Genelkurmay Başkanı darbe sorularını yazılı yanıtladı

Ana Sayfa » Siyaset » Kılıçdaroğlu'ndan flaş çağrı

Kılıçdaroğlu'ndan flaş çağrı

Kılıçdaroğlu: (Milletvekillerinin dokunulmazlıkları) Davutoğlu'na açık bir çağrı yapıyorum. Hepimiz gidelim bağımsız yargının önünde hesap verelim ve milletin önüne öyle çıkalım.

 
7 Mart 2016 Pazartesi 17:29 
Yorum YapYazdır
 
 
Kılıçdaroğlu'ndan flaş çağrı

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Çorum Uğurludağ Köy Dernekleri Platformu temsilcileriyle CHP Genel Merkezi’nde buluştu. Kılıçdaroğlu, “Benim de dosyam var, bakın benim de dokunulmazlık dosyam var. Buradan açık ve net Sayın Davutoğlu’na bir çağrı yapıyorum: Ben dâhil bütün dokunulmazlık dosyalarını getirin meclise. Milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldıralım. Hepimiz gidelim bağımsız yargının önünde hesabını verelim. Ve milletin önüne öyle çıkalım” dedi.

Foto: DHA

“BİRİNİN HATIRLATMASI LAZIM”

Kılıçdaroğlu, “Bakın, bu toprakların mayasında namus ve şeref kavramı çok önemlidir. Birisi namusu ve şerefi üzerine yemin ettiyse ölümüne onun arkasında durur. Durmazsa birisinin hatırlatması lazım. Ben hatırlatmazsam görevimi yapmamış olurum. Benim özel bir kavgaya ihtiyacım yok, kavga etmem. Geldiği zaman her zaman gene saygı gösteririm, ben makamlara saygı gösteririm. Ben 27,5 yılımı bu devlete ve bu millete verdim. Siyasete atıldığım gün malvarlığımı kendi internet sitesine koydum. Niçin? Hesabını vermeyeceğim hiçbir şey yok benim açımdan. Kazandığım her kuruş benim alın terimin karşılığıdır. Ve ben her dönem kamuda göreve başladığım anlar dâhil, her ay Recep Tayyip Erdoğan’ın aldığı aylığın iki misli aylık alıyordum ben. Bakın, aldığı aylığın iki misli aylık alıyordum. Benim malvarlığım orada, hepsini rahatlıkla açıklarım, hesabını vermeyeceğim bir şey yok. Ama ben isterim ki, devleti yöneten herkes bu kadar açık, bu kadar net, bu kadar temiz olsun. Ben bunu isterim” dedi.

“SARAYIN MALİYETİNİ AÇIKLAYIN”

Kılıçdaroğlu, “Sayın Davutoğlu soruyor, ‘Dokunulmazlıklar konusunda ne düşünüyor, Kılıçdaroğlu açıklasın.’ Ben kendisine bütçe görüşmelerinde iki soru sordum. Sorulardan birisi şuydu: Sarayı kaça yaptınız arkadaş, maliyetini bize açıklayın. Niçin? Çünkü o saray milletin parasıyla yapıldı. Bizim paramızla yapıldıysa, tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla yapıldıysa onun maliyetini bizim öğrenmemiz lazım. Bu sorunun cevabını almış değiliz. İki; dönemin Sayın Başbakanı Kaddafi’yi ziyarete gitti ve Kaddafi, O’na insan hakları bağlamında hem madalya verdi, çok güzel bir şey bana göre. 250 bin dolar da para verdi. Açıklama yaptı, ’250 bin doları şehit ve gazi yakınları olan veya onların kurdukları bir derneğe vereceğim’ diye. Ben de şu soruyu sordum Sayın Davutoğlu’na: Bu 250 bin doları hangi derneğe bağışladı, ben öğrenmek istiyorum. Bunu da açıklanmadı. Bakın, siz giderseniz size 250 bin dolar verirler mi? Vermezler. Bakkal Mehmet Efendi gittiği zaman verirler mi? Vermezler. Neden veriyorlar Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na? Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olduğu için veriyorlar ve o paranın gerçekten amacına uygun bir derneğe verilmesi lazım” diye konuştu.

İ

“BEN DAHİL DOSYALARI GETİRİN”

Kılıçdaroğlu, “Dokunulmazlıklar konusunda ne yapacağız? Bakın, bizim öteden beri ilkeli bir tavrımız var. Kürsü dokunulmazlığı hariç hiçbir dokunulmazlığı kabul etmiyoruz. Meclis, şu şöyle yaptı, bu böyle yaptı. Mecliste hırsızlık olmamalı, arsızlık olmamalı, ihale takipçiliği olmamalı, kul hakkı yenmemeli. Bunların tamamını getirin… Benim de dosyam var, bakın benim de dokunulmazlık dosyam var. Buradan açık ve net Sayın Davutoğlu’na bir çağrı yapıyorum: Ben dâhil, bütün dokunulmazlık dosyalarını getirin meclise. Milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldıralım. Hepimiz gidelim bağımsız yargının önünde hesabını verelim. Ve milletin önüne öyle çıkalım. Neden kürsü dokunulmazlığı diyorum? Şunun için diyorum. Biz düşünceye saygılıyız. İnsan kürsüye çıkıp düşüncelerini özgürce dile getirmeli. Bütün dünyanın demokrasilerinde, daha doğrusu bütün demokrasilerde düşünce özgürlüğü vardır. Milletvekili, -beğenirim veya beğenmem- meclisin kürsüsüne çıkar, mademki oy almış arkasında bir kitle var. Çıksın düşüncelerini söylesin, tahammül etmezsek bile yani dinleyeceğiz o kadar. Katılmayabiliriz ama bunu yapmak zorundayız” dedi.

“YARDIM VE YATAKLIK YAPTILAR”

Kılıçdaroğlu, “Bir başka nokta: Bakın değerli arkadaşlar, Türkiye’nin en temel sorunu bakın bu terör sorunudur. 30 – 35 yıldır çözülmemiş. Bir arkadaşım sordu ‘Bu konuda sizin çözüm öneriniz var mı?’ diye. Ben ısrarla şunu söylüyorum. Bu hükümet ve bundan önceki hükümet terör örgütlerine yardım ve yataklık yapmışlardır. Çok sert bir ifadedir, biliyorum bu. Çok ağır bir suçlamadır. Ben bunun da farkındayım. Ama ben kendimi bilerek, okuyarak, onların söylediklerini dinleyerek, onların yaptıklarına bakarak anlıyorum ki, hükümet terör örgütlerine yardım ve yataklık yapmıştır. Nereden, biliyor musunuz? Size sadece bir örnek vereceğim. Yine çok değerli bir arkadaşım söyledi: ‘Hükümeti eleştirin ama devlete dokunmayın.’ Biz devlete saygılıyız. Devlet ayrı bir şey. Devlet bakidir arkadaşlar. Hükümetler geçicidir. Hükümetler, 4 yıl süreyle devleti yönetmek için gelirler. Devlet olmak için gelmezler. 4 yıllık süre vardır, vatandaş yetki verir, ‘Gel devleti yönet.’ Devlet ile hükümet arasındaki temel farka bir örnek vereceğim. Temel fark ne? Milletvekili olmanız için, bakan olmanız için sadece ilkokul diplomanızın olması yeter. Ama devlette şube müdürü olmanız için 4 yıllık üniversiteyi bitirmeniz lazım. O da hemen değil, belli bir süre çalışacaksınız, sınava gireceksiniz, üniversite mezunu olacaksınız, kazanırsanız şube müdürü oluyorsunuz, şef oluyorsunuz, daire başkanı, genel müdür yardımcısı veya müsteşar oluyorsunuz” diye konuştu.

“SİZ KİM OLUYORSUNUZ”

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bakın ben size örnek vereceğim değerli arkadaşlarım. 6 Haziran 2014 Beşir Atalay Van’da konuşuyor. Diyor ki, ‘Biz aslında Türkiye Cumhuriyeti Devletini kendisiyle hesaplaştırdık.’ ‘Kendisiyle’ kimi kastediyor, biliyor musunuz? Abdullah Öcalan’ı kastediyor. Türkiye Cumhuriyeti devletini kendisiyle hesaplaştırdık. Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve bana şu sorunun cevabını verin. Siz kim oluyorsunuz da koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni bir terör örgütünün lideriyle hesaplaştırıyorsunuz? Bu bizim içimize sinecek bir olay mıdır? Biz bunu kabul edecek miyiz? Dokunulmazlığı kaldıracaksanız, işte asıl bunların dokunulmazlığını kaldıracaksınız. Onun için diyorum ‘Yardım ve yataklık yaptılar’ diye. Diyarbakır – Sur, bakın bugün iki şehidimiz daha var. Bakın bu sorunun çözümüne, evet. ‘Çözüm,’ dediler biz böyle çözeceğiz. Dedim ki, ‘Bakın bu yolla siz bunu çözemezsiniz.’ Nasıl çözersiniz? TBMM’de bir araya geleceğiz ve biz bunu oturup kendi sorunumuzu kendimiz çözeceğiz. Kabul etmediler. Şimdi onlar da anlıyorlar ki, bu sorunun çözüm merkezi TBMM’dir. Oturup orada çözmek zorundayız, değerli arkadaşlarım.”

BİRİNCİ SINIF DEMOKRASİ

Kılıçdaroglu, “Anayasa konusunda da zaman zaman size şikayetler geliyordur, ‘Ne yapacağız, ne yapacağız’ diye. Anayasa konusunda da söylüyoruz. Biz birinci sınıf demokrasiyi getirmediğimiz sürece, düşünceye özgürlüğü getirmediğimiz sürece başarılı olamayız. Bizim amacımız bu. Sizden tek isteğim var. Hiç kimseyi inancından ötürü, ötekileştirmeyelim. Hiç kimseyi kimliğinden ötürü, ötekileştirmeyelim. Hiç kimseyi yaşam tarzından ötürü, ötekileştirmeyelim. Bu ülkedeki 78 milyon vatandaşı hep beraber kucaklayalım ve bu kirli siyasetten Türkiye’yi kurtaralım. Bunun gücü sizin elinizde. Size teşekkürlerimi, saygılarımı, hürmetlerimi sunuyorum” dedi.

 
7 Mart 2016 Pazartesi 17:29 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:31
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:49
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık