Dindar gençlik oranında dikkat çeken düşüş

Ana Sayfa » Kültür - Sanat » Kalandarınız kutlu, kalandar torbanız bereketli olsun!

Kalandarınız kutlu, kalandar torbanız bereketli olsun!

Bugün, Trabzon yöresinde yılbaşı olarak kutlanan Kalandar. Bölgede Rumi takvime göre Yılbaşı kabul edilen 13 Ocak'ı 14 Ocak'a bağlayan gece horonlar oynanır, geleneksel tiyatro gösterileriyle mizahın başkentinde şakada zirveye tırmanılır, evlere torba atılarak ikram toplanır, herkes birbirine iyi dileklerini belirtip yeni bir yıla girilir.

 
13 Ocak 2019 Pazar 11:17 
Yorum YapYazdır
 
 
Kalandarınız kutlu, kalandar torbanız bereketli olsun!

GELENEKLERİMİZDE KALANDAR

YÖRERİMİZDE KALANDAR KUTLAMALARI

Rumi takvimin ilk ayı kalandarın birinci günü miladi takvime göre Ocak ayının 14’üne tekabül ediyor.

Karadeniz Bölgesinde özellikle Trabzon ilinde bu gecenin ayrı bir önemi var.

Geleneksel olarak bu gecede çocuklar dışarı çıkar ve evleri dolaşarak ellerindeki torbaları evlerin kapısına koyup kapıyı ve zili çaldıktan sonra ev ahalisinin torbanın içine koyacakları hediyeleri beklerler. Bu arada bazı manilerde söylerler. Bazen ev ahalileri torbalara kedi koyarak da gelen çocuklara ve gençlere şakalar yaparlar.

Kalandar geceleri, köyün  genç ve çocukları, kemençe (bazı köylerde tulum ya da şimşir kaval) eşliğinde horonlar oynayarak toplanır, köydeki tüm evleri tek tek gezerler, koliva (haşlanmış mısır), fındık, meyva, ceviz vs. toplarlardı.

kalandar torbası ile ilgili görsel sonucu

Evlerin önüne gelen çocuklar yine köyden köye değişen ama ana teması benzer bir Kalandar tekerlemesi söyler. kara koncolos oyunu adı verilen bir seyirlik oyun oynardı.

Kalandar gecesi gezmelerinin en önemli özelliği çocuklardan birisinin kara koncolos kılığına girmesi idi. Yüzü kazanın altından alınan maniya ile siyaha boyanan, üzerine postlar giyerek ayıya benzetilen, beline koyun ya da inek çanları takan, elinde değnek taşıyan bir genç bu kılığa sokulmakta bir kemençeci ve çocukların söylediği tekerlemeler eşliğinde kapı kapı dolaşarak evlerden yiyecek toplanırdı. Bazı köylerde oyuncu kadrosuna kadın kılığına sokulmuş bir erkek (gelin), şeytan (ateşçi), doktor, (kizir), ağa, ihtiyar, deve kılığına giren birkaç oyuncu eklenirdi.

kalandar torbası ile ilgili görsel sonucu

İpe bağlanan bir torba ev kapısından içeri uzatılarak:

 “Gece geldim kapınıza

Selam verdim Yapınıza

Selamımı almazsanız

Daha gelmem yapınıza

*

“Kalandar soğuğunda

Ya bakın kaldık dara
Açın siz kapıları
Biz geldik Kalandara” 

Ya da oyunda kara koncolos yerine deve kullanılıyorsa istekler biraz abartılırdı

 

kalandar torbası ile ilgili görsel sonucu

Örneğin;

Galandariya Farfariya

Get kilara Gel gapiya

Ver deviye

Pestilden, tutdan

Almadan, armuttan

Şekerden, çaydan

Külekteki yağdan

Bulğurdan, yarmadan

ğavurmadan, ğıymadan

Dahasını saymadan

Ver babam ağam, Bacım, Nenem Ver!

Gümüşhane tekerlemesini söylenir, ev sahibinin torbayı doldurması beklenirdi.

*

Bir zamanlar yörenin çocukları bu günü iple çekerdi. ev ev dolaşır, akşamdan hazırladıkları bez torbaları çaldıkları kapıdan içeriye uzatırlardı, ağızlarında kulağı okşayan bir tekerleme:


“galandaris gulandaris

erkek uşak dişi buzak

bir feli kabak”

kalandar torbası ile ilgili görsel sonucu

Evin sahibi de zaten Kalandar hazırlığını yapmış, kapıdan uzanacak bez torbaları beklerdi. Bir gün öncesinden koliva kazanları kaynatılmış, tekerlemenin içinde geçen “bir feli kabak” pişirilmiş olurdu. Avuç avuç fındık , ceviz ve meyveler dodurulurdu torbalara. Çocuklar tüm kapıları “galandaris gulandaris” yaptıktan sonra mutlu bir şekilde topladıklarını yemeye giderlerdi.

Yine, Kalandar sabahı genç kızlar erkenden suya gidip başlarını yıkardı, saçlarımız uzun olsun diye...

Bekarların dilinde de bir kalandar türküsü:

“Kırlangıç yuva yapar karaağaç kovuğunda

Bekarlar neler çeker Kalandar soğuğunda”

Artık, Kalandar ayında “galandaris gulandaris” yankılanmıyor kapılarda. Koliva kazanları kaynamıyor, kabak felileri pişmiyor Kalandar çocuklarına özel. Genç kızlar da saçımız uzun olsun diye erkenden sulara koşmuyorlar.

Ama Kalandar ayı hala soğuk... 

Kalandar eğlenceleri adı aynı olmamakla birlikte Ordu, Giresun, Rize ve Gümüşhane’de de aşağı yukarı aynı şekilde gerçekleşmekteydi.

Çoğunlukla toplanan yiyecekler pişirilip yenilirdi.  

Büyük köylerde her mahalle kendi kalandar grubunu oluşturur, torbasını yiyeceklerle doldururken bir yandan da komşu mahallelerin kumpanyalarının torbasını kapıp kaçma mücadelesi verilirdi. Bölgedeki Hıristiyan Rumlar ise kalandarı eğlenceden öte (noel dolayısıyla) dini bir atmosfere büründürmüşlerse de tekerleme ve türkülerin sözleri Anadolu’da, Yunanistan’da hatta aşağıda derlenmiş örnekte olduğu gibi Kırım’da da aşağı yukarı aynıydı. 

Kalimera ais Vasil (Merhaba, Aziz Vasil)

Na fers iyia, ivlouiyia (Bize sağlık ve inayet)

Biritet, prama, lougar (tahıl, sığır, eşya)

Kapitia, fimoria, kalo kardia (para, altın, iyi kalp getir)

Kalandarın ilk günü

Kalandar ayının ilk günü eve ilk giren kişinin taşıdığı özelliklerine göre yılın iyi veya kötü geçeceğine işaret edileceğine ciddi ciddi inanılmaktaydı.

Eve kötü huyu, şanssızlığı ile tanınan ya da kör, topal, fakir, kısır kişilerin girmesinin o yıl felaket getireceğine inanılmaktaydı. Bu yüzden bu önemli iş kadere bırakılmaz iyi huylu temiz giysili çocukların eve ilk giren olması sipariş bile edilirdi. Hemşin gibi yörelerde yılın bereketini garantiye almak için ahırdaki öküz eve getirilerek sağ ayağıyla eve girmesi sağlanırdı.

Kalandarın gün sayması yada minoloya

Sadece kanandar sabahı değil kalandarı takip eden 12 gün takip edilerek ve her gün bir ay ile ilişkilendirilerek o yılın nasıl geçeceği konusunda kehanette bulunulurdu.

Sözgelimi 6 gün yağmur yağmışsa Kiraz ayı (Haziran) yağmurlu geçecekti. Bazı yörelerde yeni yıl Mart ayından başlatıldığından Mart Dokuzu adı verilen bu son derece bilimsel (!) geleneğin bir de adı vardı: Minoloya yani Rumca “Ay bilimi”.

kalandar torbası ile ilgili görsel sonucu

Kalandar çöreği

Kalandar günü köy gençlerinin evlerden topladığı malzeme ile pişirdikleri ve delikanlıların/genç kızların bu çöreği yedikleri gece, evlenecekleri erkekleri rüyalarında göreceklerine inandıkları aşırı tuzlu çöreğin adıdır.

Trabzon ve Civarında yılbaşı (Kalandar) gelenekleri ve seyirlik köy tiyatroları

Anadolu’da ve Trabzon dışındaki Karadeniz illerinin mahalli takvimlerinde Ocak ayı için yaygın olarak zemheri terimi kullanılır, aynı gece benzer eğlenceler yapılmakla birlikte Kalandar gecesi gezmelerinde oynanılan seyirlik köy tiyatroları için ‘Karakoncolos ( Korkunç hayali yaratık) yada momoyer (Trabzon yöresine özgü genellikle doğaçlama oynanan köy seyirlik oyunları) Rumca yerine farklı bir terminoloji kullanılırdı.    

kalandar torbası ile ilgili görsel sonucu

Kalandar günü oynanılan bir seyirlik oyun

Aşağıda Osmanlı döneminde Maçka köylerinde oynanılan bir momoyer/karakoncolos oyunu örneğini okuyabilirsiniz:

Atlı maskesiz iri yarı ve çevik, katı ve kibirli biridir. Başında Karadeniz kukula’sı gibi, ipekten bir mendil vardır. Kizir, kötü giyimli alaycı, gözü pektir, fakat Derebeyi olan Atlı’nın karşısında korkakça davranır.

Davacı, aynı şekilde kötü giyimlidir. Sırtında, belinden öne doğru düşük ve belinden aşağıya doğru sarkık insan şeklinde kukla taşır. Böylelikle hangisinin canlı hangisinin ölü olduğu zor anlaşılmaktadır.

Kadı, iyi giyimlidir, karnında yastık vardır, beyaz sakallı, tespihli ve bastonludur.

İki Şeytan, sürekli olarak cızırtı yaparlar. Başlarında boynuzları ve kuyruklarında çıngıraklar vardır. Ellerinde demirden çatallar, halkı, Momoyerosları ve özellikle de kendilerine küfür eden Kadı’yı sürekli rahatsız etmektedirler.

Gelin maskesizdir, ama erkek olduğu anlaşılmayacak kadar makyajlıdır.

kalandar torbası ile ilgili görsel sonucu

Güldürü başlar:

Atlı, tehditkarca voltalar atar ve mübaşire seslenir:

-Ulan Kizir, Ulan Kizir!

Kizir, gelmeye korkar ve bir yere saklanır. Atlı’nın üçüncü kez seslenişinde ortaya çıkar.

-Buyur, efendim. Buradayım.

Ortaya doğru ilerler. Atlı ona doğru bağırır ve vurur.

-Bre kereta! Sabahtan beri çağırıyorum. Sen ise ycevap vermiyorsun. Neredeydin şerefsiz?

-Seveyim seni, efendim, tuvaletteydim.

-Tuvalette ne bok yiyordun?

-Sana meze hazırlıyordum!

-Al o mezeyi, karına, anana ver de yesinler, kafir! Haydi çabuk atıma arpa ve saman ver.

-Şimdi yayıktan kaymak da istersiniz! İşte arpa ve saman

-İşte şimdi sana bir aferin

-Kaynatamın götünü ye emi!

-Ulan Kizir!

-Buradayım ağam

-Karakapan’dan su istiyorum (Maçkadaki su kaynaklarından birinin adı)

-İşesem olmaz mı?

-Karakapandan su dedim!

Mübaşir suyu getirmeye gider, gelir:

-İşte sana Karakapan’dan su.

-Şimdi de sana kocaman bir aferin.

-Kaynatamın götünü ye emi!

Atlı, ortada yine dolanır ve yine seslenir:

-Ulan Kizir!

-Buyur ağam. Ne istersen söyle

-Atıma çivi ve nal getir

-Bakalım, sıra seni kulaklarından çivilemeye ne zaman gelecek?

-Çivi ve nal dedim

Mübaşir, büyük bir çivi getirir

-İşte çivi al gözüne sok

-Neden sana aferin demiyeyim ki?

-Kaynatamın götünü ye emi.

Atlı dolanır ve isteyecek başka bir şey düşünür. Birden seslenir

-Ulan Kizir

-Mum gibi karşında duruyorum ağam.

-Çabuk bana bir horoz getir

-Sahtesini mi gerçeğini mi?

-Ne sahtesi ne gerçeği. Horoz istiyorum der ve Kizir’e vurur.

Mübaşir bir tavuk getirir

-İşte size hem erkek hem dişi bir horoz.

-Öyle mi? Bravo, yani aferin.

-Kaynatamın götünü ye!

-Ulan Kizir!

-Kulağım sizde efendim.

-Tanrı derki, neyin varsa yarısını komşuna ver. Senin karın da var, baldızında. O halde, ikisinden birini bana vermelisin.

kalandar torbası ile ilgili görsel sonucu

Mübaşir öfkelenir ve Atlının üstüne atılır. Kavga olur. Atlı Kizir’i öldürür.

Davacı gelir. Kardeşini ölmüş görünce, suç duyurusunda bulunmak amacıyla Kadı’ya gider.

-Efendim. İki kardeşim vardı. Birini dün öldürdü, onu sırtıma bağladım. Diğerini ise bugün yol ortasında öldürdü. Bu devlette yasa varsa, onun  yargılanması gerekir.

-Kardeşlerini öldürten kim ?

-Derebeyi

Kadı , Şeytana seslenir ve ona:

-Çabuk derebeyini buraya getir der.

Şeytan, cızırtı yaparak gider, Atlıyı alır ve onu Kadının huzuruna getirir.

Kadı:

-Sen Tanrımı sın? Bu adamları neden öldürdün? Bana açıklamanı istiyorum.

Atlı içi Lira dolu bir kese çıkarır ve onu Kadı’ya uzatır. Kadı, alır, keseyi eliyle tartar ve memnun olmuşçasına, yumuşak bir tonda:

-Niçin öldürdün? Diye sorar

-Söyliyeyim, dinle: Kitaplar derki: Büyük balık küçük balığı yer. Ben Derebeyi olarak köylere geldim. Arpa istedim ‘yok’, saman istedim ‘yok’ su istedim ‘yok’ nal istedim ‘yok’, horoz istedim  tavuk verdi. Güzel gari’lari vardı, birini istedim vermedi. Diğerini istedim, vermedi. Kanım tepeme çıktı. Vurdum ve öldürdüm oni!

-Gari’lar güzel mi?

-Çok güzeller. Köyün soğuk suları gibi.

Kadı, Şeytan’a buyurur:

-Gelin’i getir  de göreyim.

Şeytan, gider ve gelini getirir. Kadı gelini görür ve beğenir.

-Aman, ne güzel! Haa.. Şimdi dulda kaldı, der ve Gelin ağlamasın diye Kadı, Şeytan’a:

-Doktor’u getir de, Gelin’in kocasını muayene etsin. Öldü mü , bayıldı mı?

kalandar torbası ile ilgili görsel sonucu

Gelin, Kizir’in yanına gider ve ağlar. Doktor gelir ve komik bir muayene yaptıktan sonra Şeytan’a;

-Kalem ve hokka getir. Rapor yazacağım, der.

Şeytan sadece kalem getirir. Doktor kızar.

-Sana hokka da getir demiştim.

Şeytan cızırtı eder ve arkasını çevirir. Doktor da onu hokka gibi kullanır. ve raporunu nasihat verircesine yazar.

-Kimin karısı güzel ise, yaşamaya fazla zamanı yok.

Gelin, kocasının öldüğünü ve yaşlı Kadı’nın kendisini istediğini anlayınca, bakışlarını kaldırır, kendisine arzuyla bakan Derebeyi’ni görür ve o an yanına gitmek ister.

kalandar torbası ile ilgili görsel sonucu

Gözyaşlarını siler, gider kocasının başı üzerine osurur ve sonra aşkla atlının yanına gider. Fakat o an ölü kocası dirilir, kalkar ve etrafına bakarak;

-Bu gece güzel bir rüya gördüm.

-Osuruktandır, der Doktor.

-Yok canım çiçek kokluyordum.

-Osuruk kokusudur.

-Yok çiçek kokusuydu.

-Bir daha iyice kokla.

Mübaşir, parmaklarını koklar ve;

- Doğru osurukmuş, kafama kim osurdu?

- Şeytan cızırtı eder ve o sırada Atlı’nın kucağında olan Gelin’i gösterir. Atlı seslenir:

- Ulan kemençeci, kemençe çal!

Kemençeci çalar, horon başlar. Mübaşir yabancı gibi, bir köşede bağdaş kurmuş üzüntüyle Atlı’nın yanında horon eden karısını izler.

Böyle bir tiyatral ile oyun sonlanır.

***

Notlar: Yazıda kaynakça olarak büyük ölçüde 2005 yılında Heyamola Yayınlarınca yayımlanmış Karadeniz Ansiklopedik Sözlük ve Folklor ve Mitoloji Sözlüğü yazarı Özhan ÖZTÜRK ve Karalahana dergisine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 

* Kalandar geceleri hikayeleri bilenler, gelecek yıllarda kalandar hikayelerini adları ile yayınlamak için bize yazabilirler.

İnsanlar gelenekleri, kimlikleri ve kültürleri ile var olurlar. Geleneklerimizi unutmayalım.

DarıcaHalkDer

 
13 Ocak 2019 Pazar 11:17 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1602 - Hollanda Doğu Hindistan Şirketi kuruldu.
1792 - Fransa Milli Meclisi, giyotinle idamı onayladı. Adını, mucidi Fransız doktor Joseph Ignace Guillotin'den alan giyotin, ilk kez 25 Nisan 1792'de kullanıldı.
1815 - Napolyon, Elbe adasından kaçışının ardından, 140.000 kişilik düzenli ordu ve 200.000 kişilik gönüllü güçler eşliğinde Paris'e girdi.
1852 - ABD'de Harriet Beecher Stowe'un ünlü kölelik karşıtı romanı Tom Amca'nın Kulübesi ilk kez yayımlandı.
1861 - Arjantin'in Mendoza şehri şiddetli bir depremle büyük hasar gördü.
1899 - Sing Sing Hapishanesi'nde Martha M. Place elektrikli sandalyede idam edilen ilk kadın oldu.
1913 - Çin Milliyetçi Partisi'nin (Kuomintang) kurucusu Sung Çiao-jen, bir suikast girişiminde yaralandı ve 2 gün sonra öldü.
1916 - Albert Einstein görecelik kuramını yayınladı.
1918 - Türk Kadını Dershanesi açıldı. Dershanede yabancı dil, Türkçe ve müzik dersleri ile konferanslar verildi.
1922 - ABD'nin ilk uçak gemisi USS Langley hizmete girdi.
1933 - Naziler'in ilk toplama kampı Münih yakınlarında açıldı.
1942 - Naziler Polonya'nın Zgierz kentinde 100 Polonyalıyı bir çalışma kampından alıp öldürdüler.
1942 - Alman SS birlikleri, batı Ukrayna'nın Rohatin kentinde 600'ü çocuk 3.000 Yahudiyi bir gün içinde öldürdüler.
1945 - Adana Ceyhan'da meydana gelen 6 büyüklüğündeki deprem 39 can aldı, 328 ev yıkıldı.
1956 - Tunus, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı. Tunus'un ilk Devlet Başkanı Habib Burgiba oldu.
1969 - John Lennon ve Yoko Ono evlendi.
1977 - Diyarbakır adlı yolcu uçağı, İsmail Açan ve Hanefi Güzel adlı 17 yaşındaki iki öğrenci tarafından Beyrut'a kaçırıldı. Olayda pilot Ethem Durak hafif yaralandı.
1981 - Arjantin'in eski başkanı Isabel Peron, rüşvet suçundan 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
1986 - Jacques Chirac Fransa başbakanı oldu.
1987 - Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) AIDS tedavisinde kullanılan AZT (azidothymidine) adlı ilaca onay verdi. Retrovir adıyla piyasaya verilen ilaç onaylanmış ilk AIDS ilacı oldu.
1990 - Ferdinand Marcos'nun dul eşi İmelda Marcos, rüşvet, zimmetine para geçirme, ve şantaj suçlarından mahkemeye çıkarıldı.
1995 - Tokyo metrosuna düzenlenen sarin gazı saldırısında 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.
1996 - İngiltere'de hükümet, deli dana (Mad Cow Disease MCD) hastalığının insanlara da bulaştığını açıkladı.
1996 - Alternatif Bank, Anadolu Grubu tarafından satın alındı.
1997 - Robert Koçaryan, Ermenistan başbakanı oldu.
1997 - Avrupa Birliği Ortaklık Komitesi 106. dönem toplantısı yapıldı.
2002 - MetroCity alışveriş merkezi İstanbul'da açıldı.
2003 - Irak Savaşı: ABD Irak'ı istila etmeye başladı. Bağdad hava bombardıman saldırısına uğradı (Şok ve Dehşet Harekâtı).
2005 - Mersin'de Metropol miting alanında yapılan Nevruz kutlamalarının ardından Türk bayrağını yere atıp yakma girişiminde bulunuldu. Olay yurtta infiale yol açtı.
2005 - Japonya'nın Fukuoka şehrinde meydana gelen 6,6 şiddetindeki depremde 1 kişi öldü, yüzlerce yaralı var.
2006 - Çad'ın doğusunda 150'den fazla Çad askeri, isyancılar tarafından öldürüldü.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
26
17
7
2
58
2
Galatasaray
26
15
7
4
52
3
Beşiktaş
26
13
8
5
47
4
Trabzonspor
26
12
7
7
43
5
Malatyaspor
26
10
7
9
37
6
Konyaspor
26
8
11
7
35
7
Antalyaspor
26
10
5
11
35
8
Çaykur Rizespor
26
8
10
8
34
9
Sivasspor
26
9
7
10
34
10
Kasımpaşa
26
10
4
12
34
11
Alanyaspor
26
10
4
12
34
12
Kayserispor
26
8
9
9
33
13
Fenerbahçe
26
7
10
9
31
14
Ankaragücü
26
9
4
13
31
15
Bursaspor
26
5
13
8
28
16
Göztepe
26
8
3
15
27
17
Erzurum BB
26
4
10
12
22
18
Akhisar Bld.Spor
26
5
6
15
21
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
14.03.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu043241424353
 
On Numara
18.03.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu02040607091114161927344146515562656668697577
 
Sayısal Loto
16.03.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu051127314142
 
Şans Topu
13.03.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu010913213213
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:37
  • Güneş06:18
  • Öğlen12:40
  • İkindi16:05
  • Akşam18:42
  • Yatsı20:11
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık