Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Güncel » KILIÇDAROĞLU PEYGAMBER SOYUNDAN GELDİĞİNİ ANLATTI

KILIÇDAROĞLU PEYGAMBER SOYUNDAN GELDİĞİNİ ANLATTI

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Seyyid’ olarak nitelendirilen aile soyunun ayrıntılarını anlattı.

 
15 Ekim 2013 Salı 11:46 
Yorum YapYazdır
 
 
KILIÇDAROĞLU PEYGAMBER SOYUNDAN GELDİĞİNİ ANLATTI

Eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte Ankara’nın Yüzüncüyıl semtindeki evinde Hürriyet’i ağırlayanKemal Kılıçdaroğlu, Hazreti Muhammed’in kızı Hazreti Fatma’dan olan torunu Hazreti Hüseyin’e dayanan ve ‘Seyyid’ olarak nitelendirilen aile soyunun ayrıntılarını anlattı.

İşte CHP liderinin, Hürriyet Gazetesi’nden Okan Konuralp’e ile yaptığı söyleşiden çarpıcı bölümler;

GERGİN ENERJİ GEZİ’DEYDİ

Bayramın ilk günü olması nedeniyle geleneksel bir bayram mesajıyla başlayalım isterseniz?

Toplum da siyaset de çok gerildi aslında. Bu bayramda umarım gerilimi toplum büyük ölçüde üzerinden atmış olur. Bayram sabahları kalkılır, bayramlaşılır, komşularla, dostlarla, akrabalarla bir araya gelinir. Çocuklar dışarı çıkar, eğlenir, ziyaret yapılır. Mezarlıklar unutulmaz. Topluma bir hoşgörü havası egemen olur bayramlarda. Umuyorum bu gerginlikler bu bayramla birlikte atlatılır, yüzler yeniden hoşgörüye yönelir. Daha güzel bir bayram geçirir toplum.

Peki sizce neden bu kadar gerginiz?

Gerginliği siz siyasetin bir aracı olarak toplumun önüne koyarsanız gergin bir toplum ortaya çıkar, kavgayı önceleyen. Bu çerçeveden baktığımızda aslında gergin toplumun biriktirdiği enerjinin Gezi Parkı’nda ortaya çıktığını görüyoruz.

‘CHP’Lİ DOKTOR’U CİDDİYE ALDI

Erdoğan’a bir bayram ziyaretinde bulunsaydınız ne söylemek isterdiniz?

Espri yapmayı isterdim. Siyasette eğer espri olmazsa gerginlik oluyor. Siyasette espri toplumu gülümsetir. Toplumun buna ihtiyacı var. Bu esprinin ufak dokundurmalı alanları da olacaktır. Böyle bir ziyaretin espriyle donatılması, böyle bir ortamın yaratılması bence bayramın havasına da çok uygun düşer. En son kendisini ziyaret ettiğimde gene bir espri yapmıştım. Ameliyat olmuştu, nasıl geçtiğini sormuştum. Ameliyat sırasında boğazından aşağıya bir hortum indirildiğini, bu nedenle ses tellerine hafif zarar verdiğini ifade etmişti. Ben de espri olarak “Bunu yapan CHP’li bir doktor olsa gerek” demiştim. Gerçi kendisi ciddiye almıştı bir an için espriyi. (Gülerek) Oysa ben nereden bileyim doktor CHP’li mi, değil mi?

HACERÜL ESVED’İ ÖPTÜK

Kâbe’de hocadan ne istemiştiniz?

Ali Coşkun TOBB başkanıydı, kalabalık bir heyet halinde Cidde, Mekke, Medine ve Riyad ziyaretlerimiz olmuştu. Hem umre yapabilmek hem de Hacerül Esved’e de yüz sürmek, dokunabilmek için sabaha karşı Cidde’den yola çıkıp Mekke’ye gittik. İhramlarımızı da giydik. Hayatımın en özel anlarından biriydi. Atmosfer son derece etkileyici bir ruhanilikteydi. Manevi duyguların yoğunlaştığı bir atmosfer. İlahiyattan bir hocamız vardı bize eşlik eden, Kâbe’yi tavaf ederken okunması gereken duaları yüksek sesle okuyor, biz de tekrarlıyorduk. Sonra ben yanına yanaştım, “Hocam bir de bunu Türkçe söyleseniz. Bu ruhani coşkuyu ne söylediğimizi bilerek de hissedelim” dedim. Sağ olsun kırmadı. Hacerül Esved’e de elimizi sürdük, öptük. Ki o saatte bile ulaşmak gerçekten çok zor oldu.

SİYASETTE KULLANMIYORUZ

Seyyid soyu musunuz?

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in soyundan geliyor mensubu olduğumuz aile. Ancak biz bunu siyasette kullanmıyoruz. ‘Seyyid’ soyuyuz yani. Bu konuda yazılmış çok sayıda makale de var. Özellikle Gazi Üniversitesi Hacı Bektaşi Veli Enstitüsü’nün yayınlandığı ve mensubu olduğumuz ailenin aşireti, Kureyşan aşiretinin köklerine ilişkin. Ailenin bir soy kütüğü var. Osmanlı döneminde verilmiş, ailenin büyüğü tarafından saklanır. O kütük kılıfından çıkarılıp okunduğu zaman kurbanlar kesilir, böyle bir geleneği var. Herkes birbirini bilir zaten. Şu anda o soyağacı Tunceli’de Düzgün ailesinde. Onun ben yıllar önce fotolarını çektim. Daha sonra bu konuda araştırmalar yapan akademisyenlere verdim. Uzun ferman gibi, üst tarafında bir tuğra var. Nakibü’l-Eşrâflık adında bir kurum var Osmanlı’da; Peygamber soyundan gelenlerin kayıtlarını tutan bir kurum. Herkes böyle bir iddiada bulunmasın diye. 2 örnek düzenleniyor, biri aileye veriliyor, diğeri de Osmanlı’nın arşivine konuluyor. Bu arşiv belgeleri şu anda İstanbul Müftülüğü’nde. Her yıl bu belgeyi elinde tutanlar götürüp kadılara bunu onaylatıyor, “Peygamber soyundan geliyorlar” diye. Cumhuriyet’le birlikte son veriliyor bu uygulamaya tabii. Ama bu zaten Tunceli’de herkes tarafından bilinir. Yani Seyyid soyundan geldiğini, mensubu olduğumuz ailenin.

Bence Dersim

‘Tuncelililer kendilerini Dersimli olarak tanıtmaktan hoşlanırlar. Tunceli coğrafyasıyla Dersim coğrafyası farklı aslında. Tunceli coğrafyasının merkezi aslında Mameki denen küçük bir köy, eski adı ‘Kalan’ olarak tanımlanıyor. Daha sonra Tunceli oluyor. Dersim’in merkezi Hozat, onun coğrafyası daha farklı. Ancak Osmanlı’dan beri hep Dersim olarak tanımlanmış, Cumhuriyet’in başlangıcında da Dersim olarak tanımlanmış, Meclis’e de Dersim milletvekili olarak gelmişler. Daha sonra Tunceli olarak değiştiriliyor. Tuncelililer kendilerini Dersimli olarak tanımladıkları için isim değişikliğinin hiçbir sakıncası yok. Tunceli Dersim olursa, olur yani. Keşke bunun için referandum yapılsa, Tuncelililere sorulsa. “Adınız Tunceli mi olsun Dersim mi olsun?” diye. Kabul ederlerse bir sorun yok. Nitekim bir spor kulübü kurdular. Ben o referanduma katılsam, Dersim olmasını isterim, bir sakıncası yok.’

KİM İÇİN NE DEDİ

Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı performansı her zaman tartışılabilir. Cumhurbaşkanı olarak içinden çıktığı siyaset kurumunun cumhurbaşkanlığı makamındaki temsilcisi gibi oldu. Toplumun tüm kesimini kucaklayan mesajları zayıf kaldı. Demokrasi ve özgürlükler konusunda en azından parlamentonun açılışı sırasında söylediklerinin arkasında daha güçlü durabilirdi. Örneğin tutuklu vekiller ve medya özgürlüğü konusunda, bunları çok seslendiremedi. Hep aşağıya nasıl inebilirim ve AKP’nin genel başkanı nasıl olurum hesapları, objektif olmasının önünde bir duvar oldu.

Selahattin Demirtaş

Selahattin Demirtaş’ı kendi partisinin yapısı içinde ve kendi görüşlerini seslendiren demokrat, zaman zaman hoşgörülü bir lider olarak görüyorum. Toplumsal barış konusunda iyi niyetli katkı vermek istiyor siyasete.

Devlet Bahçeli

Devlet Bey sokakta şiddeti azaltan, önüne geçen, ilkeleri olan saygın bir siyaset adamıdır.

Hakan Fidan

Hakan Fidan deyince aklıma, bir bürokrattan daha çok siyasal iktidarın beklentileri yönünde çaba harcayan biri geliyor. Devlet geleneği olmayan, ama kendisini siyasal otoritenin emrinde gören bir kişi geliyor.

Abdullah Öcalan

Öcalan’ı siyasette temel aktör haline getiren Recep Tayyip Erdoğan’dır. Öcalan yaşanan sorunun çözümüne katkı verir mi vermez mi bilmiyoruz. Aralarında pazarlık süreci nedir onu da bilmiyoruz. PKK hâlâ bütün ülkelerde terör örgütü olarak biliniyor. Ancak iktidarın son süreçte topluma yaşattığı gerçekler PKK’nın bir terör örgütü algısını dünya denkleminde zayıflatmıştır. Bu olgu Türkiye’de çatışma sürecinin sonlandırılmasına ne kadar katkı verir, bugünden yorum yapmak o kadar kolay değil.

Kerem’in emaneti Kerem

Kılıçdaroğlu ve eşi Selvi Kılıçdar-oğlu, evlerinde iki su kaplumbağası besliyor. Güney Kore’de doktora eğitimini sürdüren oğulları Kerem’in ısrarıyla aldıkları kaplumbağalar hayatlarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Kılıçdaroğlu, kaplumbağaları artık evden ayrılmış olan çocuklarının kendilerine bıraktıkları güzel birer emanet olarak kabul ediyor. Özgür ve Kerem adını verdikleri kaplumbağaların beslenmesi, eğer evdeyse Kemal Kılıçdaroğlu’nun sorumluluğunda. Yem kutusunu eline alıp havuza yaklaşınca kaplumbağalar hareketleniyor, kafalarını Kılıçdaroğlu’na doğru uzatıyorlar. Biliyorlar ki artık yemek vakti.

Geleceği yönünde bir tereddüt yok

Verilen mesajlar, Mustafa Sarıgül’ün partiye geleceği yönünde, bu konuda ortada bir tereddüt aşağı yukarı yok. (Gülümseyerek) Öyle görünüyor. İstanbul için aday adaylarımız var ama aday kim olursa herkes onunla beraber çalışacak. Önümüzdeki süreç içinde bu sorunun çözülmesi lazım. Kamuoyunda çok fazla tartışmanın da anlamı yok. İstanbul devasa, sorunları her gün büyüyen bir kent. Sorunların çözülmesi için akılcı projeler üretilmesi lazım. İstanbul’un tarihsel kimliğine kavuşturulması lazım. Bir rant alanı olmaktan çıkarılması gerekiyor. Doğasının, tarihin korunması lazım. Bunun için de oraya sosyal demokrat bir belediye başkanı gerekiyor. İstanbullu nefes almak için CHP’li belediyelerin olduğu yerlere gidiyor. O zaman diğer yerlerde de CHP’li belediyeler olmalı. Olağanüstü projelerimiz var, İstanbul için. Ordu, Eskişehir, Aydın gibi illerimizin adayları kesin. Başarılı belediye başkanlarımız bu illerin başkanları. Onlarla yola devam ediyoruz.

İSTANBUL’U YIKACAĞIZ

Bazen kentler yıkarak da güzelleşir. İstanbul’u da yıkacağız, hiç endişeniz olmasın. O silueti bozan binaları yıkacağız. Sultanahmet’i eski görkemli günlerine kavuşturacağız. Yine bakıldığı zaman Sultanahmet eski Sultanahmet olacak. Arkasındaki silueti bozan binalar kesinlikle gidecek. Ankara’da da aynı şeyi yapacağız. Ankara’ya o eski bulvarlarını geri vereceğiz. O eski geniş bulvarlarını, insanların rahatlıkla yürüdüğü bulvarlarını yeniden yapacağız.

 
15 Ekim 2013 Salı 11:46 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık