TMO'dan son dakika FINDIK açıklaması

Ana Sayfa » Ekonomi » KAPİTALİZMİN YENİ REÇETESİ KENDİNE; TTIP

KAPİTALİZMİN YENİ REÇETESİ KENDİNE; TTIP

TÜRKİYE OLUMSUZ ETKİLENECEK: ABD ve AB, ekonomik krizden kurtuluş için Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) oluşturuyor. Ama bu, Türkiye dahil gelişen ekonomiler için ciddi sıkıntı demek!

 
17 Eylül 2013 Salı 08:35 
Yorum YapYazdır
 
 
KAPİTALİZMİN YENİ REÇETESİ KENDİNE; TTIP

İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), AB ve ABD arasında müzakereleri başlatılan ve Türkiye’nin kapsam dışında tutulduğu "Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP)"konusunu tartışmak ve bilgilenmek amacıyla, 12.9.2013 tarihinde bir seminer düzenledi.

Seminerin açılış konuşmasını yapan Yavuz Canevi’nin, dünyanın en önemli iki ekonomisini bir araya getirecek söz konusu antlaşmanın sadece ekonomik değil, uluslararası dengeleri yeniden belirleyecek jeostratejik bir hamle olduğunu belirten açıklamaları yoğun gündem arasında kaynadı gitti.

Söz konusu antlaşma ile dünya GSYH’sının yarısını ve dünya ticaretinin 1/3’ünü kapsayacak bir serbest ticaret ve yatırım alanı oluşturulacağını söyleyen Canevi’nin açıklamalarına göre; söz konusu antlaşmanın, ABD ekonomisine yılda 95 milyar avro, AB ekonomisine ise yılda 119 milyar avro kazanç sağlaması öngörülüyor.

Canevi’nin bir diğer önemli tespiti, Türkiye’nin, söz konusu antlaşma kapsamı dışında tutuluyor olmasının, Türkiye ekonomisine yapacağı olumsuz etki. Canevi, Almanya Münih merkezli IFO Enstitüsü tarafından yapılan araştırmaya değinerek, bu alana dahil olmaması durumunda Türkiye için olabilecek refah kaybının yüzde 2,5’u bulacağını söylemiş.

İSO Başkan yardımcısı Ali Eren’in konuşması da aynı karamsarlığı yansıtıyor. Ali Eren’e göre bu yılsonuna kadar tamamlanması öngörülen TTIP’nin dünya ekonomisinin ağırlığını tekrar Atlantik’in iki yakasına(ABD, AB) kaydıracak. Üretim standartları yeniden belirlenecek. Gelişmekte olan ülkelerdeki mevcut sanayi olumsuz etkilenecek.

Toplantıda konuşan, AB’nin ABD ile müzakerelerini yürüten heyetin başkan yardımcısı ve Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğü ABD ve Kanada Dairesi Başkanı Damien Levie,  TTIP’nin anlaşmaya taraf ülkelerde ekonomik büyümeye ve istihdama önemli katkısı olacağını, AB’de aile başına 545 avro ekstra gelir ortaya çıkaracağını söylemiş.

Levie’ye göre, söz konusu antlaşma 21’inci yüzyılın ticaret ve yatırım kurallarını belirleyecek. Tarım ve sanayi mallarında her türlü kısıtlama ve tarife ile tarife dışı engellerin kaldırılmasının yanında, yatırımların serbestleştirilmesi, hizmet ve kamu alımları sektörlerinde liberalizasyon, piyasa düzenleyici kurallarını belirlenmesi, rekabet kuralları, kamu iktisadi teşebbüsleri, işçi hakları, çevre ve enerji ve hammadde kaynaklarına erişim gibi birçok farklı alanı kapsayacak.

Temmuz ayında başlanan TTIP müzakerelerinin yoğun bir şekilde devam edeceğini, Türkiye’nin, TTIP kapsamına alınmasının söz konusu olamayacağını söyleyen Levie’ye göre Türkiye’nin izleyeceği en gerçekçi yol, ABD ile paralel müzakereler yürütülmesi için çaba göstermek.

Bu görüşmelerin amacının gelişmiş batı ekonomilerinin krizden çıkması ve yeni istihdam alanları yaratılabilmesi olduğunu söyleyen TEPAV Ticaret Çalışmaları Merkezi Başkanı Emekli Büyükelçi Bozkurt Aran, TTIP müzakerelerinin izleyeceği yol ve genel formatı için, Güney Kore ve ABD arasında imzalanan KORUS serbest ticaret anlaşmasının bir model teşkil edeceğini belirtmiş.

Bu anlaşmanın ABD'de, yeni bir Marshall Yardımı olarak nitelendiğini söyleyen Türk Amerikan İşadamları Derneği Başkanı Ekim Alptekin göre, TTIP’e dahil olma konusunda AB’den olumsuz yanıt alan Türkiye’nin ABD nezdindeki girişimlerini artırması gerekiyor.

Seminerde yapılan konuşmalar, işin boyutunu ve önemini ayrıntılı olarak ortaya koyuyor.

Üzerinde anlaşılan en önemli tespit, AB ve ABD arasında sürdürülmekte olanTransatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı görüşmelerinin, gelişmiş ülkelerin, bizzat kendi vatandaşları, toplumsal, siyasi yapıları açısından da sürdürülemez hale gelen mevcut ekonomik/siyasi sistemi, yine kendi çıkarları ekseninde yeniden tasarlama, inşa etme stratejinin en önemli adımını oluşturduğu.

ABD’nin 1971'de, tek taraflı aldığı bir kararla, Bretton Woods sistemini sonlandırıp, doları altına endekslemekten, yani elinde dolar bulunanlara talepleri durumunda altın verme taahhüdünden vazgeçtiğini açıklamasıyla başlayan, doları siyasi bir araç olarak kullanarak dünyayı yönetme döneminin, bizzat sistemin kazananı bu ülkeler açısından sonuna gelindiği anlaşılıyor.

Yaklaşık 40 yıl süren bu dönemde, ABD ve yakın müttefiki, gelişmiş/emperyalist ülkeler açısından amaca ulaşıldığını söylemek yanlış olmayacaktır. Söz konusu dönemde, daha önce kendi ekonomik etkilerine/sömürülerine kapalı olan birçok ülkenin kapısı, bu ülkelerin bankalarına ve şirketlerine sonuna kadar açılmış, ulus devletlerin, kendi ekonomilerinin kontrolü üzerindeki yetkilerini, uluslararası finans güçlerine terk etmesini sağlayacak yasal düzenlemelerin, “reform” adı altında bizzat bu ülke parlamentolarınca gerçekleştirilmesi sağlanmıştır.

Gelişmiş/emperyalist ülkelerin, kendi lehlerine çalışan bu sitemi, özünü koruyarak değiştirmek istemelerinin altında yatan temel neden, yukarıda da belirttiğimiz gibi, uygulanmakta olan sistemin, son krizde görüldüğü gibi bizzat kendi ekonomilerini ve kendi ülke vatandaşlarını da vurmaya başlamış olması, AB gibi küresel/bölgesel ortaklıkları zayıflatmaya başlamış olmasıdır.

Değişikliğin amacı, tüm dünya ülkeleri açısından daha adil bir ekonomik ve siyasi bir sistemin inşası değildir.

Amaç, yukarıda da belirtmeye çalıştığımız gibi, krizin bu ülkelerin sosyal ve siyasi yapılarında yarattığı tahribat ve tahribatın neden olduğu hoşnutsuzluk ve tartışmaların, sistemi tehdit edecek boyuta erişmeksizin,daha önce denenmiş ve başarıya ulaşmış Marshall Yardımı ve “refah devleti” gibi, soğuk savaş dönemi uygulamalarının, günümüze uyarlanmış versiyonları gündeme getirilerek yatıştırılmasından başka bir şey değildir.

Bu anlaşmanın, küreselleşme safsatasına inanarak ekonomilerini gelişmiş ülkelerin sermaye ve mallarına sonuna kadar açan, açmakla da kalmayıp, bu durumun sürekliliğini yasal düzenlemeler ve uluslararası taahhütlerle garanti eden (Gümrük Birliği Anlaşması, vb.) Türkiye ve benzeri ülkeler açısından pek de hayırlı sonuçlar doğurmayacağını tahmin etmek için müneccim olmaya gerek bulunmuyor.

Daha da vahim olan, ülke ekonomisini, toplumsal yapımızı çok ciddi oranda ve olumsuz olarak etkileyeceği kesin olan böylesi önemli bir konunun, özellikle emek kesimi örgütlerinin ve siyasi partilerin ilgisini çekmiyor olması.

Ahmet Müfit

Odatv.com

 
17 Eylül 2013 Salı 08:35 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1349 - Mainz'da 6000 yahudi, veba'dan sorumlu tutularak öldürüldü.
1516 - Mercidabık Savaşı: I. Selim'in ordusu Memlük ordusunu yendi.
1814 - İngiliz birlikleri Washington, D.C.'yi işgal etti, White House ve pek çok başka binayı ateşe verdi.
1851 - Palmer ve Goldschmid şirketleriyle sözleşme imzalayan Osmanlı Hükümeti, borç para aldı.
1858 - Richmond-Virginia'da 90 zenci, eğitim almak suçuyla tutuklandı.
1875 - Matthew Webb, Manş Denizi'ni yüzerek geçen ilk kişi oldu.
1891 - Thomas Edison, hareketli çekim yapan kameranın patentini aldı.
1909 - Panama Kanalı'nın ilk betonları dökülmeye başlandı.
1912 - Alaska, ABD topraklarına dahil oldu.
1919 - Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu.
1920 - Kurtuluş Savaşı sırasında 2. Milli Aşireti Ayaklanması çıktı.
1929 - Türkiye ve İran dostluk antlaşması imzaladı.
1931 - Fransa ve SSCB saldırmazlık antlaşması imzaladı.
1932 - Amelia Earhart, ABD'yi baştan başa ve durmaksızın (Los Angeles'tan Newark'a) uçan ilk kadın oldu.
1936 - Üçüncü Türk Dil Kurultayı Dolmabahçe Sarayı'nda toplandı.
1938 - Murgul Bakır İşletmesi, Etibank tarafından satın alındı.
1939 - Nazi-Sovyet Paktı: Adolf Hitler ve Josef Stalin arasında imzalandı.
1949 - Kuzey Atlantik Paktı Antlaşması (NATO) yürürlüğe girdi.
1954 - Brezilya devlet başkanı Getúlio Dornelles Vargas intihar etti.
1958 - Bursa Kapalı Çarşı Yangını
1960 - Vostok'ta (Antarktika) rekor sıcaklık: -88°C
1961 - İstanbul Petrol Rafinerisi A.Ş. (İPRAŞ) törenle üretime başladı. Şirketin %51 hissesinin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'na (TPAO), %49'unun ise ABD Şirketi Caltex'e ait olduğu açıklandı.
1963 - 200-metre serbest stil yüzmede rekor: Don Schollander (1:58).
1968 - Fransa ilk hidrojen bombasını kullandı.
1969 - Türk-İş tarafından Ankara'da düzenlenen ve 50 bin işçinin katıldığı gösteride, hükümet ve parlamento protesto edildi.
1981 - Mark David Chapman, John Lennon'u öldürmek suçundan 20 yıl hapse mahkum oldu.
1989 - Voyager 2, Neptün gezegeninin yanından geçti.
1991 - Mikhail Gorbachev, SSCB Komünist Parti başkanlığından istifa etti. Aynı gün, Estonya, Letonya ve Ukrayna bağımsızlığını ilan etti. SSCB'nin dağılma süreci başladı.
1992 - Çin ve Güney Kore arasında diplomatik ilişkiler başladı.
1993 - Keşmir'de Müslümanlar ile Hindular arasında çıkan çatışmada 20 Müslüman öldü.
1995 - Windows 95 işletim sistemi Microsoft tarafından dünyaya tanıtıldı.
2006 - Uluslararası Astronomi Birliği (IAU), Plüton'un "cüce gezegen" olduğuna karar verdi.
79 - Vezüv yanardağı püskürdü; Pompeii, Herculaneum, ve Stabiae şehirleri vokanik küller altında kaldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:40
  • Güneş05:31
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:21
  • Akşam19:17
  • Yatsı20:53
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
21.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04051323253137384042435051556162646569727779
 
Sayısal Loto
19.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu111516171840
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık