Trabzon'a kim ihanet etti?

Ana Sayfa » Güncel » KILIÇDAROĞLU İMRALI GÖRÜŞMELERİNİ VE MADEN KAZASINI DEĞERLENDİRDİ

KILIÇDAROĞLU İMRALI GÖRÜŞMELERİNİ VE MADEN KAZASINI DEĞERLENDİRDİ

KILIÇDAROĞLU İMRALI GÖRÜŞMELERİNİ VE MADEN KAZASINI DEĞERLENDİRDİ

 
8 Ocak 2013 Salı 16:09 
Yorum YapYazdır
 
 
KILIÇDAROĞLU İMRALI GÖRÜŞMELERİNİ VE MADEN KAZASINI DEĞERLENDİRDİ

 

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Ülkede barışın sağlanması için sorumlulukları bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, geçmişte de Başbakan Erfoğanb'a destekverdiklerini, ancak sözlerini yerinbe getirmediğini belirtti. Kılıçdaroğlu, '' Şimdi güvenmiyoruz sana. Ya adam gibi davranıp sorunu çözersin ya da gelen her şehit cenazesinin sorumlusu sen olursun. '' dedi. Üstü kapalı MHP'yi de sert biçimde eleştiren Kılıçdaroğlu, ''Şehitler gelsin, terör tırmansın, belki bize de bir şey düşer. Bunu düşünmek insanlık, akıl dışıdır.'' diye konuştu.

Sözlerine dün yaşanan maden faciasıyla başlan Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları:

- Parlamentoda görüşülen AKP oylarıyla kabul edilen bütçe gayrimeşru bütçedir. 2013 yılında Türkiye tarihinde ilk kez gayriresmi bütçeyle karşı karşıyayız. Türkiye Taş Kömürü Kurumu'nu Sayıştay denetledi. Raporda diyor ki 'Kurum iş güvenliği ve eğitim daire başkanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı' burada denetim yapıyor. Firma işyerlerinde yapılan denetimlerde, firmanın iş güvenliğine yönelik alınması gereken önlemler konusunda hassasiyet göstermediğini, büyük faciaların tesadüfen gerçekleşmediğini belirtiyor.

- Birincisi, çok sayıda yazılı ve sözlü uyarıda bulunulmasına rağmen madenci baş lambaları kullanılamıyor. Kömüre iki metre yaklaşıldığının tesbit edilmesine rağmen çalışmalara devam ediliyori. Enerji kablolarının patlamalara neden olabilecek şekilde açık bırakıldığı kaydediliyor. Çalışanlar asgari ücrete sahip taşeron işçiler. Sendikaları olmayan işçiler. Bugün bir fotoğraf vardı bir çocuk babam nerede diyor.

- Raporun 84. sayfasında bir not var o daha da ilginç: İş güvenliği ve iş sağlığı kurallarına uyulması için firmanın uyarılması, daha sık denetlenmesi ve gerekirse sözleşmenin feshedilmesi gerekir..

'Sorumlu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'dır'

- Ölen 8 işçinin sorumlusu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'dır. Ve sorumlu hükümettir. Şu anda Zonguldak'ta CHP milletvekilleri var onlara gidiniz. Avukat dahil bütün hukuki noktalarda yanınızda olacağız.

'Eşinize yüzde 95 zam yapıldı mı?'

- Türkiye'nin üç temel sorunu var: Terör, işsizlik, yoksulluk. Ama hükümet pembe tablolar çizmeye devam ediyor. Büyüme var gelişme var diyorsunuz ama adama sormazlar mı bu işsizlik ne? Zam milletin belini bükmeye başladı. Zamlarla eğer bir halk uyanıyorsa orada bir sorun var. Zamla yola çıkıyorsanız ailede huzrusuzluk çıkar. Sadece 2012 yılı için zam örnekleri vereceğim. Kurufasülyeye 16.9. su ücretine yüzde 19, odun ücretine 19.6, elektrik ücretine yüzde 20.7, kuru soğana yüzde 20, tren ücretine yüzde 27.4. Limona yüzde 55.8. Bulaşık deterjanına gelen yüzde 99.8. Kamuoyu yoklamaları yapılıyor ya ev kadın ları en çok iktidar partisine oy veriyor diye. Eşinize bir sorun aylığına yüzde 99 zam geldi mi? Bunu sorarsanız Türkiye'de demokrasiye en büyük katkıyı siz yapmış olursunuz. Zamların arkası gelecek, peki 2012'de memur ve işçiye ne kadar zam yapıldı. Diyor ki hükümet 2012'de net memur maaşına yüzde 13.3 zam. Zamlar iki taksitle ama maaş zamları ortada. Yeni yılda asgari ücret açıklandı. 733 lira. Malatya'da bir akdın arkadaş asgari ücret ne olmalı diye bana sordu. Kendisine anlattım. 5 kişilik bir ailenin ne kadar ücretle geçinebiliyor sa asgari ücret de o olmalı dedim. Ben asgari ücretle çalışıyorum, yol parası, iki çocuk okutuyorum para yetmiyor diyor. Bütün asgari ücretlere sesleniyorum, size bu kadar değer biçen bir iktidarın arkasından gidecek misiniz gitmeyecek misiniz? 10 milyon insan asgari ücretle çalışıyor. Tablo bu. Para bol diyorlar dünyaya borç veriyoruz diyorlar niye asgari ücretliler perişan? Sendikalar ne yaptı, ayağa mı kalktılar, yürüyüş mü yaptılar? Hayır, onların yöneticilerinin altında mercedes var keyifleri yerinde.

Bunun adı Kürt sorunu

- Adına ne derlerse desinler bunun adı Kürt sorunu. 30 yıldır bu sorun çözülmüyor. Elbetteki sorunları iktidar partisi çözecek. Peki, anamuhalefet partisinin bir görevi yok mu? Biz sorunlardan beslenen bir siyasi parti değiliz. Şehitler gelsin, belki bize de birşey düşer diye düşünmek insanlık dışıdır akıl dışıdır. Başka Türkiyemiz yok hangi inançtan hangi kimlikten olursa olsun bu ülkede barışı ve huzuru egemen kılacağız. Fırat'ın suları ile Sakarya'nın suları arasında fark yok. Diyarbakır'daki Reşo'nun alınteriyle Edirneli Hurşit'in alın teri arasında fark yok. Ben ülkemize sahip çıkmak zorundayım. Birisini ötekileştirdiniz mi siz CHP kimliğini bir tarafa atmış olursunuz. Tasada ve kıvançta beraber olmalıyız. Yurttaş olmanın temel argümanı budur.

- Balıkesir'deki şehit anası elimi bırakmıyor. Bu sorunu niye çözmüyorsunuz diyor. Elbirliğiyle siyasal birikimimizle çözeceğiz. CHP'ye sorunlara teslim olmak değil sorunları çözmek yaraşır. Yol haritasını en sağlıklı kim belirledi? CHP. Bu sorunun çözüm yeri TBMM'dir. 4 siyasal parti bir araya gelsin dedik. Gelmiyorsa her şehit haberinden sonra sorumlu olan odur diyeceğiz. Daha ertesi gün BDP'ye de MHP'ye de söylemediğini bırakmadı. Bu anlayış Türkiye'yi çıkmaz sokaklara götürür. Bazıları da diyor ki AKP ve CHP bir araya gelsin sorunu çözsünler. Toplumsal mutabakat makamla ölçülen bir şey değil. Peki yüzde 25'in görüşü ne olacak. Onlar bu ülkede yaşamıyor mu? Toplumsal uzlaşma farklı bir kavram.

- Yazarlar var, aydınlar var, STK'lar var. Anayasa yaparken görüş almadık mı? Bunun için ortak aklı ön plana alalım dedik. Sorun çözmek akıl işidir, kişisel çıkarlardan arınma işidir yurttaşı düşünme işidir.

- Deniyor ki toplumsal uzlaşma yapalım da; zor. Kolay olsaydı zaten çoktan çözülürdü. Eğer tek başına rakam hesabı yapılsaydı niye bize gidin CHP'yle çözün diyorsunuz AKP'nin tek başına gücü var zaten. Sorun oy çokluğu milletvekili çokluğu değil. Sorun yaşanan sorunlara sağlıklı çözememe sorunudur. Olayların arkasından sürüklenen bir iktidar var. Herhangi bir hesabı da yok. Bir stratejisi yok.

'Bu anlayış Türkiye’yi çıkmaz sokaklara götürür'

- Sayın Başbakan’ın kapısını çaldık, parlamento dışında da bir komisyon olsun dedik. Dört siyasi parti bir araya gelsin dedik. Efendim bir araya gelmiyormuş birileri. Gelmiyorsa sorumlu odur diyeceğiz. Daha ertesi gün BDP’ye de MHP’ye de söylemediğini bırakmadı. Bu anlayış Türkiye’yi çıkmaz sokaklara götürür.

Toplumsal mutabakat. Bazıları da şunu söylüyor. Efendim AKP ve CHP gelsinler bir araya gelip bu sorunu çözsünler. Bu rakamla ölçülen bir şey değil. AKP ve CHP’nin oyu yüzde 75. Çözün diyor. Peki yüzde 25'in görüşleri ne olacak? Toplumsal uzlaşma farklı bir kavram. Anayasayı değiştiriyoruz nasıl toplumsal uzlaşmayla.

ANA MUHALEFETİN SORUMLULUĞU VAR
Otuz yıldır çözülmeyen bir sorun var önümüzde, Kürt sorunu. Adına ne derseniz deyin. Biz kendi ülkemizi insanımızı seviyoruz. Geleceğin aydınlık geleceğini kurmak istiyoruz. Siyasetin görevi ortak aklı egemen kılmaktır. Siyasetin görevi zor sorunları çözmektir. Elbette ki sorunları iktidar partisi çözecektir birinci evrede. İktidarda o, halkın desteğini almış. Çözmesi gereken siyasal iktidardır. Ana muhalefetin sorumluluğu yok mu? Elbette var. Biz parti olarak sorunlardan beslenen bir parti değiliz. Şehitler gelsin, terör tırmansın, belki bize de bir şey düşer. Bunu düşünmek insanlık, akıl dışıdır. Ülkeme ve insanıma hizmet edeceğim. Her CHP’linin görevi budur.

BİZ CHP'YİZ, BAŞKA PARTİLERE BENZEMEYİZ
Bizim acımız bir, sevincimiz de bir. Anayasanın en sevdiğim sözcüğü şu. “Tasada ve kıvançta beraber olmak” ülke olmanın, yurttaş olmanın temel amacı budur. Biz Cumhuriyet Partisi’yiz. Başka partilere benzemeyiz. Ülkeyi vatandaşı, kimlikte ayırırlar. Ama biz ayırmayız. Gittiğimiz, gittiğim her yerde şehit anneleri babaları gelir. Bu sorunu çözün diye söylerler. Daha önce de söylerler. Balıkesir’deki şehit annesini unutamıyorum. Elimi bırakmıyor. Ankara’daki şehit babası niçin bu sorunu çözmüyorsunuz diyor. Akılla, siyasal birikimimizle çözeceğiz. Biz böyle bir partiyiz. Artık kan ve gözyaşı olmasın diyor anneler. O Balıkesirli şehit annesi benim kardeşimin oğlu var, şimdi kaçıyor askere gitmemek için.

BU ANLAYIŞ TÜRKİYE'Yİ ÇIKMAZ SOKAKLARA GÖTÜRÜR
Sayın Başbakan’ın kapısını çaldık, parlamento dışında da bir komisyon olsun dedik. Dört siyasi parti bir araya gelsin dedik. Efendim bir araya gelmiyormuş birileri. Gelmiyorsa sorumlu odur diyeceğiz. Daha ertesi gün BDP’ye de MHP’ye de söylemediğini bırakmadı. Bu anlayış Türkiye’yi çıkmaz sokaklara götürür.

PEKİ YÜZDE 25'İN GÖRÜŞÜ NE OLACAK?
Toplumsal mutabakat. Bazıları da şunu söylüyor. Efendim AKP ve CHP gelsinler bir araya gelip bu sorunu çözsünler. Bu rakamla ölçülen bir şey değil. AKP ve CHP’nin oyu yüzde 75. Çözün diyor. Peki yüzde 25'in görüşleri ne olacak? Toplumsal uzlaşma farklı bir kavram. Anayasayı değiştiriyoruz nasıl toplumsal uzlaşmayla.

TOPLUMSAL UZLAŞIYI ANLAMAYAN BİRİNE DEMOKRASİYİ NASIL ANLATACAKSIN
Bir stratejisi ön görüsü yok. Sorunu nasıl çözecek. Bizden üç arkadaş, sizden üç arkadaş gelip konuşsunlar. Siz hala toplumsal uzlaşmayı anlamayan birine demokrasiyi nasıl anlatacaksınız.
Milletin önüne çıkıp herşeyi açıklayın. Neden korkuyorsunuz? Gizli kapaklı işlerine rağmen, seni uyaran parti hangisi CHP. Biz sorumluluğumuzu bilen gelenekten geliyoruz.

DİLİNE HAKİM OL ERDOĞAN
Artık diline hakim ol Recep Tayyip Erdoğan. Hırsının esiri olmaktan vazgeç, kibirden vazgeç. Aklın düşmanıdır kibir. Hoşgörülü ol. Mevlana törenlerine katılıyorsun, Mevlana’nın ne dediğini bilmiyor musun? Toprak gibi ol diyor.

KREDİ KOŞULSUZ KREDİYDİ. GÜVENMİYORUZ ŞİMDİ SANA
Parti Meclisi’ne bir konuşma yaptım. Yaptığım konuşma medyada benim tahminimden daha fazla yer aldı. Biz her zaman her ortamda toplumsal barışa destek veriyoruz. Çünkü biz insanımızı sevip yaşamasını istiyoruz. Sayın Başbakan’a bu sorunun çözümü için, kredi açacağız, yeni bir kredi açacağız, ama dört önemli koşulum var dedim. Kabul edersen destek veririz dedim. O destek şahsına verilmiş bir destek değildir, şehit analarına şehit babalarına verilmiş bir destektir. Sayın Erdoğan’a geçmişte de bir kredi vermiştik, demokrasi için vermiştik. Seçimler yapıldı 2002 kendisi milletvekili seçilemedi. Ama biz demokrasiyi ülkeye getiren bir siyasi parti olarak, milletvekili seçilememesi içimize sindiremedik. Anayasayı değiştirdik gel milletvekili ol dedik. Başbakan oldu. Sonra ne oldu? 10’ncu yıl sonunda kibirden, tek adamlıktan yola çıktı, egosu o kadar çıktı ki yeri geldi 2012’de demokrasiden şikayet eder noktaya geldi.
Demokrasi adına sana açtığımız kredi koşulsuz krediydi. Şimdi güvenmiyoruz sana. Ya adam gibi davranıp sorunu çözersin ya da gelen her şehit cenazesinin sorumlusu sen olursun.


 
8 Ocak 2013 Salı 16:09 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Kazım DEMİR
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1816 - Varşova Üniversitesi kuruldu.
1863 - Abraham Lincoln, Gettysburg Muharebesi'nin kazanılmasından sonra Gettysburg Konuşma'sını yaptı.
1881 - Ukrayna'da Odessa'nın güneybatısındaki Großliebenthal köyüne meteor düştü.
1900 - İngiltere'de, seçme ve seçilme hakkı isteyen 119 kadın, Avam Kamarası'na zorla girmekten tutuklandı.
1926 - Troçki ve Zinovyev, Sovyetler Birliği politbüro'dan kovuldu.
1938 - Atatürk'ün naaşı, İstanbul'dan Ankara'ya, hazin bir törenle yola çıkarıldı.
1941 - İngiltere Kuzey Afrika'da Alman ve İtalyanlara karşı saldırıya geçti.
1942 - Beslenme, giyecek ve yakacak için "Harp Ekonomisi Bürosu" kuruldu.
1943 - III. Tarih kongresi toplandı.
1946 - Afganistan, İzlanda ve İsveç, Birleşmiş Milletler'e üye oldu.
1949 - İstanbul radyosu normal yayınına başladı.
1954 - Sammy Davis, Jr., San Bernardino-Kaliforniya'da geçirdiği bir trafik kazasında sol gözünü kaybetti.
1960 - Af çıktı. Aftan 15 bin tutuklu ve hükümlü yararlandı.
1967 - TBMM, hükümete ülke dışına asker gönderme yetkisi verdi. Donanma alarma geçirildi, Ankara'daki 28. Tümen İskenderun'a hareket etti.
1977 - Portekiz havayollarına ait bir Boeing 727, Madeira adalarında düştü: 130 kişi öldü.
1977 - Mısır devlet başkanı Enver Sedat, İsrail'i ziyaret eden ilk Arap lider oldu.
1978 - Jim Jones'un lideri olduğu Peoples Temple adlı bir tarikatın üyeleri topluca intihar ettiler. 276'sı çocuk 914 kişinin cesedi, Guyana'nın Jonestown kentinde bulundu.
1979 - Eski milletvekillerinden Ortadoğu gazetesi yazarı İlhan Darendelioğlu, İstanbul'da uğradığı silahlı saldırıda öldü.
1984 - BM görevlisi Enver Ergun, Viyana'da Ermeni saldırganlarca öldürüldü.
1985 - ABD başkanı Ronald Reagan ile Sovyetler Birliği devlet başkanı Mikhail Gorbaçov, Cenova'da ilk kez buluştu.
1988 - Pakistan'da Benazir Butto başbakan seçildi.
1989 - derin uğur osma'nın Sevgilisi Gülsüm Sarıyıldız doğdu
1991 - Süleyman Demirel başkanlığındaki Doğru Yol Partisi ve Erdal İnönü başkanlığındaki Sosyal Demokrat Halkçı Parti koalisyonu ile 49. hükümet kuruldu. Erdal İnönü Başbakan Yardımcısı oldu.
1992 - İstanbul'da polis otosuna açılan ateşte 4 polis memuru şehit edildi. Saldırıyı Dev-Sol üstlendi. Polislerin cenaze töreninde "Kahrolsun İnsan Hakları" sloganı atıldı.
1994 - Halil Mutlu Dünya Halter Şampiyonası'nda 7 dünya rekoru kırarak, 3 altın madalya kazandı. Naim Süleymanoğlu 64 kiloda 5 dünya rekoru kırarak, 3 altın madalya, Fedai Güler de 70 kiloda iki dünya rekoru kırarak 2 altın madalya elde etti.
1997 - Des Moines-Iowa'da, Bobbi McCaughey yediz doğurdu. Bu, tüm bebeklerin canlı doğduğu birinci yediz vakası.
1999 - İstanbul'daki AGİT Zirvesi'nin son günü, Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması'nın (AKKA) yeni koşullara uyarlanmış şekli, tarafların liderlerince imzalandı.
2005 - Hadisa katliamı
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Sivasspor
11
6
1
4
19
6
Bursaspor
12
5
3
4
18
7
Göztepe
12
5
3
4
18
8
Akhisarspor
12
5
3
4
18
9
Fenerbahçe
11
4
5
2
17
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Malatyaspor
12
4
2
6
14
12
Trabzonspor
11
3
4
4
13
13
Antalyaspor
12
3
4
5
13
14
Kasımpaşa
11
3
3
5
12
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Karabükspor
11
2
2
7
8
17
Osmanlıspor
11
2
2
7
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
13.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu10121315202532414344454653565759626465676874
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:20
  • Güneş07:05
  • Öğlen12:18
  • İkindi14:51
  • Akşam17:09
  • Yatsı18:42
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık