Fındık işçileri ölüme gitti: 7 ölü, 30 yaralı

Ana Sayfa » Güncel » Kabak çekirdeği bakın nelere yol açtı

Kabak çekirdeği bakın nelere yol açtı

Anneannesi ile parkta oyun oynarken yemeye çalıştığı bir kabak çekirdeğinin nefes borusuna kaçması sonucu uzun süre nefessiz kalarak beyin hücreleri ölen minik Beyza, 3 yıldır yatağa mahkum bir hayat yaşıyor. İlk iki yıl ellerindeki bütün imkanları kullanarak kızlarının tedavilerini sürdüren aile ise artık tedaviye yetişemediklerini belirterek Sağlık Bakanlığından evde fizik tedavi imkanının sağlanmasını istedi.

 
7 Ağustos 2017 Pazartesi 10:50 
Yorum YapYazdır
 
 
Kabak çekirdeği bakın nelere yol açtı

Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde yaşayan Gürcan ailesinin minik kızları Beyza, henüz 26 aylıkken anneannesi ile birlikte parkta oynadığı sırada yemeye çalıştığı bir kabak çekirdeğinin boğazına takılması sonucu uzun süre nefessiz kalarak beyin felci geçirdi. Yaşıtları gibi oldukça hareketli bir kız çocuğu olan minik Beyza bugün 5 yaşında ve son 3 yılını serabrel palsi rahatsızlığıyla yatağa ve cihazlara bağlı olarak geçiriyor. Karnından beslenen ve solunum yapabilmesi için trakeostomi takılan minik Beyza’nın yeniden eski sağlığına kavuşabilmesi için bütün birikimlerini harcayan ailesi ise artık masraflara yetişemez duruma geldi. Kızlarında enfeksiyon riski olduğu için fizik tedavi merkezlerine gidemediklerini ve evde bire bir fizik tedavi uygulanmasını gerektiğini anlatan aile, bu uygulamanın pahalı olması nedeniyle karşılayamaz duruma geldiklerinden dolayı Sağlık Bakanlığından yardım istedi.
Tek isteğinin kızlarının yeniden eski sağlığına kavuşması olduğunu kaydeden baba Mustafa Gürcan, “Evladımın eski sağlığına kavuşarak vatanına, milletine faydalı bir birey olmasını istiyorum. Bu yaşadığı kaza sonrası tekrar sağlığına kavuşmasını istiyorum. Artık yetemiyoruz. Maddi açıdan pahalı bir hastalık olduğu için yetemiyoruz” dedi.

“3 YILDIR CEHENNEMİ YAŞIYORUZ"

Kızı Beyza’nın anneannesi ile birlikte parkta vakit geçirirken yemeye çalıştığı bir kabak çekirdeğinin nefes borusuna kaçarak tıkadığını ve hastaneye kaldırıldığını anlatan baba Mustafa Gürcan, “Kızım Beyza anneannesi ile birlikte parkta oynarken kabak çekirdeği boğazına yapışıp rahatsızlandı. Hastaneye eks durumunda kaldırıldı. Hayata tekrar geri getirilmeye uğraşıldı. O da uzun sürdüğü için beyin hücreleri ölerek beyin felci oldu. Şu an tam 3 yıl oldu. 17 Temmuz 2014 tarihinde akşam saat 22.30 sıralarında oldu. 3 yıldır adeta cehennemi yaşıyoruz. Yaşadığımız son 3 yıl tek kelimeyle cehennem gibiydi. Toplumdan neredeyse koptuk. Artık sadece onun için vardık. Ailece elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Eşim de ben de memur olduğumuz için işten kalan zamanlarımızı kızımıza harcıyoruz. Asıl bize bu konuda yardımcı olan anneanne ve dededir” şeklinde konuştu.

Son 3 yıldır maddi ve manevi olarak ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalıştıklarını anlatan anne Fevziye Gürcan, “Yetemediğimiz yerler de oluyor. Örneğin ilk iki yıl fizik tedavi aldırabildik ama son bir yıldır fizik tedavi aldıramıyoruz. Trakeostomimiz olduğu için ve ciğerimiz açık olduğundan dolayı enfeksiyon riskimiz çok yüksek. Herhangi bir fizik tedavi merkezine de gidemiyoruz çünkü enfeksiyon riski nedeniyle kabul edilmiyoruz. Şu an istediğimiz Beyza’nın yoğun bir şekilde fizik tedavi alması. Bu da ancak şu durumda ev ortamında olabiliyor. Yatılı olan yani hastane tarzı yerlerde hastane enfeksiyonu nedeniyle uzun süre kalamıyoruz. Onun dışında günlük götürüp getirebileceğimiz yerlerde fizik tedavi toplu alanlarda olduğu için kabul edilemiyoruz. Fizik tedavi merkezleri kabul etmiyor zaten. Bunun tek yolu şu an evde bire bir fizik tedavi alması. Trakeostomimiz olmasa merkezlere gitme şansımız daha iyi olur, gidebileceğiz en azından ama bu şu an pek mümkün görünmüyor” diye konuştu.

Trakeostomi cihazının solunumda yaşadığı sıkıntı nedeniyle takıldığını anlatan anne Gürcan şunları söyledi:

“Trakeostomi, solunumda sıkıntı yaşadığı için, solunum yapması amacıyla takıldı doğrudan ciğere açılan bir alet. Şu an tam olarak gelişmediği için henüz çıkması mümkün değil ama ileride fizik tedavi ile beyni uyararak hücrelerin yeniden canlanmasını umut ediyoruz. Fizik tedavi ile beyin uyarıldıkça solunum merkezi de çalışarak trakeostomiden de kurtulmayı planlıyoruz. Yani şu an önceliğimiz o. Trakeostomiden kurtulmamız demek hem bizim giderlerimizi azaltacak hem de çocuğumun rahat bir fizik tedavi almasını sağlayacak. Şu an Beyza’nın aspirasyon cihazını sürekli aspire etmemiz gerekiyor. Bunun için aspirasyon sondası, eldiveni, spancı, boyun bağı, boğazındaki solunum için takılan aletin belirli aralıklarla değişmesi gerekiyor. Bunların hepsi gerçekten ciddi masraflar. Rutin kontrollerine götürmemiz gerekiyor. Yurt dışından getirdiğimiz 3 tane iğnemiz var mesela. Bunların ikisini Türk Eczacılar Birliğinin aracılığıyla birini de doktorumuzun aracılığıyla getirdik. Bunların hepsi para. Sonuçta biz de iki kişi çalışıyoruz ama evimiz kira bir çocuğumuz daha var. Biz de her aile gibi geçinip yaşamak zorundayız. Belli bir noktadan sonra da tıkanıp kalıyorsunuz. Ciddi anlamda sıkılıyoruz ve artık yetemiyoruz. Şu an en büyük derdimiz en büyük eksiğimiz fizik tedavi. Sağlık Bakanlığından istediğimiz en büyük şey fizik tedavi. Evde fizik tedavi için bize yardımcı olunmasını istiyoruz.”
Torunu Beyza’nın kendi yanında bu duruma düşmesi nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu dile getiren anneanne Necla Atala ise 3 yıldır kızı ve damadı işteyken torununun gündüz bakımını üstlendiğini anlattı.

 
7 Ağustos 2017 Pazartesi 10:50 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1235 - Lozan'da büyük yangın.
1789 - Liège'de (Belçika) ihtilal.
1868 - Fransız astronom Pierre Jules César Janssen helyum elementini keşfetti.
1877 - Asaph Hall, Mars'ın uydusu Phobos'u keşfetti.
1917 - Büyük Selanik yangını: şehrin %30'dan fazlası harab oldu, 70.000 kişi evsiz kaldı.
1920 - ABD'de kadınlara oy hakkı tanındı.
1944 - Yahudiler Fransa'daki toplama kampı Drancy'den kurtuldular.
1950 - Belçika Komünist Partisi başkanı Julien Lahaut, suikast sonucu öldürüldü.
1958 - Vladimir Nabokov'un romanı Lolita ABD'de yayımlandı.
1964 - Türk güreşçiler Tokyo Olimpiyatları'nda 2 altın, 3 gümüş ve 1 bronz madalya kazandılar.
1971 - Vietnam Savaşı: Avustralya ve Yeni Zelanda, askerlerini Vietnam'dan çekme kararı aldılar.
1983 - Alicia kasırgası Texas sahillerini vurdu; 22 kişi öldü.
1989 - Tadeusz Mazowiecki Polonya'da Doğu Avrupa'nın komünist olmayan ilk hükümetinin ilk başbakanı oldu.
1998 - Ekonomik krize düşen Rusya bütün dış borç ödemelerini durdurma kararı aldı.
1999 - 17 Ağustos Depremi
2007 - Atlas Jet'e ait bir yolcu uçağı kaçırıldı. Hiçbir can ve mal kaybının olmadığı kaçırma eyleminin ABD' yi protesto etmek amacıyla yapıldığı belirlendi. Uçak Antalya Havalimanı'na indirildi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:33
  • Güneş05:26
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:25
  • Akşam19:24
  • Yatsı21:02
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
12.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030810184548
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık