Kılıçdaroğlu'ndan çok önemli açıklamalar

Ana Sayfa » Siyaset » KESK hükümete 4/C'lileri anımsattı

KESK hükümete 4/C'lileri anımsattı

Kesk Trabzon Şubeler Platformu sözcüsü Muhammet İkinci Başbakan Erdoğan'ın sözleşmelilerin devlet memurları statüsüne geçirileceği yolundaki açıklamasında 4//C'lilerin yer almamasını sert biçimde eleştirdi.

 
29 Haziran 2013 Cumartesi 14:47 
Yorum YapYazdır
 
 
KESK hükümete 4/C'lileri anımsattı

 

İkinci tarafından yapılan açıklama şöyle

Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan  96 bin 500 sözleşmeli personelin kadroya geçirileceğine ilişkin açıklamaları ile  bir kez daha iktidarına karşı yükselen tepkiyi yumuşatmak için seçim rüşvetine sığındığını göstermektedir. AKP, tıpkı 12 Haziran 2011 genel seçimlerinden bir hafta önce çıkardığı Kanun Hükmünde Kararname ile yaptığı gibi bugün yaklaşan seçimlerde de elini güçlendirmek için sözleşmeli personelin bir kısmını kadroya almayı planlamaktadır.

Meclis tatile girmeden yasalaştırılmasının hedeflendiği ifade edilen söz konusu çalışmada, kamu emekçileri arasında her açıdan en mağdur kesim olan 4/C’liler görmezden gelinmiştir.

Aile yardımı ve çocuk parası başta olmak üzere sosyal haklardan yoksun bırakılan, özelleştirilerek sermayeye, yandaşlara peşkeş çekilen kurumlarında aldıkları ücretin üçte biri maaşa mahkûm edilen 4/C’lilerin çığlığına kulaklarını tıkamaya devam etmesi AKP’nin çağdaş kölelik düzeninden vazgeçmediğini göstermektedir.

 

Diğer taraftan sözleşmeli personelin bir kısmının da olsa kadroya geçirilmesine dair verilen sözün gereği yerine getirilirse tüm eksiklerine rağmen kamu emekçileri için önemli bir kazanım sağlanacaktır. Ancak KESK olarak en başından beri mücadelesini verdiğimiz; hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm çalışanlara iş ve ücret güvencesi, insanca bir yaşam talebimiz hayat bulmadığı sürece, bugün için kazanım olarak görülen bu düzenlemelerin yarın hiçbir anlamı olmayacağının altını bir kez daha çizmeyi görev biliyoruz.

Unutulmamalıdır ki  ‘müjde’  gibi gösterilmek istenen bu düzenleme, bugün emekçilerin mahkûm edildiği karanlık tablonun mimarının AKP iktidarı olduğu gerçeğini asla değiştiremez. AKP, kamunun toptan tasfiyesi politikasının bir ayağı olan sözleşmeli ve geçici personel istihdamına devam etmekten vazgeçmiş değildir.

Bunun için AKP iktidarı döneminde kamuda istihdam yapısının güvencesizlik ve kuralsızlık temelinde nasıl değiştirildiğine ilişkin rakamlara sadece bir göz atmak bile yeterlidir.

Rakamlar Gerçekleri Çarpıtmada 'Ustalaşan' AKP'yi Yalanlıyor!

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında kamuda taşeron olarak istihdam edilenlerin sayısı 15-20 bin civarında iken bugün 600 bini geçmiştir. Yine 2003 yılında 17 bin olan sözleşmeli personel sayısı 2011 yılında 260 bini bulmuştur. Hatırlanacağı üzere 12 Haziran 2011 tarihinde gerçekleştirilen genel seçimlerden bir hafta önce Resmi Gazetede yayımlanan 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bu personelin bir kısmı seçim rüşveti olarak kadroya alınmış ancak sözleşmeli alımı devam ettiği için sayı 2013 yılı mayıs ayı itibariyle 175 bine ulaşmıştır.  Arsa parasını bile karşılamayan rakamlarla sermayeye, yandaşlara peşkeş çekilerek özelleştirilen TEKEL gibi kamu işletmelerinde çalışanların kölelik koşullarında istihdam edilen 4/C’ li personel sayısı ise 23 bine yaklaşmıştır. Kısacası bu resmi veriler, AKP döneminde sadece özel alanda değil kamu alanında da taşeron, sözleşmeli, geçici istihdamın katlanarak arttığını göstermektedir.

 

AKP iktidarı eğer samimi ise; öncelikle kamunun tasfiyesi politikalarına son vermelidir. Bunun için öncelikle her seçim döneminde çalışanların ağzına bir parmak bal çaldığı seçim rüşvetlerinden vazgeçmeli; kayıt dışı, taşeron, sözleşmeli, performansa bağlı, esnek, geçici ve kuralsız istihdamı yasaklamalıdır. Tüm çalışanlara iş ve ücrete güvencesi sağlamalı, kamu hizmetlerinin tüm yurttaşlara eşit, parasız, ulaşılabilir sunumu için gerekli düzenlemeleri derhal hayata geçirmelidir. Bilinmelidir ki, bu adımlar atılmadığı sürece sendikal mücadele ile demokrasi ve özgürlük mücadelesi arasındaki kopmaz bağlar olduğunun her zaman ayrımında olan kamu emekçilerinin mücadele örgütü KESK, üzerinde yaratılan her türlü baskıya ve kuşatma operasyonuna rağmen mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.

 

11 yıllık iktidarı boyunca  hormonlu büyüyen ve  “makul” sendika olarak hükümet yetkilileri tarafından nitelendirilen  yandaş konfederasyon Gezi Parkı direnişi ile yükselen mücadele karşısında köşeye sıkışan AKP iktidarına yönelen tepkiyi  azaltmak izin durumdan vazife çıkarmış görünmektedir.

Gezi parkı ile dalga dalga yayılan direniş karşısında konfederasyonumuzun da dahil olduğu  Türkiye’nin en saygın kurumlarının takınmış olduğu tutumu eleştirme cüretini gösteren yandaş konfederasyonun; emperyalist işbirlikçilerin, faiz lobisinin ve içerdeki kirli odakların değil milletin yanında durulması gerektiği, ifadelerini dikkate bile değer görmüyoruz. Ancak bu vesile ile bir kez daha hatırlatmak isteriz ki serasında  hormonlu bir şekilde yetişip serpildiğiniz AKP, bölgesel güç olma hevesiyle emperyalizmin bölgedeki taşeronluğuna soyunan, darbecilerin ektiği tohumlarla filizlenip yeşeren bir  iktidardır. Bir iktidar ki bu ülkenin toprakları aynı zamanda NATO toprağıdır diyebiliyor. Milyonlarca insanımızı açlık sınırının altında asgari ücretle yaşamaya mahkum ediyor. Irakta Müslüman kanı döken Amerikan askerlerine başarı dileyebiliyor. Çıkardıklarını  iddia ettikleri gömleğin sahipleri tarafından 10 yılda 500 milyon doları faiz lobisine verdiği  ifade ediliyor. Tarihi emperyalizme karşı bağımsızlık, faşizme karşı demokrasi, eşitlik, özgürlük ve barış mücadelesi ile geçen  bizleri açısından bu konfederasyonun içinde bulunduğu durum, ne pahasına olursa olsun efendisini sahiplenmenin çaresizliği ve trajikomik halinden başka bir şekilde algılanmamaktadır.

Türkiye’nin en saygın kurumlarına karşı hadsizlikte hızını alamayan bu yandaş organizasyonunun yerel temsilcisi Tonya ilçemizde yapılması planlanan çimento fabrikasına karşı gelişen halk tepkisini Alman Vakıfları ile açıklama gafletini gösterebilmiştir. Konu ile ilgili Tonya Çevre Platformunun cevabı yeterli olmakla birlikte bu yandaş organizasyonun temsilcisine akıl sağlığını kontrol ettirmesi için tıbbi destek almasını tavsiye ediyoruz. KESK olarak doğasına ve yaşam alanlarına sahip çıkan Tonya Halkının yanında yer almaya devam edeceğiz.

Son olarak, Gezi Parkı direnişi ile tüm yurda yayılan eşitlik, özgürlük, demokrasi taleplerini kendi taleplerinden bağımsız görmeyen KESK’i karalama kampanyasına öncülük eden yandaşlar sırtlarını dayadıkları iktidarın elini-eteğini öpmeye devam etsin. KESK sadece ve sadece kamu emekçilerinden aldığı güçle fiili meşru mücadelesine devam edecektir.

 
29 Haziran 2013 Cumartesi 14:47 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.
1904 - FIFA'nın Paris'te kurulması.
1919 - İzmir'in İtilaf Devletleri tarafından işgalini protesto için Sultanahmet Mitingi yapıldı, mitinge 200 bin kişi katıldı.
1928 - Türk Vatandaşlığı Kanunu kabul edildi, tekke ve zaviyeler kapatıldı.
1938 - İstanbul Elektrik Şirketinin hükümetçe satın alınmasına ilişkin sözleşme Ankara'da imzalandı.
1945 - Nazi liderlerinden Himmler, müttefiklerin eline geçmemek için siyanür kapsülüyle intihar etti.
1949 - Sovyet lideri Josef Stalin, Berlin ablukasını kaldırdı ve II. Dünya Savaşı sonrası ikiye bölünen Almanya'nın batısında federal cumhuriyet ilan edildi.
1960 - İsrail ajanları, 6 milyon Yahudinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Eichmann'ı Arjantin'de ele geçirdi. Eichmann yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü.
1965 - Adalet Partisi Antalya Milletvekili İhsan Ataöv, "milliyetçi öğretmenler ayaklandığı gün içim müsterih olacaktır. Ölenler şehit, kalanlar gazi sayılacaktır" dedi.
1971 - İstanbul'da sokağa çıkma yasağı kondu. 25 bin asker ve polis kentte arama yaptı.
1978 - İmralı Cezaevi'nden kaçan ABD'li Billy Hayes'in yazdığı roman 'Geceyarısı Ekspresi' adıyla sinemaya aktarıldı. Türkiye, filmi protesto etti.
1992 - İstanbul'a 117 yıl hizmet eden Galata Köprüsü yerinden sökülerek Haliç'e çekildi.
2002 - Ankara'nın en eski ve en büyük sinemalarından Akün, 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi 'Hababam Sınıfı' ile açtığı perdelerini, yine aynı filmle bir daha açılmamak üzere kapattı.
2006 - Türk-Yunan F-16 uçakları çarpıştı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:39
  • Güneş04:49
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:27
  • Akşam19:47
  • Yatsı21:41
 
Süper Loto
18.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050611154147
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
17.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050609101401
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık