Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Güncel » KTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal'dan çarpıcı açıklamalar

KTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal'dan çarpıcı açıklamalar

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal, son dönemlerde üniversitede meydana gelen olayları, kendisine yönelik eleştiri ve suçlamaları viratrabzon.com'da değerlendirdi.

 
3 Nisan 2013 Çarşamba 11:05 
Yorum YapYazdır
 
 
KTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal'dan çarpıcı açıklamalar

 

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ)’nde kendilerine ‘’Kadın Kolektifi’’ adını veren bir grup kız öğrenci, Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla hazırladıkları ‘’Anam, Bacım , Kardeşin’’ adlı tiyatro oyununu Atatürk Kültür Merkezi’nde sahneleme istemlerine üniversite yönetiminin olumsuz yanıt vermesi üzerine rektörlük önünde oturma eylemi başlattı, yürüyüşler yapıldı,  güvenlik ve polisin müdahalesiyle bazı tatsız olaylar meydana geldi.  Yerel basın yanında yaygın basının da geniş yer verdiği  olaylar, yaralanmalar ve gözaltılar, gazete ve televizyonlardaki şiddet görüntüleri, KTܒnün hiç de haketmediği bir imajın oluşmasına neden oldu.

 

Kolektif mensubu öğrenciler,  gerçekleştirdikleri eylemlerle, zaman zaman dayak yiyerek ya da gözaltına alınarak da olsa dertlerini anlattı.

 

Peki KTÜ yönetimi neden öğrencilerin bu talebine olumsuz karşılık verdi, üniversite salonlarında neden tiyatro oyunu sahnelemesine izin vermedi? Olay sadece bir tiyatro oyunu tartışması mı? Kamuoyunun bilmediği birşeyler mi var?

 

KTܒde gerilimin tırmandığı, olayların karşıt görüşlü öğrencileri de içine alacak biçimde genişleme eğilimi gösterdiği günlerde, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal’a ve öğrencilere yönelik bir çağrı yaptık. Prof. Dr. Baykal, çağrımız üzerine görüşmek istedi ve olan biteni bir de yönetim açısından anlattı.

 

KTÜ YÖNETİMİNE VE ÖĞRENCİLERE ÇAĞRI YAZISI İÇİN TIKLAYINZ

 

ÖĞRENCİ KOLEKTİFLERİ İLE POPÖRTAJ İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

 

İşte KTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal’ın viratrabzon.com’a yaptığı açıklamalar.

 

ÇOK FARKLI KESİMLER VE FARKLI TALEPLER VAR

. KTÜ 54 bin kişilik bir öğrenci kitlesinden oluşuyor. Herkese eşit mesafede olmak durumundayız. Çok çok farklı kesimler var.    Sağı, solu, ortası, cemaatçisi, radikali.. Her kesimin isteklerine cevap veremiyoruz, bazılarına veremeyiz de.  Çünkü belirli bir eşiğin ötesi, artık kontrol edilemez bir noktadır. Herkes olaya kendisi ya da yakın gördüğü açısından bakıyor. Bir de karşıtı açısından baksın. Bu arkadaşlarımız kendilerini farklı görebilir tabi. Ama onların karşıtı gruplar da var. Çok ekstrem istekler olabiliyor. Neye göre karar vereceğiz?  Kurallar bu nedenle koyuluyor.  Belirli kriterler koymak durumundayız.  Sizin 20-30 ya da 50 kişilik bir grup olarak üniversiteyi kilitlemeniz doğru mu?  Bu çocukların salonu istediği dönemde,  üniversite öğrenci derneği ve birkaç kulüp istedi, salonu vermedik.

 

REKTÖRÜN CAMINA TOP

. Ama biz bu çocuklara anlayış gösterdik. 20 gün boyunca katlandık, sıkıntı yaşadık. Yürüyüşlerine, eylemlerine müdahale etmedik. Buradaki eylemlerini bir işgale dönüştürme eğilimine girdiler. Son gün, yani polis müdahalesinin olduğu akşam, bardağı taşıran damla, ellerindeki topu rektörlüğün camına atmaları oldu. Ellerine top alıp pas atıyoruz diye rektörlük makamının camına attılar. Bu nasıl eylem?

 

 

KURALLARA UYULMALI

. Herkes her şeyi kuralına göre yapmalı. Eğer kuralsızlığa yol açılırsa, bu herkesi olumsuz etkileyecektir. Hatta belki de en çok bu çocuklar etkilenecektir! Elbet de esneklik, tölerans içeren bir yönetim anlayışı olacak. Ama bu, kuralsız, sınırsız, başkalarının yaşamını olumsuz etkileyebilecek bir biçimde olmamalı.

 

TİCARİ İŞ HARİÇ ÖĞRENCİYE ÜCRETSİZ

. Para kazanacak bir faaliyet varsa tabi ki paralı olur.  Salonlardan aldığımız parayı yine öğrencilerin eğitim ve öğretimle ilgili ekstra giderlerine harcıyoruz. Diyelim ki bir kulüp ya da bir öğrenci grubu konser için bir sanatçı getiriyor ve bilet satıyor ya da bir tiyatro grubu getiriyor ve bilet satıyor. Eğer bilet satıyorsa, bundan bir kazanç elde ediyorsa, biz de doğal olarak para talep ediyoruz. Sonuçta ticari bir iş yapılıyor. Yarın Sayıştay denetçileri , ‘’nerede bu işlerin parası’’ dediğinde ne diyeceğiz? Ancak ticari değilse elimizden gelen yardımı ve töleransı gösteriyoruz. .  Üniversitenin salonları çok yoğun. Buna rağmen öğrenciye paralı değil.

 

ÖĞRENCİLERE KULÜP KURUN ÇAĞRISI

. Biz neden öğrencilerimizin kültürel, sanatsal ya da sosyal etkinliklerinden, üretimlerinden  mutluluk duymayalım? Ama bu bir düzen ve eşgüdüm içinde olmalı. Bu çocuklara da, diğerlerine de çağrı yapıyoruz; gelin öğrenci kulübü olun. Ya da kulüplerden birine katılın. Şu anda üniversitemiz bünyesinde 60 civarında kulüp var. Siz de kulüpler içinde çalışmanızı yapın. Tiyatro yapacaksanız gelin tiyatro kulübünde çalışın. Şu anda  gidin bakın AKM salonunun camına, çok sayıda tiyatro, konser ve etkinlik afişi göreceksiniz. Siz neden böyle yapmıyorsunuz?

 

ÖĞRENCİYLE KAVGAM OLMAZ

. Öğrencilerle kesinlikle bir kavgam yok, olamaz. Geçmiş yönetimler bazı konularda izin verebiir.  Ama herkesin yönetim anlayışı farklıdır

 

20 MAYIS ŞENLİKLERİNDE ÖĞRENCİ ETKİNLİKLERİ

. Şimdi 20 Mayıs’ta şenlikler yapacağız. Bütün öğrencilere, ‘’şenlikler döneminde yapmak istediğiniz etkinlik varsa bize bildirin ve programa girin’’ çağrısında bulunacağız. Etkinliğe göre açık hava ya da salonlar tamamen öğrencilere verilecek.

 

YILDA BİRKAÇ KEZ OLMALI

. Aslında  bu tür etkinlikleri yılda bir veya birkaç kez de yapabiliriz. Üniversite çatısı altında, üniversite anlayışı içinde, birbirine saygı ve anlayış temelinde herkesin kendini ifade edebileceği ortamlar yaratmak istiyoruz. Ama öğrencilerin de buna olumlu katılım göstermesi gerekir.

 

 

EN BÜYÜK KORKUMUZ ÖĞRENCİ KAVGASI

.Üniversite anlayışına uygun özgür ortamlar yapmak istiyoruz.  Mesela bu çocuklar kaç kez yürüyüş yaptılar. Müdahale etmiyoruz. Tabi ki kendini ifade etsin diyoruz. Ama bazen farklı ya da karşıt görüşten grupların karşı karşıya gelebileceği ortamlar oluşuyor. Buna izin verebilir miyiz? Bırakalım öğrenci grupları birbiriyle çatışsın mı? Elbet de bunu engellemeye,  gerekli önlemleri almaya çalışıyoruz. En hassas olduğumuz, en çok sakındığımız şey, karşıt görüşlü grupların bir kavga ortamına itelenmesi. Bu konuda güvenliğe özel dikkat göstermelerini söylüyorum.

 

ÖĞRENCİ DEĞİLSİNİZ DEMEDİM

. Bu çocuklarla yardımcılarım birkaç kez konuştular. Benimle de konuşmak istediler ama, oradaki tabloya dikkatlerini çekmek için, ‘’Böyle bir ortamda olup davranana öğrenci denmez’’ dedim.  Yoksa siz öğrenci değilsiniz demedim. Rektörlüğün önüne bezler asmışlar, çirkin bir görüntü var.  Mantıklı taleplere her zaman açığım.

 

HAKARET YAZILARI YAZILIYOR

. Bazen öteye beriye kişilik haklarıma hakaret içeren yazılar yazılıyor. Bunlar bir üniversite ortamına yakışmıyor.

 

DERSLERE GİRMEZLERSE KAYBEDERLER

. Eylem yapan çocuklar derslerine de girmiyor. Bunların hepsi tespitli. Derslere girmeleri zorunlu. Asli işlerini aksatıyorlar, durumlarını zora sokuyorlar. Derslere devam etmeyip nasıl sınıf geçecekler?

 

SORUŞTURMA İSTEMİYORUM AMA

. Polis de ifade aldı. Adli süreç olacak mı göreceğiz. Hiçbirinin başına bir şey  gelmesini istemiyorum. Sonuçta ülkenin çeşitli yerlerinden aileler binbir zorluklarla gönderiyor. Gençler elbet de farklı biçimlerde kendilerini ifade edebiliyor. Ama bunu bir suça, bir işgale, hakarete ve öğretim özgürlüğünü engellemeye çevirmemeliler. O zaman kurallar işler..

 

KTܒYÜ HAKETTİĞİ YERE TAŞIMALIYIZ

. KTÜ ülkemizin en özel, en önemli üniversitelerinden biri. Onu hakettiği yere taşımamız lazım. Bunun için göreve geldik. Öğrencilerimiz bizim her şeyimiz. Her türlü taleplerini yerine getiremeyebiliriz. Ama bilinmelidir ki bütün çabamız onların daha iyi, daha huzurlu bir ortamda daha iyi eğitim görmeleri.

 

SORUMLU VE İLGİLİ GENÇLİK İSTİYORUZ

. Elbet de gençler sosyal olaylarla, dünya ve ülkeleri ile ilgilenecek. Ama sorumluluk bilinci de önemli. O nedenle çocuklarımızı, üniversite yönetimiyle uyum içinde kulüp çalışmalarına katılarak kendilerini ifade etmeye çağırıyorum.

 
3 Nisan 2013 Çarşamba 11:05 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1814 - George Stephenson'ın yaptığı lokomotif çalıştı.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1933 - Lev Troçki sığınmacı olarak Fransa'ya gitti.
1934 - Avusturya başbakanı Engelbert Dollfuss ülkesindeki Naziler tarafından Viyana'da öldürüldü.
1936 - Adolf Hitler İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1943 - Benito Mussolini'nin iktidardan düşürülmesiyle faşizm İtalya'da yasadışı ilan edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu Kore'ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nazım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa'da askeri uçak düştü: 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota verdi: "Türkiye'nin Irak'a girmesi kötü sonuçlar doğurur."
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak'tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi sosyalizmin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
1968 - İstanbul'da polis öğrencilere müdahale etti; 30 öğrenci ve 20 polis yaralı.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem Üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın ünvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'ye diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı'nın iki ünitesi açıldı.
1994 - Ürdün Kralı Hüseyin ile İsrail Başbakanı İzak Rabin savaş durumunu sona erdiren deklarasyonu imzaladılar.
2000 - Concorde uçağı Paris'ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
2009 - Kürdistan (Irak)ta Parlemento ve bölge başkanlık seçimleri yapıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:55
  • Güneş05:03
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:53
  • Yatsı21:43
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık