ABD'den PKK'ya silah, Türkiye'ye uçak!

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » KESK iş bıraktı

KESK iş bıraktı

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)'na bağlı sendikalar, bütçe ve hükümetin kamu emekçilerine yönelik tavrını protesto etmek için ülke çapında bir günlük iş bırakma eylem gerçekleştirdi. İş bırakma dolayısıyla yapılan eylemde konuşan KESK Trabzon Sözcüsü Muhammet Birinci tarafından yapılan açıklamada, gelir dağılımındaki adaletsizliklerin giderilmesi,insanca yaşam olan aklarının sağlanması istendi.

 
19 Aralık 2013 Perşembe 14:32 
Yorum YapYazdır
 
 
KESK iş bıraktı

İşte KESK açıklaması:

 

 

Satış Sözleşmesini Kabul Etmiyoruz, Bütçeden Hakkımızı İstiyoruz!


Merhaba kamu emekçileri, işçiler, kadınlar, gençler, emekliler;

Yaşanabilir bir dünya için direnenler;

Merhaba, yürekleri eşit, özgür ve demokratik bir Türkiye için çarpanlar,

Tüm zulme ve zorbalığa rağmen, emeğine, onuruna sahip çıkanlar Merhaba;

 

Bugün iktidara geldiği tarihten bu yana emekçilere işsizlik, yoksulluk ve güvencesizlikten başka bir hayat sunmayan AKP’nin yağma ve talan bütçesine karşı sesimizi yükseltmeye, bütçeden hakkımızı almaya geldik.

 

Bugün bir kez daha emek için, halk için bütçe demeye geldik.


Bugün 19 Aralık. Bu ülkenin hapishanelerinde 28 devrimci tutsağın öldürüldüğü ve adını utanmadan “Hayata Dönüş” koydukları katliamın 13. yılı. Aradan 13 yıl geçmesine rağmen katillerin hala cezalandırılmadığın hatırlatıyor, bu utancın sorumlularının yargılanmasını istiyoruz.

 

 

 

Bizler,

Her zaman ve her yerde eşitliğin, özgürlüğün, barışın, demokrasinin, bağımsızlığın, savaşsız ve sömürüsüz bir yaşamın savunucularıyız;
Ekmek, adalet ve özgürlük için mücadele edenleriz;
Geleceğine sahip çıkanlarız,
Erkek egemen sisteme karşı toplumsal cinsiyet eşitliği için direnenleriz,

Siz zulmüm ve zorbalığın efendilerisiniz.

Biz, bugün onurlu ve insanca yaşam hakkımız için buradayız!
Çünkü biliyoruz, direne direne kazanacağız!


Ne mi istiyoruz?

İnsanın insanı sömürmediği;

İnsanların açlıktan ölmediği; çocukların savaşlar sonucunda anasız babasız kalmadığı;

Milyonların işsizliğe, açlığa, sefalete ve güvencesizliğe mahkûm edilmediği;
Doğanın talan edilmediği;

Emperyalizmle ekonomik-siyasi-askeri her türlü bağımlılık ilişkisinin son bulduğu,
Topraklarımızın NATO toprakları olmadığı;


Türkiye’de, Ortadoğu’da ve bütün dünyada barışın, kardeşliğin, eşitliğin, adaletin ve da­yanışmanın hüküm sürdüğü bir gelecek istiyoruz.

 

Ve bu geleceği birlikte kuracağız. Bunu biliyoruz!

Bu düzende hangi taş kalksa altından yolsuzluk, kokuşmuşluk çıkıyor. Ülkeyi 11 yıldır fitne fesatla yönetenlerin tüm pislikleri ortada. Yıllardı bu bozuk düzene yönelik itirazlarımızın ne denli haklı olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Ama bizler iktidar kliklerinin kavgasından bu ülkeye özgürlüklerin, demokrasinin gelmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Bu ülkeye özgürlükler emekçileri, ezilenlerin, halkın mücadelesi ile gelecek.

Dostlar;

İşte tam da şimdi hesap sorma günüdür!

Bugün AKP dilediği gibi kaynakları topluyor, kullanıyor ve dağıtıyor.

Emekçilerin birikimlerine el konularak, ağır vergilerle toplanan bu kaynaklar, bugün emperyalizmin taşeronluğuna, toplumun tüm ezilenlerini baskı altında tutacak şiddet mekanizmalarına, gerici temelde toplumsal yaşamı yeniden dizayn etmeye aktarılıyor.

Bu kaynaklar, daha fazla istihdam yaratacak, toplumsal refahı arttıracak yatırımlara değil, bir avuç rantiyeci sermayenin cebine aktarılıyor.

Bu kaynaklar barış için değil, savaş için harcanıyor!

KESK olarak tüm kamu çalışanlarının kendi işkollarında onlarca sorunları ve talepleri olduğunu ve bu taleplerin takipçisi olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.

Bütçeden genel taleplerimiz ise çok net;

Kayıplarımızın telafisi için her kamu emekçisinin maaşına en az 300 lira zam yapılmasını,

Herkese iş ve ücret güvencesi sağlanmasını,

Ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmasını,

Maaşlarımızın vergi artışından etkilenmemesini,

Kadın emekçilere pozitif ayrımcılık uygulanmasını,

Sendikal hak ve özgürlüklerini kullandığı için, bilimsel, laik, kamusal eğitimi savunduğu için, halkın Gezi direnişi ile dile getirdiği demokratik taleplerini savunduğu için üyelerimize yönelen baskı, tutuklama ve sürgünlere son verilmesini istiyoruz.

Bizler, savaşın, rantın, gericileştirme projelerinin maliyetlerini ödemeyi reddediyoruz! Bu bütçeyi kabul etmiyoruz!

Ne mi istiyoruz?

Katılımcı, Demokratik Bir Bütçe İstiyoruz!

Kaynakları faiz olarak sermayeye aktaran değil herkese eşit, ücretsiz, nitelikli ve ulaşılabilir kamu hizmeti üreten bir bütçe istiyoruz!


Kamuda istihdam eksikliğinin giderildiği, tüm çalışanların iş ve ücret güvencesinin sağlandığı;

Gelir Dağılımında Adaleti Sağlayan Bir Bütçe İstiyoruz!

Vergi yüzsüzleri için teşvikler peş peşe sıralanırken, servet vergisi hala alınmazken,
bu ülkede vergi yükünün yoksulluğun pençesindeki emekçilere, açlık sınırının altındaki asgari ücretliye, gençlere, kadınlara, işsizlere yıkılmasını reddediyoruz!

İnsanca bir yaşam hakkını kazanana dek mücadelemiz sürecek!

Bu hakkı gasp eden satış sözleşmesini kabul etmiyoruz, bütçeden hakkımızı istiyoruz!

Aileleri ile birlikte 15 milyonu aşkın kamu emekçisinin, emeklinin taleplerini yok sayan, emekçilerin alın teriyle kazanılmış hakları çöpe atan, yoksulluğu dayatan satış sözleşmesini tanımıyoruz!

Komik ücret artışlarıyla, vergi adaletsizliğini körükleyen dayatmalarıyla, emeğe kapattıkları kapılar ardında kurulan bu oyunu bozacağız!

Bütçeden ve gelirden emeğin hak ettiği payı ve itibarı alana dek sesimiz bu kapıları titretmeye devam edecek!

Bizler, Savaş Değil Barış Bütçesi İstiyoruz!

Bütçede eğer bir tasarruf yapılacaksa savunma harcamalarından yapılmasını,
Suriye'ye yönelik emperyalist saldırganlığın taşeronluğundan vazgeçilmesini istiyoruz.
2014 yılı bütçesini  “en sosyal bütçe , “eğitime, sağlığa en çok payın ayrıldığı bütçe” olarak  sunan hükümete ve imza attıkları satış sözleşmesinin öve öve bitiremeyenlere “Hodri  Meydan” diyoruz. Cesaretiniz varsa  bu bütçeyi referanduma götürün. Her şey apaçık ortaya çıksın. Ama yapamazsınız.
Dostlar;

Adımız kadar şunu iyi biliyoruz; hak verilmez, mücadele ile alınır!

Onlar da biliyorlar, söyleyecek daha çok sözümüz, değiştirecek gücümüz var,

Bugüne kadar ne baskıları, ne de gazları bu sesi kısabildi.

Şimdi bize reva görüleni sineye çekme zamanı değil, haklarımıza sahip çıkma zamanıdır!


Emekten ve halktan yana bütçeden haklarımız için,

İnsanca yaşam, güvenli bir gelecek için…

Çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakabilmek için;

Bu ülkenin eğitiminden sağlığa, adaletinden ulaşımına kamu hizmeti üretenleri olarak AKP hükümetini uyarıyoruz!

Kurduğunuz karanlığın parçası olmayacak, savaşın-rantın-sömürünün, gericiliğin bütçesini kabul etmeyeceğiz!

Emeğin, halkın olmayan bu bütçeyi derhal geri çekin!

 
19 Aralık 2013 Perşembe 14:32 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:49
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık