Erdoğan'a çok sert tepki: Egemenliğimize müdahale!

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » Kamu çalışanı greve gidiyor

Kamu çalışanı greve gidiyor

Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Trabzon Şube Platformu iş güvenliği talebiyle bugünden itibaren tüm yurtta grevde olduklarını açıkladı.

 
4 Haziran 2013 Salı 15:08 
Yorum YapYazdır
 
 
Kamu çalışanı greve gidiyor

Haber: Trabzon'da Kesk Üyeleri Grevde

 

Meydan Parkı Atatürk Alanı'nda toplanan KESK üyesi bir grup, İstanbul Taksim'deki 'Gezi Parkı' eylemlerine destek vermek ve iş güvenliği talebi için greve gideceklerini düzenledikleri bir eylemle açıkladı. Atatürk Heykeli önünde 'AKP Halka Hesap Verecek' sloganları atarak 'Gezi Parkı'nda yaşananları protesto eden grup adına konuşan KESK Trabzon Dönem Sözcüsü Muhammet İkinci, eşit, özgür, demokratik bir ülke iş güvencesi ve insanca yaşam için grevde olduklarını söyledi.


İkinci, "Türkiye'de son bir haftadır yaşananlar, çok uzun süredir gecenin karanlığının hakim olduğu bir ülkede eşitliğe, özgürlüğe, demokrasiye hasret bırakılan tüm kesimleri n umutlarını yeniden filizlendiriyor. Silmeye, unutturmaya çalışanlara inat, topraklarımızda süren toplumsal mücadeleler tarihine yeni sayfaların eklenişine tanıklık ediyoruz" dedi.


Son yıllarda esnek performansa dayalı, kuralsız, güvencesiz istihdamın katlanarak arttığını belirten İkinci, "Gezi Park direnişiyle ülkenin dört bir tarafına yayılan eşitlik özgürlük ve demokrasi talebine kulaklarını tıkayanların, halkın canına kast edecek kadar gözünü karartanların ortaya çıkardığı vahşet tabloya yeni bir değerlendirme yapmamız gerektiğini göstermiştir. Bugün ülkenin bütün şehirlerine yayılan vahşet tablosu yeni bir değerlendirme yapmamız gerektiğini göstermiştir. Bugün ülkenin bütün şehirlerine yayılan halk öfkesi ve direnişi, yıllardır mahkum edildiğimiz neoliberal yaına ve talan düzenine karşı açıklamış bir mücadele bayrağıdır. Yaşamını ve geleceğini savunan tüm halk kesimleri gibi, kamu emekçileri de işini, geleceğine ve yaşam alanlarına sahip çıkmaya karalıdır. KESK'liler olarak bu değerlerin hedef tahtasına konduğu koşullarda ne iş güvencesinden ne de sendikal hak ve özgürlüklerden de söz etmenin mümkün olmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle grevimizi bugünden itibaren tüm yurtta başlatıyoruz" diye konuştu.

 

İŞTE AÇIKLAMANIN TAM METNİ

EŞİT, ÖZGÜR, DEMOKRATİK BİR ÜLKE, İŞ GÜVENCESİ VE İNSANCA YAŞAM İÇİN GREVDEYİZ!

Türkiye’de son bir haftadır yaşananlar, çok uzun süredir gecenin karanlığının hakim olduğu bir ülkede eşitliğe, özgürlüğe, demokrasiye hasret bırakılan tüm kesimlerin umutlarını yeniden filizlendiriyor. Silmeye, unutturmaya çalışanlara inat, topraklarımızda süren toplumsal mücadeleler tarihine yeni sayfaların eklenişine tanıklık ediyoruz.

Taksim Gezi Parkı’na AVM yapılmasını dayatan talana ve ranta karşı başlatılan protestoları zor kullanarak bastırabileceğini zanneden AKP iktidarı tüm dikta rejimlerinin baş belası en sağlam kayaya, halka toslamış bulunuyor.  Gezi parkındaki doğa katliamına karşı demokratik haklarını kullanarak tamamen barışçıl eylemler gerçekleştirenlerin canına kast eden boyutlara ulaşan devlet terörü ile karşılaşması yıllardır haksızlık ve hukuksuzlukla kuşatılanlar için bardağı taşıran son damla olmuştur.  Baskı ve zulüm düzenine karşı ülkenin dört bir tarafında milyonların sahiplendiği, omuz verdiği Gezi Parkı direnişi bir halk hareketine dönüşmüştür.

KESK olarak; tüm baskıların, devlet terörünün üzerine direniş kararlılığıyla yürüyerek ülkesine ve geleceğine sahip çıkan başta gençlerimiz olmak üzere tüm halkımızı selamlıyoruz. Türkiye`nin aydınlık geleceği için yürütülen bu onurlu mücadelede hayatını kaybedenlerin ailelerine, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Değerli Basın Emekçileri,

Gezi parkı direnişi halkı kul olarak gören, marjinal, çapulcu olarak nitelendirecek kadar pervasızlaşanların gaz bombalarının dumanı, sisi ile perdelemeye çalıştığı emek ve demokrasi düşmanlığını tüm çıplaklığıyla ortaya sermiştir. Sokak sokak, mahalle mahalle tüm ülkeye yayılan direniş sadece Gezi Parkı’nı değil, bütün bir ülkeyi sermayenin talanına açan, yıllardır emek ve demokrasi düşmanlığının bayraktarlığını yapanlara karşı halkın yükselen tepkisinin ifadesidir.  AKP iktidarı ve iflah olmaz yandaşları on yılı aşkın bir süredir katmerleşerek artan yağma ve sömürü düzeninin ülkemizde yarattığı tahribatı, halkta, emekçilerde biriktirdiği öfkeyi görmezden gelmektedir.

Değerli Basın Emekçileri,

12 Eylül faşist askeri darbesinin ürünü anayasaya sırtını dayayan, darbe ürünü kurumları kendi iktidarlarının baskı aracı haline getirenler halkın hala ileri demokrasi demagojilerine inanmasını beklemektedir.  Türkiye’yi emperyalist politikaların bölgedeki taşeronu haline getirenlere göre yeni Osmanlıcılık hevesiyle soyundukları küresel güç olmalarını engellemek isteyen marjinaller "3-5 ağacın sökülmesine" karşı bir bardak suda fırtına koparmak istemektedir.  Ne yiyip içeceğinden nerede ne giyeceğine, kaç çocuk yapacağından hangi durumlarda kürtaj yaptırabileceğine, çocuklarını kaç yaşında okula başlatacağından hangi dersleri tercih edeceğine, hangi dinin, mezhebin inancına göre yaşayacağından hangi diziyi, filmi seyredeceğine kadar kendinde halkın tüm yaşam alanlarına müdahale etme hakkını gören, kendi çizdiği makul vatandaş kalıplarına uymayanlara hakarette, küfürde sınır tanımayanlara göre tüm baskılara, devlet terörüne rağmen alanlara çıkmaya devam edenler ülkenin huzurunu bozmaya çalışan bir avuç çapulcudan ibarettir. En küçük bir eleştiri karşısında bile hezeyana kapılanlara göre ileri demokrasiyi içine sindirmeyenler dış mihrakların oyununa gelmektedir.

Onlara göre ülkenin hapishanelerindeki sendikacılar, gazeteciler, avukatlar, öğrenciler teröristtir. Bunun için yargılanmalarına, mahkemeye çıkarılmalarına gerek de yoktur. Onlara göre her istediklerinde boy gösterdikleri yandaş medya, sordukları çanak soruları cevaplamalarında bile yardımını esirgemeyenler varsa basın özgürlüğü sağlanmıştır. El etek öpen, iktidarlarında himmet bekleyen yandaş sendikaların hormonlu büyümesi sürdükçe sendikal hak ve özgürlükler garanti altına alınmıştır. İktidarlarının hedef gösterdiği her insan ve kurum hakkında dava açabilen savcılar, muhalif tüm seslere ceza yağdıran özel yetkili mahkemeler oldukça yargı bağımsızdır.

Oysa bugün ülkemizin içine her geçen gün daha fazla içine çekildiği emperyalist savaşa, halkın üzerine yağan bombalara, inançlara ve kimliklere yönelik ötekileştirmeye, emeğin haklarını yok etmeye yönelik saldırılara, üniversiteleri sermayenin hükümranlığına açan uygulamalara, kısacası baskı ve zulüm düzenine karşı artık sabrı tükenen halk ayaktadır.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yapması gereken tek şey, günlerdir polis şiddetiyle engelleyemediği bu halk iradesi önünde boyun eğmek ve bunun gereklerini yerine getirmektir. İstanbul’u gaza boğan, halka saldırı emri veren İçişleri Bakanı, İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü görevden alınmalıdır. Tüm gözaltı ve tutuklamalar derhal serbest bırakılmalıdır. Taksim Gezi Parkına Topçu Kışlası ve AVM yapılması planı iptal edilmelidir. Başta Taksim olmak üzere şehirlerin meydanlarına konulan toplanma yasakları kaldırılmalı, biber gazı kullanımı yasaklanmalıdır.

Değerli Basın Emekçileri,

Yoksulluğun, adaletsizliğin, hukuksuzluğun hüküm sürdüğü, emeğin hakkının yok sayıldığı bir ülkede yaşayan tüm kesimler gibi biz kamu emekçileri de geleceğe güvenle bakamıyoruz. Çünkü bir insanın geleceğine güvenle bakabilmesi ancak kişinin gelirinin, sosyal güvenliğinin, sendikal hak ve özgürlüklerinin garanti altı altına alınmasıyla mümkündür. Tüm çalışanlar gibi kamu emekçileri de geleceğe ilişkin beklentilerini koruyabildikleri ölçüde kendisini ve ailesini güvende hissedebilir. Oysa kamu emekçileri istikrarsızlıkla kol kola giren güvencesizliği her geçen gün biraz daha fazla hissetmektedir. Yıllardır hayata geçirilen yasalarla, kanun hükmünde kararnamelerle, fiili uygulamalarla kamu emekçilerinin iş güvencesi alabildiğine sınırlanmıştır.

Özellikle son on yılda esnek, performansa dayalı, kuralsız, güvencesiz istihdam katlanarak artmıştır. Kamunun toptan tasfiyesinin hızlandırıldığı, özelleştirme ve taşeronlaştırma ile kamu yararının rafa kaldırılmak istendiği koşullar yetmiyormuş gibi her gün hayata geçirilen yeni düzenlemelerle iş ve ücret güvencemiz adım adım yok edilmek istenmektedir.  Hangi ad altında istihdam edilirse edilsin tüm kamu çalışanları günümüzün çağdaş köleliği dediğimiz 4/C’li istihdama doğru hızla sürüklenmektedir.

Son olarak 15 Mayıs’ta AKP iktidarı tarafından TBMM’ye sevk edilen “hükümet memurluğu” torba yasa tasarısı kamuda kariyer ve liyakat ilkelerini tamamen ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Ehliyetsiz, vasıfsız ama sadece yandaş olduğu için özel sektörden kamuya üst düzey yöneticiliğe atanmanın önünü açan düzenleme ile AKP’nin devletleşme sürecinin önündeki son engeller de ortadan kaldırılmak istenmektedir. Yandaş-Tüccar-CEO takımının açıktan atamayla müdür, genel müdür, müsteşar makamlarına taşındığı bir kamu yapılanması yaratarak doğrudan kamu emekçilerinin iş güvencesini hedef alınmaktadır.

Değerli Basın Emekçileri,

Her türlü baskıya rağmen sesini yükselten, kamu emekçilerinin vicdanın sesi olma kararlılığından ödün vermeyen KESK olarak iş güvencesinden asla taviz vermeyeceğimizi, sendikal hak ve özgürlüklerimizin daha da daraltılmasına izin vermeyeceğimizi defalarca ifade ettik. 21 Mayıs 2013 tarihinde yaptığımız basın toplantısıyla kamu emekçilerinin iş ve ücret güvencesini adım adım ortadan kaldırmayı hedefleyen saldırılara güçlü bir cevap vermek için 5 Haziran’da bir günlük bir uyarı grevi gerçekleştireceğimizi tüm kamuoyuna ilan ettik.

Ancak Gezi Parkı direnişiyle ülkenin dört bir tarafına yayılan eşitlik, özgürlük ve demokrasi talebine kulaklarını tıkayanların,  halkın canına kast edecek kadar gözünü karartanların ortaya çıkardığı vahşet tablosu yeni bir değerlendirme yapmamız gerektiğini göstermiştir.  Bugün ülkenin bütün şehirlerine yayılan halk öfkesi ve direnişi, yıllardır mahkum edildiğimiz neoliberal yağma ve talan düzenine karşı açılmış bir mücadele bayrağıdır. Yaşamını ve geleceğini savunan tüm halk kesimleri gibi, kamu emekçileri de işine, geleceğine ve yaşam alanlarına sahip çıkmaya kararlıdır.

Sömürü ve yağmaya karşı emeğin hakkını, savaşa karşı barışı, emperyalizme karşı bağımsızlığı, ırkçılığa ve şovenizme karşı hakların kardeşliğini kararlılıkla savunan KESK’liler olarak, bu değerlerin hedef tahtasına konduğu koşullarda ne iş güvencesinden ne de sendikal hak ve özgürlüklerden de söz etmenin mümkün olmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle grevimizi bugünden itibaren tüm yurtta başlatıyoruz.

Kamu emekçileri iş güvencesi başta olmak üzere, kazanılmış haklarına nasıl sahip çıkıyorsa, halkımızla birlikte yaşam alanlarımıza da aynı kararlılıkla sahip çıkmayı sürdürecektir. Siyasi iktidarı kamu emekçilerinin ve halkın geniş kesimlerinin taleplerine kulak vermeye çağırıyoruz. 657 sayılı DMK'yı değiştirerek kadrolaşmayı artırmayı öngören hükümleri derhal geri çekin. 04.06.2013

 
4 Haziran 2013 Salı 15:08 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1630 - Evliya Çelebi elli yıl sürecek seyahatlerine başladı.
1692 - Salem, Massachusetts'de bir kadın ve dört erkek cadılık suçlamasıyla idam edildi.
1821 - Navarin Katliamı. Mora İsyanı sırasında Navarin şehrini ele geçiren yunanlar, 3.000 Türk'ü öldürdüler.
1878 - Saraybosna'nın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nca işgali.
1895 - James Ryan yüksek atlamada 1,94 m. yaparak dünya rekoru kırdı.
1919 - Afganistan, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1934 - Adolf Hitler Reichsführer ünvanını aldı.
1945 - Vietnam Savaşı: Ho Chi Minh iktidarda.
1953 - İran'da Muhammed Musaddık rejimi devrildi, Muhammed Rıza Pehlevi devri başladı.
1954 - ABD'de komünist partiye yasak getirildi.
1955 - Kuzeydoğu ABD'de Diane kasırgası 200 can aldı.
1960 - Sovyetler Birliği iki köpek, 40 fare, iki sıçan, ve çeşitli bitkiler taşıyan Sputnik-5'i Ay yörüngesine oturtmayı başardı.
1960 - U-2 Krizi: Sovyetler Birliği üzerinde düşürülen casus uçak U-2'nin ABD'li pilotu Francis Gary Powers 10 yıl hapse mahkûm edildi.
1966 - Muş, Varto'da meydana gelen 6,9 şiddetindeki depremde 2394 kişi hayatını kaybetti, 1489 kişi yaralandı.
1978 - Kariye Müzesi soyuldu.
1980 - Suudi Arabistan havayollarına ait bir yolcu uçağı Riyad havaalanına acil iniş yaptıktan sonra yandı: 301 kişi öldü.
1981 - ABD savaş uçakları, Sidra Körfezi üzerinde iki Libya savaş uçağını düşürdü.
1987 - Birleşik Krallık'ta Michael Ryan adlı bir kişi, tüfekle 16 kişiyi öldürdükten sonra intihar etti.
1991 - SSCB'nin dağılma süreci: Devlet başkanı Mikhail Gorbachev evinde göz hapsinde.
1991 - Komünizm yanlısı KGB ve ordu generalleri, Rusya'da darbe girişiminde bulundu.
2002 - Askeri birlik taşıyan bir Rus Mi-26 helikopteri, Çeçen birliklerince Grozni yakınlarında düşürüldü; 118 asker öldü.
2003 - Hamas'a bağlı bir intihar bombacısı Kudüs'te bir otobüse saldırdı; yedisi çocuk 23 İsrailli öldü.
2008 - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Erbakan'ın Ev hapsi cezasını affetti.
2008 - Cezayir'in başkenti Cezayir'in 35 mil doğusunda bir polis akademisine bomba yüklü araçla yapılan intihar eyleminde en az 43 kişi öldü, 38 kişi yaralandı.
2008 - Pakistan'ın kuzeybatısındaki bir hastanenin acil girişinde bomba patladı: 23 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:35
  • Güneş05:27
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:24
  • Akşam19:23
  • Yatsı21:01
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
12.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030810184548
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık