CHP'den hükümete Kuzey Irak desteği

Ana Sayfa » Medya Kritik » Mehmet Ali Birand'ın bugünkü son yazısı

Mehmet Ali Birand'ın bugünkü son yazısı

 
17 Ocak 2013 Perşembe 19:30 
Yorum YapYazdır
 
 
Mehmet Ali Birand'ın bugünkü son yazısı

Bu akşam saatlerinde hayatını kaybeden gazeteci Mehmet Ali Birand'ın Posta Gazetesi'ndeki bugünkü son köşe yazısı...

Bugün hem polis hem PKK sınavdan geçecek

Bugün yüzbinler Diyarbakır’da toplanacak. İçlerinde çok kızgınları olduğu gibi, üzüntü duyanlar da olacak. Ancak ne olursa olsun, bu bir Kürt gösterisi şeklinde geçecek. Halk, gücünü gösterecek. BDP yaklaşımını belirledi. Tahrik etmeyecek. Etrafın yakılıp yıkılması için tahrik etmeyecek. PKK’nın tutumunu henüz bilmiyoruz.

Acaba, “Bakın istediğimiz zaman sokakları ateş topuna çevirebiliyoruz... Bu defa ise halkımızın barışçı gücünü göstereceğiz...” mi diyecek yoksa bir işaretle gençler etrafa mı saldıracak? Örgüt bugün, İmralı süreci konusunda ne düşündüğünün ilk işaretini verecek. Böylesine büyük toplulukları kışkırtmak kolaydır da, kontrol altında tutmak çok zordur. Bir silah sesi, bir fısıltı her şeyi mahveder.

POLİSİN DE BÜYÜK SORUMLULUĞU VAR. BAZI ŞEYLERİ GÖRMEMELİ. HER ATILAN ADIMA SERT MÜDAHALE ETMEMELİ. DÜZEN KURACAĞIM DERKEN MİTİNGİ KARIŞTIRMAMALI.

Diğer bir sorumluluk polise ait. Bundan önceki gösterilerde hep gördük. Güvenlik güçleri bazen çok sertleşiveriyorlar. Öylesine bir tepki gösteriyorlar ki, gösteri savaş alanına dönüyor. Neden yaptıklarını soruyorsunuz, “Efendim izin almadılar... Polise tükürdüler...” gibi gerekçeler sayıyorlar. Oysa öyle gösterilerle karşılaştık ki, polis kenarda durduğu zaman olay çıkmıyor.

Aman dikkat, burada biz polisin insanlar öldürülürken veya binalar yakılırken de sessizce seyretmesinden söz etmiyoruz. Güvenlik güçlerinin sağduyulu davranmasını bekliyoruz. Bugün ilk işareti alacağız. Acaba bu iş yürüyecek mi, yoksa dinamitlenecek mi? Ben ümitli olmak istiyorum. Artık ölümlerin durmasını diliyorum.

Türkiye zoru başarıyor kolayını yapamıyor...

Geçen haftaki bir haber eminim dikkatlerinizi çekmiştir. Heybeliada Ruhban Okulu’nun etrafındaki 190 dönümlük koru, sahibi olan Aya Triada Manastırı Vakfı’na iade edildi. Ruhban Okulu 1971 yılında kapatılmıştı. Nedeni de, ülkenin genelindeki din okullarına duyulan alerjiydi. İslamcıların vakıf kurup din okulu açması engelleniyor, onlar da “Ama bakın Ruhban Okulu var...” diye örnek gösteriyorlardı. Bunun üzerine, 1884’ten bu yana Ortodoks Kilisesi’ne din adamı yetiştiren okulun faaliyeti sudan bir gerekçe bulunup durduruldu. Sadece Ruhban Okulu değil, Rumlara ait tüm vakıf mallarına da el kondu. Binalar, arsalar Türklere verildi veya satıldı.

AK Parti hükümetine kadar bu haksızlığı gidermek mümkün olmadı. Ancak bu hükümet azınlıklar konusunda inanılmaz adımlar attı. 40 yılı aşmış davalar sonuçlandırıldı. Mallar eski ve gerçek sahiplerine geri verildi. Bunun ne kadar güç bir şey olduğunu tahmin edebilirsiniz. Hele son karar Ankara’nın artık azınlıklar konusuna bambaşka bir gözle baktığını tescil etti. Ancak gelin görün ki, bu kadar güçlüklerle mücadelenin üstesinden gelen AK Parti iktidarı, Ruhban Okulu’nu bir türlü açmıyor veya açamıyor.

Şimdiye kadar Başbakan başta olmak üzere, gelip geçmiş tüm bakanlar “Açılacaktır... Açılmalıdır...” diye defalarca demeçler verdiler. Yine de olmadı... Olamadı... Oysa Ruhban Okulu, Ortodoks dünyasına din adamı yetiştirmesi açısından son derece önemli. Ancak nedense, “karşılıklılık” ilkesinden kendimizi bir türlü kurtaramıyoruz. Yani biz bir şey yapınca Yunanistan’ın da aynı şekilde karşılık vermesini bekliyoruz. Oysa, Patrikhane bu ülkenin bir parçası. Orada yetişen din adamları da bizim vatandaşlığımızı taşıyorlar. Karşılık istemek son derece yanlış bir yaklaşım. Dediğim gibi, işin en zor tarafını gerçekleştiriyoruz, deveyi hendekten atlatıyoruz ancak sığ suda kendimizi batırıyoruz. Hayret doğrusu...

Kadın cinayetleri hep vardı, şimdi uyandık

Zavallı kadınlarımız... Gün geçmiyor ki, biri öldürülmesin. Sanki toplum birden bire değişti ve erkekler kadınlarına saldırır oldu. Merak ettim ve 30-40 yıllık gazeteleri inceledim. Şaşırırsınız, kadın ölümünden ya söz edilmiyor veya en iç sayfalarda küçük puntolarla verilmiş. Vaka-i adiyeden gibi muamele görmüş. İstatistiklere baktım ki, oooooo ölüm üzerine ölüm. Amma kimse ilgilenmiyor, medya haber değerinde bulmuyormuş. Ne acı değil mi? Analar edebiyatı yapmakta üstümüze yoktur. Kadını başımızın üstünde taşıdığımızı söyler dururuz. Bunca riyakarlıktan sonra da, kadınımızı doğrarız. Vahşi bir toplum muyuz? Her gün TV’lerde öyle cinayetler izliyoruz ki, vahşetten kuşkulanmıyor değilim. Neyse ki son dönemlerde kadınlarımıza sahip çıkma modası başladı. Hiç değilse lafını ediyoruz. Hiç değilse -lafla bile olsa- sahip çıkıyoruz.

 

 
17 Ocak 2013 Perşembe 19:30 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1575 - Padişah III. Murat'ın görevlendirdiği Müneccimbaşı Takiyüddin Efendi'nin öncülüğünde kurulan İstanbul Rasathanesi, açıldı. Rasathane, devrin Şeyhülislamı tarafından 1580'de yıktırıldı. Araştırmacılar, rasathanenin Galatasaray Lisesi civarında kuruldu
1893 - Yeni Zelanda Kolonisi, kadınlara oy hakkı tanıyan ilk ulus oldu. Bu atılımın öncüsü, 1866'da kadın hareketini başlatan Kate Sheppard idi.
1921 - TBMM, Mustafa Kemal Paşa'ya, Mareşal rütbesiyle Gazi unvanı verdi.
1935 - Almanya'da Yahudilerin kamu sektöründe çalışmasını yasaklandı.
1941 - II. Dünya Savaşı'nda Alman kuvvetleri Kiev'i işgal etti.
1944 - Finlandiya ile Sovyetler Birliği ateşkes imzaladı.
1951 - Kuzey Atlantik Paktı Konseyi, Türkiye ve Yunanistan'a NATO'ya katılma çağrısı yaptı.
1955 - Arjantin Cumhurbaşkanı Juan Peron, askeri darbeyle devrildi ve Paraguay'a sürüldü.
1970 - Türk Hava Yollarının Antalya adlı uçağı Isparta yakınlarında düştü: 154 kişi öldü.
1979 - TMMOB tarafından, 54 ilde 736 işyerinde 100 binden fazla mühendis ve mimarın katılımıyla gerçekleştirilen büyük iş bırakma eylemi gerçekleştirildi.
1982 - İsveç'te seçimleri Sosyal Demokratlar kazandı; Olof Palme başbakan oldu.
1985 - Meksika'nın başkenti Meksiko'da meydana gelen 8.1 büyüklüğündeki depremde, 10.000 ila 40.000 kişi hayatını kaybetti.
1987 - 10. Akdeniz Oyunlarında Serbest Güreş Milli Takımı, 6 altın, 1 gümüş madalya ile takım halinde şampiyon oldu.
2002 - Tel Aviv'de bir otobüse düzenlenen intihar saldırısında 5 kişi öldü. Saldırının ardından İsrail tankları yeniden Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat`ın Ramallah'taki karargahına girdi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:16
  • Güneş05:58
  • Öğlen12:26
  • İkindi15:54
  • Akşam18:33
  • Yatsı20:02
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
13.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030923273207
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık