Avrasya Kamuoyu Araştırma referandum anketini açıkladı

Ana Sayfa » Siyaset » Kılıçdaroğlu: Yumurta atanlar PKK ile görüşenler kadar şerefsiz

Kılıçdaroğlu: Yumurta atanlar PKK ile görüşenler kadar şerefsiz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu yumurta atanlar AKP PKK ile görüşürken bir şey dedi mi? Bu yumurta atanlar PKK ile görüşenler kadar şerefsiz" dedi. Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu.

 
24 Mayıs 2016 Salı 14:38 
Yorum YapYazdır
 
 
Kılıçdaroğlu: Yumurta atanlar PKK ile görüşenler kadar şerefsiz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle:

Şehidimizin cenazesine gittim. Şehit cenazelerine katılırız. Namazımızı kılarız, duamızı yaparız, hoca helallik ister helalliğimiz veririz. Her cenaze sonrasında acıları paylaşmak için bu bizim görevimizdir deriz. Şehit yakınları bazen sitem eder bize, bunları anlayışla karşılarız.

Dün Pendik’te bir şehit babası sitem etti. 'Neden bu terör bitirmiyorsunuz, inşallah bu son olur' dedi. Ziyaret ederiz, acılarını paylaşırız ama en zor iş şehit ailesiyle yan yana gelmektir.

Bir annenin feryadı yürek yakıyorsa o feryadı bütün dünya duyar. Öyle bir dönem yaşıyoruz ki babaların çocuklarını toprağa verdiği bir dönem yaşıyoruz. Allah kimseye evlat acısı vermesin. Acıların en büyüğüdür evlatların ölmesi.

Bu olayları hepimizin bilerek içselleştirerek görmesi lazım. Acılar paylaşıldığı zaman hafifler. Biz acıları da sevinçleri de paylaşacağız.

Başka analar ağlamasın diye bize sitem ederler. Ben bunların hepsini anlayışla karşılarım. Çünkü onların sitem etmeye hakları var.

'CENAZELERDE SİYASET YAPILMAZ'

Bu cenazelerde siyaset yapılmaz. Bu bizim kültürümüzde de insanlık anlayışımızda da yer almaz. Orada siyaset yapılmaz. Dini siyasete alet etme dine en büyük kötülüktür. Ve bunun önüne hep beraber geçmek zorundayız.

Acıyı dindirecek olanlar devleti yönetenlerdir. Yani hükümetlerdir. Eğer hükümet hükümet olmanın gereğini yapıp acıyı dindiremiyorsa sağlıklı işleyen bir demokraside gitmesi lazımdır.

Adalet ve Kalkınma Partisi Türkiye’nin başta terör olmak üzere temel hiçbir sorunun çözmemiştir. 2002’de terörsüz bir Türkiye teslim aldılar. 14 yılın sonunda nereye geldik.

Şehit anneleri gazilerin anneleri sizlerin vicdanına sesleniyorum. 14 yılda Türkiye’yi bu noktaya kim getirdi. Eğer bu soruyu vicdanınıza sorun sorgulamazsan görevimizi yapmamış oluruz. Şehitlerin gazilerin hatırına bu soruyu vicdanımıza soralım.

Çocuğunuzu askere gönderdiniz. Arkasından dualar ettiniz. Çocuğum huzur içinde evine dönsün dediniz.

Terör örgütü şehirleri silah deposuna döndürdü, trafik kontrolü yaptılar kimse ses çıkarmadı. Kim valilere talimat verdi bunlara dokunmayın diye. Şehitlerin çocuklarınızın hatırına bu soruyu kendi vicdanınıza sorun.

"ŞEHİTLERE KELLE DİYEN ADAMA BİR ŞEY YAPTILAR MI?"

Cenaze namazından sonra yumurta atıldı. Ben siyasette hoşgörüyü benimsemiş bir insanım. Daha önce de oldu hiç şikayetçi olmadım. Demokrasilerde bunları normal karşılamak gerekiyor. Ama şehit cenazesini istismar eden namaza ve inanca saygı göstermeyen bir hareketi benim affetmem mümkün değil. Hele hele cebine yumurta koyacaksın şehit cenazesine geleceksin namaz kılmaya. Böyle bir şey olabilir mi? Sen oraya ben Kılıçaroğlu’na yumurtayı nasıl atarım diye geliyorsun. Şehide ve inanca saygısızlık ediyorsun. Sen Müslüman bile olamazsın. Şimdi bunlar geldiler bize yumurta atıyorlar. İbadet yerine ve şehide saygı göstermiyorlar. Kafamın almadığı birden fazla soru var? Birileri kalktı şehitlere kelle dedi. Şehitlere kelle diyen adam bir şey yaptılar mı? Önünde diz çöktüler. Bunlar şehide saygı gösterir mi? Asla göstermezler. Bunların amacı din iman değil. Bunların tek amacı para…

"EN AZ ONLAR KADAR ŞEREFSİZLER"

Oslo'da masa kurdular, PKK ile pazarlık yaptılar. Bunların içinde biri tepki gösterdi mi? Hayır. Bunlar vicdanları satan insanlıktan nasibini almamışlar.
Bakanları çıktı dedi ki AK parti le PKK görüşüyor. Kazaen dese ki CHP PKK ile görüşüyor başımıza neler gelirdi?

PKK ile görüşenler şerefsizdir demişlerdi? Ne oldu görüştükleri ortaya çıktı. Bu yumurta atanlar tepki gösterdi mi? Hayır. Çünkü onlar da en az onlar kadar şerefsizdirler.

Sekiz şehidimizin olduğu gün İstanbul’da görkemli bir nikah töreni yapacaksın. Peki bir şey yaptılar mı? Ben kızıma böyle bir düğün yapsam sekiz şehidin olduğu gün yer gök inlerdi. Bunlar ama hiç ses çıkarmadılar

AKP yöneticiler terör örgütüne PKK’ya yardım ve yataklık yapmışlardır. Ağzımdan çıkan her söz için dava açıyorlar ama bu söylediğim için açamıyorlar çünkü mahkemede ispat edeceğimi bildikleri için korkuyorlar. Gelen her şehidin kanı bunların yakalarındadır.

DOKUNULMAZLIK TARTIŞMASI

Bizim parti programımızda kürsü dokunulmazlığı hariç dokunulmazlıkların kaldırılması istiyoruz şeklinde yazıyor.

Siyaset yapmanın güvencesi olarak biz dokunulmazlığı görüyoruz. Çıkıp özgürce herkes düşüncesini dile getirmeli.

Dokunulmazlıkla ilgili bir anayasa değişiklik teklifi geldi. Güzel. Katılmadığımız yanları da vardı. Ama neden başbakan ve bakanların dokunulmazlığı kalkmıyor?

Rüşvet alanlar, kul hakkı yiyenlerin, devleti soyanların dokunulmazlığı aynen duruyor?

Vatandaşlarımıza sesleniyorum: Eğer bu içine siniyorsa söyleyecek şeyim yok. Ama sinmiyorsa gördüğün her AKP’liye sormalısın bakanların dokunulmazlığı neden duruyor diye.

Kamuoyunda şöyle bir algı yaratılmak isteniyor: Efendim dokunulmazlıklar sadece HDP için kalkıyor.
Hayır en çok fezlekesi olan benim korkuyor muyuz? Hayır sonuna kadar gideceğiz.

Demokrasi için bedel ödeyeceğiz bir baskı rejimi bütün adımlarıyla geliyor. Türkiye’nin üzerindeki kara bulutları kimse unutmasın.

Biz mücadelemizi hak yolunda yapacağız. Bizi hapse atacaklarmış atmazsanız namertsiniz.

Demokrasi için ben bedel ödemeyeceğim, akademisyen gazeteci aydın ödeyecek? Neden ben ödemeyecekmişim.

Gelen değişiklikte bir yanlış daha var. 20 Mayıs’ta çıktı. Bugün 24 mayıs. Aynı fiili işleyen vekilin dokunulmazlığı devam edecek?

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye sormayacak mısınız? Onların amacı şu. Acaba CHP’yi nasıl köşeye sıkıştırabiliriz?

Ne diyorlar terörü bitireceğiz ama anayasa yüzünden bitiremiyoruz? Arkadaş ne istedin de yapmadın. Kanunsa kanun anayasa değişikliği ise anayasa değişikliği…

Terör bunlar bitiremez çünkü kansan besleniyorlar. Bundan sonra bakalım millete ne yalanı söyleyecekler. Çünkü yalan bitti bana göre. Aklım almıyor artık. Bundan sonra terörü bitirmezseniz iki elim yakanızda olacak.

“AYM’YE GİTMEYECEĞİZ AMA…”

Anayasa Mahkemesi’ne gidecek miyiz. Hayır gitmeyeceğiz. Hangi gerekçeyle gideceğiz siyaseten de olmaz. Ama şunu yapacağız. Fezlekesi olan her milletvekilimize her türlü hukuki desteği vereceğiz.

YARGI BAŞKANLARININ ERDOĞAN’LA RİZE GEZİSİ

Dokunulmazlıklar konusunda AİHM’nin kararları dikkate alınırsa bir sorun olmaz. Geçen gün Yargıtay, Sayıştay ve Danıştay başkanları cumhurbaşkanı ile birlikte Rize’ye gittiler. Yargıtay başkanı ne diyordu 'yargıya olan güven yerlerde sürünüyor'. Şimdi ben bu üç başkana soruyorum: Yargıya güven sağlamak sizin göreviniz değil mi?

'Yargı benim için ayak bağıdır' diyen bir adamın ayakkabı bağı olmaya neden gidiyorsunuz? Siz nasıl bunu yapabilir misiniz? Rize’ye çay içmeye gidiyorsanız istediğiniz yerde içebilirdiniz? Anayasanın 101. Maddesine uymuyorum diyor. Anayasayı ihlal ediyorsun? Mahkeme kararlarına uymuyorsun? Peki sizin ne işiniz var orada. Yargının itibarını ayaklar alma konusunda size bir görev mi verdi? O kişi cumhurun başkanı değildir. Bir grubun başkanıdır.

AK PARTİ KONGRESİ

AKP kongresi yapıldı bu arada. Tam bir askeri disiplin. Kuzey Kore modeli. Ayağa kalk kalkıyorlar. Ağla ağlıyorlar. Alkışla alkışlıyorlar. Bunlar bir de diyor ki ülkeye demokrasi getireceğiz. Binlerce kişi aklını bir kişiye kiraya vermiş. Aklını kullan şu yanlıştır de bari. Kendi içinde demokrasiyi barındırmayan bir parti ülkeye demokrasi mi getirir? Tam tersine lideri tapınacak konuma getiriyorlar… Vecd içinde durmuşlar. Erdoğan’a dokunmak ibadettir diyorlardı. Mütedeyyin kardeşlerime soruyorum. Müslümanlıkta böyle bir şey var mı?

Firavunlaşan bir yapı var karşımızda. Bir firavun var onun altında bir ekip var. Firavun düzenini yıkacağız. Firavun düzeninde hak adalet şeref olmaz.
Bunlar bizim değerlerimizdir. Hakkı adaleti de şerefi de siyasete yeniden kazandıracağız.

64. cumhuriyet hükümeti saray darbesi ile yıkıldı. Bu, birinci saray hükümetidir. 65. Cumhuriyet hükümeti değil.

Hükümete saray hükümeti diyoruz da belki farklı bir şey. Aslında ‘Binali – inali’ hükümeti desek daha doğru olur. Eski başbakanla yenisinin arasında bir fark var. Eski başbakan Davutoğlu getirmesini biliyordu ama götürmesini bilmiyordu. Yeni başbakan ise hem getirmesini hem götürmesini biliyor. Götürme konusunda Binali’nin eline kimse su dökemez çünkü o saraydan öğrendi.

Sayın Binali’ye bir tavsiyem var. Malı götürürken gideceksin nasıl götürdüğünü anlatacaksın. Ama giderken geri geri çıkacaksın. Sırtını sakın dönme her an bir bıçak yiyebilirsin. Her ortaklık bozulur ama suç ortaklığı bozulmaz. Bunların suç ortaklığı var.

“BİZİM KANIMIZI DÖKMEDEN BU SİSTEMİ GETİREMEZSİNİZ”

Binali bey o makam oturunca söylediği ilk cümle: Yapmamız gereken en önemli şey fiili durumu sona erdirip kafa karışıklığını sona erdirmektir.
TOBB’da söyledim yine söylüyorum: Bizim kanımızı dökmeden bu sistemi getiremezsiniz.

BİNALİ YILDIRIM’A MAL VARLIĞI ÇAĞRISI

Bir kayığı bile olmayan adamın şimdi nasıl otuz gemi sahibi oldu. Onu öğrenmek istiyoruz. Sayın Binali Yıldırım’a çok açık bir çağrı yapıyorum. Kendisinin ailenin çocuklarının yakınlarının mal varlığını açıkla.

 
24 Mayıs 2016 Salı 14:38 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:26
  • Güneş06:08
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:08
  • Akşam18:46
  • Yatsı20:17
 
Tarihte Bugün
1655 - Satürn'ün en büyük Ay'ı Titan, Christian Huygens tarafından keşfedildi.
1752 - İngiltere'de yılın ilk günü. İngilizlerde 1 Ocak ile başlayan ilk yıl 1752'dir.
1807 - İngiltere Parlamentosu köle ticaretini yasakladı.
1811 - Percy Bysshe Shelley "Tanrıtanımazlığın Gerekliliği" adlı makalesinden dolayı Oxford Üniversitesi'nden atıldı.
1821 - Yunanistan Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını ilan etti.
1912 - Ahmet Ferit Tek, Türk Ocağı'nı kurdu.
1918 - Belarus Halk Cumhuriyeti kuruldu.
1929 - İtalya'da faşist yönetim genel seçimlerde oyların yüzde 99'unu kendilerinin aldıklarını açıkladı.
1935 - Prof. Afet İnan, Türk Tarih Kurumu As Başkanlığı'na seçildi.
1936 - Saatlerin doğru olarak ayarlanabilmesi için İstanbul Rasathanesi'nce hazırlanan iki bildiriyi Bakanlar Kurulu onayladı.
1941 - Yugoslavya, Mihver Devletleri'ne katılma kararı aldı.
1944 - Heykeltraş Zühtü Müritoğlu ve Hadi Bara'nın yaptıkları Barbaros Hayrettin Paşa Anıtı törenle açıldı.
1947 - Illinois'deki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 111 kişi öldü.
1949 - Sovyet hükümetinin kararıyla Litvanya, Estonya ve Letonya'dan 92.000 kişi sürgün edildi.
1950 - Türk Hava Yolları'na ait bir yolcu uçağı Ankara'da düştü, 15 kişi öldü.
1951 - Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, solcu öğretmenlerin tasfiyesinin sürdüğünü açıkladı.
1951 - İstanbul'da Neve Şalom Sinagogu açıldı.
1957 - Roma'da bir araya gelen Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg, Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Komisyonu'nun kurulmasına ilişkin Roma Antlaşması'nı imzaladı.
1959 - Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu dergisinde yayımlanan "Menderes'in Kalesi" başlıklı yazısında Fuad Köprülü'ye yayın yoluyla hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada bir yıl hapse mahkum oldu. Büyük Doğu dergisi de bir ay süreyle kapatıldı.
1960 - Güney Afrika Johannesburg'da tüm siyah politik örgütler feshedildi.
1960 - İtalya'da Fernando Tambroni başbakan oldu.
1961 - Adalet Bakanlığı idam cezalarının cezaevi bahçelerinde infaz olunması hakkında karar aldı.
1962 - EOKA'cılar Kıbrıs'ta iki camiye bomba attı.
1968 - Şair Metin Demirtaş Türk Solu dergisinde yayımlanan "Guevara" adlı şiirinde komünizm propagandası yaptğı gerekçesiyle tutuklandı.
1975 - Suudi Arabistan Kralı Faysal, akli dengesi bozuk yeğeni prens Faysal bin Musad tarafından Riyad'da öldürüldü.
1982 - Ankara Sıkıyönetim Savcılığı halkevleri hakkında kapatılma istemiyle dava açtı.
1982 - Tutuklu İsmail Beşikçi, cezaevinden yazdığı bir mektup nedeniyle 10 yıl ceza aldı.
1986 - İşkence yaptığını itiraf eden polis memuru Sedat Caner ile bu itirafları yayımlayan 'Nokta' dergisine dava açıldı.
1986 - 14. Strasbourg Film Festivali'nde Muammer Özer'in "Bir Avuç Cennet" ve Ali Özgentürk'ün "Bekçi" isimli filmleri ikinciliği paylaştı.
1988 - İstanbul'daki Metris Askeri Cezaevi'nden 29 tutuklu ve hükümlü kaçtı.
1990 - New York'un Bronx semtindeki bir kulüpte çıkan yangında 87 kişi öldü.
1992 - Kozmonot Sergei Krikalev, Mir Uzay İstasyonu'nda 10 ay kaldıktan sonra dünyaya döndü.
1994 - Aydın Ortaklar Öğretmen Lisesi'nde evci çıkan dört kız öğrenciden birinin, emniyet yetkilileri tarafından yakalanarak bekaret kontrolüne gönderilmesi kadınlar tarafından protesto edildi.
1996 - Türkiye'de Emek Partisi kuruldu.
1998 - Manisalı Gençler Davasında, Yargıtay'ın bozma kararından sonra beş tutuklu genç tahliye edildi. Davada tutuklu sanık kalmadı.
1999 - Sırbistan, NATO'ya savaş ilan edip BM'ye bildirince, NATO üyesi Türkiye de bu ülkeyle resmen savaşa girmiş oldu.
2009 - Büyük Birlik Partisi'ne ait parti lideri Muhsin Yazıcıoğlu dahil 6 kişinin bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş'ta düştü. 3 gün sonra ulaşılan helikopterde, helikopterde bulunan 6 kişinin de hayatını kaybettiği belirtildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık