ŞOK KHK: Kamudan 3 bin 974 ihraç.. Tam liste

Ana Sayfa » Güncel » Kamu emekçisi 'hükümet memuru'na karşı sandık kurdu

Kamu emekçisi 'hükümet memuru'na karşı sandık kurdu

Hükümetin, 657 sayılı devlet memurları kanununda değişiklik yaparak 'devletin memuru' yerine hükümetin memuru' uygulaması getirme girişimleri büyük tepki çekiyor. KESK, kamu çalışanlarının kazanılmış haklarını önemli, ölçüde ortadan kaldıracak ve memuru siyasal iktidarın kölesi yapacak düzenlemelere karşı işyerlerinde sandık kurdu. KESK Trabzon Dönem Sözcüsü Muhammet İkinci, tüm kamu emekçilerini bu tasarıya karşı oy kullanmaya çağırdı.

 
30 Mayıs 2013 Perşembe 14:45 
Yorum YapYazdır
 
 
Kamu emekçisi 'hükümet memuru'na karşı sandık kurdu

İŞTE İKİNCİ'NİN ÇAĞRISI

 

Bildiğiniz üzere, kamu emekçilerinin çözüm bekleyen onlarca sorunu orta yerde dururken AKP iktidarı geçtiğimiz 15 Mayıs çarşamba günü TBMM’ye yeni bir Torba Yasa tasarısı sunmuştur. Söz konusu tasarı ile başta 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu olmak üzere pek çok kanunda, kanun hükmünde kararnamede değişiklik öngörülmektedir Bu torba yasa tasarısı ile 2,5 milyonu aşkın kamu emekçisinin umutları bir kez daha karartılmıştır.

Torba yasa ile kamuda üst düzey yönetici olarak atanabilmek için gerekli koşulların alt üst edilmesi dolayısıyla kariyer ve liyakat ilkesinin tamamen ortadan kaldırılması vardır. Otoriter başkanlık sistemine giden yolun taşlarının döşenmesi için tıpkı 12 Eylül referandumun da olduğu gibi AKP’nin devletleşmesi sürecinin hızlandırılması vardır.

AKP’nin bu torbasında, “Hükümet memuru” yaratarak zaten doruğa çıkan siyasi kadrolaşmanın önündeki son kalelerin de işgali vardır. Kamu Hastaneleri Birlikleri düzenlemeleri ile hastanelerin yönetimine özel sektörden yüksek maaşla sağlıkçı olmayan CEO ların atanmasına benzer bir uygulamanın tüm kamu alanında genelleştirilmesi vardır. AKP’nin bu son torbasında işe göre personel değil yandaşa göre iş-mevki yaratma vardır.

Diğer taraftan tasarı ile kamu emekçilerinin disiplin cezalarının affı beklentisi de boşa çıkarılmaktadır. Başından beri yüz kızartıcı suçlar dışında kalan tüm disiplin cezalarının affedileceği beklentisi yaratılan kamu emekçilerine 28 Şubat şoku yaşatılmıştır.  AKP iktidarına göre disiplin suçları nedeniyle 28 Şubat sürecinde memuriyetten çıkarılanlardan başka mağdur olan kamu emekçisi bulunmamaktadır.

Eğer kamu emekçilerinin başına örülmek istenen bu torba yasa tasarısı yasalaşırsa;

  • Kamuda,  Müdür, İl Müdürü, Daire Başkanı kadrolara yapılacak atamalarda aranan sırası ile 8, 10 ve 12 yıllık hizmet süresi  5 yıla indirilecek. Bu pozisyondakiler için 5 yılın hesabında sadece kamudaki süreler değerlendirilecek.
  • 6400 ek göstergeli Genel Müdür ve üstü kadrolara atanmada yine 5 yıl hizmet yeterli olacak. 5 yılın hesabında bu kez özel sektördeki süreler de değerlendirilecek. Üstelik bu kadrolara daha önce hiç memuriyeti olmayanlar da atanabilecek.
  • Müdür ve üstü kadrolara atanmada belirli süre o kurumda çalışmış olma, belirli bölümleri bitirmiş olma gibi şartlar aranmayacak.
  • Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı gibi kurumlardaki üst düzey kadrolara meslek mensubu olmayanlar da atanabilecek. Örneğin Adalet Bakanlığına bağlı müdürlüklerin büyük bölümüne atanabilmek için, hukuk fakültesi mezunu olma, hâkim, savcı ya da avukat olma şartlarının yanı sıra ve kamuda belli bir hizmet süresine sahip olma şartı da ortadan kaldırılacak. Yani mesleğin gerektirdiği hizmet yılı, fakülte-eğitim şartları kaldırılacak. Adalet Bakanlığındaki üst düzey kadrolara İlahiyat Fakültesi mezunu, meslekle uzaktan yakından ilgisi olmayanlar atanabilecek.
  • Böylesine önemli görevlere atanmada tek kriter sadece ve sadece AKP yandaşlığı olacak. Kamuda yıllarca hizmet eden gerekli şart ve nitelikleri taşıyanların başına bu Yandaş-CEO-Tüccar takımı amir olarak atanacak.

 

 

Bunun adı, AKP iktidarına biatta kusur etmeyecek “hükümet memurluğu” yaratılması değil de nedir? Zaten kamu alanında ciddi mesafe kaydedilen siyasi kadrolaşmanın tamamlanması değil de nedir? Bunun adı,  kamu hizmetinin sürekliliğinin yok edilmesi, kamu personel alımında uyulması gereken kuralların yok sayılması değil de nedir?

Başta 6111 sayılı torba yasa ve onlarca Kanun Hükmünde Kararname ile kamu alanında taşeronlaştırma yaygınlaştırılmıştır. Esnek, performansa dayalı, kuralsız, güvencesiz çalışma biçimleri İş ve ücret güvencemizle doğrudan bağı olmadığı yanılsaması yaratılan onlarca düzenleme, fiili uygulama ile hayata geçirilmiştir.

Diğer taraftan bugüne kadar TBMM’ye gelen yasa tasarılarının, tekliflerinin getirildikleri haliyle kalmadığını defalarca yaşayarak öğrendik. Konusuyla en alakasız yasa tasarılarının, tekliflerin bile verilen önergelerle nasıl tanınmaz hale getirildiğine, sendikal hak ve özgürlüklerimizi yok ettiğine defalarca şahit olduk. Hemen her gün kabineden bir bakanın “657’ye sırtını dayayan memurlar yan gelip yatıyor” beyanatları, kamu emekçileri ile toplumun diğer kesimlerini karşı karşıya getirmeyi hedefleyen kışkırtıcı açıklamaları hafızalarımızdaki tazeliğini koruyor.

Bugün kamu emekçileri olarak  önümüzde iki yol var. Ya işimize, güvencemize göz koyanlara karşı geleceğimize sahip çıkmak için örgütlü mücadeleyi yükselteceğiz ya da AKP’ye biat eden hükümet memurluğu ile güvencesiz, esnek, kuralsız çalışmanın gönüllü kulları olacağız.

Biz tercihini birinci yoldan yana kullanan kamu emekçilerinin örgütü olarak mücadeleyi yükseltemeye kararlıyız. Bunun için, bugün başlattığımız il gezileri ile yurdun dört bir yanına dağılan yöneticilerimiz emek karşıtlarının yaratmak istediği sis perdesini dağıtıyor.

Yalana karşı gerçeğin, haksız-hukuksuz olana karşı adil ve demokratik olanın açığa çıkarılması mücadelesinde, tüm kamu emekçilerini kendi tercihlerini, iradelerini ortaya koymanın bir aracı olarak 27 Mayıs Pazartesi gününden itibaren  tüm işyerlerinde kurduğumuz referandum  sandıklarında  -31 Mayıs 2013  akşamına kadar  bize sormadan hakkımızda karar alanlara haklarımıza ve geleceğimize sahip çıktığımızı göstermek için oy kullanmaya çağırıyoruz.

Son söz olarak tüm kamu emekçilerini yarın çok geç olmadan, bugün, iş ve ücret güvencesine, insanca yaşam güvenceli gelecek mücadelesine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir.

 
30 Mayıs 2013 Perşembe 14:45 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
29
10
6
13
36
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
29
10
4
15
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
29
8
6
15
30
16
Gaziantepspor
29
7
5
17
26
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1903 - Alberta'da (Kanada) meydana gelen toprak kaymasında 70 kişi öldü.
1916 - Kut'ül Ammare Kuşatmasında Halil Kut Paşa komutasındaki 6. Ordu Irak cephesinde Kut'ül Ammare kasabasında İngiliz Mezopotamya ordusunu teslim aldı.
1939 - Türk güreşçileri Yaşar Doğu ve Mustafa Çakmak 66 ve 87 kilolarda Avrupa ikincisi oldu.
1945 - İtalya'daki Alman birlikleri teslim oldu.
1945 - Sovyet tankları Berlin'e girdi. Sovyet askerleri şansölyelik binasının kapılarını zorlarken, Nazi lider Adolf Hitler, tabancayla intihar etti.
1945 - Adolf Hitler, Eva Braun ile Berlin'de evlendi ve Amiral Karl Dönitz'i veliahtı tayin etti.
1945 - Dachau Toplama Kampı, ABD Kara Kuvvetleri'ne bağlı 42. Piyade Tümeni ve diğer 7. Ordu birlikleri tarafından kurtuldu.
1949 - Sabahattin Ali'yi öldüren Ali Ertegin'in yargılanmasına başlandı.
1951 - Helsinki'de düzenlenen Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nı Türk Milli Takımı kazandı.
1955 - Güney Vietnam'da iç savaş başladı.
1959 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Ege illerini kapsayan yurt gezisine çıktı. Ankara garında ve Eskişehir tren istasyonunda halkın muhalefet lideriyle görüşmesi ve gösteri yapması polis tarafından engellendi.
1960 - Ankara ve İstanbul'da üniversiteler 1 ay süreyle kapatıldı. İstanbul Üniversitesi'nde gösterilere polisin silahlı müdahalesinde önceki gün bir öğrenci ölmüş, ayrıca sıkıyönetim ilan edilmişti.
1968 - Hair Müzikali Broadway'de perdelerini açtı.
1971 - Çetin Altan ve İlhan Selçuk 9 Mart 1971 darbe teşebbüsü ile ilgili olarak sorgulanmak üzere gözaltına alındılar.
1972 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay hükümeti kurma görevini eski başbakanlardan Suat Hayri Ürgüplü'ye verdi.
1979 - İstanbul'da 1 Mayıs günü sokağa çıkma yasağı uygulanacağı ilan edildi.
1979 - Süleyman Demirel, Türkiye Muhtarlar Federasyonu'nun 5. Genel Kurulu'nda "Türkiye Muhtarbaşı" seçildi.
1980 - 1 Mayıs'ın yasaklandığı il sayısı 30'a yükseldi.
1981 - Ankara Sıkıyönetim Askeri Savcılığı, MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş ve 219 sanık hakkında idam istemiyle dava açtı.
1983 - Resmi Gazete'de yayımlanan İçişleri Bakanlığı tebligatına göre, 12 Eylül askeri darbesinden sonra 242'si 10 yıl, 481'i 5 yıl olmak üzere toplam 723 kişi siyaset yasağı kapsamına alındı.
1986 - Yetkililer, 26 Nisan'da meydana gelen Çernobil kazası sonrası oluşan radyoaktif bulutların Türkiye'ye ulaşma olasılığının zayıf olduğunu iddia ettiler.
1986 - "Bir Yeni Cumhuriyet İçin" adlı kitabı nedeniyle 4. kez yargılanan Yalçın Küçük 1,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
1988 - İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli "Türkiye'nin 1 Mayıs diye bir bayramı yoktur" dedi.
1991 - Bengaldeş'te meydana gelen kasırga en az 138.000 kişinin ölümüne ve 10 milyon kişinin evsiz kalmasına neden oldu.
1992 - Los Angeles'da çıkan halk ayaklanmasında üç gün içinde 54 kişi öldü ve yüzlerce bina tahrip edildi.
2004 - Oldsmobile son otomobilini üretti. Şirket tam 107 yıldır otomobil üretimi yapıyordu.
2005 - Suriye, 29 yıl süren işgalin ardından Lübnan'dan tamamen çekildi.
2007 - İstanbul'da, Çağlayan Mitingi düzenlendi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:19
  • Güneş05:14
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:21
  • Akşam19:23
  • Yatsı21:05
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık