Trabzon'da çirkin senaryo... HAYIR pankartları kesilip

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » KTÜ'de terörist muamelesi gören öğrenciler ne istiyor?

KTÜ'de terörist muamelesi gören öğrenciler ne istiyor?

Kendilerine ‘’KTÜ Kadın Kolektifi’’ adını veren bir grup öğrenci, rektörlük önünde 22 gün süren bir eylem gerçekleştirdi. Bir de direniş çadırı kurdular. Bir kısım öğrenci bu çadırlarda kalıyordu. Ancak dün akşam saatlerinde, üniversite güvenlik görevlileri ve çevik kuvvet polisinin katıldığı bir operasyon gerçekleştirildi. O anda eylem alanında bulunan 20 öğrenci gözaltına alınırken, öğrencilerin ifadelerine göre eşyaları yırtıldı, bağlama ve gitarları kırıldı. Böyle bir baskının üniversite yönetimi iradesi dışında yapılması tabi ki beklenemez. Peki ne istiyordu bu öğrenciler? Neden böyle bir eylem yapma gereği duymuşlardı?

 
28 Mart 2013 Perşembe 10:49 
Yorum YapYazdır
 
 
KTÜ'de terörist muamelesi gören öğrenciler ne istiyor?

KTÜ'de terörist muamelesi gören öğrenciler ne istiyor?

 

 

İşte viratrabzon.com’dan Semra Tunç, operasyondan birkaç gün önce bu öğrencilerle görüştü, bu sorunun yanıtını aradı. Üniversite yönetiminin de görüşünü almak amacıyla günlerdir randevu bekledi. Ama nedense ilgili rektör yardımcısı çok yoğun olduğu gerekçesiyle bir türlü görüşme sağlanamadı. Eğer görüşme olsaydı olay, sadece öğrenciler açısından değil üniversite yönetimi açısından da yansıtılacaktı.

 

Ayrıca, uzun bir süredir kamuoyunu işgal eden böyle bir olayda üniversite yönetiminin sessiz kalması kamuoyunun gözünden kaçmadı.

 

KTÜ YÖNETİMİNE VE ÖĞRENCİLERE ÇAĞRI YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ

.

İŞTE ÖĞRENCİLERİN AĞZINDAN EYLEMLERİN AMACI

Semra Tunç sordu, Kadın Kolektifi öğrencileri yanıtladı. Hiçbir değişiklik yapmadan kamuoyunun taktirine bırakıyoruz:

 

REKTÖR BEY BİZİMLE GÖRÜŞMÜYOR

. Kadınlar günü dolayısıyla hazırladığımız ‘’Anam Bacım Avradım ‘’ adlı bir oyun hazırladık. Bunun için üç aylık bir çalışma yaptık. İkinci dönemin başından beri Rektör Bey’den görüşme talep ettik. Fakat sürekli olarak ‘’yerinde yok, meşgul ,işleri var’’ gibi mazeretlerle bizimle görüşmedi. Hatta öğrenciyle görüşmediğini, görüşmeyeceğini söyledi. Kapıdaki güvenlik görevlisine gidip Rektör Bey’le görüşmek istediğimizi söylüyoruz, sekreteri arıyor, geri gelen cevap ise Rektör Bey’in öğrenciyle görüşmediği oluyor.

 

ÖNCEKİ DÖNEMDE ETKİNLİKLER YAPIYORDUK

. Önceki yıllarda etkinliklerimiz oluyordu . Tiyatro olsun, konser etkinliğimiz olsun bunları rahatlıkla yapabiliyorduk. Bu etkinlikler öğrenci kolektifinin her yıl yaptığı rutin faaliyetler. Daha önce de tiyatro oyunu sergiledik. Ancak rektör değişti ve biz tiyatromuzu bile yapamıyoruz. Belki kendine göre yeni bir sistem uygulamaya çalışıyor. Fakat öğrenciyle görüşmemek gibi bir durumu olamaz. Çünkü bizim rektörümüz olarak orada duruyor.

 

BİZE, 'SİZ ÖĞRENCİ DEĞİŞSİNİZ' DEDİ

. Daha öncede bir öğrenci topluluğu etkinlik için görüşme yapmış ve onlardan salon için 2 bin TL ücret istenmiş. Bizim Rektör Bey’le tek görüşmemiz şöyle oldu; biz görüşme için içeride oturuyorduk, o da içeri girdi. ‘’Hocam neden bizimle görüşmek istemiyorsunuz’’ dediğimizde, ‘’Siz öğrenci değilsiniz, size salon yok’’ dedi. Rektör Bey’le tek görüşmemiz bu oldu. Verdiği tek cevap buydu.

 

GELİP GEÇİYOR, AMA HALİMİZ SORMUYOR

(Rektörlük kapısını göstererek) Şuradan geliyor geçiyor , biz günlerdir buradayız. Soğukta oturuyoruz ve o bizim burada olduğumuz bildiği halde gelip içeriye giriyor. Şuradan geçiyor. ‘’Hocam daha ne kadar oturacağız soğuktan donacak mıyız?’’ diyoruz, ‘’en azından muhatap olun bizimle’’ diyoruz ama yok. Şuradan arabasına binip gidiyor. Bazen arka kapıdan çıkıp gidiyor. Yağmur yağıyor, bir çoğumuz hasta olduk, ama Rektör Bey’in hiç umurunda değil.

 

HER YERDEN DAVET VAR, AMA KTÜ'DE YASAK

. Kadınlar Günü için beş yıldır etkinlik düzenliyoruz. Ezginin Günlüğü’nü getirdik. Yeni Türkü’yü getirdik. DSevamda birçok tiyatro oyunu oynadık. 20 Nisan’da Trabzon’da oyunumuzu Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nde oynayacağız .Gümüşhane Üniversitesi’ne gidebiliriz . ODTÜ’den davet aldık. Ama kendi üniversitemizde oynayamadığımız oyun için davet aldık!

 

BİZ İTAAT EDEN ÖĞRENCİ MODELİNE UYNUYORUZ

. Onların düşündükleri öğrenci profili sadece okuluna gelip giden, tepeden inme şeyleri sorgulamayan, herhangi bir sosyal etkinlikte bulunmayan, şuan ki sistemin dayattığı öğrenci modelini ideal öğrenci modeli olarak görüyorlar. Biz kendimizi üniversiteli olarak tanımlıyoruz. Bizim için üniversiteli demek, sorgulayan kendisine verileni kabullenmeyen, yaratıcı olan demek.

 

 

REKTÖR PROF.DR. BAYKAL NE DEMİŞTİ?

. Rektör Bey rektör olmadan önce ‘’ben çok demokratım’’, ‘’ben bütün öğrencilerle görüşeceğim’’, ‘’bir önceki rektör gibi olmayacağım’’, ‘’öğrenciler tabi ki üniversitede siyaset yapacaklar tabi ki tiyatro yapacak, tabi ki düşünecek ‘’ dedi. Ama burada düşünen tiyatro yapan hazırlayan emek veren öğrenciler engelleniyor. Biz burada oturmaya başladığımız dört gün içerisinde üç defa Özel Güvenlik Birimi tarafından saldırıya uğradık. Kadın arkadaşlarımız burada özel güvenlik tarafından tacize uğradı. O da yetmedi, öğrenci derneklerinde grup tarafından bir defa da burada saldırıya uğradık, hiçbir şey yapmadığımız halde.

 

DURMADAN SALDIRIYORLAR

. Önce görmezden gelme politikası uyguladı. Ardından saldırıyla vazgeçirme politikası uyguladı. Öğrenci derneklerinde kimlerin örgütlendiğini herkes biliyor üniversite yönetimi de biliyor. Kendi sitelerinde facebook ta ülkücülük yemini yapıyorlar ülkücülerin orada örgütlendiği biliniyor. Onlar gelip bize saldırdılar pankartımızı çaldılar. ÖGB şefi onların derneğine giremedi. ÖGB buraya gelip bize saldırdığında güvenlik gerekçe gösteriliyor. Farabi’de direnen işçilere saldırdığında güvenlik gerekçe gösteriliyor.

 

 

. Ulusal basına çıkmadan önce rektörlük tarafından yerel basında sansür uygulattırılıyordu. Ulusala çıktıktan sonra da ‘’bizim de bir şey yapmamız gerekiyor’’ diyerek yerel basında da yeni yeni haberler yapılmaya başlandı. Fakat onlar da doğruyu çok yansıtan haberler değil .

 

 

. Provokatörler yine iş başında diye haberler çıktı. Bizler sadece burada kendimizi anlatabiliyoruz. Bildirilerimizle anlatmaya çalışıyoruz dergi çıkarıyoruz bunu üniversitede dağıtıyoruz. 8 Mar’ta dergi çıkardık. Kadın mücadelesini anlatmaya çalışıyoruz. Tabi ki bu yeterli değil ama en azından buradan gelip geçene derdimizi anlatmaya çalışıyoruz. Zaten üniversitenin hepsi aydın görüşte olsaydı biz burada olmazdık.

 

KOLEKTİFLER NE YAPIYOR?

 

. Kolektif ilk olarak koordinasyonla kuruldu. Daha sonra ayrışmalar yaşandı. Kolektifin amacı sosyal aktiviteler yapan tiyatrosunu yapan müziğini yapan, bir haksızlık olduğunda ona sesini çıkarabilmek, bir haksızlık olduğunda sesini çıkarabilmek . Sınıflarda hocanın baskısı vardır. Sen ses yaptığında sana laf sokar susturur. Kolektifçi demek öğretmeniyle rahat konuşabilmek bir haksızlık varsa onu dile getirebilmek demektir. Biz dolmuş zammı eylemi yaptık 250 kişiyle yürüdük. Üniversitelerin haksız taleplerine karşı örgütlenen bir hareket aslında. Zorunlu bağışa karşı oturma eylemi yapıp kazandığımız zaman bunu anlattığımızda, hocalarımızla konuştuğumuzda, orada hocalarımız sınıftaki öğrencilere, ‘’siz burada niye oturuyorsunuz bakın arkadaşlarınız haklı bir şeyin savaşını veriyorlar. Siz de oraya gidin’’ diyorlardı. Bugün kolektifin yaptığı şeyleri bilen hak veren hocalarımız var. Fakat KTÜ’nün yapısına baktığınız zaman, akademisyenler açısından çok desteklenmiyor. Çünkü bize hak verseler, kendi koltukları sarsılacak. Çünkü biz hiyerarşik modeli savunmuyoruz. Her şeyi yapalım, her şeyi beraber güzelleştirelim diyoruz.

 

 

. Biz’’ başka bir dünya var’’ derken, mesela ‘’parasız eğitim olsun’’ derken, başka bir dünya gerekiyor. Şu anda demokratik olmayan üniversiteler var tepeden inme kişilerle yönetilen, tepeden inme bir sistemle yönetilen, üniversiteliler için değil de sermaye için bir şeylerin üretildiği bir yapı var. Biz bunlara karşı sürekli sesimizi yükseltmeye çalışıyoruz. İkinci öğretim harçlarına karşı 3 bin imza topladık, rektörlüğe vermeye çalıştık, fakat alınmadı.

 

 







.

 
28 Mart 2013 Perşembe 10:49 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
HALKOYLAMASINDA NASIL OY KULLANACAKSINIZ?
EVET
HAYIR
KARARSIZ
KULLANMAYACAĞIM
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:23
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:09
  • Akşam18:48
  • Yatsı20:20
 
Tarihte Bugün
1854 - Kırım Savaşı: Fransa Rusya'ya savaş açtı.
1933 - Hitler, Yahudileri ve Yahudilere ait mağazaları boykot için emir verdi.
1939 - Madrid, General Francisco Franco'nun güçlerinin eline düştü. İspanya İç Savaşı sona erdi.
1944 - Adapazarı ve civarında 2.831 kişinin öldüğü bir deprem oldu. Mısır Kralı Faruk deprem felaketzedelerine 1000 Mısır lirası yardımda bulundu.
1946 - Juan Peron, Arjantin Cumhurbaşkanı oldu.
1947 - Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu kuruldu.
1961 - Türkiye'de Anayasa'nın halkoyuna sunulması hakkındaki kanun kabul edildi.
1962 - Türkiye'de Ekim 1960'da askeri yönetimce görevlerinden uzaklaştırılan 147 öğretim üyesinin görevlerine dönmelerine olanak sağlayan kanun, TBMM'de kabul edildi.
1963 - 22 Mart'ta sağlık nedenleriyle tahliye edilen eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın serbest bırakılması tepkilere yol açınca cezasının ertelenmesine ilişkin karar kaldırıldı
1965 - Amerika Birleşik Devletleri'nde Alabama'da Martin Luther King'in önderliğinde 25 bin kişi sivil haklar için yürüdü.
1966 - Cemal Gürsel'in cumhurbaşkanlığı süresi bitti, yerine Cevdet Sunay cumhurbaşkanı seçildi.
1970 - Ege Bölgesi'nde şiddetli bir deprem oldu. Kütahya'nın Gediz ilçesinde evlerin yüzde 80'i yıkıldı, 1086 kişi öldü.
1973 - Cevdet Sunay'ın cumhurbaşkanlığı süresi bitti.
1980 - Kayseri'nin Develi ilçesine bağlı Ayvazhacı köyünde, sel nedeniyle meydana gelen toprak kayması sonucunda 60 kişi öldü.
1988 - Türkiye'de kendisine ilk kez yapay kalp takılan kişi Halit Şahin öldü.
2000 - Susurluk davası sanıklarından Özel Tim eski Müdürü İbrahim Şahin geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanarak yoğun bakıma alındı.
2004 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık