Trabzon'da taciz infiali ve Nurettin Yıldız tepkisi

Ana Sayfa » Bilim - Teknoloji » Katar’dan sonraki hedef Türkiye mi

Katar’dan sonraki hedef Türkiye mi

Suriye karışıklığının ve sonrasında yaşanarak bölgede büyük göçlere neden olan katliamların sebebi Katar-Türkiye boru hattı projesi üzerinden kurgulanan oyunlar olduğu doğru mudur?

 
8 Haziran 2017 Perşembe 11:52 
Yorum YapYazdır
 
 
Katar’dan sonraki hedef Türkiye mi

Bir kısım analistlerin öngörüleri, Katar meselesinin hızla çözülmemesi durumunda sıranın Türkiye'ye gelebileceği ve eski müttefiklerinin Erdoğan'la benzer şekilde hesaplaşmak isteyebilecekleri yönünde. Erdoğan'ın Katar'la arasında ne gibi bir ilişki olabilir? Bu sorunun yanıtını arşivi karıştırarak aradık ve bu konu hakkında birkaç sene önce ortaya atılmış bazı ciddi iddiaları yeniden gözden geçirdik.

Şıvan Okçuoğlu

YAZAN: Şivan Okçuoğlu

Pazartesi günü Katar'a komşuları tarafından eşi görülmemiş bir ambargo uygulanmaya başladığında, AKP, Katar'ın yanında saf tutarak anlaşmazlığı çözmekte arabuluculuk rolü üstlenmeye hazır olduklarına dair bir açıklamada bulundu. Bir iddiaya göre, Erdoğan, Katar'dan sonra sıranın kendisine gelebileceğini düşünüyor olmalı. Eğer bu iddia doğru ise, Erdoğan'ın Suriye meselesinde "günah keçisi'' ilan edilerek çok sayıda devletin parmağı olan bir konuda bütün suçun Katar ve kendisine atılacağını düşünmek için geçerli bir sebebi olmalı.

SURİYE'DE "SUÇ ORTAKLIĞI" SUÇLAMASI

Bu olası sebebi en güzel özetleyen, henüz 2016'da Politico.eu'da yayınlanan uzun makalesiyle Robert F. Kennedy, Jr olabilir. Kennedy, 2016'nın Şubat ayında yayınlanan ve Odatv'de çevirisini yayınladığımız, 'Araplar Bizi Neden Sevmiyor?' başlıklı (Odatv'ye 'Esad o projeyi imzalamayacağını söylediği dakikalarda CIA ayaklanmanın fitilini ateşledi' başlığıyla yayına girmişti, (1)) yazısında, Suriye ile IŞİD konularında, Katar ve Türkiye arasında varolduğunu iddia ettiği "suç ortaklığı"nı ve sebeplerini özetlemişti.

Kennedy'nin kaleme aldığı iddiaları bir başka kaynak tarafından da destekleniyordu. Kennedy'nin de yazısı için faydalandığı kaynaklar arasında bulunan Wikileaks, yayınladığı belgeler ile Katar-Türkiye gaz boru hattı projesinden bahsetmiş, ele geçirildikleri iddia edilen gizli belgeler üzerinden Suriye'de savaşı asıl tetikleyen sürecin aynı boru hattı projesi sebebiyle hayat bulduğu yönündeydi.

Kennedy'nin makalesi Politico'da yayınlandığında, haftalar ve hatta aylar boyunca en çok okunan ve yorumlanan makale olarak kalmıştı. Bölgede dönen oyunları özetleyen Kennedy, ABD adına özeleştirilerde bulunurken, diğer yandan Türkiye'nin Esad'ın devrilmesi için neden istekli olduğunun da medyada daha önce dile getirilmemiş yüksek perdeden sebeplerini kamuoyuyla paylaşmış oldu. Bu makale gördüğü ilgi kadar farklı kimseler tarafından kaleme alınan benzer makalelerle de desteklendi, ancak içeriğindeki iddialara kimse karşı çıkmadı diyemeyiz. (2)

ALTERNATİF BORU HATTAI ARAYIŞI, IŞİD VE KATAR

Truth-out.org adlı site için kaleme aldığı yazısında Gareth Porter, Suriye savaşının Katar-Türkiye boru hattı projesi nedeniyle çıktığı düşüncesini hatalı bulurken, diğer yandan Katar ve Türkiye arasındaki boru hattı projesini doğruluyor. 

Wikileaks belgeleri kanıt olarak sayılacaksa eğer, Kennedy'nin yazısının içeriği bir hipotez olmaktan çıkarak kanıtlarıyla teoriye dönüşüyor. Bununla kalmayarak, bölgedeki ittifakların ve kavgaların sebeplerini de en iyi şekilde analiz eden içerik olma özelliğini koruyor. Diğer yandan bu iddialar, eğer doğruları yansıtıyorsa, o halde Katar'dan sonra sıranın Türkiye'ye geleceğini ve bölgenin olduğundan daha fazla istikrarsızlaşmasında bayrak taşımakla suçlanan Katar ve Türkiye'nin cezalandırılma zamanlarının geldiğini düşünebiliriz. Elbette böyle bir durumda Erdoğan ve Davutoğlu topun ağzındaki ilk isimler olacaklar.

İddia o ki, 2009 senesinde Katar ve Türkiye arasında bir anlaşma yapıldı. Sıvılaştırılmış doğalgaz satışında dünya birincisi konumunda olmasından güç alan Katar, gazını Avrupa'ya ulaştırmakta çeşitli sıkıntılar içerisinde bulunmaktadır. Bir yarımada olan Katar'ın karasal yegane sınırı Suudi Arabistan'dır, bu sebeple ülkesinden çıkacak karasal bir boru hattı da Suudi topraklarından geçmek durumundadır. Gazın Avrupa'ya satışı Basra körfezinden çıkarak deniz yolu ile yapılacak olursa gazın fiyatı ilgi çekici olmaktan çıkmakta, bu sebeple iki ülke, Katar ve Suudi Arabistan, Katar-Türkiye arasında kurulacak bir boru hattı projesiyle gazlarını sıvılaştırmadan Türkiye'ye ulaştırmayı planlamaktadır. Türkiye'de kurulacak rafinerilerde sıvılaştırılacak olan gaz, İskenderun limanından gemilere yüklenerek, deniz yoluyla kendisine ulaştırılacak gazın sıvılaştırılmış olması zorunluluğunu koyan Avrupa'ya ulaştırılacak, bu esnada Türkiye musluğun başında oturup bu işten para kazanırken Rusya'nın güç kaybetmesini keyifle izleyecektir.

Suriye'de yaşanan karışıklığın ve IŞİD'in ortaya çıkmasında Avrupa'nın suçu ve Rusya'nın neden Suriye'yi desteklediği şu iddia üzerinden aktarılır; Hazar Denizi'nde bulunan petrol ve gaz yatakları, Sovyetler'in çöküşünün ardından yaşadığı ekonomik krizden çıkarak yeniden bir dünya devi olma yolunda ilerleyen Rusya'ya büyük bir ekonomik destek sağlamış, Rusya'nın sahneye bir enerji devi olarak dönmesini mümkün hale getirmişti. Gaz ihtiyacını Rusya'dan karşılamak zorunda kalan Avrupa ise, tarihin çok eski sayfalarından itibaren iyi geçinemediği Rusya'nın politik baskılarına göz yummak ve bazı adımlarına karşı sessiz kalmak zorunda kalıyordu. Rusya'nın gazı kesmesi, milyonlarca Avrupalıyı kışın evlerinde donmaya terk etmek manasına geleceğinden, bu stresin uzantısı olarak Avrupa yeni alternatif gaz kaynakları arayışında Katar'ın boru hattı projesine sempati ile yaklaşılmıştı.

ESAD İZİN VERMEDİ

Katar'dan çıkacak olan boru hattı, Suudi topraklarını ve hatta Kuveyt ve Ürdün'den de geçerek Suriye, oradan da Türkiye'ye ulaşacaktı. Arap ülkeleri gazlarını bu boru hattı sayesinde Türkiye'de bulunan limanlardan Avrupa'ya ulaştırabildiklerinde, Rusya'nın Avrupa'ya sattığı gaz miktarında azalma görülecek, bu da Avrupa'nın Rusya karşısında elinin güçlenmesini sağlayacak, en büyük rakiplerini kendi paraları ile finanse etmemiş olacaklardı. Fakat beklenmedik bir unsur önceleri ufak bir sorun gibi görünen itirazını ortaya sürdü, Esad, boru hattının ülkesinden geçmesine izin vermeyeceğini söylemişti.

Esad'ın Rusya'ya karşı kurgulanan bu oyunda yer almak istememesinin çeşitli sebepleri bulunuyor. Ülkesinin ihtiyacı olan silahları, babasından gelen bir davranışı sürdürerek, Rusya'dan alan Suriye, kurtlar sofrası durumundaki bölgede Rusya'nın kendisini destekleyeceğini ve bu desteğin sürebilmesi için Rusların ekonomik olarak güçlü kalmasının bölgede çok sayıda düşmanı ve rakibi bulunan Rusya, İran ve Suriye'yi güçlü konumda tutmaya devam edeceğini bilmektedir.

O güne kadar ABD tarafından övülerek örnek gösterilen, Erdoğan'la ailecek tatiller yapan ''iyi diktatör'', ''reformcu lider'', ''kardeşim Esad'', kısa süre içerisinde bölge ülkeleri tarafından istenmeyen kişi ilan edilecektir. Komşunun tavuğuna "kışt" diyen Esad için artık geri sayım başlamıştır. Erdoğan, karşılıklı ziyaretler süresince Esad'ı bu projeye ikna edememiş olmalı, Rusya ile varolan köklü ittifakını bozmak istemeyen Esad, kararından vazgeçmeyince, ABD, Avrupa, bazı Arap ülkeleri ve Türkiye'nin de içerisinde bulunduğu, Rusya'ya karşı koalisyon, küçük bir engel olarak gördükleri Esad'ı diktatör yıkma bahanesiyle ortadan kaldırarak yerine bir kukla lider geçirmek için harekete geçerler. Ancak bu konuda Esad'ın ellerinin de yeterince temiz olmadığı iddia edilmektedir.

İddiaya göre, ABD'nin Irak'taki varlığı süresinde, bu ülkeden yoğun bir şekilde nefret eden Esad, Avrupa'dan gelerek el-Kaide'nin Irak koluna katılan, işgalci ABD'ye karşı savaşmak isteyen aşırılık yanlısı cihadçıların Irak'a geçmelerinde aktif rol oynuyor ve Avrupa'dan uçakla Şam'a akın eden cihadçıların Suriye ordusunun araçlarından oluşan konvoylarla Irak sınırına gitmelerini sağlıyordu. Bu iddia gerçek ise Esad'ın terörü beslemenin kişiyi cebinde beslediği er ya da geç sokacak bir akrebi beslemekle özdeşleştiren sözleri daha bir anlam kazanıyor. Bu savaşçıların ABD'ye karşı savaşmaları, süper gücün bıkarak bölgeyi terk etmesine neden olacağını düşünen Esad, kısa bir süre sonra kendi eliyle Irak'a soktuğu İslamcı teröristler tarafından vurulacağını henüz tahmin edemiyordu.

ABD, Irak'ı nihayet terk ederken yanında getirdiği çok sayıda araç ve silahın ABD'ye geri götürülmesinin fazla masraflı olduğuna karar vermiş, terk ettiği mühimatı Irak ordusuna vermişti. Esad'ın düşürülmesine karar verildiği noktada ise, lideri değişen el-Kaide dönüşerek IŞİD halini almış, bu eli kanlı aşırılık yanlısı grup ilk iş olarak Irak ordusunu beklenmedik bir hızda yenilgiye uğratarak ABD'nin bıraktığı araç ve silahları ele geçirmişti. Böylelikle önlenemez yükselişi hız kazanan IŞİD, Esad'ın düşürülmesi görevini üstlenerek CIA tarafından fitili ateşlenen Suriye'de muhaliflerin direnişi bölgesel bir savaşa dönüştürmüştü. 

PUTİN ESAD'I YALNIZ BIRAKMADI

Bölge hızla yangın yerine dönüştüğünde, ABD'nin de bilgisi ve hatta desteği dahilinde Katar ve Suudi Arabistan tarafından sağlanan finans, doğrudan ya da Türkiye üzerinden Suriye'de savaşan ve vekalet savaşı sürdüren Arap ve Avrupalı İslamcılara ulaştırılıyordu. Esad'ın devrilmesi sonucunda Suriye'de Müslüman Kardeşler iktidarı kurulacak ve Erdoğan etkisindeki ihvan eliyle Rusya'ya karşı kurgulanan enerji oyunu sahnelenecekti. Fakat Esad dişli çıktı, Esad en büyük müttefiki Rusya'yı korumak için kendisini ateşe atmış ve Putin bu hareketi yanıtsız bırakmayarak müttefikini ve koruma altına alırken, kendisine karşı kurgulanan oyunu bozmaya çalışmıştı.

Rusya'nın askeri ve silah, İran'ın ise silah, rütbeli asker ve militanlar ile destek verdiği Esad, bir dönem bölgeyi köklerinden sarsan IŞİD'e karşı direnme gücünü korudu. Fakat boru hattı projesinin önündeki engeli kaldırmak için Esad'ı devirmeye milyarlarca dolar harcayan Katar ve Suudi Arabistan'ın, kamuoyunun tepkilerinden ürkerek IŞİD'in başarısız ancak huzur bozucu gücü karşısında tedirgin olmaya başlayan Obama yönetiminin de sabırlarının sonuna gelindi. Suudiler bu savaşa para ve silah aktarmaya son verdiklerinde, Katar ve Türkiye halen Suriyeli muhalifleri beslemeye devam ediyorlardı. Katar boru hattı projesini suya düşüren Esad'ı devirmek için and içmiş gibi saldırırken, Erdoğan için yeni öncelik olası bir Kürt devletinin kurulması durumunda kendisi için politik anlamda uzun yıllardır güzel esen rüzgarın Türk kamuoyu nezdinde bir anda yönünün değişmesine neden olacağından endişeliydi.

TÜRKİYE ALEYHİNE DÖNEN RÜZGAR

Suriye'de başarısızlığın kesinleştiği dönemde dünya kamuoyu ve Türkiye, Erdoğan'ın Suriye savaşındaki rolünü sorgulanmaya başlamıştı bile. Önde gelen dünya devi medya kuruluşlarında Katar ve Suudiler IŞİD'e finans sağlamakla suçlanırken, o günlerde Türkiye ile arası bozuk olan Rusya'nın Dışişleri Bakanı Lavrov, ellerinde Türkiye'nin Suriye'deki muhaliflere silah sağladığı ve suç işlediğine dair deliller olduğunu duyurmuş, bir dönem Cumhuriyet gazetesinin başındaki isim olan Can Dündar ise MİT TIRları haberini yayınlamıştı. Çemberin daraldığı ve çanların elbette Suudiler, Katar ve Erdoğan için çalmaya başladığını anlamak için dahi olmaya gerek yoktu. 

Erdoğan, kendi ülkesinde medyayı büyük ölçüde baskı altına almış ve oy kasası konumundaki destekçilerinin olaylardan haberdar olmalarını bir ölçüde engellemiş ya da gerçekleri eğip bükerek onlara duyurmuş olabilir. Fakat Türkiye'de geriye kalan nadir muhalif basın konuyu gündeme getirmeye devam ediyordu, dış basını susturması ise mümkün değildi. 2013 Gezi direnişinin ardından Batılı müttefikleri ile arası bozulan Erdoğan'a yolsuzluk suçlamaları da yapılmış, Erdoğan'ın ipini çekmek, bölgede oynanan oyunlardaki rolünü sorgulamakla mümkün olabilir gibi görünmeye başlamıştı.

FATURA KATAR VE TÜRKİYE'YE KESİLEBİLİR

Katar-Türkiye boru hattı, bu iki ülkenin ortak projesi olrak ortaya atılmış, ancak bu projeden fayda sağlayabilecek çok sayıda ülke tarafından da desteklenmiştir. Ancak projenin önündeki engelin kaldırılması işi ortaklaşa üstlenilmiş olsa da, sonunda bölgeyi yangın yerine döndürerek, ancak başarının kapısına dahi yaklaşamayan ülkeler birer birer ellerini çekerek ortaya çıkan tabloyu eleştirerek günahlarından vakitlice sıyrılma yoluna girmişlerdir. Bu konuda Katar ve Türkiye tüm ülkelerin gerisinde kalmış, nihayetinde Katar eşi görülmemiş bir ambargoyla muhatap olmak zorunda kalırken, Erdoğan yarın benzer bir eylemin kendisine de uygulanabileceğini görmüş olmalı.

Suriye karışıklığının ve sonrasında yaşanarak bölgede büyük göçlere neden olan katliamların sebebi Katar-Türkiye boru hattı projesi üzerinden kurgulanan oyunlar olduğu doğru mudur? Bu sorunun yanıtını en iyi geleceğin tarihçileri verecek olsalar da, şimdilik eldeki veri bu bilgiyi tartışılır kılıyor. Eğer çok sayıda büyük gücün enerji piyasası oyunları doğrultusunda Suriye'yi ateşe attıkları doğru ise, bu işin başarılamamış olması tarihin akışını değiştiren bu girişime dair hesap sorma gününün geldiğini ve Suriye'nin bundan sonraki süreçte elinin hukuki manada güçlü olacağını da gösteriyor olabilir. 

Sandalye kapmaca oyununda olduğu gibi, ışıklar yandığında sandalye tutarak oturmayı başaramamış iki ülke, Katar ve Türkiye ayakta kalınca, fatura bu ikisine kesilmeye karar verilmiş gibi görünüyor. 

Şıvan Okçuoğlu

Kaynaklar: http://odatv.com/esad-o-projeyi-imzalamayacagini-soyledigi-dakikalarda-cia-ayaklanmanin-fitilini-atesledi-2802161200.html

http://www.truth-out.org/news/item/37685-the-war-against-the-assad-regime-is-not-a-pipeline-war

Odatv.com

 
8 Haziran 2017 Perşembe 11:52 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Kazım DEMİR
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1631 - Vezüv yanardağı faaliyete geçti: yaklaşık 4.000 kişi öldü.
1707 - Japonya'da Fuji Dağı'nın kayıtlara geçmiş son patlaması gerçekleşti.
1727 - Türkiye'de ilk kitap (Vankulu Lugati) basıldı.
1773 - Boston Tea Party: Amerikan kolonistleri çay vergilerini protesto etmek için Boston limanındaki üç İngiliz gemisine girip 300 den fazla çay sandığını denize döktüler.
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
15
10
2
3
32
2
Başakşehir
15
9
3
3
30
3
Fenerbahçe
15
8
5
2
29
4
Beşiktaş
15
7
6
2
27
5
Kayserispor
15
7
6
2
27
6
Göztepe
15
8
3
4
27
7
Trabzonspor
15
7
4
4
25
8
Bursaspor
15
7
3
5
24
9
Sivasspor
15
7
1
7
22
10
Kasımpaşa
16
5
4
7
19
11
Akhisarspor
15
5
4
6
19
12
Aytemiz Alanyaspor
15
5
2
8
17
13
Malatyaspor
15
4
4
7
16
14
Osmanlıspor
15
4
2
9
14
15
Konyaspor
15
4
2
9
14
16
Antalyaspor
15
3
5
7
14
17
Gençlerbirliği
16
3
4
9
13
18
Karabükspor
15
2
2
11
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
14.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051019203839
 
On Numara
11.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070811132122373843454647495157586163717879
 
Sayısal Loto
09.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020711283246
 
Şans Topu
13.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu080911172306
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:44
  • Güneş07:32
  • Öğlen12:28
  • İkindi14:48
  • Akşam17:02
  • Yatsı18:39
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık