Perinçek'ten çok tartışma yaratacak açıklama

Ana Sayfa » Güncel » ''Kendi ülkemizde esir düştük''

''Kendi ülkemizde esir düştük''

Balyoz’da 18’er yıl hapse çarptırıldılar, haksızlığa isyan ettiler

 
5 Eylül 2013 Perşembe 11:23 
Yorum YapYazdır
 
 
''Kendi ülkemizde esir düştük''

SAYGI öZTÜRK / SÖZCÜ

 

İki sınıf arkadaşının kaderleri de aynı oldu. Askeri Cezaevinden Silivri Cezaevine nakledilirken isyanlarını da ortak açıkladılar: Üniformamızın siyahına toz kondurmadık, beyazına leke sürdürmedik . Onları kirletmeye çalışanları unutmayacağız. Kendi askerine bu haksızlığı reva gören, sivil-asker Devletin bugünkü sahiplerine hakkımızı helal etmiyoruz.

Semih Çetin ve Soner Polat Deniz Harp Okulundan sınıf arkadaşı. Bülent Alpkaya’nın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı döneminde birisi genel sekreteri, diğeri özel sekreteriydi. İkisi de tümamiral oldu. Çetin, Gölçcük Donanma Komutan Yardımcılığı, Polat Deniz kuvvetleri Motunalığı’nnın Lojistik Başkanıyken “Balyoz Davası”ndan tutuklandılar.  Askeri cezaevinde aynı odada kaldılar. İkisine de 18’er yıl ceza verildi. YAŞ kararıyla emekliye sevk edildiler. Üst makamlara “TSK’dan ayrılıyoruz” başlıklı ortak veda yazısı gönderdiler. İkisi de bundan sonra da ulusumuzun hayati çıkarları için canlarını seve seve vermeye hazır olduklarını belirttiler.

41 yıl Cumhuriyet donanmasına hizmet veren iki tümamiral, 30 Ağustos’da  emekliye sevk edildi. Üst makamlara gönderdikleri “TSK’dan ayrılıyoruz” başlıklı vedalarında, “TSK’ dan huzur içinde ayrılıyoruz. Çünkü bu yüce kurum ve özellikle Atatürk Cumhuriyeti’ nin tüm değerlerine her hâl ve şartta bağlı kaldık. Bu bağlılığımızı, ağır hapis cezası ile yargılandığımız mahkeme heyeti huzurunda şöyle haykırdık:

Kendi ülkemizde esir düştük
“Ben Tümamiral Semih Çetin: Kendi ordusuna ve donanmasına komplo kuracak kadar alçalmış bir çetenin yarattığı bir ihanet surecinden geçiyoruz. Kendi ülkemizde esir düştük. Bir asker için en büyük onur şehit olmaktır. En büyük utanç ise düşmana esir düşmektir.

Ama bu esaret, şimdi olduğu gibi canımdan çok sevdiğim ülkemin Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz’deki, özellikle de Kıbrıs’taki ulusal çıkarlarını koruduğum için beni tasfiye etmek isteyenler ile onların içerideki işbirlikçileri tarafından hedef alınmanın bir sonucuysa ben bundan ancak onur duyarım. Hepsinin benzer nedenlerle hedef alındığına inandığım arkadaşlarım hapis yatarken ben dışarıda kalsaydım zaten kahrımdan ölürdüm. Hasdal’da geçirdiğim günler benim için asla bir mağduriyet değil, gelecek kuşaklara bırakacağım şeref madalyasıdır.

Pişkin seyirci olmaktansa
Ben Tümamiral Soner Polat: Türk  devletinin  kuruluş  ilkelerine sözde değil özde,   kalben bağlı  bir Cumhuriyet amirali olarak bu salonda ve diğer mahkeme salonlarında suni davalarla esir alınan tüm Atatürkçü, onurlu ve kahraman silah arkadaşlarımla aynı kaderi paylaşmaktan ve aynı havayı teneffüs etmekten son derece mutlu, kıvançlı ve gururluyum.

Eğer Cumhuriyet ve  Türk Silahlı Kuvvetleri,   içten ve dıştan ağır bir saldırı altında iken, dışarıda pişkin ve kayıtsız bir seyirci olsaydım, öncelikle kendimden şüphe ederim; ailem, yakınlarım ve gerçek dostlarım beni lânetlerdi. Bugün görünüşte kaybetsek bile, tarihin şaşmaz adaleti, bizlerin haklılığını ve doğru tarafta olduğumuzu günün birinde mutlaka ortaya çıkaracaktır.

18 yıl cezayla görevimizi taçlandırdık
Bunca yıllık hizmetimizin karşılığı olarak sahte dijital delillerle 18 yıl hapis cezası aldık. Bu ceza ile görevlerimizi taçlandırdığımıza inanıyoruz. Ülke için bir bedel varsa tabii ki ödeyeceğiz. Bunda büyütülecek bir şey de yoktur. Haksız yere tutuklanarak gönderildiğimiz Hasdal’ da sevdiklerimizden ayrı küçücük bir koğuşta uykusuz geçen geceleri, avluda volta atarak geçen günleri, çok önemli günlerde sevdiklerimizin yanında olamamanın hüznünü elbette hatırlayacağız. Ama bunlar biz deniz subayları için olağan, görevdeyken de yapabileceğimiz şeyler.

Tırnaklarımızla kazıyarak şanla şerefle oluşturduğumuz kariyerlerimizin mahvolması da umurumuzda değil. Çünkü bizler para pul, mevki, makam için bu görevleri yapmadık Devlet görev verdi, yıllarca hizmet ettik. ‘Artık size ihtiyaç kalmadı’ dediğinde de şimdi olduğu gibi çekip gitmesini biliriz.

Bu haksızlığı reva görenler
Bugüne kadar siyahına toz kondurmadığımız, beyazına leke sürdürmediğimiz üniformalarımızı kirletmeye çalışanları unutmayacağız. Bunu hazmedemiyoruz. Devletin buna izin vermesini kabul edemiyoruz. Kendi askerine bu haksızlığı reva gören, sivil-asker devletin bugünkü sahiplerine hakkımızı helal etmiyoruz.

Bütün rütbelerimiz ve ayrıcalıklarımızdan arınmış olarak, Atatürk
devrimlerinin ve Cumhuriyetin gerçek sahibi olan ve bu maksatla ataları gibi yedi düvele meydan okuyan, korkmayan, sinmeyen, masanın  altına saklanmayan her türlü bedeli göze alan Büyük  Türk Milletine, Türk Silahsız Kuvvetlerine sade birer nefer, Mustafa Kemal’in birer askeri olarak katılıyoruz.

Türk Bayrağı’nın, bu ülkenin sınırları içinde kalan her yerde sonsuza kadar dalgalanması ve ulusumuzun hayati çıkarları için canımızı seve seve feda edeceğimize Yüce Türk Milleti önünde namus ve şeref sözü veriyoruz.”

 
5 Eylül 2013 Perşembe 11:23 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:48
  • Güneş06:28
  • Öğlen12:18
  • İkindi15:19
  • Akşam17:45
  • Yatsı19:14
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık