Erdoğan-Trump görüşmesinde özür bilmecesi

Ana Sayfa » Güncel » Komutan korumalarından kaçmış

Komutan korumalarından kaçmış

Darbeci korumaları gece boyunca Deniz Kuvvetleri Komutanı Bostanoğlu'nu yakalamaya çalışmış ancak İstanbul sokaklarında dolaşan komutan onları atlatıp kara yoluyla Ankara'ya gitmeyi başarmış.

 
24 Temmuz 2016 Pazar 13:14 
Yorum YapYazdır
 
 
Komutan korumalarından kaçmış

15 Temmuz darbe girişimi akşamı kendisinden uzun süre haber alınamayan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu’nun kalkışmadan haberdar olmasıyla birlikte bulunduğu düğünden yanındaki korumaları almadan çıktığı ortaya çıktı. Gece boyunca “komutanım neredesiniz, size almaya gelelim” diyerek kendisine ulaşmaya çalışan korumalarında kaçmaya çalıştığı belirtildi. Bostanoğlu’nun yanında bulunan iş adamı Esat Ulu, Bostanoğlu’nun darbecilere karşı mücadele verdiğini belirterek “Komutan sürekli telefonla konuşuyor; denize açılan bir gemiyi uzun uğraşlardan sonra geri döndürdü, sonra uzun süre Sahil Güvenlik'le uğraştı” dedi.

Hürriyet’ten Turan Yılmaz’ın haberine göre, 15 Temmuz Cuma günü öğle saatlerinde Heybeliada Deniz Lisesi'nde son sınıfların mezuniyet törenine katılan Bostanoğlu, aynı akşam da Yeşilköy'deki Çınar Oteli'nde bir akrabasının düğününe gitti. Yanında eşi de bulunan Bostanoğlu, cumartesi günü de Adik Tersanesi'nde yapımı tamamlanan bir geminin denize indirilmesi törenine katılmayı planlıyordu. Ancak, gece darbe girişiminden haberdar olunca düğünden, yanında korumaları olmadan sadece emir subayı ile astsubay olan şoförünü alarak ayrıldı.

‘İSTANBUL SOKAKLARINDA DOLAŞTI’

Yakın çevresinin anlatımına göre, bu saatten itibaren de güvenlik nedeniyle aracıyla İstanbul sokaklarında dolaştı. Gece boyunca “Komutanım neredesiniz, size almaya gelelim” diyerek kendisine ulaşmaya çalışan korumalarıyla köşe kapmaca oynayan Bostanoğlu, bu takipten kurtulmak için de zaman zaman cep telefonunu da kapattı.

İstanbullu iş adamı Esat Ulu'nun anlatımına göre, sabaha karşı ise Bostanoğlu'nun yolu o bölgede darbe girişimine karşı sokağa çıkan ‘sivil kuvvetler' ile kesişti. Esat Ulu, şunları anlattı: “Akşam Bakırköy Emniyet Müdürümüz Murat Çetiner ve bir savcı beyle birlikte yemek yiyorduk. Akşam 20.30 sıralarında Murat Bey'e, ‘Boğaz'a tanklar indiriliyor' diye bir haber geldi. Murat Bey olayı araştırmaya başlarken ben de AKP Milletvekili Feyzullah Kıyıklık'ı aradım, ‘Abi Boğaz'a tanklar indirdiler' dedim. Bana, ‘Boğaz'da tankın ne işi var' diye karşılık verdi. ‘Abi ihtilal oluyor' dedim, ‘Yok evladım öyle şey olur mu' dedi, ama birazdan tekrar aradı. ‘Emin misin' dedi. Ben de ‘Abi kimi biliyorsan ara ihtilal oluyor' dedim.

Harp Okulu'nda sıkıntı olduğu söylenince hemen gençlerle birlikte polise yardımcı olmak için oraya gittik, iki helikopterin aküsünü söküp, okulun içine de çok sayıda sivil araç soktuk. Sabaha karşı 05.00 gibi komutanın geldiği söylendi, biz de Murat Bey'le birlikte hemen karakola gittik. ‘Evladım benim hemen Ankara'ya gitmem lazım, bana eskort verin' dedi. Biz de, ‘Komutanım güvenliğinizi sağlayamayız, 20 arabayla bile yola çıksak uçaklar gelip vurur, sizi uçağa bindirelim' dedik.
“Böyle saçma şey mi olur”

O sırada komutan sürekli telefonla konuşuyor; denize açılan bir gemiyi uzun uğraşlardan sonra geri döndürdü, sonra uzun süre Sahil Güvenlik'le uğraştı. Kendisine, ‘Emir komuta zinciri koptu' diyorlar o da ‘Hayır kesinlikle öyle bir şey yok, Başkomutan da bizler de yerimizdeyiz, Ankara'dan gelen talimatlara kesinlikle uymayacaksınız' diyor. Sabah 06.30 gibi de kendisine bir liste okudular, Deniz'de herkese birer ikişer rütbe verip üst görevlere getirmişler, telefonda dinlerken ‘Böyle saçma şey olur mu, bu akıl dışı' diye tepki gösterdi. Eşi ise Genelkurmay Başkanı konusunda çok endişeliyli, sürekli televizyondan haberleri izliyordu.

“Saat 10.30 gibi de hep birlikte yola çıkıp Cumhurbaşkanımızın ve o sırada Genelkurmay Başkanlığına vekalet eden 1. Ordu Komutanımızın bulunduğu havaalanına gittik. Orada görüşmeler yaptı, çıktığında oğlu ve kızı da gelmişti, çok duygusal anlar yaşandı tabii. Komutan Ankara'ya gitmek için uçak arayışına girdi. Ben kendisini tanıdığım için THY Genel Müdürü Temel Kotil'i aradım, Ankara'ya hâlâ uçak indirilemediğini, öğle saatlerinde bir uçağın gönderilebileceğini söyledi. Biz de komutanla eşine veda ederek ayrıldık. Ayrılırken komutan, ‘Evladım senin görevin ne, istihbaratçı mısın, polis misin' diye sordu. Ben de ‘Hayır, ben hiçbir şey değilim, bildiğin düz vatandaşım. Ama bizim kaderimiz birleşti, gelseler bile ölmeden sizi kimseye teslim etmezdik' dedim. Alnımızdan öpüp ayrıldılar.”

Hava yolunun güvenli olmaması nedeniyle Bostanoğlu’nun daha sonra kara yoluyla Ankara'ya döndüğü öğrenildi.

Sözcü

 
24 Temmuz 2016 Pazar 13:14 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:56
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık