Tunceli'de şehit öğretmen için teröre lanet mitingi

Ana Sayfa » Siyaset » Kılıçdaroğlu doğal olarak şaşırdı

Kılıçdaroğlu doğal olarak şaşırdı

Öcalan MİT görüşmesine verdiği desteğe Erdoğan'ın tepkisini değerlendirdi

 
14 Ocak 2013 Pazartesi 09:35 
Yorum YapYazdır
 
 
Kılıçdaroğlu doğal olarak şaşırdı

Kılıçdaroğlu, İmralı sürecine ilişkin hükümete verdiği desteğe Başbakan’ın çıkışının kendisini de şaşırttığını söyledi
CHP lideri, “Sorunun çözülmesine katkı vermek istiyoruz, eğer çözülecekse, ’Niye çözüyorsunuz?’ diye tepki göstermenin hiçbir anlamı yok” dedi

Beraberinde işadamları ve basın mensuplarıyla Çin’e giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uçakta gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Kılıçdar-oğlu’nun sözleri özetle şöyle:

CİNAYETLER: Olayı dikkatle izleliyoruz. Sonuçta olayın aydınlığa kavuşturulmasını hep beraber bekliyoruz. Bu konuda asıl görev Fransız hükümetine düşmektedir. Olayın olduğu yer Fransız istihbaratının, polisinin sürekli gözetim altında tuttuğu bir yer olduğu biliniyor. O nedenle önümüzdeki süreçte bu olayın aydınlığa kavuşacağına inanıyorum.

ETKİLER Mİ?: Önce olayın gerekçelerini bilmek gerekiyor. Bir infaz olduğu belli, ama hangi gerekçe ile yapıldı, bunun ortaya çıkması gerek. Süreç kendi içinde gelişmeli, bir yerde bir cinayet oldu, infaz oldu. Dolayısıyla süreç aksadı diye bakmak doğru değil. Eğer hükümetin böyle bir kararlılığı varsa, süreç kendi içinde yürümelidir.

BAŞBAKAN’IN ÇIKIŞI: Benim yaptığım açıklamadan sonra, Sayın Başbakan’ın tavrı doğrusunu isterseniz bende de şaşkınlık yarattı. Türkiye’nin en temel sorununu çözme konusunda, anamuhalefet partisinin olaya olumlu yaklaşımına olumsuz tepki vermek, aslında sorunu çözmemek gibi bir iradeyi dolaylı yoldan ortaya koymak anlamına geliyor. Ben öyle yorumluyorum. O nedenle süreci büyük bir dikkatle takip edeceğiz.

KATKI VERİRİZ: Her toplum yaşadığı sorunlardan kurtulmalıdır. Bu sorunlar bazen dar bir alanı, bazen ülkenin genelini ilgilendiriyor. Ama sorun kronikleştikçe yayıldığı alan ülke sınırlarını aşabiliyor. 30 yıldır bir sorun çözülemiyorsa, bu sorunun çözümü konusunda, herkesin sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. CHP olarak biz bu sorumluluğun bilincinde hareket ediyoruz. Sorunun çözülmesine katkı vermek istiyoruz, eğer çözülecekse, ’Niye çözüyorsunuz?’ diye tepki göstermenin hiçbir anlamı yok. Kendi insanınızı seviyorsanız, bu ülkede herkesin barış, huzur içinde yaşamasını istersiniz. Bizim beklentimiz ve talebimiz bu. ’Biz bu ülkeye barışı getireceğiz’ derlerse biz bundan mutluluk duyarız.

BİLGİMİZ OLSUN: Bilgi verip, vermemek onların takdirinde olan bir şey. Bizim ’illa gelin bize bilgi verin’ diye bir talebimizde yok zaten. Söylemimiz şu, ’Eğer siz bu sorunun çözümü için CHP’den katkı bekliyorsanız, gelişmeleri sağlıklı işleyen demokrasilerde anamuhalefet partilerine bilgi verilir, sizde gelin bilgi verin’. Dolayısıyla o gelişmelerden bizim de bilgimiz olsun. Bize bilgi vermeleri şart değil, parlamentoya da verebilirler. Biz oradan da bilgileniriz.

TOPLUMSAL UZLAŞMA: Bütün mesele şu, siz sorunun çözümünde, gerçekten de bir toplumsal uzlaşma arıyor musunuz, aramıyor musunuz? Benim gördüğüm, bizim çıkışımıza karşılık, hükümetin bir toplumsal uzlaşma aramadığı, böyle bir niyetinin olmadığı şeklinde. Çok farklı tepkiler geldi. Sayın Başbakan’ın tepkisi ile AKP’deki diğer sözcüler arasında da çok fark var. Ben sorunun çözümüne yönelik, hükümetin kafasında oluşmuş net bir stratejinin olduğuna inanmıyorum. Eğer öyle bir strateji olsaydı, bu herhalde bir şekliyle daha net ortaya konurdu.

KREDİ NE KADAR?: Hükümet, ‘sorunu çözeceğim’ diyor. Eğer sorunu çözeceksen, biz bundan memnunluk duyarız. Bunu ifade ettik, hükümete kredi açarken de 4 koşul ileri sürdük. O koşullar; millete hesabını veremeyeceğin angajmana girmeyeceksin, samimi olacaksınız, kişisel beklentiler olmayacak ve anamuhalefet partisine veya parlamentoya bilgi vereceksiniz. Bunları söyledik, bunları yaptığı takdirde, elbette ki o görüşmelerden bizim anlayışımıza uygun bir çözüm yakalanmışsa ona destek vereceğiz, odur. Ama boyutları belli olmayan görüşmelerin, içeriği belli olmayan bir konuda bizim kalkıp da yüzde 100 her konuda size destek vereceğiz, dememiz doğru değil.

SANA SORMAZLAR MI?: (‘Başbakan’ın Fransa Cumhurbaşkanı’na “Teröristle ne konuştun açıkla” sözleri üzerine) Aziz Nesin olsa ona çok güzel bir yanıt verirdi. Kalkıyorsunuz, ‘niye onunla konuştun’ diyorsunuz. E sormaz mı yarın o ’sen kiminle konuşuyorsun’ diye? Ağzınızdan çıkanı, eyleminizin ne olduğunu düşünerek konuşacaksınız. Bir eylemde bulunmuşsunuz, görüşmeler sürdürüyorsunuz, öbür tarafa diyorsunuz ki ’niye görüşüyorsunuz’. ‘E sen niye görüşüyorsun?’ diye sorarsa, ne yanıt verecek Sayın Erdoğan? Komedi yani.

FARKLI SESLER YOK: Yaptığım açıklamalara yönelik partide farklı sesler yok. Bu olayın 30 yıldır silahla çözülmediğini herkes biliyor, kabul ediyor. O zaman bizim sorunun çözümüne yönelik farklı düşünceler oluşturmamız, yol haritaları belirlememiz gerekiyor. Biz bu yüzden toplumsal uzlaşmadan bahsediyoruz.

‘Çözüm çok yakın değil’

CHP lideri “Süreçten umutlu musunuz” sorusunu “Bu sorunu çözeceğiz herhalde bir gün” diye cevapladı. Çözüm 2013’te olabilir mi sorusu üzerine ise “Yakın olduğuna ihtimal vermiyorum. Nedeni de hükümetin elinde bu konuda bir strateji yok” dedi. Kılıçdaroğlu, BDP’li Demirtaş’ın “Görüşme trafiği CHP’ye de açık olmalı” sözlerinin hatırlatılması üzerine de “Biz o sürecin içinde olmak istemeyiz. O süreç bizim dışımızda bir süreç, onu yapan hükümet” dedi.

 

 

‘Adamcağız emekli zaten’

Kılıçdaroğlu, kendisine ikram edilen Maraş tarhanasını yedi. CHP lideri bekçilik yapan kardeşiyle ilgili soru üzerine “”Aman bu işi hiç sormayın, çalışıyor adamcağız emekli zaten” dedi.

 

 
14 Ocak 2013 Pazartesi 09:35 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1456 - Belgrad kuşatması Macar komutan János Hunyadi, Osmanlı padişahı II. Mehmed'i yendi.
1711 - Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Prut Barış Antlaşması imzalandı.
1909 - 1879 yılında kurulan Zaptiye Nezareti kapatılarak, İstanbul Vilayeti ve Emniyet Umumiye Müdüriyeti Teşkilatına dair kanun kabul edildi ve Dahiliye nezaretine bağlı Emniyet Umumiye Müdürlüğü kuruldu.
1913 - Edirne Bulgar işgalinden kurtarıldı.
1919 - Erzurum Kongresi toplandı.
1931 - İthalat sınırlamaları sistemine ilişkin kanun TBMM'de kabul edildi.
1933 - Wiley Post, dünya etrafında uçakla tek başına dolaşan ilk insan oldu. 15.596 millik yolculuğu 7 gün, 18 saat, 45 dakika sürdü.
1946 - Kudüs'te İngiliz yönetiminin karargah olarak kullandığı King David hoteli bombalandı: 90 kişi öldü.
1946 - DSÖ Anayasası 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalandı.
1948 - 16 yaşından küçük çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaklandı.
1953 - T.C.D.D. işletmesi kanunu kabul edildi.
1961 - Barzani aşiretlerinin baskılarına dayanamayan 800 Türk, Irak sınırını aşarak Türkiye'ye iltica etti. Gelenler Hakkari'nin Benekli yaylasına yerleştirildi ve kendilerine uçakla yiyecek maddesi atıldı. Göç daha sonraki günlerde de sürdü.
1964 - Türkiye, İran, Pakistan arasında Kalkınma için Bölgesel İşbirliği Örgütü (RCD) kuruldu.
1967 - Adapazarı ve Mudurnu'da gece saatlerinde meydana gelen 7,2 şiddetindeki depremde 173 kişi öldü, 1.078 ev hasar gördü.
1992 - Kolombiyalı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellin yakınlarındaki lüks hapishaneden kaçtı.
1998 - Türkiye, AB politikasının özünü oluşturacak şekilde hazırlamış olduğu "Türkiye AB ilişkilerini Geliştirme Stratejisi" başlıklı raporunu bir nota eşliğinde, AB Komisyonu ve dönem başkanlığına (Konseye) gönderdi.
2002 - DSP'den istifalar, Meclis'te de temsil edilen yeni bir parti oluşumuna dönüştü. Yeni Türkiye Partisi, İsmail Cem'in genel başkanlığında 63 milletvekilinin katılımıyla kuruldu.
2002 - İsrail, Hamas'ın silahlı birlikler komutanı Salah Shahade ve 14 sivili öldürdü.
2003 - Fransa'daki Eyfel Kulesinde yangın çıktı.
2003 - Özel güçler desteğindeki ABD birliklerinin Musul'da gerçekleştirdiği bombalamada, Saddam Hüseyin'in oğulları Uday Hüseyin, Kusay Hüseyin, Kusay'ın 14 yaşındaki oğlu ve bir koruma görevlisi öldürüldü.
2007 - 16. Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri yapıldı.
2008 - Bosna Savaş Suçlusu Radovan Karadzic Sırbistan'da yakalandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:51
  • Güneş05:00
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:37
  • Akşam19:56
  • Yatsı21:47
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
15.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060711224142
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık