalışılırken, diğer yandan uluslar arası mali sermayeye, 2018’den itibaren çalışanlardan keserek bütçe açığını kontrol edeceğimizin, borçlarımızı döndürme konusunda zora düşmeyeceğimizin mesajı veriliyor. Bu “mesaj” yeterli olur mu? Bu yapılanların başlangıç olduğunu, turpun büyüğünün halen torbada olduğunu düşündüğümü söyleyerek bitireyim.

Ahmet Müfit

Odatv.com

Kaynaklar:

1. http://www.memurlar.net/haber/143902/son-8-yilda-sendika-uye-sayisindaki-degisim.html 2. https://www.ogretmenlericin.com/meb/sendika/2017-sendika-uye-sayilarinda-memur-sen-1-milyon-uyeye-ulasti-18019.html 3. http://www.bembirsen.org.tr/ts/, 4. http://www.memursen.org.tr/yuzde-17-54-zam-258-maddelik-kazanim-sagladik, 5. https://www.hazine.gov.tr/tr-TR/Istatistik-Sunum-Sayfasi?mid=59&cid=12 6. http://www.bumko.gov.tr/Eklenti/10751,2017haziranayibutcegerceklesmeleriraporupdf.pdf?0&_tag1=14E90E96F2F9758DCDA0E629E4576B6A274CB775 7. https://setav.org/assets/uploads/2016/12/ekonomi-2016-.pdf 8. http://www.bloomberght.com/haberler/haber/2033877-hazine-nin-2017-borclanma-limitinin-artirilmasi-icin-calisildigi-belirtildi

 
31 Ağustos 2017 Perşembe 13:55 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1836 - Samuel Colt, ürettiği silahın (Colt) patentini aldı.
1921 - Gürcistan'ın başkenti Tiflis, Bolşevik Rusya tarafından işgal edildi.
1925 - Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nda değişiklik yapıldı; Din politikaya aletedilemeyecek ve bu suç vatan hıyaneti sayılacak.
1932 - Adolf Hitler Alman vatandaşlığına kabul edildi, böylelikle 1932 yılında yapılacak Weimar Cumhuriyeti'nin başkanlık seçimlerine katılması mümkün oldu.
1933 - Fransız Vagon-Li (Yataklı Vagonlar) şirketinin Belçikalı Müdürünün koyduğu Türkçe yasağına tepki gösterildi.
1933 - Uçak gemisi olarak imal edilen ilk ABD donanma gemisi USS Ranger denize indirildi.
1943 - Talat Paşa'nın Almanya'da tahnit edilen naaşı İstanbul'a getirildi. Aynı gün Hürriyet-i Ebediye tepesinde toprağa verildi.
1945 - Türkiye, Almanya'ya savaş ilan etti.
1952 - Başbakanlıkta kurulmuş olan "ilmi komisyon", Anayasa'daki antidemokratik maddeleri tespit etti; Anayasa'da antidemokratik 40 kanun var.
1954 - Cemal Abdülnasır, Mısır devlet başkanı oldu.
1954 - Çoruh ilinin ismi Artvin olarak değiştirildi.
1964 - Muhammed Ali (Cassius Clay), Miami Beach-Florida'daki maçta Sonny Liston'ı yenerek ağır siklet boks şampiyonu oldu.
1968 - İstanbul Taksim Meydanı'nda ikinci "Uyanış Mitingi "yapıldı. Mitingin amacı Türkiye İşçi Partisi milletvekillerine Meclis'te yapılan saldırıryı kınamaktı.
1980 - Bedelli askerlik kabul edildi. Yurt dışındaki işçiler 20 000 mark ödedikleri takdirde askerlik yapmayacaklar.
1984 - Hakkari'de Bir Mevsim adlı filmin gösterimi Sıkıyönetim Komutanlığınca yasaklandı.
1986 - Filipinler devlet başkanı Ferdinand Marcos, 20 yıllık yönetimin ardından ülkeden kaçtı. İktidara Corazon Aquino geldi.
1990 - Nikaragua'da yapılan seçimleri Başkan Daniel Ortega kaybetti.
1991 - Irak Kuveyt'ten çekilme kararını açıkladı. Böylece Amerikan birliklerive müttefik kuvvetlerin birlikte yürüttükleri "Çöl Fırtınası" harekatı sona erdi. 28 Şubat'ta ateşkes antlaşması imzalandı.
1991 - Varşova Paktı feshedildi.
1994 - Demokrasi Partisi (DEP) yerel seçimlere katılmama kararı aldı.
1994 - Almanya, RP'nin Bosna'ya yardım adı altında Almanya'ya gönderdiği paralar hakkında soruşturma başlattı
1998 - Fazilet Partisi (FP) kuruldu.
2000 - Carlos Santana 8 Grammy Ödülü birden kazandı. Daha önce Michael Jackson'ın "Thriller" albümüyle kırdığı bir seferde en çok Grammy alan sanatç rekorunu egale etti.
2003 - Irak krizi konusunda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için hükümete yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi TBMM'ne sunuldu.
2009 - Türk Hava Yolları 1951 sefer sayılı uçuşu: İstanbul'dan 8:22 de havalanan uçak Schipol havaalanına inemeden düşerek 3 parçaya ayrıldı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
23
15
2
6
47
2
Başakşehir
22
14
4
4
46
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
23
10
8
5
38
6
Trabzonspor
23
9
9
5
36
7
Sivasspor
22
10
4
8
34
8
Göztepe
22
9
6
7
33
9
Malatyaspor
23
8
7
8
31
10
Akhisarspor
23
8
6
9
30
11
Kasımpaşa
23
8
5
10
29
12
Bursaspor
23
7
6
10
27
13
Gençlerbirliği
22
6
7
9
25
14
Antalyaspor
23
6
7
10
25
15
Alanyaspor
23
6
3
14
21
16
Konyaspor
23
5
6
12
21
17
Osmanlıspor
23
5
5
13
20
18
Karabükspor
23
3
3
17
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
22.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu041722274347
 
On Numara
19.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03041617182125263032374042485054555657646770
 
Sayısal Loto
24.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050710172021
 
Şans Topu
21.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091015273103
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:14
  • Güneş06:54
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:50
  • Akşam18:16
  • Yatsı19:45
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık