Trabzonspor Başkanı Mali Kongre'de ne dedi?

Ana Sayfa » Güncel » Kafa kesen IŞİD militanlarını sınırdan geçiren o Türk'ün anlattı

Kafa kesen IŞİD militanlarını sınırdan geçiren o Türk'ün anlattı

Tanıştığımız insan taciri, kendisi ve diğer meslektaşlarının (!) Türkiye'den Suriye'deki kanlı savaşa kaç tane yabancı cihatçıyı kaçırdığını bildiğini söyledi. Telefon numarasını iş kartı gibi kullanıyor: boyutu küçükte olsa bir çeşit reklam! Numarayı yayınlamak kimliğini ifşa edeceğinden, basına konuşuyor olmasından dolayı haklı olarak teröristerin gazabından korkmakta.

 
15 Eylül 2014 Pazartesi 18:55 
Yorum YapYazdır
 
 
Kafa kesen IŞİD militanlarını sınırdan geçiren o Türk'ün anlattı

 

SON İKİ YILDAN BİNDEN FAZLA KİŞİYE SINIRI GEÇİRDİ

Kendisi son iki yılda binden fazla yabancı savaşçı sınırı geçerken bu telefon numarasının kullanıldığını söyledi. Sınırı geçenlerin çoğunluğu IŞİD'e katılarak IŞİD'in dünyayı tehdit etmesine yardımcı oldular. Sınır şehirlerinden birinde buluştuğumuz lokantada ayak ayak üstüne atarken, artık bütün müşterilerinin IŞİD olduğunu söyledi.

Yirmili yaşlarında Yusuf lakabı ile haberi yapmamıza izin veren insan taciri, 2012 yılının kışında mesleğe(!) başladığını söyledi. O zaman Suriye'li asilerin çok az uluslar arası destek alabileceği belli olduğundan, yerli direnişçiler yabancılara kucak açtı. Sınıra yakın havaalanı olan şehirlere sakallı ve yabancı aksanlı insanlar dolmaya başladı ve otel ve kahvelerde çaylarını yudumluyorlardı. Bu sırada Yusuf "müstakbel mücahitlerden" yoğun talep almaya başladı; tek istekleri sınırı geçebilmekti. Kendisine Facebook’tan ulaşılıyordu ve hatırladığı şuydu: "Bütün dünyadan geliyorlardı!"

Önceleri sadece Arap yoğunluklu iken, çatışma uzayıp görüntü din savaşı algısı ile harmanlanınca yabancılar akın etmeye başladı.

ÇİN VE ARJANTİN’DEN GELENLERE BİLE HİZMET VERDİ

Çeçen, Arnavut, İngiliz ve Fransız savaşçılar vardı. Bazısı eşleri ile gelmişti.

En sonunda Yusuf, Çin ve Arjantin'den gelenlere bile hizmet verdi. Hatta bir avuç Amerikalı’ya sınırı geçirdiğini ve onları çok iyi hatırladığını söylüyor.

Yusuf bu işi hem para kazanmak, hem de gelenlerin amacını desteklediği için yaptığını söylüyor. Türkiye'de yabancıları karşıladığı bazı hava alanlarını sayıyor: İstanbul, Gaziantep, Hatay, Antalya. Herhangi bir şoförün yaptığı gibi hava alanının gelen bölümünde elinde müstakbel mücahitin ismi olan bir kağıt ile bekliyor. "Çoğu zaman beni neşeyle karşılarlar. Ben onlara, onlar bana kardeş gibi sarılır" dedi Yusuf.

Arap olmayan bir çok savaşçı Arapça bilmediği için akıllı telefonundaki Google Çeviri programı ile anlaşıyorlar. Bazıları tamamen kayboluyorlar: Hava alanında karşıladığı biri, Yusuf'un onu kaçıracağından şüphe edip kaçmış. Yusuf sadece İngilizce konuşan bir başka Amerikalı'nın izine bir başka sınır köyünde boş boş panik içinde gezinirken rastlıyor.

TÜRK YETKİLİLER SINIRI GEÇEN YABANCI SAVAŞÇILARIN PASAPORTLARINA MÜHÜR DAHİ VURUYOR

Yusuf, bütün bu operasyonu yöneten"Emir"inin adını vermeye çekiniyor. Yusuf, emirin IŞİD ile çalıştığını söylüyor ve potansiyel acemi erlere bir kaç dilde yayın yapan Facebook ve Twitter gibi sosyal medyadan ulaştıklarını söylüyor. Emir'in güvenini kazanan acemi er adayları ise Yusuf ve arkadaşlarına iletiliyor.

Yabancılar Türkiye'deki sınır şehirlerine ulaşınca, çete mensubu ile buluşup sınıra doğru hareket ediyorlar. Oradan dağlık yollardan Suriye'ye giriş yapılıyor. Daha eski zamanlarda yabancı sayısı azalma gösterirken, farklı yabancı grupları birleştirip birlikte sınırı geçtiklerini belirtti. Yusuf sınırı geçmek için uzun zaman müşteri beklediklerini hatırlıyor ilk zamanlar.

900 kilometrelik sınırda insan kaçakçılığı yapmak, Yusuf, meslektaşları ve diğer insan tacirleri için büyüyen bir iş koluydu. Genellikle çok kolaydı. Türk yetkililer, yabancıların sınırı geçmelerine engel olmuyordu çoğu zaman, hatta hoş karşılanıyordu; muhtemelen yabancılarında asilere katılmasının savaşı çabuk bitireceğinden hoş görülüyordu. Bazen sınır yetkilileri geçecek yabancıların yasal geçişlerine müsaade edip pasaportlarına resmi mühür bile bastıkları olurdu. Yusuf gelen mücahit adayları akşam yemeğini İstanbul'da, kahvaltısını sınır şehrinde ve öğle yemeğini Suriye'de yaptıklarını söyledi.

KUZEY SURİYE’DEKİ ASİLERE GİDEN SİLAHLAR İNSANI YARDIMLA BİRLİKTE TÜRKİYE SINIRINDAN GEÇİYOR

Türkiye bu sürede Suriye'li muhalifleri desteklerken, sınır geçişleri için göreceli olarak kolaylık ve dinlenme yeri, yaralıların tedavisi ve mühimmat sağlama konusunda katkı sağlıyor. Kuzey Suriye'de asilerin kullandığı silahların çoğu, ki Suudi Arap ve Katar gibi ülkeler sağlamıştır, insani yardımla birlikte Türkiye sınırından geçmektedir.

Türkiye, hükümetinin tahmini ile bir milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yapıyor. Sınırlardaki görülen laçkalığın bir sebebi de Suriyeli biçare sığınmacılara kapıları açmaktır.

Ancak aynı hükümet yabancı savaşçı sorununa sırtını çevirmiştir ve bu sayede Suriye savaşında yer alan aşırı İslamcıların ana adresi ve geçiş yolu olmuştur. Son zamanlarda sık sık yapılan bir tahmine göre 12 binden fazla insan bu yollu kullanmıştır ancak gerçek sayıyı bilmek imkansızdır. En başında Türkiye, Suriye rejimini yabancı savaşçılarla erkenden yıkma umudu ile Suriye muhalefeti ile aynı kumarı oynadı.

Onun yerine savaş bir sarmala girdi ve yabancı savaşçılar asiler içinde tutundu ve muhalefetin radikalleşmesine sebep oldular. Tercihleri olan IŞİD, önce diğer muhalifleri bölgeden atıp Suriye'den Irak'a sıçradılar. Her ne kadar ılımlı muhalifler uyarsa da, Türkiye ve diğer müttefikleri yabancıların getirdiği radikalleşme tehdidini kavrayamadı.

Şimdi, Irak'ta ABD hava taarruzları başlamışken ve diplomat ve ailelerinden oluşan 49 Türk vatandaşı IŞİD'in Musul taaruzunda kaçırılınca, Türkiye'nin politikası çatlama sinyalleri vermeye başladı. Geçen hafta IŞİD üyesi olduğundan şüphelenilen on dokuz kişi Gaziantep'te tutuklanınca, sınırın Suriye tarafında bu durum gözden kaçmadı. Sınırın Türkiye tarafında sınır güvenliğinin arttırılması ayrıca dikkat çekmiştir. Geçen hafta ABD Savunma Müsteşarı Chuck Hagel IŞİD ile mücadelede Türkiye için "Kesinlikle Öncelikli" müttefik tanımlaması yaptı.

IŞİD’E MİLİTAN KAÇIRAN İNSAN TACİRLERİNE TÜRK POLİSİ BİLGİ TAŞIDI

İnsan tacirleri ve bazı Suriye'liler sınır geçişlerinde güvenlik önlemlerinin arttığını söylerken, yabancıların bazı sınır şehirlerinde göreceli olarak kolay geçiş yaptıklarını eklediler. IŞİD kontrolündeki Suriye bölgesine insan kaçıran bir insan taciri, bu yaz Türk polisi tarafından uyarıldığını ancak çalışmaya devam ettiğini söyledi. Düzenli olarak yabancıları sınırdan geçirdiğini söylerken, en son geçtiğimiz hafta sınırı geçtiklerini ekledi. Bu insan taciri şöyle dedi:" Sürekli buradan geçiş yapıyoruz. Yabancıları burada ayırt etmek çok kolay ama polis bu konu ile ilgilenmiyor".

Adını ve bulunduğu şehrin yazılmasını istemeyen başka bir insan taciri Suriye'lilere kolaylık sağlamak için yapılan düzenlemeleri, yabancılar tarafından kötüye kullanıldığını söylüyor. Savaşta pek çok Suriye vatandaşı pasaportunu kaybetti. Yani sınırdaki yetkililer haftada bir pasaportu olmayan Suriyeliler için sınır kapılarını açmakta ve tabii ki yabancılarda kalabalığa karışmakta. Sözünü şöyle bitirdi: "Hemen sınır kapısının arkasındaki kahvede oturduklarını görebilirsiniz, tabii ki kalabalığı bekliyorlar".

Bir diğer insan taciri ise yeni gelen yabancıları görünce dolmuşçu gibi "tele, tele" diye çığırtkanlık yapmaya başlıyor. Tel derken sınır demek istediği aşikarken, yerel insan kaçakçılığının da canlı olduğunu ve devam ettiğini gösteriyor.

Kaçakçıların popüler mekanı olan Kilis'in Suriye tarafındaki sınırda çalışan bir Suriyeli son zamanlarda muhaliflerin elinde tuttuğu bölgelere sorunu kendi elleri ile taşıdıklarını söyledi. Son iki ayda sınırı geçmeye çalışan on beş yabancı yakaladıklarını belirtti. En son geçen hafta bir Çeçen'in yakalandığını, sorgusunda ise Çeçenlerin ülkedeki durumunu bilmediğini iddia ettiğini söyledi.

BU SAVAŞTA EN ÇOK TÜRKİYE ZARAR GÖRÜR

En iyimser niyetle bakılınca dahi, Türkiye'nin yabancı akışını durdurması çok zor. Sınır güvenlik güçleri tarafından korunması için uzun ve zor olsa da, bir çok sınır şehrinin sınırın öte tarafında işbirlikçileri, yani sınırı iki taraflı geçiş için eskiye dayanan işbirlikleri var. Kaçakçılık rotaları savaştan öncede mevcuttu ve işler halde idi. Ancak iki yıldan fazladır yoğun ve düzenli kullanımdan sonra, yabancılar için kaçak rotalar çok iyi planlanmış.

IŞİD'e karşı Obama idaresinin oluşturduğu koalisyondaki ülkeler dahil, bu savaşta en çok Türkiye zarar görecek durumdadır. IŞİD'in sınırın belli bölgelerini elinde bulundurması, IŞİD'e karşı girişilecek bir operasyon ile tetiklenebilir konumda. Washington Enstitüsü’nün Türkiye Araştırma Programı müdürü Soner Çağatay Musul konsolosluğundaki baskında esir verdiği personel düşünüldüğünde, IŞİD'e karşı başarılı sonuçlar elde edecek koalisyonun Türkiye açısından acı sonuçları olacağını değerlendirdi. Çağatay şöyle konuştu : "Türkiye sınırını tamamen kapatmak istese bile, bunu yapabileceğinden emin değilim. Ve şimdi bir de IŞİD'e karşı yapılacak operasyonun Türkiye'yi hedef ülke yapacağı korkusu başladı. Sanırım uzunca bir süre Türkiye IŞİD'i idare ettiğini, edebildiğini düşündü. Musul'daki konsolosluk saldırısı ile acı acı çalan bir saatin uyandırma sesine uyanması gibi duruma ayıldı."

EL NUSRA İÇİN SAVAŞACAK

İnsan kaçakçılığı yapan Yusuf, IŞİD bir yıl kadar önce diğer muhalif gruplar ile dahili bir savaş başlatınca mesleğini bırakmış. Ancak hala faal olarak yabancıların sınırı geçmesine yardımcı olmakta. Kendisi ile konuştuğumuz gün, ertesi gün Suriye'ye geçecek bir Arap'a ev sahipliği yapıyordu. Bu Arap bizimle konuşmayı reddetti ancak Yusuf, El Kaide'nin bir kolu olan El Nusra için savaşacağını söyledi.

Yusuf şunu da ekledi : "Sınır geçişleri zorlaşsa dahi emin olun ki yabancılar sınırı hala geçmekte. Şu anda IŞİD'e karşıyım ancak binden fazla yabancı savaşçısını Suriye'ye soktuğum için pişman değilim. Kesinlikle değilim çünkü nihayetinde onlar da cihatçı oldu!"

Kaynak: (BuzzFeedNews / Mike Giglio )

http://www.buzzfeed.com/mikegiglio/meet-the-smuggler-who-has-brought-more-than-1000-foreign-fig#3evixm1

Çeviri: Alpay Tekin

Odatv.com

 
15 Eylül 2014 Pazartesi 18:55 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık