TBMM eski Başkanı Necmettin Karaduman yaşamını yitirdi

Ana Sayfa » Güncel » Mahkemeden Atatürk'ün vasiyetine ihlal

Mahkemeden Atatürk'ün vasiyetine ihlal

Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesince, TMMOB'a bağlı meslek odalarınca Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisine Cumhurbaşkanlığı Külliyesi inşa edilmesiyle ilgili Atatürk'ün vasiyetinin ihlal edildiği iddiasıyla açılan davanın reddine karar verildi.

 
20 Ekim 2015 Salı 13:48 
Yorum YapYazdır
 
 
Mahkemeden Atatürk'ün vasiyetine ihlal

Duruşmaya, davacı odaların temsilcileri, müdahillik talebinde bulunanlar ile Başbakanlık, Maliye Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve tarafların avukatları katıldı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi avukatı Mehmet Ali Alan, Medeni Kanun gereği davanın husumetten reddini talep etti. Davalıların ve müdahillerin davada menfaatleri bulunmadığını belirten Alan, "Eda davası açılacak hallerde tespit davası açılamaz, Medeni Kanun'un 499 ve Borçlar Kanun'un 243. maddesine göre ölüme bağlı tasarrufun iptali veya tasarrufu istenir. Ayrıca Ankapark'ta yine amacına uygun olarak gezi, eğlence ve dinlenme yeri olarak yapılmıştır" dedi.

Maliye Bakanlığı avukatı ise malik olmadıkları için Bakanlığa husumet yöneltilemeyeceğini ve davanın reddini istediklerini belirtti.

Davacı Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, davada taraf olmak için Atatürk'ün yakını olmaya gerek olmadığını kaydetti.

Tezcan Karakuş Candan, "Tüm Türk halkı olarak bize emanet edildi, hepimiz bundan zarar görüyoruz. Ankapark denilen yer, ticari bir alandır ve bugün orada Cumhuriyetin belleği katledilmektedir. Burada hepimiz mağduruz" dedi.

Hakim Asuman Ada Şahin, davanın reddine karar verdiğini belirterek, "Davanın reddine karar veriyoruz. Anayasa Mahkemesi'nin kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle verdiği emsal kararı var. Atatürk'ün vasiyetine hepimiz sahip çıkmak zorundayız" diye konuştu.

 

ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ VE VASİYET

Hülya KARABAĞLI

Çiftlik, Atatürk’ün çiftlik kurma, tarım ve üretim yapma hayallerinden doğuyor. Araştırmacı Eriş Ülger, “Arazi, Gazi’ye 1925 yılında armağan edilmemiş aksine Cumhuriyetin ilânından hemen sonra Cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Kemâl’e Hacı Ziya Bey tarafından Ankara halkı adına küçük bir merasimle Çankaya Köşkü’nde hediye edilmiştir” diyor.

Hacı Ziya Bey, 20.000 dekar hediye ediyor. Tarım ve üretim çalışmaları başlayınca bu alan projelere yetmiyor. Bunun üzerine Atatürk, Balgat, Ahimesud Çakırlar, Tatar, Göğercinlik, Macun ve Yağmurbaba gibi yerleri cebinden para ödeyerek alıyor ve arazi 52.000 dekara çıkarıyor.

Tarihin yapraklarından Ülger’in fotoğraf arşiviyle “Bir zamanlar” dedirtecek araziyle ilgili çıkardığı bilgiler şöyle:

HACI ZİYA BEY’İN HEDİYESİ

1920’lerde bataklık, sivrisinek yuvası, sazlık bir arazi. Arazinin sahibi Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara Belediye Reis olan Hacı Ziya Bey’in.

Arazi, Gazi’ye 1925 yılında armağan edilmiyor. Cumhuriyetin ilânından hemen sonra Cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Kemâl’e Hacı Ziya Bey tarafından Ankara halkı adına küçük bir merasimle Çankaya Köşkü’nde hediye ediliyor.

Mustafa Kemal’e Ziya Bey’in armağan ettiği arazi 20.000 dekar. Türk tarımına hizmet amaçlı çalışma yapılması için emri veriyor. Büyük bir çalışma başlar. Önce arazi o günlerin olanakları ile bataklıktan, sazlardan ve sivrisineklerden kurtarılır. Ardından hemen parselasyona geçilir. Nere de ne yetiştirilecek? Nerede hangi hizmet verilecek. Tespit ediliyor ve faaliyete geçiliyor.

ATATÜRK, 32.000 DEKARIN PARASINI CEBİNDEN ÖDÜYOR

Çalışmalar ilerledikçe, arazinin eldeki verilere yetmeyeceği ortaya çıkar. Bunun üzerine Balgat, Ahimesud Çakırlar, Tatar, Göğercinlik, Macun ve Yağmurbaba gibi toprak parçaları da bizzat Mustafa Kemâl’in ödediği paraların karşılığı satın alınarak toplam arazi 52.000 dekara çıkarılır.

Bir kısım arazi hayvancılık, küçük ve büyük baş hayvanlar, tavukçuluk, bir kısım ziraat, bir kısım çiçek, bağcılık, fidancılık, bahçecilik eğitimine ayrılır. 1933’de bir bölüm küçük bir hayvanat bahçesi olarak hazırlanmaya başlar ve iki yıl sonra hizmete girer.

BİRA, SÜT ŞARAP, MEYVE SUYU FABRİKALARI

Tarımın ve hayvancılığın dışında bira, süt, şarap meyve suyu fabrikaları da faaliyete geçer. Uzun yıllar bu ürünler Ankaralıların vazgeçilmezleri arasında yerini alır.

FABRİKA ÇALIŞANLARI İÇİN EV VE HAMAM YAPILIR

1936/37 yılları çiftlik inşaat açısından da çok faal günler geçirir. Ernst Arnold adında bir Alman Mimar, Gazi’nin manevi kızı Ülkü, çiftliğin denetimini yapan Müdür için birer ev, bira fabrikası, fabrikada çalışan işçilerin kullanması için hamam, çiftlikte çalışan personel için konutlar yapılır.

ANKARAYA TEMİZ HAVA İÇİN AĞAÇLANDIRILIR

Sağlıklı bir yaşam ve Ankara’nın havasını temizleme konusunda yardımcı olur umuduyla binlerce fidan ekilir. Çok kısa bir zaman parçası içinde bu bataklık ve sivrisinek yuvası olan arazi bir ormana dönüşür.

MARMARA KÖŞKÜ YAPILIR

Gazi’nin arada sırada gelip dinlenmesi için “Marmara Köşkü” yapılır. Köşkün özellikle arka tarafı akasya, ceviz, ıhlamur, iğde fidanları ile donatılır. Bu fidanlar çık kısa zamanda büyüyerek meyvelerini dahi verirler. Ön tarafına çok güzel mermerden ve fıskiyeli büyük bir havuz yapılır ve bu havuz ilk defa 7 Haziran 1925’de su ile doldurulur.

YERLİ VE YABANCI ÖĞRENCİLERİN STAJ YERİ

Bu arada çiftlik, yerli ve yabancı pek çok öğrenciye staj yeri olarak ciddi boyutlarda hizmet verir.

Arazideki çalışmalar ve düzenlemeler halkın ihtiyaçları da göz önüne alınarak düzenlenirken, halkın özellikle de gençlerin yüzmelerine imkân sağlamak için Marmara ve Karadeniz adında iki yüzme havuzu yapılar.

Etrafına lokantalar ve kahvehaneler yapılır. Daha ilerde halkın eğlenebilmesi için çok güzel bir gazino yapılır.

ATATÜRK 1927 YILINDA ARAZİYİ HAZİNEYE DEVREDİYOR

CHP’nin 1927 yılı kurultayında araziyi Hazineye devretmeye kararını açıklar. 13 Ocak 1938’de Atatürk’ün emri ile Çiftliğin yönetimini ele almak gayesi ile bir kanun teklifi verilir ve Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı “Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu” kurulur. Bu arada çiftlik içindeki bira fabrikası Tekel Genel Müdürlüğüne devredilir. 01 Nisan 1950’de de Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına bağlanır.

ÜLGER: ATATÜRK’ÜN TARIM VİZYONUDUR BU ARAZİ

Araştırmacı-yazar Eriş Ülger, sivil kitle örgütlerinin verdiği mücadeleye destek verirken, “Mustafa Kemâl Atatürk’ün uhdesinde bulunan tüm çiftlikleri hazineye bağışlaması ile ilgili belgeden de anlaşılacağı gibi, bugün yok edilmekte olan “Atatürk Orman Çiftliği”, sade vatandaşın sandığı gibi ne bir mesire yeridir, ne kendin pişir kendin ye mekânıdır, ne sadece “Hayvanat Bahçesi” dir, ne de doğanın armağan ettiği bir ormandır. Mustafa Kemâl’in üretim konusunda yaptığı devrimlerin başlangıcıdır. Ziraat, hayvancılık ve bunların yan kuruluşları ile uygulama sahasına geçirdiği bir vizyondur. Olağanüstü bir emeğin, olağanüstü bir uğraşının sonucudur.

“LUVR NASIL YIKILMAZSA ÇİFTLİK DE YIKILAMAZ”

Bu günün dili ile her şeyi ile korunup kollanması mecburi olan, gerekli olan bir ‘Açık Hava Müzesidir’

Daha da anlaşılır bir dille ifade etmek gerekirse. Fransa’da, Paris’te Luvr Müzesine nasıl buldozerlerle, kazma, kürekle giremezseniz, Ankara Atatürk Orman Çiftliğine de giremezsiniz, girmemelisiniz.

Girildiği zaman orada yıkılıp yakılan, tahrip edilen sadece çiftliğin geçmişi değil, Türkiye’nin geleceğidir.”

11 Haziran 1937’de AOÇ vasiyeti şöyle:

T.C. Riyaseti
4/5430
Başvekâlete

Malum olduğu üzere ziraat ve zirai iktisat sahasında fenni ve ezeli tecrübeler yapmak maksadıyla muhtelif zamanlarda memleketin muhtelif mıntıkalarında müteaddit çiftlikler teşkil etmiştim.

On üç sene devam eden çetin çalışmalar esnasında faaliyetlerini, bulundukları iklimin yetiştirdiği her çeşit mahsulâttan başka, her nevi ziraat sanatlarına teşmil eden bu müesseseleri, ilk senelerden başlayan bütün kazançlarını inkişaflarına sarf ederek büyük küçük müteaddit fabrika ve imalathaneler tesis etmişler, bütün ziraat makine ve aletlerini yerinde ve faydalı şekilde kullanarak bunların hepsini tamir ve mühim bir kısmını yeniden imal edecek tesisat vücuda getirmişler, yerli ve yabancı birçok hayvan ırkları üzerinde çift ve mahsul bakımından yaptıkları tetkikler neticesinde, bunların muhite en elverişli ve verimli olanlarını tespit etmişler, kooperatif teşkili suretiyle veya aynı mahiyette başka suretlerle civar köylerle beraber faydalı şekilde çalışmışlar, bir taraftan da iç ve dış piyasalarla daimi ve sıkı temasta bulunmak suretiyle, faaliyetlerini ve istihsallerini bunların isteklerine uydurmuşlar ve bu gün her bakımdan verimli, olgun ve çok kıymetli birer varlık haline gelmişlerdir.

Çiftliklerin yerine göre araziyi islâh ve tanzim etmek, muhitlerini güzelleştirmek, halka gezecek, eğlenecek ve dinlenecek sıhhi yerler hilyesiz ve nefis gıda maddeleri tezin eylemek, bazı yerlerde ihtikârla fiili ve muvaffakiyetli mücadelede bulunmak gibi hizmetleri de zikre şayandır.

Bünyelerinin metanetini ve muvaffakiyetlerinin temelini teşkil eden geniş çalışma ve ticari esaslar dâhilinde idare edildikleri ve memleketin diğer mıntıkalarında da, mümessilleri tesis edildiği takdirde, tecrübelerini müspet iş sahasından alan bu müesseselerde ziraat usullerini düzeltme, istihsalatı artırma ve köyleri kalkındırma yolunda devletçe alınan ve alınacak olan tedbirlerin bunca intihap ve inkişafına çok müsait birer amil ve mesnet olacaklarına kani bulunuyorum. Ve bu kanaatle, tasarrufum altındaki bu çiftlikleri bütün tesisat, hayvanat, demirbaşlarıyla beraber hazineye hediye ediyorum.

Çiftliklerin arazisi ile tesisat ve demirbaşını müncer olarak gösteren bir liste ilişiktedir.

İcabı kanuni muamelenin yapılmasını dilerim.

11 Haziran 1937
(İmza)
Kemâl Atatürk

ODALARDAN ‘VASİYETNAME İHLALİNDEN’ DAVA

Çevre Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Atatürk Orman Çiftliği’nin (AOÇ) 89. kuruluş yıldönümünde “vasiyetnamesinin ve bağış senedinin ihlal edildiği” gerekçesiyle dava açtı.

Adliye önünde Başkent Dayanışması bileşenleri konuya ilişkin Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan tarafından okunan basın açıklamasında, “Atatürk Orman Çiftliği, bugün 89 yaşına basıyor. 5 Mayıs 1925 yılında Cumhuriyetin ve çağdaşlaşmanın sembolü olarak kurulan Atatürk Orman Çiftliği,1937 yılında Atatürk tarafından şartlı olarak hazineye ve halka emanet edildiğinde en büyük toprak bütünlüğüne sahipti. Atatürk’ün vasiyetindeki şart çok açıktı Atatürk Orman Çiftliği halkın kamusal kullanım ihtiyaçlarını karşılayacak, nefes alma yeri olacaktı. Kamu yararı şartı ile bağışlanmış olan Atatürk Orman Çiftliği’nin her dönemde toprak bütünlüğü parçalandı, arazileri, devir ve tahsisler yoluyla talan edildi” deniyor. (Ankara- ZETE)

atatürk orman çiftliği 6atatürk orman çiftliği 7

 
20 Ekim 2015 Salı 13:48 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1633 - Engizisyon mahkemesince mahkum edilen Galile Kopernik'çi görüşlerini inkar etmek zorunda kaldı.
1812 - Napolyon Rusya'ya savaş açtı.
1846 - Adolphe Sax, saksofonun patentini aldı.
1911 - V. George, taç giyerek resmen İngiltere kralı oldu.
1919 - Amasya Genelgesi yayınlandı.
1925 - 20 Haziran'da İstanbul'da tutuklanan gazeteciler Doğu İstiklal Mahkemesi'nde yargılanmak üzere Diyarbakır'a gönderildi.
1939 - Adana Elektrik Şirketi satın alınarak devletleştirildi.
1941 - Almanya SSCB`yi istila etmeye başladı.(Barbarossa Harekatı)
1941 - Hırvatistan'da ilk silahlı anti faşist örgüt kuruldu.
1942 - Erwin Rommel, Tobruk'u ele geçirdikten sonra Mareşal rütbesine terfi ettirildi.
1945 - İller Bankası Kuruluş Kanunu kabul edildi.
1954 - Devlet Malzeme Ofisi kuruldu.
1976 - Kanada'da idam cezasının kaldırılması
1978 - Plüton'un uydusu Charon keşfedildi.
2002 - İran'da meydana gelen, Richter ölçeğine göre 6.5 şiddetindeki depremde 261'den fazla kişi öldü.
2006 - Makedonya'nın Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü'ne kabulü
2008 - MEB `ìn hazırlamış olduğu 7. sınıf SBS(Seviye Belirleme Sınavı)ilk kez yapıldı.
2010 - Apple iPhone HD(4G) piyasaya sürülecek.
217 - Eski Mısır ordusu Antiochos III idaresindeki Selevkos ordusunu Filistin'de bozguna uğrattı.
431 - Üçüncü Ekümenik Konsil olan Efes konsilinin İskenderiye patriği Cyrille tarafından açılışı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:20
  • Güneş04:42
  • Öğlen12:34
  • İkindi16:35
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:07
 
Süper Loto
15.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091317234851
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
17.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050825284549
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık