ABD'den PKK'ya silah, Türkiye'ye uçak!

Ana Sayfa » Siyaset » Kılıçdaroğlu'ndan muhaliflerine çok ağır tepki

Kılıçdaroğlu'ndan muhaliflerine çok ağır tepki

CHP'de, seçim başarısızlığı nedeniyle Emine Ülker Tarhan liderliğinde muhaliflerin kendisini istifaya çağırması ardından Cumhuriyet'ten Utku Çakırözer'e açıklamalarda bulunan genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu, toplantı yapan muhalifleri partiye getirmekten dolayı pişman olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu bu kesimleri, Erdoğan'ın kazanması için AKP'den daha çok çalışmakla suçladı.

 
13 Ağustos 2014 Çarşamba 08:07 
Yorum YapYazdır
 
 
Kılıçdaroğlu'ndan muhaliflerine çok ağır tepki

CHP’de Emine Ülker Tarhan’ın sözcülüğünü yaptığı altı milletvekilinin, basın toplantısı düzenleyerek istifasını istediği CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan çok sert yanıt geldi. Kılıçdaroğlu dünkü görüşmemizde muhaliflerin çıkışına ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı:

‘AKP’den bile daha aleyhte çalıştılar’
- Partinizden 6 milletvekilinin bugün yaptığı çıkışı nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Bu arkadaşlarımıza sormak isterim: Acaba Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde seçim bölgelerine gidip çalıştılar mı? Örneğin ben Eskişehir’e gittim, Ekmel Bey de gitti. O grupta yer alan Eskişehir milletvekili (Süheyl Batum’u kastederek) neredeydi? Niye orada değildi? Hem çalışmayacaksın hem de eleştireceksin. CHP’yi bu eski hastalıktan kurtarmak lazım. Bunu yapmak konusunda kararlıyım.

 

MUHALİFLERİN AÇIKLAMA HABERİ


‘AKP’deki çatlağı gölgeliyorlar’
Hatta bu arkadaşlarımız partili olduklarını unutup, kendi partilerinin çıkardığı adayın aleyhine AKP’den bile daha fazla propaganda yaptılar. Ekmel Bey seçimlerde başarısız olsun diye her türlü çabayı gösterdiler. Şimdi de yine aynı şekilde AKP’nin içinde Erdoğan ile Gül arasındaki büyük çatlağı gölgelemek için bu tartışmalara zemin hazırlanıyor. Hiç çalışmayan arkadaşlarımız böyle bir günde kalkıp basın toplantısı yapıyorlar.

‘Beni onlar getirmedi’
- İlk talepleri istifa etmeniz...
- Beni o göreve onlar getirmedi ki taleplerini yerine getireyim. Aralarında hukukçular olmasına rağmen bu basit gerçeği bile anlamaktan uzaklar.

‘Toplasınlar imzayı görelim’
- İkinci talepleri de kurultay toplanması. - Kendilerine açık çağrıda bulunuyorum: Tüzüğümüzde kurultayın nasıl toplanacağı yazılı. Güçleri yetiyorsa kurultay için gerekli imzayı toplayıp karşıma çıkarlar. Getirsinler imzaları, derhal kurultayı toplayayım. Görelim bakalım ne kadar destekçileri varmış partide.

‘Partiye getirmekle hata yapmışım’
- Kurultay için gerekli imzaları bulabilirler mi?
- Zannetmiyorum. CHP’nin tabanı bu çıkışlarından rahatsız. Burada üzülerek ifade edeyim ki, bu arkadaşlarımın çoğunu siyasete taşıyan benim. Eğer bir hata aranacaksa bunları getiren kişi olarak bende aranması lazım. 
- Bu vekillere yönelik parti yönetiminin bir tavrı olacak mı?
- CHP’de disiplinin sağlanması için ne gerekiyorsa yapmaya kararlıyım. Bu kadarını söylemekle yetineyim.

‘Samimi olsalar dinlerdim’
- Parti içinden gelen eleştirilere bu tepki sert değil mi?
- Ben parti içi demokrasiye inanan, eleştiriye saygı duyan biriyim. Eğer bu arkadaşlarım şunu yapsalar saygı duyardım: Ekmel Bey’in kampanyası için çalışıp, çaba harcayıp sonrasında dönüp parti yetkili organlarında “Biz saygı duyduk. Çalıştık, çabaladık. Ama bu kararınız yanlıştı” deselerdi o zaman saygı duyardım. Hatta gelip benimle samimi konuşsalar, belki ben kendim kurultay çağrısı yapardım. Birilerinin arzusuyla eleştiri yapmak olmaz.

‘İnce çalıştı, eleştirmek hakkı’
- Grup Başkanvekiliniz Muharrem İnce’nin eleştirileri için de tepkiniz aynı mı?
- Hayır. O ayrı. Sayın İnce için şunu söyleyebilirim: Yiğidi öldür hakkını ver! O diğerleri gibi değil. Ekmel Bey’in adaylığını o da savunmuyordu. Ancak resmi olarak adayımız olduğu an “Beni üç ilde görevlendirin gidip çalışacağım” dedi ve nitekim gitti çalıştı da. Dolayısıyla onun yaptığı eleştirilere saygı duyarım. O konuda tek söyleyebileceğim şu: Sayın İnce Grup Başkanvekili olarak benim vekilimdir. Kamuoyuna dönük eleştiri yapma hakkı yok. Keşke gelip bu eleştirilerini yetkili organlarımızda yapsaydı. Zaten biz bu tür değerlendirmeleri, özeleştirileri yapıyoruz parti organlarımızda. 
- Size yönelik muhalefet büyür mü? Yeterli imzaya ulaşırlar mı?
- Bilemiyorum. Ben hiçbir zaman parti içi meselelerle ilgili milletvekillerine “şöyle yap, böyle yap” telkininde bulunmadım. Bulunmayı da doğru bulmam.

‘Süreçte hatamız yok’
- Size yönelik eleştiriler Köşk adayının kimliği ve belirleme süreciyle ilgili. Bu eleştiriler karşısında “Şunu da yanlış, eksik yapmışız” dediğiniz bir husus var mı?
- Hayır yok. Samimi olarak bir yanlışımız olmadığını düşünüyorum. Ancak partimizin yetkili organlarında biz bu sonuçları değerlendirip başarısızlığın nedenleri üzerinde duracağız tabii ki. 
- “Neden adayın kimliği parti yönetimi ile paylaşılmadı” deniyor?
- Bu bir parti teşkilatına yapılacak seçim değil. Cumhurbaşkanlığı seçimi. Eleştirenler bugüne kadar yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine baksınlar. Mesela Ahmet Necdet Sezer ismi nasıl belirlendi? Liderler isim açıklandıktan sonra mı bir araya geldi? Hayır, bir araya gelip ismi belirlediler ve açıkladılar.

‘Ekmel Bey ‘muhafazakâr’ değil’
- Ekmel Bey için “Muhafazakâr elitist” değerlendirmesine katılıyor musunuz?
- Muhafazakârlık nedir? Bunun tartışılması lazım. Bana göre “değişime karşı olmak”tır muhafazakârlık. Ekmeleddin Bey Türkiye’de hangi değişime karşı çıktı ki? Her inançlı, dindar insan muhafazakâr demek değildir.

‘Tıpış tıpış’ sözünde haklıydım
Sandığa gitmeyen seçmenlere yönelik eleştirileriniz ve “Tıpış tıpış sandığa gidecekler” sözlerinize de tepkiler var. O sözden pişman mısınız?
- Oyunu kullanan seçmene, hangi adaya verirse versin saygılıyım. Ancak sandığa gitmeyenleri eleştirme hakkım var. Eğer ülkeye karşı kendini sorumlu hissediyorsan sandığa gideceksin. Ben o ‘tıpış tıpış’ sözünü de tek bir aday için söylemedim.“Çocuklarımıza karşı sorumluluğumuz varsa tıpış tıpış sandığa gideceksin” dedim. Orada şu parti ya da bu parti diye telkinde bulunmadım. Sandığa gideceksiniz, oyunuzu kullanacaksınız. Ülkenin kaderi belirleniyor, “Ben sandığa gitmeyeceğim”demek olmaz. Gördünüz işte. Sandığa gidilseydi bugün farklı sonuç çıkacaktı.

‘Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı meşru değil’
CHP lideri Kılıçdaroğlu ile Başbakan Erdoğan’ın 28 Ağustos’ta başlayacak olan cumhurbaşkanlığı sürecini de konuştuk. Kılıçdaroğlu şu değerlendirmeleri yaptı: 
Yüzde 38’in cumhurbaşkanı: Erdoğan bu seçimleri rakamsal büyüklüğünü gizlediği devasa bir bütçe ile yürüttü. Devletin bütün imkânları emrindeydi. Türkiye’nin 81 il ve ilçelerinde posterlerini astırdı. Yine de aldığı oy katılanların yüzde 51.7’si. Toplam seçmen sayısının ise sadece yüzde 38’i. Yani o yüzde 38’in cumhurbaşkanı. 
Cumhurbaşkanlığı meşru değil: Cumhurbaşkanlığı makamı bu kadar kiri, şaibeyi kaldırmaz. Bu kadar kirliliği içinde barındıran hiçbir yönetim meşru sayılamaz. Onun cumhurbaşkanlığı da meşru değildir ve olmayacaktır. Bana diyecekler ki “Yüzde 51 oyu var”Kenan Evren de anayasasını halkoyunda y ü z d e 9 2 ile onaylattı. Meşru gördük mü? Görmedik. Burada dikkat edin, Erdoğan’ı seçen seçmen meşru değil demiyorum. Ona saygım var. Onun cumhurbaşkanlığı meşru değil diyorum. Cumhurbaşkanlığı makamı kiri kabul etmez. Hele aile boyu kirliliği hiç kabul etmez. Evren yıllar sonra nasıl yargılandıysa Erdoğan da yargılanacak. Bakın cumhurbaşkanı seçilirken bile hakkında Meclis’te soruşturma komisyonu kurulması tartışılıyor. Dünyada örneği yoktur herhalde. 
Balkona değil icraat bak: Balkon konuşmalarının önemi yok. Sözlerine değil eylemlerine bakmak lazım. Erdoğan aynı bildiğimiz Erdoğan. O konuşmadan üç gün önce “Affedersiniz Ermeni” demedi mi? Bana Alevi, ona Zaza demedi mi? Bireysel çıkarı için feda edemeyeceği hiçbir değer yok.

 
13 Ağustos 2014 Çarşamba 08:07 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:56
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık