Üniversiteye girişte tek sınav geliyor

Ana Sayfa » Güncel » KADINA ŞİDDETTE TEMEL NEDEN, ERKEK EGEMEN ANLAYIŞ

KADINA ŞİDDETTE TEMEL NEDEN, ERKEK EGEMEN ANLAYIŞ

KADINA ŞİDDETTE TEMEL NEDEN, ERKEK EGEMEN ANLAYIŞ

 
28 Kasım 2012 Çarşamba 11:36 
Yorum YapYazdır
 
 
KADINA ŞİDDETTE TEMEL NEDEN, ERKEK EGEMEN ANLAYIŞ

Panelden görüntüler haberin sonunda


 

Trabzon’da düzenlenen, ‘’Kadına Karşı Şiddete Son’’  konulu panelde kadına karşı şiddet gelinen son durum konuşuldu. Sosyal Hizmetler Uzmanı Gülizar Rol Mollamehmetoğlu, yasalarda değişiklikler yapılmasına karşın kadına yönelik şiddetin sürdüğünü, bunda temel etkenin ''erkek egemen toplum'' olduğunu savundu.

 

Karadeniz İlleri Kadın Platformu (KİKAP), Türk Anneler Derneği , Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü ortak düzenledikleri ve moderatörlüğünü Recep Ergenç’in yaptığı panele konuşmacı olarak Makine Yüksek Mühendisi  Nilgün Turan, Sosyal Hizmetler Uzmanı Gülizar Rol Mollamehmetoğlu, Trabzon Sağlık İl Müdür Yardımcısı Dr. Osman Güner, Trabzon Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Taksim Polis Merkez Amiri Murat Kılıç  katıldı.

Orjin Cafe’deki panelde ilk söz alan Gülizar Rol Mollamehmetoğlu  Kadın Sığınma Evleri, Çocuk Sığınma Evleri Sorunları, Şiddet Önizleme Merkezi Şonim"  ile ilgili  kadın konuk evi olarak neler yaptıklarını ve yeni yasa uygulamaları hakkında bilgiler verdi.

SORUN ERKEK EGEMEN ANLAYIŞ
Mollamehmetoğlu, yasal olarak düzenlemeler yapılsa bile kadına karşı şiddettin yeter derece engellenemediğini, kadının şiddete kendini en güvenli hissettiği yerde başladığını ve şiddetin önüne geçilememesinde en önemli nedenin ‘’erkek egemen anlayış’’ olduğunu söyledi.
‘’Genç kız sığınma evleri’’nin gerekliliğine  değinen Mollamehmetoğlu şöyle dedi:
 ‘’Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre adölesan dönemi 10-19 yaş grubudur. Bu  dönemde meydana gelen gebelikler  iki şekilde gerçekleşir. Resmi nikah bağı ile ve resmi nikah bağı olmadan. Bizim ülkemiz bu alanda dezavantajlı grupta yer alıyor. Bizim ülkemiz erken evliliklere izin veren geleneksel  yapıda ayrıca son dönemde meydana gelen toplumsal ve sosyal değişimler  de durumu olumsuz etkiliyor. Ülkemizde bir ilimizde  yapılan bir araştırmaya göre 5 çocuk sahibi olan, aylık geliri 200 $ dan az olan ve aynı odayı paylaşan kişi sayısı birden  fazla olan gençlerde adölesan gebelikler fazla görülüyor. Genç kızların kadın sığınma evlerinde kalmaması gerekiyor çünkü burada kalan kadınlar şiddet mağduru kadınlardır, adölesan dönemdeki  kızların hem bebekle ilgili hem de kendi gelecekleriyle ilgili kaygıları vardır. Eğitim düzeyleri düşük olduğu için iş imkanlarından yararlandırılmaları mümkün değildir. Kadın sığınma evlerinde kalan genç kızların hem kendi yaşının gerektirdiği sosyallikten faydalanamayacak olması, hem de şiddet mağduru  kadınlarla aynı ortamı paylaşmaları onları olumsuz yönde etkileyecektir.’’
Mollamehmetoğlu, Trabzon’da kurulacak olan şiddet önleme merkezleri hakkında bilgiler de verdi ve ‘’Kanunlardaki değişikliklerle birlikte kurumlar artık koordineli bir şekilde çalışarak kadına yönelik şiddetle mücadele verecek. Kurulacak olan Şömin’e gelen kadınlara şikayet sürecinden sonraki bütün hizmetler tek çatı altından kendisine sağlanacak. Ayrıca 6 Aralık’tan itibaren başlatılacak olan çalışmada STK’lardan da kanun kapsamında destek alınacak’’ diye konuştu.

Nilgün Turan ise kadına yönelik şiddetle mücadelede sivil toplum kuruluşları tarafından tasarılaştırılan ve yürürlüğe konulan, ‘’evli olmayan çiftlerin ve bu beraberlikten doğan çocukların haklarını koruyan kanun’ hakkında bilgiler verdi.


DEVLET MAĞDUR KADINA NASIL YARDIM EDİYOR
Trabzon Sağlık İl Müdür Yardımcısı Osman Güner ise "Şiddet Mağduru Kadınlara Devlet Tarafından Sağlanan Sağlık Hizmetleri" konulu sunum yaparken Güner, temel amacın şiddetin kadın sağlığı üzerindeki etkilerini azaltmak ve gelecekte yaşanabilecek kadına yönelik şiddet olgularını önlemek olduğunu belirtti.
Dr. Güner şu unsurlar üzerinde durdu:
.  "Alt amaçlar olarak aile içi şiddete uğrayan kadına yönelik hizmetleri temel sağlık hizmetlerine entegre etmek. Aile içi şiddete uğrayan kadına yaklaşım ve müdahale konusunda sağlık probleminin duyarlılığı ve yeterliliğini geliştirmek. Aile içi şiddete uğrayan kadınlara yönelik kayıt bildirmek ve izlem mekanizması oluşturmak. Sektörler arası koordinasyon ve işbirliği geliştirmek"
. " Şiddetin akut belirtileri; kanama, ekimoz, ödem, açık yaralar, laserasyon, kırık ve çıkık, hemoptizi, pnömotoraks, kulak zarı perforasyonu, genitoüriner sistem yaralamaları. Yanıklar, ağrı, hissizlik, kusma v.s. Şiddete maruz kalan bir kadının daha sonraki aşamalarda kanuna başvurduğunda darp edildiğini veya kendisine şiddet uyguladığını gösterecek temel belge olaydan hemen sonra aldığı Adli Tıp raporudur."
. "Peki çözüm ne? Siyasi kararlılık gösterilmesi, politikaların geliştirilmesi, bütçenin ayrılması ve planlanması. Sağlık personelinin hizmet içi eğitimleri. Toplumda farkındalık oluşturma çalışmaları. Tanı, tedavi rehberleri. Şiddetin erken tanısında sağlık ekibinin empati, güven ve güçlendirici bir yaklaşımla sormaya başlaması. Birinci basamak sağlık hizmeti ekibinin sosyal hizmet uzmanı ve psikolog kadroları ile desteklenmesi" dedi.

KARAKOL AMİRİ NE DEDİ
Trabzon Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Taksim Polis Merkez Amiri Murat Kılıç"Şiddet Mağduru Kadınların Polis Merkezlerinde Yaşadıkları Süreçte Yapılanlar" konulu bir konuşma yaptı.
Kılıç, "Aile içi şiddet bir kişinin eşine, çocuklarına, anne, babasına, kardeşlerine veya yakın akrabalarına yönelik uyguladığı her türlü saldırgan davranıştır. Bu tanı sadece kaba kuvvet içeren davranışlar değil aşağılamak, tehdit etmek, ekonomik özgürlüğünü kısıtlamak ve zorla evlendirmek gibi şiddet gören kişinin kendisine olan saygısını, kendisine ve çevresine olan güvenini azaltan, korku duyulmasına sebep olan pek çok davranış da girer"
Kılıç, konuşmasında aile içi şiddet olaylarının öğrenilmesinde ihbar, doğrudan müracaat, başka bir kurumların bilgilendirilmesi olarak sıraladı.
Panelde, Türk Anneler Derneği Trabzon Şube Başkanı Ziynet Şener, konuşmacılara plaket verdi.

 

 
28 Kasım 2012 Çarşamba 11:36 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1364 - 11.000 kişilik Osmanlı Ordusu ile 20.000 kişilik Haçlı Ordusu Sırpsındığı Savaşı'nda karşılaştı.
1930 - Adana'da Ahali Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1932 - Türk Dil Kurultayı toplandı. Yüzyıllar boyunca Türk diline giren yabancı kelimeler Türkçe'den arındırıldı. Dil Bayramı ilk kez kutlandı.
1938 - Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'nda hafif bir rahatsızlık atlattı.
1940 - Türk-Rumen Ticaret Antlaşması imzalandı.
1941 - II. Dünya Savaşı'nda Kiev Muharebesi sonuçlandı.
1947 - İngiltere, Filistinlilerle Yahudilerin kendi geleceklerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini açıkladı; Bu nedenle Filistin'i boşaltma kararı aldı.
1962 - Sağ eğilimli "Irkçı Türkler Derneği" kuruldu.
1964 - Kıbrıs Türk ve Yunan alayları Kıbrıs Barış Gücü emrine verildi.
1971 - Yılmaz Güney, Altın Koza Film Festivali'nde tüm ödülleri aldı. Güney, Altın Koza ödülünü Türk Hava Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'na verdi.
1978 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Jimmy Carter Türkiye'ye uygulanan ambargoyu kaldıran yasayı onayladı.
1984 - Çin ile İngiltere, Hong Kong'un 1997'de Çin kontrolüne geçmesi için anlaştılar.
1990 - Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) müsteşar yardımcısı Hiram Abas İstanbul'da Devrimci-Sol örgütü tarafından öldürüldü.
1999 - Jandarma Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'de operasyon düzenledi; 10 mahkum öldü. Ulucanlar operasyonuna katılan 161 jandarma görevlisinin yargılanması sürüyor.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:24
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:46
  • Akşam18:21
  • Yatsı19:49
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
25.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu06081115212223293334404243454849596770727678
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık