Akşener liderliğindeki parti kuruluşunu açıklıyor

Ana Sayfa » Ekonomi » Lafta yerli milli, gerçekte herşey yabancılara gidiyor!

Lafta yerli milli, gerçekte herşey yabancılara gidiyor!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP’lilerin sıkça dile getirdiği "Yerli ve milli" söylemi ekonomide karşılık bulmadı.

 
28 Temmuz 2017 Cuma 10:45 
Yorum YapYazdır
 
 
Lafta yerli milli, gerçekte herşey yabancılara gidiyor!

BirGün’den Semih Güven, AKP dönemindeki ekonomik gelişmeleri ve AKP’nin ekonomi politikalarını inceledi.

İşte o yazı:

Türkiye ekonomisinde özellikle 1980 sonrası oluşan neoliberalizme tam teslimiyetin bugünkü taşıyıcısı AKP ülkeye 'beklenen' refahı bir türlü getirmezken; sanayide kalitesizlik ve tarımda ithalata bağımlılığa yol açtı. Ülkenin dış borçları hızla artarken borcun fatura halka kesildi. Emekçilerin gelirleri hızla düşerken, işsizlik tırmandı. Türkiye'nin sırtını ekonomiye yaslamayan her tutumu, dış politikada da bağımsız tutumun sürdürülememesine yol açtı. Yakın dönemde yaşanan Rusya ile kriz örneğinde olduğu gibi kriz sonrasında ekonominin daha da fakirleşmesi üzerine AKP'nin hamasi söylemlerinden çark edip krizde geri adım atma yoluna gittiği görüldü. Şimdi de Almanya ile iplerin gerilmesi tekrar Türkiye ekonomisinin içine girdiği darboğaza daha da sürüklenmesi endişelerini beraberinde getirdi. Buna karşın, krize rağmen Türkiye'nin en stratejik sektörlerine Alman şirketlerinin gösterdiği ilginin sürmesi, AKP hükümeti tarafından 'ekonomiye güvenin teyidi' olarak sunuldu.

YOKSULLAŞTIRMA DÜZENİ DEVREDE

Türkiye'nin ,Cumhuriyet’in ilk yıllarında 'kendi yağında kavrulmaya dayanan' ekonomi politikasını 1950'lerden itibaren adım adım terk etmeye başlaması ve 1980 Askeri Darbesi’nin ardından gözünü tamamen neoliberal politikalara dönmesi dünyada her az gelişmiş ülkenin yaşadığı kaderi yaşamasına yol açtı: Yoksullaşma. Kapitalizmin merkez ülkeleri tarafından az gelişmiş ülkelerin ekonomilerini ele geçirmek için dayatılan serbest ticaret, serbest dolaşım ve sermayenin sınırsız hareketini sağlayan politikalar söz konusu ülkelere bolluk ve refah umudu olarak sunuldu. Türkiye'nin de içinde bulunduğu az gelişmiş ülkeler önce borçlandırılıp ardından IMF ve Dünya Bankası eliyle neoliberal düzene entegre edildi. Uluslararası ticaret anlaşmalarıyla az gelişmiş ülkelerin tarım ve sanayilerini koruma duvarları kaldırılıp gelişmiş ülkelerin yağma sahası haline getirildi. Devletin ekonomideki ağırlığı hızla düşürülüp halkın yıllarca ödediği vergilerle kurulan dev kamu kurumları yok pahasına özelleştirildi. İnsanlığın en temel ihtiyaçları olan eğitim ve sağlık sektörü serbest piyasaya açıldı.

SAĞ İKTİDARLAR BAYRAĞI TAŞIDI

Süreç Türkiye'de sağ iktidarlar tarafından özellikle teşvik edildi. Göreve gelmek için küresel sermayeden icazet alan siyasi partiler, göreve gelir gelmez uyguladıkları politikalarla Türkiye'yi her geçen gün daha da neoliberal düzenin yağma sahası haline getirdi. AKP döneminde ise yabancıların Türkiye ekonomisini ele geçirme yönündeki tüm engeller ortadan kaldırıldı. Yabancı yatırımlar teşvik edilirken, yerli üreticiler rekabete ayak uyduramayıp hızla kepenk indirdi. Buna karşın, kalkınmanın reçetesini ekonomide serbestleşme olarak gören gelişmiş ülkeler kendi ülkelerinin tarımını ve sanayisini dış ekonomilere karşı koruma yolundan hiçbir zaman vazgeçmedi.

Göreve geldiği 15 yılda Türkiye'nin 80 yıllık özelleştirmesinden daha fazla özelleştirme yapmakla övünen AKP iktidarlarının tarım ve sanayide ekonomiyi içine soktuğu bağımlılık tablosu ve halkın sırtına yüklediği rekor borçluluk durumu şöyle:

BİR ZAMANLAR TARIM ÜLKESİYDİK...

Yüksek katma değer üretmiyor denilerek yüz çevrilen tarım sektörü adeta bitirilmiş durumda. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 1990 yılında 27 milyon 856 bin hektarlık tarım alanı, AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılında IMF-DB dayatmalarının etkisiyle 26 milyon 579 bin hektar alana gerilemişti. AKP'nin 16 yıllık iktidarında ise tarım alanları 2 milyon 816 bin hektar azalışla 23 milyon 763 bin hektara düştü. 1990'dan 2016'ya son 36 yılda ise 4 milyon 93 bin hektarlık tarım alanı kaybedildi. 2002 yılında Çiftçi Kayıt Sistemi'nde kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon 588 bin 666 kişiyken, 2016 yılında bu sayı yüzde 12,5'lik düşüşle 2 milyon 267 bin 176'ya geriledi. 2002 yılından günümüze gübre fiyatlarında yüzde 232,7 oranında zam yaşandı. 2002 yılında mazotun litresi 94 kuruşken günümüze gelindiğinde fiyat yüzde 367 zamlanarak 4 lira 39 kuruşa kadar yükselmiş durumda. 1970 yılında Türkiye'deki mera alanı 21 milyon 698 bin 400 hektarken, bu sayı 2016'da yüzde 50,2 düşüşle 10 milyon 811 bin 817 hektara düştü. Bir zamanlar kendi kendine yeten tarımda şimdi Türkiye buğday, et ithal eder hale geldi. Gelişmiş ülkeler ise ithalata yüksek vergiler koyarak kendi ülkelerindeki üreticileri koruma yoluna gitti.

SANAYİ YABANCININ ELİNDE

Türkiye'de kalkınmayla özdeşleştirilen sanayi sektörünün kaderi yabancı yatırımcıya bırakıldı. İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinin ilk 10'unun 5'ini yabancı merkezli şirketler oluşturuyor. (Ford, Fiat, Renault, Toyota, Hyundai) Halkın yıllarca vergileriyle büyüyen ve yok pahasına özelleştirilen Tüpraş ise listenin birinci sırasında.

Sanayi üretiminin geneline bakıldığında ise Türkiye'nin katma değeri düşük ürünlere yoğunlaştığı gözleniyor. Yüksek teknolojili ürünlerin imalataki payı yüzde 3'ü aşamıyor. Araştırma-Geliştirme harcamaların milli gelire oranı yüzde 1'in üzerine yükselemiyor. Sanayinin toplam GSYH içindeki payı yüzde 30'un hemen üzerinde seyredip bu seviyelerin üstüne çıkarılamıyor. Ek istihdam yaratamayan sanayi, işsizliğe de çözüm olmuyor.

ÜLKE BORÇSUZ NEFES ALAMIYOR

Neoliberalizm eliyle tarımı bitiren, sanayisini geliştiremeyen Türkiye, dışarıdan borç almadan ekonomisini ayakta tutamaz hale geldi. Dış borç toplamı 2002’den bugüne yüzde 218 oranında büyüdü. Hazine Müsteşarlığı verilerine göre, 31 Mart 2017 itibariyle Türkiye'nin brüt dış borç stoku 412,4 milyar dolara yükselerek milli gelirin yüzde 49,1'ine ulaştı. 2002 yılında 43 milyar dolar olan özel sektörün dış borcu ise Mayıs 2017 itibariyle 224 milyar dolara kadar yükseldi. Lirada yaşanan sert değer kayıpları ise borçların lira cinsinden katlanarak büyüttü, borçlar neredeyse ödenemez duruma geldi.

ENERJİYİ DE YABANCILAR SARDI

Türkiye'nin en stratejik sektörleri arasında bulunan enerji sektörü de yabancıların kontrolü altında. Petrol ve doğalgazda Ortadoğu ve Rusya'ya bağımlılık artarken, alternatif enerji kaynaklarının inşası ve üretim hakkı için de yabancı firmalar devreye giriyor. En son dün ihalesi yapılan bin megavatlık Rüzgar Enerjisi Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalesine, 8 konsorsiyum teklif verdi. 8 konsorsiyumun sekizinde de yabancı firmalar yer aldı. Türkiye'nin son dönemde kriz yaşadığı Almanya'dan dört farklı konsorsiyumda 4 Alman şirketinin ihaleye katılması dikkat çekti. İhaleye katılan yabancı firmalar Danimarkalı Vestas, ABD'li General Electric, Çin'li Goldwild ve MingYang, Alman Siemens, Enercon, Nordex ve Senvion oldu.

İhaleye ilişkin konuşan Enerji Bakanı Berat Albayrak ise, 8 firmanın teklif vermesinin ekonomiye güvenin teyidi olduğunu ifade etti.

 

 
28 Temmuz 2017 Cuma 10:45 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1853 - Kırım Savaşı başladı.
1911 - Trablusgarp savaşında İtalyan yüzbaşı Carlo Piazza, Bingazi'deki Osmanlı siperleri üstünde tarihin ilk askeri keşif uçuşunu gerçekleştirdi. Piazza daha sonra ilk askeri amaçlı hava fotoğrafını da çekti.
1912 - Birinci Balkan Savaşı'nda Osmanlı ve Sırp orduları arasındaki Kumanova Muharebesi başladı.
1915 - New York'ta 25-30.000 kadın oy hakları için 5. ci caddede yürüyüş yaptı.
1926 - Sovyetler Birliği'nde Leon Troçki ve Grigoriy Zinoviyev, Komünist Partisi Merkez Komitesi üyeliğinden çıkarıldı.
1929 - New York Borsasında hisse senetlerinin değerindeki sürekli düşüş yavaş yavaş paniğe yol açmaya başladı (1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın ilk işaretleri)
1940 - Efsane futbolcu Pele, Brezilya'da dünyaya geldi
1946 - Birleşmiş Milletler, ilk genel toplantısını New York'ta yaptı.
1954 - Almanya'nın NATO'ya girişiyle ilgili Paris Antlaşması imzalandı.
1956 - Macaristan'da Sovyet egemenliğine karşı ayaklanma başladı. Bütün ülkeye yayılan gösterilerde, isyancılar Sovyet birliklerinin çekilmesini istediler.
1960 - Genel nüfus sayımı: Türkiye'nin nüfusu 27.754.820
1965 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel hükümeti kurma görevini Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel'e verdi.
1972 - Zonguldak'ta iki ayrı kömür ocağında grizu patlamasında 20 işçi öldü, 76 işçi yaralandı.
1973 - ABD başkanı Richard M. Nixon, Watergate skandalı ile ilgili Oval Ofis ses kayıtlarını mahkemeye teslim etmeyi kabul etti.
1981 - Danışma Meclisi ilk toplantısını yaptı.
1983 - Beyrut'ta Amerikan ve Fransız barış gücü karargahlarına patlayıcı yüklü kamyonlarla intihar saldırısı yapıldı. 241 Amerikan deniz piyadesi ve 58 Fransız paraşütçü öldü.
1993 - Karun Hazinesi, 28 yıl sonra Türkiye'ye getirildi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:53
  • Güneş06:34
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:14
  • Akşam17:38
  • Yatsı19:07
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
21.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071226293136
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık