Avrasya Kamuoyu Araştırma referandum anketini açıkladı

Ana Sayfa » Siyaset » Meclis olağanüstü toplandı

Meclis olağanüstü toplandı

CHP'nin olağanüstü toplantı çağrısı üzerine CHP'li Meclis Başkanvekili Şafak Pavey'in başkanlığında toplandı. Kürsüye ilk olarak hükümet adına söz alan Bülent Arınç çıktı. Konuşma süresi biten Arınç'a ilk kez TBMM Genel Kurulu'nda oturum yöneten Pavey 2 dakika süre verdi. Pavey'e sitem eden Arınç "Çok hasis davrandınız" dedi.

 
29 Temmuz 2015 Çarşamba 16:47 
Yorum YapYazdır
 
 
Meclis olağanüstü toplandı

Dört partiden de milletvekilleri Meclis’te bulunuyor.

Hükümet adına Bülent Arınç, Ak Parti adına Mahir Ünal, CHP adına Levent Gök, MHP adına Ümit Özdağ, HDP adına Osman Baydemir kürsüye gelecek.

Meclis olağanüstü toplandı

PAVEY: BU VATAN HIRSLARIMIZDAN ÇOK DAHA DEĞERLİ
Şafak Pavey oturumu açış konuşmasından şunları söyledi:

Burada yaratacağımız her asabiyet sokağa şiddet teşviki olarak dönebiliyor. Bu vatan hırslarımızdan çok daha değerli. Bizler varlıklarımızla bir şey katmak için Meclis'teyiz. Siyaset şiddet bizi her zamankinden çok daha acil göreve çağırıyor. Ortak hafızamızı takip etsek düzlüğe çıkabileceğimize inanıyorum. Değerli milletvekillerini saygıyla selamlıyor gündeme geçiyorum.

 

Pavey'in konuşmasının ardından Meclis toplantı çağrısına ilişkin önerge okundu.

 

KÜRSÜYE İLK OLARAK ARINÇ ÇIKTI
Toplantıda ilk sözü hükümet adına Bülent Arınç aldı. İşte Arınç'ın konuşmasından satır başları:

Öncelikle CHP Grubuna verdikleri olağanüstü toplanma tekliflerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Son günlerde kalplerimizi kanatan acı olayların,. Soruşturmaların devam ettiği bir zamanda ve hükümetin terörle mücadele yaptığı süreçte konuyla ilgili görüşme zaruret olmuştu. Bunu CHP yerine getirdi. Komisyon kurulabilir korumayabilir bunlar sizlerin değerli oylarınızla belli olacaktır.

Son günlerde yaşanan olayları hepimiz acı ile karşıladık ve tepkimizi verdik. Ayrıntılarını biraz sonra vereceğim şiddet olayları kapsamında ülkemizde bir üzüntünün hakim olduğunu söyleyebilirim. Memleketini seven herkes üzüntülü ve tepkilidir. Meclis olarak bunu görüşmek hepimizin göreviydi.

Bu günkü konumuz ülkemizde giderek artan terör olaylarını nedeni araştırmak ve engellemek için meclis komisyonunun kurulmasını içeriyor.
Bu konuda iki rapor vardır. İnsan hakları inceleme komisyonunun hazırladığı bir rapordur. Bu Şubat 2013’tedir. Yine aynı dönemde Kasım 2013 tarihli meclis araştırma raporumuz var.
Bunun ayında geçtiğimiz dönemde 10 Temmuz 2014 tarihli terörün sona erdirilmesi maddeli kanun hazırlanmış ve resmi gazete yayınlanmıştır.

Şüphesiz çözüm süreci belki bugünde tartışılacaktır, devam edip etmediği konularında bir tartışma var. 2009’dan başlayarak kademe kademe devam eden ve ete kemiğe bürünen, ismini ne koyarsanız koyun bu konunun ne hale geldiği, nasıl suistimal edildi tartışmalarını da değerlendirmek istiyorum.

12 yıldan beri AK Parti hükümetlerinde bu konuda çok önemli adımlar atıldı. Yaşananlar sizler tarafından takip ediliyor bunları tekrar tekrar veremeyeceğim. 20 Temmuz’da Suruç’taki katliam diyebileceğimiz terör olayı sonrası Başbakanlık Koordinasyon Merkezi’nden an be an takip ettik.

3 terör örgütüne karşı PKK ve bağlantılı terör örgütlerine karşı, DAİŞ ve DHKP-C diye bilenen örgütlere karşı operasyonlar yapıldı. Sonuçları da koordinasyon merkezi tarafından açıklandı.

Bütün operasyonları milli imkân ve kabiliyetlerimizle, DAİŞ’e karşı yapılanların da Türkiye içinde gerçekleştirildiğini söylemem gerekiyor. Bugün en son 1302 kişiye gözaltı işlemi uygulandığı bildirildi. Binbaşı Arslan kulaksız ismi verilen operasyonla da sığın depo ve barınma alanlarının vurulduğuna dair açıklamayı hepimiz biliyoruz.Bunun saat 11:00 itibariyle gözaltı sayısı 1061 kişidir…

PKK ile ilgili olarak şunları söylemem gerekebilir. Toplumsal gelişmenin önündeki terör meselesini ülke gündeminden çıkarmak için kararlı bir tutum sergiledik. Çözüm sürecinin nihai hedefi terörün sona erdirilmesi. Çözüm Sürecinin kamuoyuna doğru anlatılması için akil insanlar heyeti oluşturuldu.

Demokratikleşme paketi amacıyla teme hak ve özgürlükler alanında yasal düzenlemeler hayata geçirildi. Çözüz sürecindeki adımlarımıza karşı örgütün sürece uygun hareket etmediği görülmektedir. 2013 mayıs ayında silahlı unsurların ülke dışına çıkarılması söylenmişti. Silahla bırakılacak siyaset ve fikirler konuşulacak denildi. Örgüt şiddet içerikli eylemlerini deva ettirdi. Kırılma noktalarından biri de pek çok yerde baş gösteren 6-8 ekim olaylarıdır. 7 hazirandan bugüne kadar kanunsuz girişimler yapıldı. Her ne kadar başta HDP olmak üzere örgüt bileşenlerin tarafında dezenformasyon yaratılmaya çalışışsa da hükümet adımlar atmıştır.

HDP’li siyasetçilerin bağımsız devlet kurma ifadelerini kullandıkları görülmüştür. 7 Haziran seçimleri öncesi örgüt ve bileşenleri çözüm sürecini kendi baskı ortamını kullanma aracı olarak kullanmaktadır.

2 DAKİKA POLEMİĞİ
Konuşma süresi biten Arınç: Sayın Başkan ek süre verecek misiniz, diğer konuşmacılara da verilmek üzere diye sordu…
Şafak Pavey, “Bugün olağanüstü toplandık. Konuşmanızı bitirmek üzere 2 dakika veriyorum. Diğer konuşmacılara verilecektir” cevabı üzerine Arınç “Madem olağanüstü toplandık çok hasis* davrandınız. 2 dakika” dedi. *Hasis: Cimri - TDK

 

 

HDP ADINA BAYDEMİR KONUŞTU
HDP adına Osman Baydemir kürsüde konuştu. Saat 15:45'te kürsüye çıkan Baydemir şunları söyledi:

TBMM’nin 8 Haziran sabahından itibaren Türkiye topluluğunun tüm farklılıklarına sahip olduğu temsil oranında memnun olduğumu ifade etmek istiyorum. Türkiye ye yeni bir döneme uyandı. Türkiye farklılıklarının bir bütün olarak, siyaset mekanizmasına emretmiş olduğu barışın ortak paydalarda buluşun ve ret politikaları nihai barışla taçlandırın mesajı alınmadı ya da gereğinin gerilmemesi için ısrar ediliyor.

Suruç’ta insanlığa karşı suç işleyen IŞİD organizasyonun yarasını sarmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından Türklerin Kürtlerin birlikte yaşayabileceğinin sembolü olan gençler Suruç’ta katledildiler.

Maalesef toplumda var olan barış arzusu henüz siyasi partilerin ortak bir çabası olmamıştır. Bu toplantıda tarihi buluşmada tarihi bir karara gelin katkı sunalım.

Yaşanmış acıların son acımız olmasının temennisinde bulunuyoruz. HDP olarak bu toplantıya dahilimiz bir daha asla bu ülkede tek bir insanımızı hayatını çatışma ortamlı içinde yitirmemesinin pratiği ve çabası olacaktır. Hepinizin vicdanına çağrıda bulunmak istiyorum.

“ÇATIŞMASIZLIK ORTAMININ KIYMETİNİN NE KADAR DEĞERLİ OLDUĞUNU BUGÜN DAHA İYİ İDRAK EDEBİLİYORUZ”

Bu meclis, gerçekten tek bir yurttaş evladımızın hayatını yitirmesini istemiyorsak irade burasıdır. Milletin iradesi burada tecelli etmiştir. Gelin hepimiz bulunduğumuz zeminde sorumluluğumuz gereği olarak bu çatışma pratiğine dur diyelim. Emin olun ki 2013 yılında seçime kadar devam eden çatışmasızlık ortamının kıymetinin ne kadar değerli olduğunu bugün daha iyi idrak edebiliyoruz.
Yapmamız gereken tek şey var. Tek bir canımızın toprağa düşmeyeceği ortak iradeyi yaşama geçirmektir. Neden bu sarmal başlatıldı. Cumhuriyet tarihimiz boyunca en büyük siyasi gelişme elbette ki 2013 Nevruz’u ile barış manifestosu ile başlayan süreçtir. O sürecin Ağrı’da seçim atmosferini zehirlemeye çalışan provokasyona kadar devam etmiş süreçte AK Parti iktidarı barışı etkin şekilde yönetebilmiş olsaydı….

“HÜKÜMET BİR KEZ DAHA 1990’LARIN DİĞER HÜKÜMETLERİN DEVLET REFLEKSİNE GERİ DÖNDܔ
Yurttaş tercihi ortaya koyarken hesap sorabilir bir noktaya geldi. Hükümet bir kez daha 1990’ların diğer hükümetlerin devlet refleksine geri döndü. Adeta bir milliyetçi dalga yaratarak HDP’yi baraj altı bırakma çabasına girdi.

“İŞTE O PLANLAR 8 HAZİRAN’DA YÜRÜRLÜĞE GİRDİ”
Hükümet kuramazsak b ve c planlarımız var denilmiş. İşte o planlar 8 Haziran’da yürürlüğe girdi. Tek başına iktidar olma uğruna Türkiye’nin dört bir yanına cenazelerin gitme tehlikesi ile karşı karşıyayız. Bugün bir kez daha barış zeminine geri dönüş şarttır.

Yaşatılan saldırılar, partimize yönetilen 200’e yakın saldırı eğer bunlar etkin şekilde soruşturulsa ve üzerine gidilmiş olsaydı Suruç’taki katliamı Türkiye yaşamamış olacaktır. Savaş isteyenlerin restine rest ile karşılık vermek amacında değiliz . Ateşe benzin dökmek değildir. Şüphesiz ki bu tek başına izah edilmeyecek bir tabloydu.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın Dolmabahçe deklarasyonunu tanımaması. Orta doğu siyasinde Türkiye – Suriye politikası ve Rojova statüsüne kırmızı çizgi diye karşı çıkması yani Suriye’de barbarlığa karşı mücadele eden kardeşlerimizin komşu olarak tercih edilmemişi barış süreç inin sekteye uğramasına neden olan en önemli argümanlardan olmuştur.

“İSTERSENİZ KARDEŞLİĞİME İNANIN İSTER İNANMAYIN…”
Her bir saldırı arka plana sahiptir. 8 Haziran sabahından itibaren tek başına iktidar olunmadığı için ülke savaşa çekiliyor. Tek başına iktidar olma uğruna fidanlar toprağa gömülüyor. İsterseniz kardeşliğime inanın ister inanmayın Rabbim şahittir ki bütün dünya iktidarları bin kere bir askerin bir polisi bir gerillanın bir sivil yaşam hakkına binlerce kez kurban olsun.

Bizim yapmamız gereken kinle öfke ile yanıt vermekle sorunu çözemeyeceğiz. 30 yıllık pratiğimiz de buydu. Bu pratikten yeterince çektiğimiz için 2013’te müzakere masasını kurduk. Bu aşamaya kadar onlarca fedakarlık örneği vardır. Gelin el ele vererek bu toplumun tek ferdinin hayatını yitirmeyeceği bir geleceği inşa edelim.

“BİRLİKTE YAŞAMA SUİKAST GİRİŞİMİ”
Sayın Cumhurbaşkanı’nın Çin’e gitmeden önce yaptığı konuşma, Davutoğlu’nun bugün yaptığı konuşma birlikte yaşama suikast girişimidir.

“GELİN KALLEŞLİĞİN OLMAMASININ ÖNÜNDE BİZ BARİYER OLUŞTURALIM”
Birbirimizden farklı düşüncelere sahip insanlarız. Benim hitabım biz saygıdeğer vekillerin vicdanınadır. Net bir duruş sahibi olmazsak toprağa düşecek her candan bizlerde mesul olacağız. Gelin kalleşliğin olmamasının önünde biz bariyer oluşturalım.

Bu coğrafya bin yıldır ittifaklarla ayaktaydı. Bugün bu meclis evet derse başta AK Parti Grubu evet derse vallahi bu savaş 48 saat içinde durur. 48 saat içinde tek bir insanın hayatını kaybetmeyeceği zemini yaratırız. Neden 8 Haziran sabahından itibaren bu grubun İmralı Adası’na gitmesine izin vermiyorsunuz.

Neden kalıcı barışın inşasının önüne bariyer oluşturuyorsunuz. Hepinizin vicdanına çağrımdır.

Baydemir’in sözlerine itirazlar üzerine Şafak Pavey “Bu ülke sizin egolarınızdan daha değerlidir. Sizleri sükûnete davet ediyorum” şeklinde uyarı yaptı. Pavey’in uyarısı sonrası bağrışmalar kesildi.

Baydemir sözlerine şöyle devam etti:

Gelin meclis araştırma komisyonu kuralım. İmralı’ya uygulana tecridi kaldıralım. Bizler HDP olarak 78 milyonun barış içinde yaşaması için zalime teslim olmayacağız.

CHP ADINA ÖZÇELİK KONUŞTU
CHP adına ise oturumda İstanbul Milletvekili Murat Özçelik söz aldı. İşte Özçelik’in konuşmasından satır başları:

Bugün burada toplumsal barışımıza kast edenleri kınamak ve yapılan eylemleri incelemek üzere bizim teklifimizle ortaya konan partimizin görüşlerini ortaya koyuyoruz.

1 hafta içinde 46 vatandaşımız hayatını kaybetti, acımız çok büyük. Suruç'ta 31 gencimiz hayata veda etti ve ardından maalesef polislerimiz, askerlerimiz şehit edildi. Bunlardan dolayı büyük üzüntü duyuyoruz. Bu eylemleri gerçekleştirenleri lanetle kınıyoruz, baş sağlığı diliyoruz, sabır diliyoruz...

Bir şeyden dolayı çok umutlandık. Elimde tuttuğum bu kalın kitapçık CHP'nin bugüne kadar hükümete sunduğu bir gensoru, beş genel görüşme ve 153 soru önergesini içeren koskaca bir kitapçıktır.

Bu konularla ilgili iktidar kanadından cevap alamazken, bugün Bülent Arınç tarafından yapılan eleştirilerin bazılarının kabul edilmesi inancımızı ve umudumuzu artırmıştır, teşekkür etmek istiyorum.

Olayları ben analitik izlemek istiyorum. Olan olaylar biraz silsile ile bakarsak Suriye'deki iç savaşla Türkiye yaşananlarla irtibat kurmamız mümkün olacak. Hangi sorunlarla karşı karşıyayız bilelim ki dayanaklılığımız ona göre sağlam olsun.

IŞİD’e karşı Türkiye başlangıçta, tedbir, tavır almadı. Suriye’deki iç savaş Türkiye içine taşındı. IŞİD bu zaman zarfında kendisine sınır koymaksızın maalesef adam devşirme faaliyetine girişti, eğitime girişti ve Türk vatandaşları yaklaşık 10 bin kendi vatandaşımız bir şekilde ya gitti savaştı ya da o lojistik faaliyetler içinde oldu.

O kadar ki şu an bana arkadaşlarım iletti. IŞİD şu anda Gaziantep’in karşı tarafında bulunan Türkmen köylerinde 8-15 yaş arasındaki çocuklara kendi eğitimlerini vermek için talimatını vermiş vaziyette.
Bir ulusal güvenlik sorunuyla karşı karşıyayız.

Ne yazık ki, Türkiye’de biz iki lanetin çabalarıyla karşı karşıya bulunuyoruz. Çözüm sürecinin başarısızlığından kaynaklanmıştır Biz şimdi ki geçici hükümetle birlikte hükümetin bugüne kadar “Yapmayacağım” dediği şeylerde bir u dönüşü gördük
Her ne kadar Türkiye hükümetin aldığı kararlarla politikada değişiklik yapıyor gibi görünse de maalesef bu tedbirlerle güvenlik sorununun çözümlenmesi mümkün değildir.
Milletin iradesiyle oluşan meclis her sorunu çözebilir buna inancımız sonsuzdur, çok önemli bu sorunları el ele vererek çözebiliriz.

Sayın Bülent Arınç bazı şeyler söyledi. Araştırma komisyonunu kurmalıyız. Çok ciddi olarak şu olaya bakmamız lazım. Çok ciddi zaaflar var. Almamız gereken tedbirlerin daha büyük olması gerektiğine inanıyorum.
Bugüne kadar şeffaf yürütülmeyen çözüm sürecinin meclis altında ele alınması büyük önem taşıyor. PKK’nın yapması gerekenler nasıl lanetlenmek gerekiyorsa, kime karşı savaşmamız gerekiyorsa bunu bilmeliyiz. Güçlü bir katılımla partilerden demokrasimiz açısından çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz.

Kaynak:Hürriyet

 
29 Temmuz 2015 Çarşamba 16:47 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:25
  • Güneş06:07
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:08
  • Akşam18:47
  • Yatsı20:19
 
Tarihte Bugün
1636 - Hollanda'da Utrecht Üniversitesi kuruldu.
1812 - Venezuela'nın Karakas şehri, şiddetli bir depremle tahrip oldu.
1821 - Seyyid Ali Paşa sadrazamlıktan alınarak yerine Benderli Ali Paşa atandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Birinci Gazze Muharebesi
1917 - I. Dünya Savaşı: Çanakkale Boğazı'nın Anadolu yakasında görev yapmak üzere Osmanlı 15. Kolordusu'nun teşkili.
1931 - Ölçüler Kanunu'nun kabul edilmesiyle; okka, endaze gibi eski ölçülerin yerine gram, metre, litre gibi yeni ölçülerin kullanılması öngörüldü.
1934 - Birleşik Krallık'ta ilk kez motorlu taşıt kullanacaklara şoförlük sınavından geçme zorunluluğu getirildi.
1939 - Türkiye'de milletvekili seçimleri yapıldı.
1941 - Yugoslavya'da General Simoviç, kansız bir darbe ile yönetimi ele geçirdi. Yeni hükümet, Mihver Devletleri'nden ayrılma kararı aldı.
1942 - Naziler, Yahudileri Polonya'daki Auschwitz Kampı'na götürmeye başladı.
1971 - Doğu Pakistan, Bengaldeş'in oluşumuna yönelik olarak Pakistan'dan bağımsızlığını ilan etti.
1971 - İstanbul'da iki kıta birleşti. Boğaz Köprüsü'nün 57'nci ünitesinin de yerine konulmasıyla kentin Asya ve Avrupa yakaları birbirine bağlandı.
1971 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, 12 Mart Muhtırası'yla istifa eden Süleyman Demirel'in yerine atanan Nihat Erim'in kabinesini onayladı.
1979 - Enver Sedat, Menahem Begin, ve Jimmy Carter, Vaşington, DC'de İsrail-Mısır Barış Antlaşmasını imzaladılar.
1989 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı.
1995 - Şengen Antlaşması yürürlüğe girdi.
1996 - Uluslararası Para Fonu, Rusya'ya 10.2 milyar USD kredi verilmesini onayladı.
1998 - Şişli'nin eski Belediye Başkanı Gülay Aslıtürk hakkında, yolsuzluk iddiaları nedeniyle gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı.
1999 - Michigan'da bir mahkeme jürisi, Dr. Jack Kevorkian'ı ölümcül bir hastayı iğne yaparak öldürmekten (ötenazi) suçlu buldu.
1999 - Melissa virüsü tüm dünyada e-posta sistemlerini etkiledi.
2000 - Rusya'da yapılan seçimler sonucunda Vladimir Putin başkan oldu.
2002 - TBMM Genel Kurulu'nda, AB'ye uyum çerçevesinde hazırlanan ve sekiz yasada değişiklik yapan dokuz maddelik yasa tasarısı kabul edildi.
2002 - İsrail'de Uluslararası Geçici Mevcudiyet'e ait araca düzenlenen saldırıda Türk Binbaşı Cengiz Toytunç öldü, Yüzbaşı Hüseyin Özarslan yaralandı.
2006 - İskoçya'da kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık