Türk halkı ne kadar mutlu? İşte il il veriler

Ana Sayfa » Siyaset » Madenci eşi, CHP Gurubu'nu ağlattı

Madenci eşi, CHP Gurubu'nu ağlattı

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. CHP Lideri, Erdoğan'a ''padişah bozuntusu'' dedi. Kılıçdaroğlu, konuşmasının bir kısmında Ermenek’teki maden faciasında oğlu mahsur kalan bir annenin “benim oğlum yüzme bilmiyor, şimdi ne yapacak?” dediği görüntüleri ve diğer madenci yakınlarının görüntülerini partililere izletti. Videonun ardından salondaki CHP’liler göz yaşlarını tutamadılar

 
4 Kasım 2014 Salı 14:58 
Yorum YapYazdır
 
 
Madenci eşi, CHP Gurubu'nu ağlattı

 

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları:

Ne zaman ki sosyal demokrat bir Başbakan iktidar olmuştur. sosyal devlet o zaman daha güçlü olmuştur. İşsizlik yolsuzluk üretim bunların çaresi sosyal devlettir. Sosyal devlet nedir? Anayasa Mahkemesi kararına göre: Sosyal devlet ferdin huzur ve refahını gerçekleştiren yapıdır.

“SOSYAL DEVLETİ KURACAĞIZ”

Sosyal devlet denen bir kavram var. Sosyal devlet devletin insanileştirilmesidiri aslında. Sosyal devlet devletin vatandaşı dinlemesidir. Sosyal devlet deyince aklımıza rahmetli Bülent Ecevit geliyor. Sosyal devlet anayasının değiştirilmesi dahi teklif edilemeyen maddelerinden biridir. Bu maddenin gereği yerine getirilmek zorundadır. Sosyal devleti ayağa kaldırmak bizim görevimizdir.

Mevcut hükümet 12 yıldır iktidarda, işsizliği, uyuşturucuyu, adaletsizliği, haksızlığı önlediler mi? Peki kim bunu yapacak?

“BÜTÜN İŞSİZLERE SESLENİYORUM…”

Şimdiye ve tarihimize de bakın, rahmetli Bülent Ecavit'e bakın. Sosyal devletten yana politikalar benimsedik. Sosyal devleti yeniden inşa edeceğiz. İşsizliği, yoksulluğu bu ülkenin kaderi olmaktan çıkaracağız. Herkese iş, bütün işsizlere söylüyorum, iş mi istiyorsun, yerin ve adresin belli geleceksin CHP’ye oy vereceksin. Eğer parti olarak sana iş bulamazsak sen hesabını benden soracaksın. Türkiye’nin daha güçlü olması lazım, işsizlik bizim gücümüzü kolumuzu kanadımızı kırıyor.

“TOPLUMU BÖLÜYORLAR”

Sözüm söz, işsizliği tarihe gömeceğiz. İşsizlik varsa dert vardır, kadına şiddet de vardır. Her türlü haksızlık işsizlikten kaynaklanıyor. Toplumu ayrıştırıp toplumu bölüyorlar. Tüm Türkiye’ye sesleniyorum, etnik kimliğin ne olursa olsun benim görevim sana iş bulmak, senin evinde aş olmalı aş.

“ONLARIN ÇOCUKLARI ÇALIŞMIYOR…”

Kimin çocuğu işsiz? Senin çocuğun işsiz. Onların çocuğu işsiz değil. Çalışmıyorlar… Onların çocukları yatak odalarına kasa koyuyorlar, dolar koyuyorlar, milyarlar koyuyorlar. Onların çocuklarının gemileri var, paraları var, vakıfları var, rüşvet merkezleri var. Senin çocuğunun nesi var? Unutma senin çocuğunun CHP’si var.

YANDAŞA DEĞİL VATANDAŞA HİZMET EDECEĞİZ

Senin çocuklarının yatak odalarında boy boy kasalar yok. Senin çocuklarının yandaşları yok. Biz CHP olarak yandaşa değil, vatandaşa hizmet edeceğiz. Bizim temel hedefimiz bu. İş bulanlar da taşeronlarda köle olarak çalışıyor. Sendikasız, güvencesiz. İş güvenliği yok. Alın terini sömüren devlet sosyal devlet olabilir mi?

Adalet ve Kalkınma’nın adı var kendisi yok.

Madenci ailelerin acısını anlatan videoyu partililere izlen Kılıçdaroğlu konuşmasına şöyle devam etti;

“İçeriden sağ çıksalar ne yapacağız, 3 aydır bizi yediler bitirdiler. Maaşlarını düzgün vermediler. Evimizde yiyecek ekmek koymadılar. Şimdi de canlarını alıyorlar. Sağ çıksalar ne olacak, çıkmasalar ne olacak? Güneyyurt’u yediler bitirdiler” diyor…

“BÖYLE İKTİDARI NE KADAR AYAKTA TUTACAKSINIZ ARTIK”

Öyle bir tabloyu 21. yüzyıl Türkiye’si hak ediyor mu? Yerin altına inen sizin eşleriniz. Bütün Türkiye’nin kadınlarına sesleniyorum. Size akşam ekmek getirmek için oraya iniyorlar. Çocukları için iniyorlar. Ölüleri gelsin diye değil. Sevinçleri gelsin diye oraya iniyorlar. Böyle bir iktidarı ne kadar ayakta tutacaksınız artık siz. Bütün kadın kardeşlerime sesleniyorum, ister başın açık olsun ister örtülü, ne fark eder? Orada insanlar öldükten sonra ne farkeder? Evinde huzur mu istiyorsun? Yer altında çalışan insanlar için güvence mi istiyorsun? Artık adresini yerini belli et. Artık elini vicdanına koy artık Cumhuriyet Halk partisi de.

“ONLARIN EŞLERİ SARAYDA OTURUYOR”

Kaza olmuş, ordular halinde gidiyorlar. Binlerce güvenlik görevlisi. Millet bekliyor Cumhurbaşkanım ne olacak diye, onların derdi başka. Sizin acınızı sömürmek istiyorlar, izin vermeyin. Bu kadının izin vermediği gibi izin vermeyin. Ölen sizin erkeğiniz onların değil. Onlar eşlerini saraylarda oturtuyorlar, senin ödediğin vergilerle.

“DİN İMAN EDEBİYATI YAPIYORLAR”

Din iman edebiyatı yapıyorlar onlara da inanmayın. Sizi kandırıyorlar. Diyor ki, yüksek tepelerde oturan birisi. Bize önceden haber verseydiniz tedbirleri alırdık diyor. Abisi söylüyor bunu. Alttaki de şunu söylüyor. O da diyor ki bakın Ulaştırma Bakanı sizin bakanınız keşke söyleseydiniz önlemi alırdık. Bereket versin gazeteci arkadaşlarımız var. İşçiler 124 kez yazmışlar. Burada insan hakları ihlali var diye mektup yazmışlar. Duvara yazıyorlar. İnsanlar toprak altında kalıyorlar onlar ordular gibi geliyor. Sizin orada ne işiniz var? O ölenlerin kanları sizin yakanızdadır, bunu asla unutmayın.

“BİZ TEKLİF VERDİK, AKP REDDETTİ”

Bakın yine yer altında çalışan maden işçilerinin eşlerine sesleniyorum. Değerli kardeşlerim, değerli bacılarım. Yaşam odası denen bir şey var. Yer altında madende yaşam odası diye bir şey olur. İşçiler orada uzun süre sağ kalabiliyor. Kanun geldi meclise. Dedik ki, madenlerde insanlar ölüyor, yaşam odaları yapalım. Teklif verdik CHP olarak. AKP milletvekilleri tarafından bu reddedildi.

“HALA UYANMAYACAK MISIN?”

Kalkmışlar kendilerine saray yapıyorlar. 1 katrilyon 370 trilyon lira ile. Eski parayla… Maliye bakanı açıkladı. Senin eşinin yaşam odası için 100 milyon lira. Bunu ayırmıyor, kendisine bey efendi 1000 odalı saray yapıyor. Hala uyanmayacak mısın değerli kardeşim. Hala uyanmayacak mısın?

Bir de yerin üstündekiler var. Isparta’dan haber geldi. Mevsimlik işçilik bir dramdır. Hiçbirinin sosyal güvencesi yok. Ailece zeytin, elma, fındık toplamaya giderler. Tek güvenceleri dayıbaşı. Onun iki dudağına bakarlar. Sosyal devlet nerede peki? Bu iktidar nerede? Bunlar neden bu insanların sorunlarıyla ilgilenmezler? İnsanı sevmiyor musun arkadaş? İnsanı ancak cebinde para olunca, sana rüşvet verince mi seversin sen arkadaş?

“O BAKAN ÇOCUKLARI RÜŞVET ALIRKEN NİYE İTİRAZ ETMEDİN”

Sigara içen gençlere kızıyorsun. Eyvallah kızın. Ceza yazmışsınız yazın. Kapalı yerde sigara içilmez. Ama ben şunu sormak istiyorum. Peki o bakanların çocukları kapalı mekanlarda rüşvet alırken neden itiraz etmiyorsun sen? Bana diyorlar ki bunları anlatmayın. Niye anlatmayacağım? 76 milyon yurttaşın son ferdi uyanana kadar bunları anlatmaya devam edeceğim. Sosyal devlet her kuruşun hesabını millete veren devlettir.

“PADİŞAH BOZUNTUSU BİRİSİ…”

Dedim ki o saraya gitmeyin giderseniz kirlenirsiniz. Hukuk devletinde kaçak saray olmaz. 21. yüzyıl Türkiye’sinde 3 milyon işsiz varken, padişah bozuntusu birisi kendine saray yapamaz.

KAÇAKSARAY’DAKİ YOLSUZLUKLAR

TOKİ’nin aylık çıkan bir dergisi var. Bu yüksek rakımlı tepede oturan orada bir yazı yazmış.

Bir cümlesi şöyle: “Sonuna kadar son nefesimize kadar sorumluluk bilinciyle çalıyoruz”. Baktılar bu ibare var, apar topar bu dergiyi toplattılar. Atatürk orman çiftliği arazisi. Ankara‘nın göbeği yeşil bir alan. İnsanlar orada piknik yapıyor. Yüzlerce ağacı katlederek kendine saray yaptı.

İlk yaptıkları iş kamu ihale yasasında bir değişiklik. Usuluüne uydurmaya çalışıyorlar. Özel güvenlik tedbirleri alınması gereken yapı işleri kamu ihale yasasının dışında kalır. Bunu da özel güvenlik işlerinden biri olarak yaptılar.

İkinci iş olarak TOKİ’ye verdiler bunu.

Üçüncü aşamada ise TOKİ aldı ben bu inşaat işini ikiye ayırıyorum dedi. Bir kaba, bir ince inşaat işi.

Dördüncü aşamada ise firmayı buldular. REC inşaat sanayi şirketine bu işi verdiler.

Beşinci olarak kaba inşaatı verdiler, 68 milyon 490 bin liraya yaptırdılar. Aradan bir süre geçti, 2013′ün mart ayında ince işleri de o firmaya verdiler. O da 351 trilyon lira…

Şimdi değerli arkadaşlar. Bununla kalsa diyeceğiz neyse. Bu kaçak saraydaki yolsuzluk rakamlarını söyleyim size. Bu rakamlar TBMM adına kamu hesaplarını denetleyen Sayıştay denetçilerinin raporlarındaki rakamlar. Makine ile her derinlikte toprak kazınması. Çevre bakanlığının metre kare fiyatı 310. Müteahhite yüzde 1120 fazlasıyla veriyorlar.

“AFYONLULARI DA KUTLUYORUM”

Afyonluları da kutluyorum hafta sonu “aman dikkatli olun hırsızlar bölgeye geldi” diye uyarı yapmışlar.

Makinede her derinlikte kazı yapılması işi birim fiyattan yüzde 980 fazla… El ile kum ve çakıl serilmesi işi. Yüzde 1915 fiyat farkı. Kazılara aralıklı ahşap yapılması, yüzde 906 fiyat farkı….

“MİLLETİN VERGİSİYLE 1000 ODALI KAÇAK SARAY YAPIYORSUN”

Neden diyoruz gitmeyin kirlenmeyin diye, bunun için diyoruz. Madem ki kul hakkı yemek en büyük günahtır. En büyük günahı işleyene neden oy veriyorsun? Çalıyor ama iş yapıyor diyorlar. Müslümanlıkta öyle bir kural yok. Çalmayacaksın adam gibi iş yapacaksın. Milletin vergileriyle 1000 odalı kaçak saray yapıyorsun. O sarayı CHP iktidarında Ortadoğu Teknik Üniversitesi’ne tahsis edeceğiz.

“GIRTLAKLARINA KADAR DOLARA BOĞULMUŞLAR

 

Bu iktidar bitmiştir. Bu iktidarın Türkiye’ye acı ve gözyaşından başka vereceği bir şey yoktur. Gırtlaklarına kadar dolarlara boğulmuş durumdalar. Benim derdim bu ülkedeki işsiz insan. Her evde tencere kaynayacak derdimiz o . Her evde huzur olacak. Eğer biz bunu yapabilirsek o güzel Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz.

 

 
4 Kasım 2014 Salı 14:58 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1552 - Temeşvar kalesi Osmanlı ordusu tarafından fethedildi
1581 - Utrecht Birliği'ne bağlı Kuzey Hollanda eyaletleri (Güney Hollanda, Zeeland, Utrecht, Gelderland, Overijssel, Groningen ve Friesland) İspanya kralı II. Felipe'den bağımsızlıklarını ilan ettiler.
1788 - New York, ABD Anayasası'nı onaylayarak ABD'nin 11. eyaleti oldu.
1882 - Richard Wagner'in Parsifal adlı operası ilk kez Almanya'nın Bayreuth kentinde sahnelendi.
1891 - Fransa Tahiti'yi ilhak etti.
1914 - Sırbistan ve Bulgaristan diplomatik ilişkilerini kestiler.
1919 - Balıkesir Kongresi başladı (30 Temmuz'a değin).
1923 - İskoç mühendis John Logie Baird, ilk mekanik televizyonun patentini aldı.
1933 - Adolf Hitler görme, duyma gibi sorunları olan engelli Almanların kısırlaştırılacağını açıkladı.
1934 - Avusturya Şansölyesi Engelbert Dollfuss bir suikast sonucu öldürüldü.
1944 - II. Dünya Savaşı: Sovyet ordusu batı Ukrayna'ya girerek Nazi işgaline son verdi.
1944 - II. Dünya Savaşı: İlk Alman V-2 roketi İngiltere topraklarına düştü.
1945 - Britanyalı İşçi Partisi seçimleri kazandı: Clement Attlee başbakan oldu. Winston Churchill kaybetti.
1948 - André Marie, Fransa başbakanı oldu.
1951 - Türkiye'deki ilk petrol Raman dağı yöresinde bulundu.
1952 - Mısır Kralı I. Faruk, Hür Subaylar Örgütü tarafından tahtından indirildi. (oğlu II. Fuat'a devretti).
1953 - Moncada kışlası baskınıyla Küba devrimi başladı. Devrimcilerin lideri Fidel Castro tutuklandı.
1956 - Dünya Bankası'nın Assuan Barajı'nın inşasını desteklemekten vazgeçmesi üzerine Mısır devlet başkanı Cemal Abdül Nasır, Süveyş Kanalı'nı millileştirdi.
1957 - Guatemala devlet başkanı Carlos Castillo Armas, bir suikast sonucu öldürüldü.
1963 - Yugoslavya, Üsküp'te deprem: 1.100 ölü, 100 bin insan sokakta.
1967 - Tunceli'nin Pülümür ilçesinde Richter ölçeğine göre 6 büyüklüğünde deprem: 95 ölü, 127 yaralı.
1974 - Yedi yıl süren askeri rejimden sonra, Yunanistan'da Konstantin Karamanlis'in başbakanlığında sivil hükümet kuruldu.
1974 - Kıbrıs için ateşkes görüşmelerine Dışişleri Bakanı Turan Güneş katıldı. Güneş, 'Ateşkes belli haklarımızı kullanmamamız manasına gelmez' dedi.
1994 - Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, Rus askerlerinin Estonya'dan çekilmesini onayladı.
1995 - İstanbul Altın Borsası açıldı.
2009 - ABD'li Pro Güreşçi Jeff Hardy Uzun Zamandır Kazanmak İçin Uğraştığı World Heavyweight Kemerini Night Of Championsa'ta CM Punk'tan Aldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:57
  • Güneş05:04
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:41
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık