Rus gazetenin büyük etki yaratan Erdoğan haberi

Ana Sayfa » Güncel » KAMUDA TÜRBAN VE ÇARŞAF TARTIŞMASI

KAMUDA TÜRBAN VE ÇARŞAF TARTIŞMASI

Hükümet, Devlet Memurları Kıyafet Yönetmeliği’nin 5’inci maddesindeki ‘Baş daima açık’ şeklindeki üç kelimeyi kaldırıp, ‘Yüz açık’ ifadesi koyarak, kamuda türbanın yolunu açacak.

 
2 Ekim 2013 Çarşamba 08:19 
Yorum YapYazdır
 
 
KAMUDA TÜRBAN VE ÇARŞAF TARTIŞMASI

Yönetmelikte, kadın kamu görevlileri için ‘Kolsuz ve çok açık yakalı gömlek, bluz veya elbise ile strech, kot ve benzeri pantolonlar giyilmez. Etek boyu dizden yukarı ve yırtmaçlı olamaz. Terlik tipi (sandalet) ayakkabı giyilmez’ sınırlamaları ise korunacak. Hükümete yakın bir kaynak, kamuda türbanın serbest bırakılmasının modern demokrasiye ve özgürlük anlayışına, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarına uygun olduğunu savundu. Yetkili, anayasa ve yasalarda başörtüsüne engel özel hüküm bulunmadığını ve mevzuatta kamuda kadınların başörtüsü takmasına engel olarak görülen Kılık Kıyafet Yönetmeliği’nde değişiklik çalışmasının en kısa sürede tamamlanacağını bildirdi. Yetkili, yönetmelikte kamuda çalışan kadının elbise, pantolon ve etek giyeceğinin açıkça belirtildiğini, çarşaf, burka, peçe gibi kimliği de gizleyecek kıyafetlere izin verilecek şekilde bir düzenlemenin ise sözkonusu olmadığını bildirdi.

ÇARŞAFA İLK ADIM  
Hukukçular ise konuya ilişkin şunları söylediler: Ahmet Kılıçoğlu (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi) “Kamuda başörtüsü serbestliği Türkiye’de çarşaf konusunda atılan ilk adımdır. Anayasımızın değişmez hükümlerine göre Türkiye Cumhuriyeti laik bir hukuk devletidir. Laik hukuk devletinde devlet kişilerin inançlarına ve geleneklerine göre uygulamalar yapamaz. Laiklik, devletin inancı ne olursa, herkese eşit mesafede olmasını emreder. Kamu gibi önemli bir kesitte demokrasi adına böyle bir ayrımcılık yapılması laik hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Başörtüsü, kişilerin inancı ve geleneği ile ilgilidir. Kamuda kişilerin inancı ve geleneğine bağlı uygulamalar yapılamaz. 2002 öncesi Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararları dahil bu uygulamaları hukuka aykırı bulurken, hiçbir yasal değişiklik olmadan 2002 sonrası bir dönüş yapılmasını anlamak mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti’ne İslamiyet 2002’de gelmemiştir. Bu uygulamanın demokrasi ile bir ilgisi olmadığı gibi ülke hayrına da değildir. Başörtüsünün kamuda serbest hale getirilmesi çok tehlikeli bir gidişatın başlangıcı olmuştur. Bugünden itibaren kamuda başörtülü ve başörtülü olmayan memur kamplaşması yaratılacaktır. Ülkemizde basında, yargıda, üniversitelerde, sporda benzeri alanlarda kamplaşmalara yeni ve en tehlikeli olanı eklenmiştir.”Güven Dinçer (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanvekili) Kamuda türbanın serbest bırakılması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) başta olmak üzere anayasaya, avukatlara türban izni dışındaki yerleşik Danıştay içtihatları ve laik devlet sistemine aykırı. Türkiye’de sorunlar hukuki olmaktan çıkmıştır. Türban daima çağdaşlığa karşı bir bayrak olarak ortaya sürülmektedir. Her yerde adım adım geriye gidilmektedir.”

 
2 Ekim 2013 Çarşamba 08:19 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1880 - Fransa Tahiti'yi topraklarına kattı.
1913 - Balkan Savaşı başladı.
1925 - Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nce idama mahkûm edilen Şeyh Said ile adamları idam edildi.
1934 - Bitlis'te yaşayan Zaro Ağa 157 yaşındayken yaşamını yitirdi. İç organları inceleme amacıyla alındı.
1938 - Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Hatay Devleti Meclisi, oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı aldı.
1971 - TBMM'de çıkan bir yasayla Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklandı.
1974 - Isabel Perón, Arjantin'in ilk kadın devlet başkanı olarak yemin etti. Kocası eski başkan Juan Peron sağlık durumunun bozulması üzerine görevlerini bırakmıştı. Zaten iki gün sonra da öldü.
1976 - Seyşel Adaları, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1984 - Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında karma ekonomik protokol imzalandı.
1986 - Arjantin, Batı Almanya'yı 3-2 yenerek Dünya Futbol Şampiyonu oldu.
1992 - Cezayir devlet başkanı Muhammed Budiaf suikaste uğrayarak yaşamını yitirdi.
1995 - Ankara Büyükşehir Belediyesi, amblemindeki Hitit Güneşi'ni; Kocatepe Camii'ni ve Atakule'yi simgeleyen bir tasvir ile değiştirdi.
1999 - Abdullah Öcalan, vatana ihanet suçundan idam cezasına çarptırıldı.
2000 - Endonezya'da yolcu taşıyan bir tekne 500 yolcusuyla birlikte battı. Kazadan kurtulan olmadı.
2002 - Türkiye, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda 3. oldu.
2005 - Sezen Aksu Bahane Albümünün Remiks'ini çıkarttı.
2008 - Euro 2008 finalinde İspanya, Almanya'yı yenerek Avrupa şampiyonu oldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:24
  • Güneş04:45
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:37
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
28.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202123242909
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık