CHP Lideri Düzce'deki ayıba ve kışkırtmaya ne dedi

Ana Sayfa » Güncel » ''Kamu çalışanları olarak grevdeyiz.. Çünkü..''

''Kamu çalışanları olarak grevdeyiz.. Çünkü..''

Kamuda birçok iş kolunda ülke çağpında 100 binin üzerinde kamu çalışanı bugün iş bıraktı. Eyleme Trabzon'da da ciddi katılım oldu. Peki neden böyle bir eylem yaptılar. KESK'e bağlı Büro Emekçileri Sendikası Trabzon Şube Başkanı Ayhan Kanber, bunun gerekçelerini açıkladı. İşte gerekçeler..

 
27 Şubat 2013 Çarşamba 07:50 
Yorum YapYazdır
 
 
''Kamu çalışanları olarak grevdeyiz.. Çünkü..''

 

 

AKP’nin tek başına iktidara geldiği 2002 yılından bu yana, çalışma yaşamında hayata geçirdiği bütün uygulamalar, en temel haklarımızı gasp etmeyi, güvencelerimizi adım adım elimizden almayı hedeflemiştir.

Kamu emekçilerinin iş güvencelerinin tartışılmaya başlandığı, esnek çalışma, performans değerlendirme ve angarya çalışma uygulamalarının dayatıldığı, rotasyon ya da sürgün tehditleriyle karşı karşıya olduğumuz bir süreçte grevimizi gerçekleştiriyoruz.

Son on yıl içinde toplumun diğer kesimleri gibi kamu emekçilerinin de maaşları sürekli olarak erimiş, satın alım gücü belirgin bir şekilde azalmıştır. Her yıl yüzde 2-3 gibi sefalet zamlarına mahkum edilen kamu emekçileri, açlık sınırına yakın, yoksulluk sınırına uzak bir yaşam sürmek zorunda bırakılmıştır. 2012 yılı başından itibaren doğalgaz, elektrik ve akaryakıtın yanı sıra temel tüketim maddelerine toplamda %30’u aşan oranlarda zam yapılırken, kamu emekçilerinin maaşları yüzdelik zamlarla artırılmıştır. Hükümet “Ekonomimiz büyüyor, dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduk” diyerek övünmektedir. Bu büyümeden pay isteyen kamu emekçilerine gelince “kaynak yok” yalanının arkasına sığınılması ise kabul edilemez.

Olmayan şeyleri varmış gibi göstermek, yalanları allayıp pullayıp gerçekmiş gibi sunmak, AKP hükümetinin en büyük “meziyeti” olarak karşımıza çıkıyor. En acımasız saldırıları bile öncesinden müjdeleyerek hayata geçiriyorlar. Bu durumun son örneğini Hükümetin olağanüstü çabalarla çıkardığı Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile gördük. Bu seferki “müjde”nin adı “Kamuda eşit işe eşit ücret geliyor!” yalanı oldu.

666 KHK ile yapılan düzenleme “eşit işe eşit ücret” değil sadece “yukarıdakilerin” mali haklarını eşitleyen, fazla mesai ücretleri, ikramiye gibi emekçilerin kazanılmış haklarını gasp eden bir düzenleme olmuştur.
AKP hükümeti gerçek anlamıyla “eşit işe eşit ücret” getirmek istiyorsa, ek ödemeleri değil, temel ücretleri arttırmalıdır.
Kamu emekçileri yılbaşında aldığı maaşı ancak 3-4 aylık sürede alabilmekte, sonraki aylarda maaşları artan vergi dilimi oranları nedeniyle belirgin bir şekilde azalmaktadır. Hükümetin “kaşık ile verdiklerini kepçe ile aldığı” bir sistemde, adaletten ve eşitlikten bahsedilemez. Bu adaletsizliğe derhal son verilmesini, maaşlarımızın vergi dilimi artışlarından etkilenmeden net olarak ödenmesini istiyoruz.
İnsanca yaşam ve çalışma koşullarından giderek uzaklaştırılan, işe giriş çıkışları turnikeler ve yüz okumalarla, çalışma ortamları kameralarla denetlenerek haksız ve hukuka aykırı muamelelere maruz bırakılan büro emekçileri olarak artık yeter diyoruz!
İşyerlerimizde yaşanan hak kayıplarını, istihdam belirsizliğini, gelecek kaygılarını, personel yetersizliği nedeniyle yaşanan iş yoğunluğunu birçok kez ifade etmemize rağmen hükümet tarafından sorunlarımızın çözümü için bugüne kadar tek bir adım atılmadığı için bugün grevdeyiz.
AKP hükümeti döneminde kamuda sözleşmeli, taşeron v.b. farklı statülerdeki güvencesiz çalıştırma uygulamaları hızla artmıştır. Devlet eliyle esnek, güvencesiz, kuralsız ve sendikasız çalıştırma özendirilmektedir. Kamuda işçi ya da kamu emekçisi ayrımı yapılmadan bütün esnek, kuralsız ve güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmesini ve tüm emekçilerin iş güvencesine sahip olarak çalıştırılmasını istiyoruz.

Kamuya yönelik kapsamlı saldırının son ayağı olan kamu personel sisteminin kökten değiştirilmesi, sadece kamu emekçilerini değil, kamu hizmetinden yararlanan milyonlarca yurttaşı da doğrudan ilgilendirmektedir. Kamu emekçilerinin mevcut haklarını elinden almak isteyen her türlü düzenlemeye karşı kamu hizmetlerini ve kazanılmış haklarımızı savunmak, kamu hizmetini yürütenlerin ve bu hizmetten yararlananların ortak tepkisini örgütlemek bugün her zamankinden daha önemli hale gelmiş durumdadır.
Siyasi iktidarı son kez uyarıyoruz; iş güvencemizi asla ve asla müzakere konusu yapmayacağız! İnsanca yaşam ve grevli toplu sözleşmeli sendika talebimiz gerçekleşene kadar mücadelemizi yükseltmeye devam edeceğiz...
• 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin kamuda yarattığı ücret adaletsizliğine karşı gerçek anlamda “eşit işe eşit ücret” ilkesi hayata geçirilmelidir.
• SGK emekçilerinin ikramiyeleri, yargı emekçilerinin ulaşım ödenekleri derhal ödenmeli, bugüne kadar bir nevi iyileştirme olarak ödenen fazla mesailer maaşlarımıza eklenmelidir.
• Kamu emekçilerinin emekli olduklarında yüzde 60 oranında uğradıkları gelir kaybına karşı her türlü ek ödeme emekli aylıklarına dahil edilmeli, en düşük kamu emekçisi maaşı bugün için yoksulluk sınırı olan 3.481 TL’ye yükseltilmelidir.
• Performans uygulamaları ile kamu emekçilerinin yarıştırılması, rotasyon adı altında il içi ve il dışı sürgün uygulamalarından derhal vazgeçilmelidir.
• Kamuda istihdam edilen 4/B, 4/C, 50/D, taşeron, kapsam içi, kapsam dışı vb gibi farklı statülerdeki kamu emekçileri 4/A kadrosuna alınarak, iş güvenceli olarak çalıştırılmalı, taşeron ve sözleşmeli çalışma yasaklanmalıdır.
• Toplusözleşme ve grev hakkının önündeki fiili engeller kaldırılmalıdır.
VERGİDE ADALET İÇİN!
• Her yıl hesaplanan açlık sınırı rakamından vergi v.b hiçbir kesinti yapılmamalıdır.
• Belirlenen yoksulluk sınırı rakamı en alt vergi diliminden vergilendirilmelidir.
• Temel tüketim maddeleri ve hizmetlerden alınan dolaylı vergiler kaldırılmalıdır.
• Kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınmalıdır.
• Servet vergisi konulmalıdır.
• Toplanan vergiler savaşa, ranta değil, halkın yararına kamu hizmetlerinde kullanılmalıdır.
SENDİKAL ÖRGÜTLÜLÜK ÜZERİNDEKİ BASKILARIN SON BULMASI İÇİN!
Yukarıda saydığımız taleplerimiz için; mücadele eden yöneticilerimiz, temsilcilerimiz ve üyelerimiz disiplin cezaları, sürgün, görevden el çektirme cezalarıyla sindirilmek isteniyor. Bütün bunlara ek olarak gözaltı ve tutuklamalarla sendikal faaliyetlerimiz engellenmek isteniyor. Son olarak 19 Şubat’ta, içerisinde KESK MYK üyemiz Akman Şimşek’in de bulunduğu 147 KESK üyesi arkadaşımız gözaltına alınmış, içlerinde KESK MYK üyesi Akman Şimşek, KESK Denetleme Kurulu Üyesi Erdoğan Canpolat, eski MYK Üyemiz Abidin Sırma ve İstanbul 1 Nolu Şube Başkanımız Dursun Doğan’ın bulunduğu 56 kişi tutuklanmıştır.
Bu operasyonun tam da konfederasyonumuz KESK’in kamu emekçilerinin iş güvencesinin kaldırılmasına dönük hükümet tarafından çalışmaların başlatıldığı bir dönemde illerde örgütlenme çalışmaları başlattığı gün yapılması manidardır. Yine bu operasyonun bugün yaptığımız grev arifesine getirilmesi eylemlerimizin kimi çevreleri rahatsız ettiğini de göstermektedir.
AKP hükümetinin yıllardır kesintisiz sürdürdüğü saldırılarına karşı tek tek işyerlerindeki tüm emekçileri mücadele içinde birleşmeye, tüm emekçileri baskılara karşı birlik olmaya, haklarımıza ve geleceğimize yönelik muhtemel saldırılara karşı ortak hareket etmeye çağırıyoruz.

 

 
27 Şubat 2013 Çarşamba 07:50 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:23
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık