Trabzon'a kim ihanet etti?

Ana Sayfa » Güncel » Kadın Albay Berna Dönmez, cezaevinde yaşadıklarını anlattı

Kadın Albay Berna Dönmez, cezaevinde yaşadıklarını anlattı

Balyoz davasından hüküm giyen tek kadın subay olan emekli Albay Berna Dönmez, tahliyeden sonra yaşadıklarını anlattı.

 
21 Haziran 2014 Cumartesi 13:25 
Yorum YapYazdır
 
 
Kadın Albay Berna Dönmez, cezaevinde yaşadıklarını anlattı

Berna Dönmez, hakkında verilen 16 yıl hapis cezası kararını duyduğu günden ‘Cezaevindeyim’ diye uyandığı düne kadar yaşadıklarını Hürriyet'ten Şehriban Oğhan'a anlattı...

 

 

‘16 YIL’LA YIKILDIM

Savcıdan serbest kalıyorsunuz, tutuksuz yargılanıyorsunuz. Mahkeme savunma yaptıktan sonra ‘Mahkemeye gelmenize gerek yok’ diyor. Siz şimdi ne zannedersiniz; beraat edeceğinizi değil mi? Karar açıklanıyor nasıl bir izdiham, içeri giremedim. Bağırış, çağırış, ayılanlar bayılanlar... Bir baktım; biraz sonra Zeki geldi, allak bullak, konuşamıyor. ‘Ceza mı aldım’ dedim, ‘16 yıl’ der demez yığılmışım. ‘Berna kötüsün, eve gidelim’ dedi. Bu arada ‘Kaçtı’ diye televizyonlarda altyazı dönüyormuş. Panik oldum. Bir taraftan valizimi hazırlıyorum, teslim olacağım. Hayatımızın en kabus gecesiydi. Teslim olmadan önce cumartesi günü son kez sahile indik Zeki’yle. Martıları seyrettim, denize baktım. ‘Allahım bu kaç sene sürecek acaba, kaç sene göremeyeceğim denizi’ dedim (ağlıyor).

 

HÜRRİYET’TEKİ İLAN

Mahkemeye ilk gittiğimde ‘Bu kadar komutan arasında benim ne işim var’ dedim. Bir de bunlar terfi edecek insanlar. Bir tasfiye operasyonu olduğunu biliyorduk ama bunu çok ağır şekilde yaşattılar. Tasfiye edeceksen insanları hapse mi atman lazım. Bu insanlara ‘Biz sizi TSK’da istemiyoruz’ deselerdi, hepsi dürüst, şerefli, namuslu insanlar, zaten istenmeyen yerde kalmazlar, emekli olur giderlerdi. Niye orada olduğumu sonra sonra anlamaya başladım. Ben tarih öğretmeniyim, devrim tarihi, Atatürkçülük, siyasi tarih dersi veriyorum. Geçmişi anlatıyorum, geçmişte yaşananların geleceğe ders olması gerektiğini söylüyorum.

Atatürkçü subaylar yetiştiriyorum, en büyük suçum bu aslında. Bunu nasıl söyleyeceklerdi? Duyan inanmıyor, arkadaşımın çocukları suçun neydi diyorlar? ‘Yıldız Teknik Üniversitesi’ne el koyacakmışım’ diyorum, gülüyorlar. 10 yaşındaki çocuk gülüyor. Asker olduğum için katiyen pişmanlığım yok. Deselerdi ki asker olursan cezaevine gireceksin, yine asker olurdum. Çocukluğumdan beri çok subay olmak istiyordum ama TSK’ya kadın subay almıyorlardı. Benim girdiğimde yeni yeni başlamıştı. Hürriyet Gazetesi’nde gördüm ilanı. Babam ‘Zor meslek, bir gireceksin 15 sene ayrılamayacaksın ama öğretmen olsan mesain daha rahat olur, istediğin zaman ayrılırsın’ demişti.

 

KORKMAM Kİ, ASKERİM

Bugüne kadar hiç avukatım olmadı. Ne karakol biliyorum, ne polis. Bakırköy’de cezaevi olduğunu bile bilmiyorum. Ceza alan 3 kadın arkadaşla Silivri’ye gideceğimi zannediyorum, aynı koğuşta kalırız diye düşünüyorum. Öğrendik ki Silivri’de kadın cezaevi yokmuş. Ve diğer 2 arkadaşım hâlâ görevde olduğu için zaten onlarla kalamazmışım. Koğuşa kadar valizimle gideceğim zannediyorum. ‘Yok valiz olmaz’ dediler. Yanınıza alacaklarınız sınırlı. Görevlilerin kıyafetleri olduğu için mavi, lacivert ve askeri yeşil kıyafet alamıyorsunuz. 2 tişört, 2 eşofman, 2 pantolon...

Önce geçici koğuşa aldılar, tek başıma. ‘Kapınızı üstünüzden kilitleyeceğiz korkmayın’ dediler. Korkmam ki ben askerim. Ertesi gün koğuşa aldılar. 17-18 kişi... Biliyorlarmış bir albayın geleceğini. Hatta ‘Tam asker gibi girdin’ diyorlar, ben tabii nasıl girdiğimin farkında değilim. ‘Merhaba arkadaşlar’ demişim. Ortak alan diyorlar; ben hep oraya gazino dedim. Her sabah 8’de sayım var. ‘Günaydın arkadaşlar’ diyorum, bizde öyledir, mesai başladığında herkes birbirine günaydın der; orada kimse birbirine günaydın demiyor. Bir ‘Kıymet’imiz vardı, ben günaydın arkadaşlar deyince ‘Kıymet bilmem ne, emret komutanım’ diye başlardı (gülüyor). Çok saygı gösterdiler, sağ olsunlar. Bir de yaşça hepsinden büyük olduğum için... Deniz Seki’nin de kaldığı koğuşmuş, A1 memur koğuşu.

 

BULAŞIK YIKATMADILAR

Geç kalkıyorsunuz çünkü yapacak bir şey yok. Devlet veriyor ama ben peyniri kantinden alıyordum. Sebze meyve günü var. Birlikte kahvaltı ediyorduk. Haftada 300 lira harcama hakkı var. Bana hiç yemek yaptırmadılar, bir kere bile bulaşık yıkatmadılar, haklarını ödeyemem. Yemek geliyor ama bazı şeyleri canınız istiyor tabii. Kantine semaver gelince hemen aldık. Kızartmayı orada yapıyorlardı çünkü patates haşlanmış geliyor. Hayatımda dizi seyretmem, dizi seyrediyordum. Hatta kızlar dalga geçiyorlardı; ‘Maşallah Berna Abla sen de bize döndün, haftanın 5 günü dizi seyrediyorsun’ diye. Stres atıyorsunuz, kafayı dağıtıyorsunuz ne yapacaksınız? Bütün dizileri seyrediyordum ne var ne yok. Özellikle tartışma programlarını çok seyrediyordum. Hele ilk hafta bizi yargılayan medyayı çok seyrettim, medyanın çok günahı var. Özür dilemeleri gerekiyor.

‘Kahvaltıya geliyorum’ sözümüz telaşlandırdı

Cezaevinde kaldığı 2 yıl boyunca koğuş arkadaşlarının, kendisine bırakın yemek yaptırmayı, bir bulaşık bile yıkatmadığını belirten Berna Dönmez, bize kendi elleriyle kahvaltı hazırladı. Bir önceki akşam telefonda “Yarın kahvaltıya sizdeyim” deyince “2 yıldır evde yokum, evde kahvaltılık var mı yok mu bilmiyorum” telaşına kapıldı. Söğüşü “2 senedir ilk kez domates kesiyorum” diyerek hazırladı, eşine peçetelerin yerini sorarken “Her şeyin yerini unutmuşum” diye hayıflanıyordu. Kah ağlayıp, kah gülerek verdiği 1.5 saatlik söyleşinin 3’te 1’ini ‘geçmiş olsun’ telefonlarına yanıt vermekle geçirdi.

Benim yerime denize bakar mısın

Normalde tezcanlıyım, hemen her şey olsun isterim. Bu 2 yılda sabretmeyi öğrendim. Çok az konuşuyordum. İçimden konuştum hep. Anlatmak istediklerimi hep kendimle paylaştım. Kızlarla da sohbet ediyordum ama dünyalar ayrı. Beni en çok sıkıntıya sokan, dışarıda çok güçlü bir insandım, cezaevinde de öyle diyorlardı. Öyle miyim diyordum; demek ki kendimi güçsüz hissediyordum. Benim durumumda olan bir kişi olsaydı yanımda psikolojim çok farklı olurdu. Ortak dünyam yoktu. Hep içimde bir ümit ışığı vardı ama ümitsizliğe kapıldığımda bunu paylaşacağım kimse yoktu.

Unutulduğumu hissettim çok. Gökyüzünü bile göremiyorsunuz. Bir avuç gökyüzü görmekti dileğim, toprağa basacağım demiştim henüz basamadım. Bahçedeki kedilerimi çok özledim. Denizi seyretmeyi çok özledim. Zeki’yi çok üzmüşüm, bilseydim söylemezdim. Geçen sene Yeniköy’de ordu evinde bir arkadaşımızın oğlu evlendi. ‘Oraya gideceğim bir şey istiyor musun’ deyince ‘Benim yerime denize bakar mısın’ demiştim. O çok koymuş ona. ‘Bir daha görüşemeden bu dünyadan gideceğiz’ diyorduk. İkimiz de bunu düşünüyormuşuz ama ikimiz de birbirimize söylemiyoruz, ikimiz de birbirimize gececek bugünler diyoruz. Herkes birbirine rol yapıyor.

 

ORADA AĞLADIM

Beni uğurlayışlarını bir görseydiniz. ‘Ağlamayın sakın, ben de ağlarım’ dedim. Tahliye olan çıkınca kapı kapandıktan sonra kapıya vuruyorlar; adet öyle. Kapıya vurdular, ben de el salladım öpücük gönderdik. Koridorun başındayım. Bir baktım bana sesleniyorlar Berna Abla diye, görevliden rica etmişler hepsini çıkartmış; ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz. En büyük asker bizim asker’ diye bağırıyorlar. Orada ağladım.

 
21 Haziran 2014 Cumartesi 13:25 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Kazım DEMİR
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1910 - Meksika devrimi başladı.
1922 - Lozan Konferansı'nın açılış töreni yapıldı.
1923 - Halk Fırkası Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütünü bünyesine aldı.
1936 - İspanya İç Savaşı'nda faşist ayaklanmaya karşı Cumhuriyetçiler safında mücadele eden anarşist önderlerden Buenaventura Durruti öldürüldü.
1939 - BBC Türkçe Servisi, yayınlarına başladı.
1940 - Macaristan, Mihver Devletleri'ne katıldı.
1943 - İstanbul Teknik Üniversitesi kuruldu.
1945 - II. Dünya Savaşı'ndan sonra Nürnberg duruşmaları başladı.
1949 - Türk Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası grup eleme maçlarının ilkinde Suriye'yi 7-0 yendi.
1953 - Türkiye'deki ilk otomobil mukavemet yarışı İstanbul-Ankara-İzmir-İstanbul güzergâhında yapıldı.
1959 - Birleşik Krallık, Avusturya, Danimarka, Norveç, Portekiz, İsveç ve İsviçre kısa adı EFTA olan Avrupa Serbest Ticaret Birliği anlaşmasını imzaladılar.
1959 - Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Deklarasyonunu yayınladı.
1961 - Türkiye'de ilk koalisyon hükümeti, Başbakan İsmet İnönü tarafından Adalet Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne mensup bakanlarla kuruldu.
1962 - Amerika Birleşik Devletleri Küba ablukasına son verdi.
1975 - İspanya'yı 36 yıl diktatörlükle yöneten General Franco öldü.
1979 - İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof.Dr. Ümit Doğanay uğradığı saldırıda öldürüldü.
1984 - Evrende Dünya dışı canlıların varlığını araştıran SETI kuruldu.
1985 - Microsoft Windows 1.0 piyasaya verildi.
1989 - Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi kabul edildi.
1994 - Dünya Halter Şampiyonası'nda Naim Süleymanoğlu 64 kiloda 5 dünya rekoru kırdı ve 3 altın madalya aldı.
1998 - İtalya 12 Kasım'da Roma havaalanında yakalanan PKK lideri Abdullah Öcalan'ı serbest bıraktı.
2003 - El Kaide bağlantılı teröristler İstanbul, Levent'teki HSBC Bankası genel müdürlüğü ve Beyoğlu'ndaki İngiliz Konsolosluğu'na bombalı saldırı düzenledi. En az 30 kişi öldü, 400'den fazla kişi yaralandı.
2009 - Twilight Serisi'nin 2. filmi New Moon (Yeni Ay), vizyona girdi.
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Malatyaspor
12
4
2
6
14
13
Antalyaspor
12
3
4
5
13
14
Kasımpaşa
11
3
3
5
12
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Karabükspor
11
2
2
7
8
17
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
13.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu10121315202532414344454653565759626465676874
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:22
  • Güneş07:07
  • Öğlen12:18
  • İkindi14:50
  • Akşam17:07
  • Yatsı18:41
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık