Başbakan Yardımcısı: I. Dünya Savaşı’ndan sonra en zorlu dönem

Ana Sayfa » Medya Kritik » “Lekeli sol”

“Lekeli sol”

Sözcü gazetesi yazarı Soner Yalçın'dan tartışılacak bir yazı..

 
15 Nisan 2014 Salı 11:36 
Yorum YapYazdır
 
 
“Lekeli sol”

Kimi okurlar uyarıyor:
“Sol demeyin!”
“Devrimci demeyin!”
Niye? Bu kavramlar lekeli imiş! Halkta karşılığı yokmuş!
2011’de dönekler; Murat Belge ve Halil Bertay, Taraf “gazetesinde” yazmışlardı; “Artık sosyalizm-komünizm adını kullanmamak gerekir!” Yeni bir “ad” arıyorlardı. Bulamadılar. Aradıklarını hiç sanmıyorum!
Gelin biz arayalım…
Ve unutmayalım ki, anlamak her şeyden önce tarihsel zorunlulukları görebilmeyi gerektirir.
Sol denince aklınıza ne geliyor; sosyalist, komünist, sosyal demokrat vs.
Hepsi, 18’inci yüzyıl Aydınlanması’nın ürünü.
Bu sözcükler arasında büyük ve önemli farklar yok; birbirinden ayrı anlam yüklenmeleri daha çok pratikten geliyor.
Şöyle…
Biliyorsunuz “sol” ve “sağ” kavramları; Fransız Devrimi’nden sonra meydana gelen Meclis’teki oturma düzeninden kaynaklandı. Devrimciler solda muhafazakarlar sağda oturuyordu.
“Sosyalist” sözcüğü ilk kez 1827 yılında R. Owen taraftarlarının çıkardığı bir kooperatif yayınında kullanıldı. Modern anlamda sosyalizmden ve sosyalist toplumdan (Yeni Toplum Projesi) bahseden bu “ütopik sosyalistler” oldu.
“Sosyalist” sözcüğünün kaynağında ortaklık vardı; ve İngilizce dernek-cemiyet anlamındaki “assosiasyon” sözcüğüyle aynı anlam grubundandı.
Peki, sonraki yıllarda ne oldu?

Moda-demode

Marks ve Engels “Komünist Manifesto”ya neden “Sosyalist Manifesto” demediler? Niye kendilerini “sosyalistlerden” ayırdılar?
Engels, “Komünist Manifesto”nun 1890 yılı basımına yazdığı önsözde “ona bir Sosyalist Manifesto diyemedik” dedi ve gerekçesini yazdı:
“Birincisi; o zamana kadar sosyalizm adına bilinen sistemler, özellikle İngiltere’de Owenist ve Fransa’da Fourierists, ütopyacı sosyalistlerdi ve artık giderek ölmekte olan tarikatlara inmiş durumdaydılar. İkincisi; bu zamanda ortaklıkta pek çok sosyalist reçete ve öneri vardı. Fakat bunların tümü sermayeye ve kâra hiç zarar vermeden sosyalizm kurma peşindeydiler.”
Komünist Manifesto, Avrupa’daki büyük 1848 Devrimleri’nden hemen önce yayınlandı ve bir dünya devrimi çağrısı ve inancını dile getirdi. Marks ve Engels komünist adını “moda” yaptı!
Ancak, “Komünist” adı da 1871 Paris Komünü ile yenildi!
Ve, “Sosyal Demokrasi” ismi doğdu! Kuşkusuz isim eklektikti; “sosyal” ve “demokrasi” sözcüklerinin yan yana getirilmesi imkansızdı. Fakat, Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin büyük başarısıyla isim yaygınlaştı; model oldu. Öyle ki Lenin’in partisinin adı bile, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi idi!
Birinci Dünya Savaşı’nda Avrupa sosyal demokrat partilerin şovenist tutumu “sosyal demokrasi”yi gözden düşürdü. Demode oldu! Lenin, 1917 Nisan Günleri’nde “sosyal demokrat” adını attı; “Komünist” adını tekrar dünya gündemine getirdi. (İlginçtir; Sovyetler Birliği 1990’da dağılınca “Komünist” sözcüğünü bazı partiler değiştirdi ve tekrar “sosyal demokrat” adını aldı.)
Görünen o ki:
İsimlere ısınma nasıl başarının sonucu ise, isimlerden soğuma da başarısızlık sonucu gerçekleşiyor.
Yani aslında ismin pek önemi yok. İşin özü, kapsadığı değer; teori.
Teori’nin bilinmediği ya da doğru anlaşılmadığı toplumlar/kişiler, pratiğe bakarak, iyi-kötü örnekleri değerlendirerek sol kavramları benimsiyor veya sevmiyor!
Şimdi…
Bu noktada bir başka konuya geçelim: Bu kavramlar ülkemizde ne derece doğru biliniyor?..

Sol cehalet

Yıl: 1850. Osmanlı’da “sosyalizm” ve “komünizm” sözcüklerini ilk yazan, İstanbul’da Ceride-i Havadis Gazetesi’ni çıkaran İngiliz casusu William Churchill oldu.
Yıl: 1871. Osmanlı basını, Marks ile tanıştı. Hakayık-ul Vekayi, Paris Komünü’nün başında kimin olduğunu açıkladı: “Paris’teki eşkıyanın kumandanı, Karl Marks denilen ve hâlâ Londra’daki Enternasyonal nam cemiyetinin reisi bulunan pehlivandır.”
Aradan yıllar geçti…
Bugün Londra Highgate Mezarlığı’nda yatan Marks, bizim topraklarda “tercüme aydınları” tarafından ne yazık ki hâlâ yanlış anlatılıyor.
Marksizm’e dair yargılar/ kafa karışıklığı, Marks’ın kendi düşüncelerinden ziyade onun yazılarına ait yorumların temel alınmasından kaynaklanıyor.
Bir örnekle açıklayayım; Sovyetler Birliği’nden bildiğiniz, “merkezileşmiş sosyalist ekonomi” teorisi Marks’ta yoktur! Savaştan çıkmış Sovyetler Birliği zorunluluk sonucu -Marks’ta olmayan- yolu seçti; yüksek kalkınma hızı, sanayileşme, işgücü verimliliği vs.
Detaya girmeyeyim, bu pratik çökünce kimilerine göre, “bilimsel sosyalizm” de çöküverdi! Oysa, her devrim arayışı bilgi teorisinde bir yeniden arayıştır.
2008’de dünya büyük ekonomik krize girince başta kapitalistler, kapitalizme kapsamlı eleştiri getiren ve Komünist Manifesto’da küreselleşmeyi ve ardından çıkacak krizi öngören Marks’ı yeniden keşfetti!
Büyük tarihçi Eric Hobsbawm “Dünya Nasıl Değişir” adlı kitabında, ünlü spekülatör George Soros’un kendisine, “Marks’ın 150 yıl önce kapitalizm hakkında bizim dikkate almamız gereken bir şeyler keşfetmiş” dediğini aktardı.
İş dünyasının gazetesi Financial Times Marks üzerine incelemeler yayınladı/ yayınlıyor. Vs.
Türkiye’de ne oluyor? Koca bir hiç!
Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla bunalıma giren kimi solcular, aşırı eşitsizlik doğuran tahripkar neoliberalizme yapışıp kaldı!
Oysa AKP’nin “aşıl topuğu”; çöküntü içine giren neoliberalizmdir.
Bize hâlâ sol’un lekeli olup olmadığını tartıştırıyorlar.
Türkiye’de, neoliberalizmin mezar kazıcısı olması gerekenler; etnik, dinsel, cinsiyete dayalı kimlikler üzerinden politika yapıyor!
Sol’un değerlerini keşfetmesi gerekenler Cemaat’i keşfediyor!
Sonuçta…
“Sol” ya da başka bir ismin önemi yoktur; önemli olan kapsadığı değerlerdir: Eşitlik… Özgürlük… Ve Kardeşlik…
Bu Kemalist Devrim programıdır…

 
15 Nisan 2014 Salı 11:36 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:34
  • Güneş07:22
  • Öğlen12:22
  • İkindi14:46
  • Akşam17:02
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.
1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.
1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.
1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.
1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.
1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.
1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası kuruldu.
1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.
1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).
1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitapevleri tahrip edildi.
1945 - Tan Olayı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. Olaydan sonra gazete yayın hayatına son verdi.
1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.
1961 - İngiltere'de doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.
1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.
1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.
1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.
2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.
2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.
2009 - Hükümet kararnamesi ile Türkiye'ın İlaç fiyatları inecek. Orijinal ilaçlarda %40, jeneriklerde %20, KKİ nedeniyle %13 oranında inecek. Pazar payına göre ortalaması %50 civarı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık